Gıda Hattı

"Mavi Gıda Devrimi": Gıdanın geleceği denizlerde

20 Eylül 2021, 11:08
Paylaş
"Mavi Gıda Devrimi": Gıdanın geleceği denizlerde

Son dönemde yapılan bilimsel araştırmalar, su ürünlerinin yetersiz beslenme, karbon ayak izi ve geçimle ilgili sıkıntıları gidermek için önemli bir fırsat yaratabileceğini gösteriyor.

Araştırmalar "mavi gıda" olarak adlandırılan su ürünlerinin toplamda sürdürülebilir gıda anlamında çok yüksek bir performansa sahip olduğunu ortaya koyuyor. Tüketicilerin gıdaların çevresel ayak izini özellikle sorguladıkları günümüzde bu durum daha da fazla önem taşıyor.

Nature dergisinde yayınlanan bir bilimsel araştırma mavi gıdalara olan talebin 2050 yılında yaklaşık olarak iki katına yükseleceğini gösteriyor. Bu talebin büyük bölümü avcılıkla değil kültür balıkçılığı ile karşılanacak. Gıda kıtlığı riskinin yükseldiği günümüzde bu çok önemli bir potansiyel.

İnovasyona yatırım yapılarak balıkçılık tesislerinin iyileştirilmesi tüketimi daha da artırabilecek. Bunun yetersiz beslenme üzerinde ciddi bir olumlu etkisi görülecek. Modellemelere göre arzın 15,5 milyon ton (%8) kadar artırılması fiyatların düşmesini sağlayacak, düşük gelirli toplumlar başta olmak üzere yetersiz beslenme vakalarını 166 milyon kadar düşürebilecek.

Mavi gıda birçok açıdan avantajlı

Mavi gıdalar hem besin değeri, hem sürdürülebilirlik açısından karasal hayvan kaynaklı gıdalardan daha üst bir seviyede görülüyor. Tavukla kıyaslandığında alabalığın 19 kat daha fazla omega-3 yağ asitleri içerdiği, istiridye ve midyelerdeki B-12 içeriğinin 76 kat, demirin 5 kat daha fazla olduğu, sazan balığının ise 9 kat daha fazla kalsiyum içerdiği biliniyor.

Araştırmacılar su ürünlerinin ucuzlamaları halinde tavuk eti, kırmızı et ve süt ürünlerinden bu yöne doğru bir talep yönelmesi olacağını öngörüyor. Mavi gıda ürünlerinin özellikle kadınlar için besin ögeleri açısından önemli olduğu, su ürünleri tüketimindeki artıştan kadınların erkeklere göre üç kat daha fazla fayda sağladığı ifade ediliyor.

Ortalamada tilapi, somon, yayın ve sazan gibi kültür balıklarının çevresel ayak izinin, çevresel etkisi en düşük karasal et olan tavuktan bile düşük olduğu ifade ediliyor. Sardalye ve hamsi gibi küçük deniz türleri, çift kabuklu deniz hayvanları ve deniz yosununun da bu anlamda çok avantajlı olduğu zaten biliniyor.

Su ürünleri sektörünü iyileştirmeye yönelik adımlar atılmalı

Araştırmaya göre iklim değişikliği nedeniyle mavi gıda sistemleri de risk altında. Ancak bütün ürünler aynı düzeyde risk taşımıyor. Su ürünlerinin düşünülenden çok daha fazla çeşitlilik gösterdiği ifade ediliyor.

Halihazırda çok az ülkenin mavi gıda sektörünü çevresel, ekonomik ve sağlık faydalarını daha yukarıya taşımak amacıyla desteklediği ifade edilen araştırmaya göre bu potansiyelin değerlendirilmesi için politika belirleyicilerin küçük ölçekli üreticileri ve kadınları daha iyi kapsayacak, doğal kaynakları daha iyi yönetecek, iklim değişikliğine karşı daha hazırlıklı olacak şekilde adımlar atmaları gerekiyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.