AramaArama
Gıda Hattı

Manavgat yangınının zeytin ve zeytinyağındaki faturası belli oldu

27 Ağustos 2021, 14:46
Paylaş
Manavgat yangınının zeytin ve zeytinyağındaki faturası belli oldu

Manavgat’taki ülkenin en büyük yangınında 750 bin dönüm alanın zarar gördüğü, 28 bin dekar tarım alanının yok olduğu belirtilirken, sadece zeytin ve zeytinyağından ilçenin zararının 100 milyon TL civarında olduğu kaydedildi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Manavgat yangınından bölge insanı ve tarımının nasıl etkilendiği, tarımın ayakta kalması, kayıpların telafisi için neler yapılması gerektiğinin konuşulduğu “Manavgat Yangını Değerlendirme Toplantısı” gerçekleştirildi. Tarım, hayvancılık, ormancılık sektörü ile kurum ve kuruluşlar ile yerel yönetimlerden temsilcilerin katıldığı çevrimiçi toplantıda, Manavgat Belediyesi, Tarım ve Orman Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ, ASAT, BATEM, BAKA temsilcileri, bölgede yapılan çalışmaları, verilen destekleri anlatırken, tarımsal üretimin sürdürülmesi için yapılan ve yapılması planlananlarla ilgili bilgi verdi. Bölgedeki bitki ve hayvan varlığının güçlendirilerek tekrar kazandırılacağını vurgularken, kırsal yaşamın devam için çalıştıklarını kaydetti.

“Tarımı kırsalı yaşatalım”

Toplantıya başkanlık eden ATB Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Doğan, yangından zarar gören vatandaşların yaşam alanlarının kazandırılması, koşullarının iyileştirilmesi, ormancılık, tarım ve hayvancılığın bölgede devam ettirilmesi, kırsaldan kente göçün engellenmesi için neler yapılması gerektiğini konuşmak üzere tüm paydaşları bir araya getirdiklerini kaydetti. Doğan, Borsa olarak tarımın ve kırsalın yaşaması için çalıştıklarını, bu konuda da ortak akılla hareket ettiklerini vurguladı.

“Yangının tarıma faturası büyük”

Manavgat Ziraat Odası Başkanı Rasim Metin, Manavgat’ın ülkenin en büyük yangınında ciğerinin yanı sıra tarımsal varlığını da kaybettiğini söyledi.

Manavgat yangınında toplam 750 bin dönüm alanın zarar gördüğünü, 28 bin dekar tarım alanının yok olduğunu kaydeden Metin, 500 bin civarında zeytin ağacının yandığını, sadece zeytin ve zeytinyağından ilçenin zararının 100 milyon TL civarında olduğunu söyledi. Yangında 3 bine yakın küçükbaş, 235 büyükbaş, 30 bin kanatlı, 2 bin 261 dolu kovan, bin 990 boş kovan, 5 de deve at gibi tek tırnaklı hayvanını kaybettiğini bildiren Metin, 4-5 dönüm defne alanının yandığını, bunun yanında keçiboynuzu ve tıbbi aromatik bitkilerde de büyük kayıp yaşadıkları söyledi.

“Köylü, keçi ormandan uzaklaştı, yangınlar arttı”

ATB Meclis Başkan Yardımcısı Abdullah İnan ise, orman köylüsü ve keçi popülasyonunun ormanlardan uzaklaştıktan sonra orman yangınlarının arttığına işaret etti.

Ormanda yayılan keçinin yangın riskini yüzde 80 azalttığını söyleyen İnan, “Keçiye, köylüye karşı ‘ormanları bunlar yok ediyor’ gibi bir önyargı vardı. Şimdi bu yanlıştan dönüldü. Ormandaki yaşam alanlarını geliştirmemiz gerekiyor. Köylüyü kırsalda tutmak için eğitimden sağlığa altyapı hizmetlerini güçlendirmemiz gerekiyor, yoksa göçü önleyemeyiz” diye konuştu. Yangında tıbbi aromatik bitkilerde büyük kayıp yaşandığını kaydeden İnan, yangının yayılımını önlemek için köyle orman alanı arasına defne, keçiboynuzu, zeytin gibi ağaçların dikilerek bariyer oluşturulmasını önerdi.

“Envanter çalışmasıyla felaketi fırsata çevirelim”

ATB Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Mustafa Fettahoğlu da, bölgede zeytin ağaçlarının önemli bölümünün yandığını belirtirken, rehabilite edilecek ağaçların zaman kaybetmeden kurtarılması gerektiğini söyledi. Fettahoğlu, “Kurtarılabileceğimiz zeytinleri kesmeden bakımı yapıp kurtarmalıyız. Kurtaramayacağımız zeytinlerde yerel çeşitlere dönmeliyiz. Ucuz, Antalya’ya uygun olmayan zeytin çeşitlerinden vazgeçmeliyiz. Tavşan Yüreği, Beylik gibi bölgeye has, kadim çeşitlerin dikimi yapılmalı. Bu vesileyle envanter çalışmamızı yaparak, felaketi fırsata çevirmeliyiz” diye konuştu.

“Keçi, orman dostudur”

Antalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, yangında keçinin orman için öneminin bir kere daha anlaşıldığını söyledi. Öztürk, “Artık yanlış keçi politikasından vazgeçilmeye başlandı. Keçi ormanı temizleyerek yangına karşı koruma sağlar. Ormanda keçiyi konuşlandırmalıyız. Orman sahalarında keçi sürülerinin varlığını sağlamak stratejiktir. Keçi canımızdır, ormanların da dostudur. Kışın bu hayvanlar nerede barınacak? Önümüzdeki en büyük sıkıntı bu. Ormanın içinde hayvanların yaşam alanlarının tesisi ile ilgili düzenlemelere ihtiyaç var” dedi.

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç Dr. Taki Karslı da ormanlarda keçi varlığının korunması gerektiğini vurgularken, “Keçinin ormanın düşmanı değil, ciddi anlamda dostu olduğunu biliyoruz” dedi.

“Bölge hayvancılığında yangın, bundan sonra başlıyor”

Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Müdürü Musa Toros, yangından sonra bölgedeki hayvancılığın mera, yem, barınak gibi sorunları olacağını, bu konuda ilgili makamların gerekli önlemleri alması gerektiğini kaydetti. Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Gökhan Özhasenekler de, hayvancılığın geleceğinin bölge için sorun olduğunu söylerken, “Yangın bundan sonra başlıyor. Hayvan besiciliği bölgede büyük sorun olacak” dedi.

MATSO Başkan Yardımcısı Şükrü Arslan ise Cumhuriyet tarihinin en büyük yangınında, 30 yılda yanan toplam alandan daha büyük alanın yandığını söyledi. Yangında elektrik olmayınca su depolarından su çekilemediğini ve müdahale edilemediğini kaydeden Arslan, su depolarının yanına jeneratör konulmasını istedi.

İHA

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.