Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Kız öldün sen...

Orda bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür…

Doğa bizi uyarıyor her zaman.


Sergi 28 Aralık 2022 gününe kadar Goethe Enstitü-Ankara Sanat Galerisinde İzlenebilir...

Serginin arkasındaki hikaye

2017 yılında Çamkalabak Köyünü doğanın deprem uyarısı ile gördüm. Televizyon haberlerinde. Sanki hayatımızda depremle görünür olmuşlardı.

Çamkalabak için 2018 yılı Ayvacık bölgesine gittim. Mimari doku ve kadınları ile beni hemen etkiledi.

Tıpkı yaşayan bir müze gibiydi. Bozulmamış bir Kültürel miras alanı.  Kendi hallerinde yaşamaktaydılar. Çanakkale Müzesi ve Truva atı heykeli yanındaki taş Truva evlerini burada da canlı görüyordum. Yaşıyorlardı. Kadınları ise Truva kadınları başlıkları ile Şiliman’ın bulduğu Truva hazinesindeki başlıkların bir çeşidini başlarında taşıyorlardı. Yıllar önce Rahmetle andığım Kofmann’ ın sözleri geldi aklıma.

Burada 9 kat var ve her on yıl bir savaş katmanı bulunur demişti. Antalya’da bir konferansında kendisi ile sanat programım içinde röportaj yapmıştım. Çamkalabaklı Kadınlar Anadolu’nun yüzlerce yıllık kültürel miras genini taşıyorlardı. Hemen tanıştık kaynaştık. Evleri müze gibiydi.

Yaşamları da özgün ve doğaldı. Yeni evlilerin evlerinde tüm çeyizleri sergileniyordu. Bu çeyizlerin baş yapıtı ise halı ve kilimlerdi. Her evde onlarca dokuma vardı.  Çok etkilenmiştim. İlk gözüme çarpan motif ise ‘’Kırmızı Kilim’’  ve ‘’Altıntabak’’ halısı. Kırmızı kilim öyküsü ise beni köylere ve kadın hikayelerine daha da bağladı. Kırmızı kilim kız çocuğu doğduğu zaman dokunuyordu. Kız çeyizinin başyapıtıydı. Kırmızı kök boya ile boyanmaktaydı. Kadınlar bu kırmızıyı yaz başında kırlarda böcek toplayarak elde ediyorlardı.

Bu böceklerden kırmızı rengi elde ediyordu. Kırmızı kilimin kırmızı rengi ve kenarlarındaki sarı ve beyaz Meander antik çağlardan bu yana tekrar eden bir kadim motifti.  Orta Asya’dan Anadolu’ya kadim uygarlıklarda görmekteydik. Mimari dışında kilimde de yer almıştı. Kırmızı kilim Farda tekniği özel bir dokuma tekniğiydi.  Bu kilim kız için annesi tarafından dokunuyordu. Sanki yaşamı boyunca onunla yaşıyordu.

Kız altı yaş düğünü, Evlilikte zifaf gecesi yatağının altında, evlenirken damadın tıraş olma töreninde seriliyordu. Kız (Kadın) ölünce mezara bu kilime sarılıp götürülüyordu. Kız çeyizinin çok zengin el dokumaları olması, sandık çeyizinde çok eşya olması kız annesinin başarısı olarak kabul görmekte. Bu hazırlık kızın evlendiğinde rahat etmesi yoksulluğa düşmemesi sandıklarında her şeyin olması anlamına geliyordu. Kadın elbette oğluna da bu dokumalardan yapıyordu.

Fakat kadının daha çok çalışması gerekiyor bu köylerde. Kadınların yaşlıları ve evliliğinde beş yılı dolduranlar artık evdeki eşyaları sandıklara miras olarak depoluyor. Kadın çalışma hayatına hızla katılıyor. Bu köy Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasının DNA larını taşıyor gibiydi. Her katmandan her uygarlıktan bir iz taşır gibiydi. Burada sosyologların da çalışacağını sosyal arkeolojinin de iş yapacağını düşündüm.

Kazılar yalnızca toprak katmanlarında olamazdı. Çamkalabak’ta sabah hayvanlarla ve bahçe tarla işçiliği ve dokuma kadının sürekli çalışması ile devam ediyordu. Güneşle doğup güneşle yatıyorlardı. Düğünler hariç. Düğünlerde üç gün üç gece bütün köylüler yiyip içip eğleniyorlar. Düğünlerde her gün giysi ve altın takılar sergileniyor. Danslar oyunlar oynanıyor. Sohbet ve buluşmalar burada oluyor. Aile yapısı yaşam ve çalışma hayatları bütün gelenekleri taşıyor, yaşatıyor.

Çamkalabaklı muhteşem halı kilim dokuma ustası hanımlar ile dört ay çalıştım. Çok güzel anılar biriktirdim. Her biri doğuştan zanaatkar olarak doğuyorlar sanki. Dokuma kadının hüneri olmazsa olmaz. Bu sandık çeyizi kültürünün de öneminden gelmekte. Sandık çeyizinin sandıklar dolusu olması en az on yirmi kilim ve halının çeyizde bulunması bir sosyal kültürel miras sorunu.

Bu projeyi gerçekleştirebilmek için 18 Mart Üniversitesinde misafir öğretim görevlisi olarak bu sürede çalıştım. Ateş yakmayı öğrendim. Soba yakmayı, bahçede boya kazanlarının altını yakmayı…

Alternatif yaşamların önemini doğanın gücünü doğayı yaşamayı ve üretmeyi yeniden gözlemledim.

Günümüz Pandemisinde sağlığımızı ve doğamızı kaybetme tehlikesinde hepimizin şaşkındık. Bu günlerde burayı daha çok anladık.

 Jean Molitor ile iki yıl bekledik ve çalışmamızı 2022 Mayıs Haziran ayında sahada yaptık.

Bu mutlu taş evler mimar arkadaşımız Dr. Erdem Salcan’ın çizimleri ve Fotoğraf Sanatçısı Jean Molitor’ un gözünden sizlere ulaştı. Önce bir odalı sonra iki odalı daha sonra üç odalı evler ve nene evleri.

Doğanın hunharca tüketildiği günümüzde hayvancılık ve yan gelirleri yan ürünleri ile yaşayan bu köyde hayvan besleyememe korkusu başlamış. Depremle tanıştıkları 2017 yılında geleneksel ekolojik yaşamları altüst oldu. İlk kez plastik petler ve plastik çöplerle tanıştılar.  Hazır kahve ve gazlı içeceklerle de…

Benim dikkatimi çeken buradaki eklenen yeni önerilen evler ve yaşamlardı. Bu evler şehirli-villa- modeli evlerdi. Çamkalabak’lı kadınların doğal evleri hayatın kendisi ve üretim merkeziydi. Televizyon karşısında zaman harcamıyorlardı.  Telefonu çocukları okul için kullanıyordu.

Hayvanları ile yan yana yaşıyorlardı.  Bu yeni ev, yeni bir sosyal hayat ve tüketimi de dayatıyordu.  Dokuma tezgahları taş evlerin içindeydi. Ataları, Kazdağların’dan getirdiği özel ağaçları yontarak dokuma tezgahı yapmış kızlarına miras bırakmıştı. Evlerde hayat vardı. Üretim vardı. Bu yeni evlerin bahçelerine balkonlarına tezgahları sığdırmaya çalıştılar.

Hayvanların yaşaması için ek yapı eklediler. Bahçeye ilave tuvalet yaptılar. Bu önerilen ev ve evin yaşam biçimi doğal yaşamlarına da ek işler getirdi. Bu yerleşmeler garip çarpık görüntüler de oluşturdu. Ama mimari dokuyu yaşam biçimlerine göre şekillendirmeye devam ediyorlar hala.

Bizi etkileyen bir açık hava müzesi halindeki ‘’Kültürel Miras Köyü Çamkalabak’’ değişmeye başlıyordu. Okul kapalıydı taşımalı eğitim vardı. Kadınlar ekonomik ve sosyal planlamada hayvanları besleyemedikleri ve yün tarağı makinaları da olmadığı için yünü pahalı alıyorlardı. Halıcılık ve kilimcilik zor günlere koşuyordu.

Buradaki kadınlarla yaşantımda çalışmalarımda, onların nasıl usta ve güçlü kadınlar olduğunu gördüm. Bu muhteşem dokuma mirasının ustaları son nesil gibiydi. Buradaki atölye çalışmamda bu yok oluşa dikkat çekmek istedim.

 Proje kapsamında atölye çalışmasında emeği geçen Elif Kuru, Hicran Demir, Ayşe Çalışkan, Gülten Özcan, Nahide Özcan, Nurcan Kuru, Neslihan Özcan, Sebahat Öter, Nurgül Özcan,  Saime Çetin, Saime Kuru,  Serpil Özcan, Fatma Özcan canlarım sevgi ve özlemle teşekkür ediyorum. (Hala yün tarağı makinesi istiyoruz) Usta zanaatçılar. Onlarla gurur duyuyorum. Yüreğimin yarısı onlarladır.

 Kırmızı Kilimde Polyksena’nın ölümü sahnesi ilk anda tasarıma gelmişti.  Polyksena öyküsü ve kabartmaları ve kırmızı kilim.  Kilimler üzerine ( Poliksena lahidindeki kabartmaları aktararak işledik, 6 sahne olarak)  Kilimcilik de ölüyor muydu?  Polyksena’nın ölümü resimleri, kilimciliğin ölümünü engelleyebilir miydi?

Bir sanatçı olarak bu projeyi önerdim. Çalıştık. Anadolu’da kadının öz yaşamı yeşil dünya ve yeşil yaşamın kendisiydi. Toprak ana ile aynı kadınlardı. Toprakta yaşamda sürdürülebilirlik kadın eliyleydi. Doğum yaşam ölüm döngüsünde ‘’Kadın’’ ana motifti.  Somut kültürel miras ev dokusu beni Mimar arkadaşım Dr. Erdem Salcan ile buluşturdu. Köyü kalıcı çizerek belgelemek istedik.

Jean Molitor’un kamerası ile bizi Almanya Büyükelçiliğinin birleştirmesi projede çok yaratıcıydı. Türkiye Federal Almanya Cumhuriyeti Kültür Başkanlığı ve Goethe Enstitüsü ile iş birliği yaptık. Jean Molitor bir başka göz ile belgeledi.  Bu evleri (Somut kültürel miras) Dokuma sanatını (somut olmayan kültürel miras) bozulmamış sosyal hayatı insanlarla paylaşmak istedik.

Jean Molitor ile bu konulara iklim değişikliğine ve çevre olaylarına aynı bakış açısıyla bakmak paylaşmak büyük bir şanstı.  Jean da bu konuda çok duyarlı bir sanatçı olarak tespitler yaptı. Bizden biri gibiydi. Köylüler de Jean’ ı çok sevdi. Bütün törenlere davet edildi. ‘’Önce doğa sonra insan’’ mottosunda birleşen dünyada doğal hayatın ve doğanın korunması alternatif yaşamlar ve dokular korunmalıydı. Bütün ekip özveri ile çalıştık. Çamkalabak’daki doğal dokunun korunmasına işaret ettik.

Buradaki boş evlerin dokuma atölyesi olabilmesi ve dokuma öğrenmek isteyen sanatçılara açılması dileğimdir.  Köy açık hava müzesi ve gezilebilir kültür alanı olarak görülebilir mi? Ayrıca küçükbaş hayvancılığın yaşaması dokumacılığın devamıdır. Koyun ve keçi köyün yaşam kaynağı ana besin damarıdır. Doğal evlerinde yaşamak isteyen ‘’Nene’’ evlerinin korunması ve desteklenmesi gereklidir. Yaşayan müze evlerdir.  Neneler evlerinde ölme hakkına sahiptir. Bu müze evlerin korunması dokuma atölyesi olarak gelecek nesillere sunulması dileğimdir.

Sergide tüm emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

Serginin açılışında Yörük Türkmen Vakfı Başkanı Sayın Mustafa Tombul tarafında Jean Molitor’a Yörük kültürel Mirasına sanatı ile katkılarından dolayı bir plaket taktim etti. ’’ Fotoğraf Sanatçısı Jean Molitor’a Yörük Kültürel Mirasına Sanatıyla Katkı ve Desteklerinden Dolayı Teşekkür Ederiz’’

Musa Hançer Yörük Türkmen Boyları Federasyonları adına (500 Dernek 8 federasyon adına) Yörük Boyu Yağlığını Oba katılım bağlamasını Jean Molitor’a, Kültür Başkanı  sayın Theresa Eckermann  Ve Sayın Marlis Hay Dinçer’e bağladı. Artık onlar da Obadan oldular. Ayrıca Yörük yağlığının anlamını anlattılar. (Kırmızı beyaz yeşil mavi sarı mor gökkuşağı renkleri. Türkler Anadolu’ya Ergenekon’dan göç ettiklerinde Gökkuşağı çıkar)

Sergide, Ayrıca Yörük Almanya Büyükelçiliği Kültür Bölümü mensupları, Başka Ülkelerin Büyükelçiliklerin Kültür Ataşeleri Türk-Alman Kültür Çalışanları, Akademisyenler Sanatçılar ile Ali Küçükaydın ‘’Ulla Yörük Obasında Bir Alman Kızı’’ isimli Toroslarda Yörük yaşamını inceleyen (1957 yılında) Araştırmacı Profesör’ün hayatını ve anılarını anlatan kendi kitabını takdim ettiler (Toroslar’da ailesinin konuğu olmuş ve de Ali Küçükaydın ozmanlar çocuktur. Babaannem Ümmühan Hanımın soyudur)

Alman araştırmacı Ulla Johansen, ADANA'ya gelerek 7 ay bir yörük çadırında kalır. Onlarla göçer, keçi güder, süt sağar. Gördüklerini yaşadıklarını o yıllarda resimleyen Pof.Dr. Ulla Johansen, bunları kitaplaştırır.Bir Alman araştırmacının 7 aylık çalışmalarında kitap, belgeler ve fotoğraflar’TRT tarafından "SEYYAHLARIN İZİNDE" isimli de bir belgeselde yer alır.Pof.Dr. Ulla Johansen başarılı bir bilim insanı olarak 2021 yılında hayata gözlerini yumdu.

Bu sergi projemizin başlangıcıdır. Biz projeye şimdi başlıyoruz. Sizlerle…

Doğayı ve tarımda kültürel mirası insanlığın kültürel mirasını koruyan yaşamını ve geleceği korur. Dünya insanlığın ortak kültürel mirasıdır. Bu mirasa sahip çıkmak bizim bu dünyaya sahip çıkmamız ile ilgilidir. Sanat toplumlardaki rahatsızlıklardan çarpıklıklardan rahatsız olan kişidir. Sanatçı rahatsız kişidir. Farkındalıklar yaratarak görünmeyeni görünür kılmakla ilgilidir. İyi güzel ve doğrunun yanında olmak bir göreceliktir.

Çamkalabak Köyünün enerjik canlı rengarenk yaşamı üreten elleri durmasın isteriz. Dokuma tezgahlarının tarak sesleri ritimleri, koyun ve keçilerin sesleri çan sesleri bitmesin isteriz. Sabahları keçi sütü çorbasını gelecekte çocuklarımız da içsin isteriz. Yeni bir yapı yeni bir malzeme görünce gelenek göreneklerimiz somut ve somut olmayan kültürel mirasımız bir kalemde kenara itilmesin isteriz. Yaşayan insansa onu anlatan eserleridir mirasıdır

Son söz olarak, Manifestom

Önsöz ve söylenecek sonsöz.

‘’Hepimiz masallarla ve mitoslarla büyüdük. Hepsinde ortak şeyler buldum
öğrenince. Aslında bütün masallar ve dinler ayrı dillerde aynı şeyleri
söylermiş, 

Öğrendim. 

İletişim araçlarıyla dünyanın globalleşip sıradan bir topaç
haline gelmesiyle bütün çekiciliği kaybolmuş,

Gördüm. 

İnsanlık oyunda canı sıkılan çocuklar gibi konuşmayı keserek
saç saça baş başa elmaşekeri paylaşmaya durmuş,

Yaşadım. 

Yaşlı dünyamızın enini boyunu öğrendim, merak edecek çok şey
kalmamış,

İzledim. 

Mitolojideki Erlig gibi uçmaya karar verip en uzak göklere
çıkmaya durmuşuz,

Seyrettim. 

Yeryüzünü kirlettiğimiz yetmezmiş gibi yeryüzündeki nükleer
atıkların ve yok edici pek çok silahın globalleşmiş ama iletişimsiz
insanlığımıza yeni bir
Nuh'un gemisi yaptırması uzak olmasa gerek.

Hissettim. 

Kozmosdaki kusursuz uyumu ve iletişimi insanlığın son Nuh'un
Gemisi kalkmadan hatırlamasını anlamasını,

Diledim. 

Dünya insanının iletişim ve aydınlanma çağında
kabloların ucundaki cenin uykularından uyanıp, gerçek aydınlanmanın
ışığında kabuklarından sıyrılıp, değişimi yakalamalarını umut ettim. 

Bu sergiyi sevginin sonsuz ışığına ve iletişim gücüne adadım.

Proje hakkında bilgi

‘’Kültürel Miras Anadolu- Troya Dokuz Kat, Dokuz Renk, Dokuz Zaman Projesi’’

Atölye Çıktıları

1.1. Halı/Kilim Tekniği Enstalasyonlar

  • Bir adet altın tabak halı tekniği 3.50/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 1)
  • Bir adet altın tabak halı tekniği 3.50/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 2)
  • Bir adet altın tabak halı tekniği 3.00/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 3)
  • Bir adet altın tabak kilim tekniği 3.50/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 1)
  • Bir adet altın tabak kilim tekniği 3.50/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 2)
  • Bir adet altın tabak kilim tekniği 3.00/2.20 m yün dokuma düzenleme (modül 3)

Eser Açıklaması
 

Bölge özellikle Çamkalabak Ayvacık, Kazdağları bölgesi doğası dağları keçi ve koyun üretimi ile doğal kaynaklardan dokuma üretimi ile ünlüdür. Gelişen teknoloji tarım ilaçları deprem gibi afetler bu üretimi yok etmekle karşı karşıyadır. Binlerce yıllık kültürel sanatsal bir birikim kültürel katmanlar Troya’nın dokuz zaman katındaki katmanlardan daha fazlasıdır. Projedeki Altıntabak’’ motifi binlerce yıldır tekrar ederek taşınan bu motifin içindeki gizli mektuba dikkat çeker. Dünden bugüne kültürel sanatsal bağların sembolü mühürüdür.

Bu eserler iki gurup üç modülden oluşur. Her bir kare desen farklı renklerle halı tekniğinde dokunmuştur. Her kare bir boşlukla dengelenmiş aralarında müzik olarak koyun keçi çanları püsküllerle donanmıştır. İpler yandan çekilince çan sesleri müzik yapar.

Birinci gurup halı tekniği dokumadır. Renklendirme ve atölyede yapılmıştır.

İkinci gurup ‘’Zili Kilim’’ dokuma tekniğidir. Dolu boş karelerden püskül ve çan süslemelerden oluşur. Yün renklendirmeleri atölyede özgün yapılmıştır.

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Çanakkale Ayvacık tetrakes / Altıntabak motifi

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Altıntabak motif, Çanakkale Ayvacık Çamkalabak

1.2. Kilim Tekniği Enstalasyonlar

  1. Bir adet farda kilim tekniği 2.37/1.51cm yün dokuma düzenleme (modül 1) Akabenin Ağıdı
  2. Bir adet farda kilim tekniği 2.24/1.60 cm yün dokuma düzenleme (modül 2) Polyksenanın Vedası

  3. Bir adet farda kilim tekniği 2.41/1.74 cm yün dokuma düzenleme (modül 3) Polyksenanın Ölümü
  4. Bir adet farda kilim tekniği 2.76/185 cm yün dokuma düzenleme (modül4) Polyksenaya Ağıt
  5. Bir adet farda kilim tekniği 2.28/1.60 cm yün dokuma düzenleme(modül5) Polyksenanın Annesine Veda
  6. Bir adet farda kilim tekniği 2.45/1.70 cm yün dokuma düzenleme(modül6) Polyksenanın Lahite Bırakılması Töreni
  7. Toplam altı(6) adet Troya Müzesi İçinde bulunan Polyksena lahdi üzerindeki rölyef hikayesinin kırmızı kilim üzerine işlemesi,

Eser Açıklaması

Polyksena Lahdi, Çanakkale merkeze 110 km. uzaklıktaki ‘’Kızöldün Tümülüsü'nde’’ bulunan ve M.Ö. 520-500 yıllarına tarihlenen mermer lahit, Anadolu'da bulunan figür bezemeli lahitlerin en erken örneğidir.  Anadolu’dan ele geçen az sayıdaki Geç Arkaik Devir heykeltıraşlık eserlerinden birisi olması açısından önemlidir. Lahdin dört yüzünde, kabartma olarak şekillendirilmiş sahneler bulunur. Uzun kenarlarından birinde, birçok vazo resmi üzerinde de betimlenen, Troya savaşı'nın sonundaki hikâyenin baş karakterinden biri olan Troiakralı Priamos ile kraliçe Hekabe’nin küçük kızları olan Polyksena'nın kurban edilmesi olayı betimlenmektedir. Eser, bu nedenle Polyksena Lahdi adıyla anılmaktadır. Bu dokunaklı hikayeyi bu günün Troyalı Kadınları,Yörüklerde Kız çocuğu doğduğunda dokunan ‘’Kırmızı Kilim’’ Farda Kilim üzerine Polyksena’nın hikayesini işlemişlerdir. Anadolu’da kadın kurban miti yoktur. Kırmızı kilim kız çocuğunun nişan evlilik töreninde ilk zifaf gecesi yatağının altına, damadın ayakları altına konan bir kilimdir. Kadın öldüğünde de buna sarılarak mezara konulur. Kırmızı Kilim adındaki Farda tekniği dokuma kilimin kenar motifleri ‘’meander‘’ deseni olup delikli dokumadır. Kenarlarındaki mavi sarı ve beyaz çizgiler en önemli özelliğidir. Binlerce yıllık ‘’Meander’’ desenini günümüze taşırlar. Bu iki kültürel mitin Anadolu kadının öyküsünde birleşmesi Lahdin bulunduğu ‘’Kız Öldün Tümülüsü’’ adı bu mitin unutulmadığını ifade eder. Bu gün Kırmızı Kilim kadının evinden çıkarken ölene kadar onunladır.

1. 3. Eser-Piri Reis Haritası

İpek Kumaş Üzerine, 3.00x4.00m

Piri Reis, Çanakkale Haritası, Dünya haritası, Osmanlı Toprakları haritasının ipek tül üzerine renkli ipek iplikler ile işleme tekniği.

Sergileme Tekniği: Askılama, çok yönlü izlenebilirlik.

Eser Açıklaması

Türk-Osmanlı denizci ve kartografı Pîrî Reis, Ahmet ibn-i el-Hac Mehmet El Karamani Muhyiddin Pîrî Bey, Amerika'yı gösteren Dünya haritaları ve Kitab-ı Bahriye adlı denizcilik kitabıyla tanınmıştır. (2013 Unesco Piri Reis Anma Yılı)

Bozcaada: Yardım Limanı; Anadolu: Yenişehir Sırtı, Karye-i Kirte, (Kirte Köyü), Kal'a-yı Sultanhisar, (Kumkale Kalesi), Çeşme, Sultaniye, (Çimenlik Kalesi), Kepez, Nara Burnu; Rumeli: Kal'a-yı Seddülbahr, Kal'a-yı Kilidülbahr, Kal'a-yı Maydos, Kilya Limanı. Bu haritada yer alır.
Piri Reis uzun yıllar Çanakkale Kilitbahir kalesini çalışma mekanı olarak kullanmıştır.
2013 Unesco piri reis anma yılı anısına Çanakkaleli 33 kadın bu çalışmayı ipek kumaşı elde boyanarak  renklendirilmiş olup ipek iplerle işlemişlerdir. İpek kumaş üzerine özgün Çanakkale Piri reis haritası çizimi büyütülerek kopyalanmıştır.

1. 4. Dijital Art

Dijital art Çanakkale Ayvacık yöresi kültürel miras halı kilim motif desen ve figürlerinden üretilmiş sanatsal bir dijital düzenleme, 3 Adet / Sergileme Tekniği; duvar kâğıdı iki boyutlu yapıştırma,

1. 5. Video Art

Video art, Bölgedeki sunum ve görsel tespitlerin tema olduğu videolar düzenlemeler dokuz ekran sunumu dokuz konu işlenecektir.

Sergileme tekniği; Video ekran sunum

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Proje kapsamında atölye çalışmasında emeği geçen Elif Kuru, Hicran Demir, Ayşe Çalışkan, Gülten Özcan, Nahide Özcan, Nurcan Kuru, Neslihan Özcan, Sebahat Öter, Nurgül Özcan,  Saime Çetin, Saime Kuru,  Serpil Özcan, Fatma Özcan canlarım sevgi ve özlemle teşekkür ediyorum.

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Sevgili Usta dokumacı Hicran Demir ve lahit

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Sevgili Usta Dokumacı Elif Kuru işlemeler sırasında

Kız Öldün Sen Tümülüsü - Poliyksena lahti Nedir? Bu gün Truva Müzesi, Çanakkale’de bulunan lahdin hikayesi.

  1. Polyksena’nın Ölümü
  2. Polyksena’nın annesi Akabe’ye vedası
  3. Polyksena’ya ağıt kadınlar
  4. Polyksenayı uğurlama müzisyenler
  5. Polyksenaya ağıt
  6. Polyksena’ nın annesi Akebe’nin yası

Poliksena lahdindeki rölyeflerdeki anlatımlar Kırmızı kilime aktarıldılar.

Eserler Çamkalabaklı onüç kadın dokumacı ile dokunmuştur. Bu dokumalar kırmızı kilim isimli

kültürel miras niteliğindeki kilimler üzerine iğne ile yün iplikle işlenmiştir. Türünde bir ilk

çalışmadır. ‘’Kültürel Miras Anadolu Dokuz Kat Dokuz Renk Dokuz Zaman Projesi’’ Müellifi ve uygulamacı küratör sıfatıyla tarafımdan; Çanakkale Onsekizmart üniversitesi adına görevli olarak, Çanakkale Ayvacık Çamkalabak Köyü Proje enstalasyonları ve dokumalarını, 23 Ocak 2019 tarihinden 29 Mart 2019 tarihine kadar Çamkalabaklı dokumacı kadınlar ile kurs programı çerçevesinde günde sekiz saatlik bir eğitim öğretim ve uygulama çalışmasını proje dahilinde gerçekleştirmiş bulunmaktayım.

Çalışma Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Çanakkale Kültürel Miras Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneği, Ayvacık Halk

Eğitim Müdürlüğü, Çanakkale İşkur, Tarım ve Orman Bakanlığı Ayvacık Müdürlüğü, Çanakkale

SODAM iş birliğinde başarıyla tamamlanmıştır.

Polyksena lahdi

             

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Polyksena Lahdi, MÖ.520-500 

Kızöldün Tümülüsü - Çanakkale

MÖ.520- 500 yıllarına tarihlenen lahit Truva kralı Priamos'un kızı Polyksena'nın kurban edilmesini anlatır. Anadolu'da bugüne kadar bulunan figürlü kompozisyonlu lahitlerin ilk örneklerinde kabul edilir. Üzerine toprak yığılıp örtülmeden önce lahit çatı kiremitleri ile kaplanmış. 1994 yılında Gümüşçay Beldesi'nde Kızöldün Tepesi Tümülüsü'nde bulunmuş. Çanakkale Arkeoloji Müzesi'nde olan lahit 20 yılda tamamlanmış. Müzenin en özel örneklerinden mutlaka görülesi bir eserdir.

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Troas Bölgesi'nin doğusunda, Granikos Irmağı kenarındaki Kızöldün Tümülüsü'nde ele geçen muhteşem taş lahit, 1996 yılında tanıtılmıştır.

(https://tarihvearkeoloji.blogspot.com/2015/12/polyksena-lahdinin-anadolulugu.html)

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

E. Civcir Çizimler Çamkalabak Atölye

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi
Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Çamkalabak Eski Köy Okulu atölyemiz ve çalışmalar

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Çamkalabak Köyü için; Workshop Esma Civcir, Çamkalabak - Ayvacık - Çanakkale(Troya), 2019

Çamkalabak tarihi kısa özeti

1928 Yılından Bugüne Bu İsim -Çamkalabak- Adı Altındadır.

Çamkalabak Köyleri Osmanlı İmparatorluğu döneminde Yörüklerin(Göçerler ve hayvancılıkla

yaşarlar, Kaz dağlarına baharda gider sonbaharda hayvanları ile birlikte geri dönerler Yörük, göçebe yaşam tarzını korumuş Türk halkına denir. Anadolu’da yaylak kışlak hayatı yaşayan Yörük Türkmen aşiretleri (obaları) için de kullanılır. Anadolu Yörüklerinin yaşadığı belli bir coğrafya üzerinde insanlar yanında hayvan sayısı da zamanla artmış, doğal koşullar yanında değişen sosyal yapı da yarı yerleşik yaşantıyı geliştirmiş, böylece konar-göçer hayat yavaş yavaş tarıma yönelmiş, ardından köyleşme meydana gelmiştir.

Önce kara kıl çadırlarda yaşayan Yörük obalarının bölünmesi ile bir aile YUKARIKÖY Mahallesine vendiğer aile de ÇAMKALABAK Merkezine yerleşir. Daha sonra evlilik ve nüfus artışı ile yedi mahalle gelişir. Orada yaşlıların anlatımına göre evlerdeki direkler ve evin çatı ağaçları Kazdağlarından yaylaya gidilince kesilir getirilirmiş. Bugün de köylerde aynı mimari doku, yaşam kültürü somut ve somut olmayan kültürel miras günümüze kadar da devam etmektedir.Köy eski mimari dokusu korumaya muhtaçtır.

Yukarıköy Köyü, Aşağıoba, Karaburun Mahallesi, Çamkalabak Köyü,Çamiçi Mahallesi,

Taşkaya Mahallesi, Çamtepe Mahallesi bu köy ve mahallelerini oluşturur.

Başta Köy İmamı Muzaffer Çalışkan olmak üzere Muhtar Remzi Ercan ve tüm köyümüze teşekkürler ve selamlar.

İlgili Videolar

Çamkalabak Proje Hakkında Medya Linkleri

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Yörük Türkmen Federasyonları adına Yörük yağlığı Oba takdimi Musa Hançer, Jean Molitor, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Başkanı Theresa Eckermann, E.Civcir sunum.

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Jean Molitor, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Başkanı Theresa Eckermann, Marlis Hay Dinçer,E.Civcir sunum.

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Prof. Dr Hakan Yardımcı, Yard. Doç. Dr. Erdem Salcan, Musa Hançer, Marlis Hay Dinçer, Jean Molitor, Prof. Dr. İsa Eliri, E. Civcir, Mustafa Tuncay, Prof. Dr. Pelin Yıldız

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Federal Almanya Cumhuriyeti Kültür Bölümü Thomas Beck,E.Civcir, Jean Molitor, Marlis Hay Dinçer

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Dr. Selda Baybo, Yard. Doç Dr. Rest. Mimar Erdem Salcan, Esma Civcir, Emre Sobacı, Güven Kayhan Sürücü

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

E.Civcir, Ali Küçükaydın, Mustafa Tombuloğlu, Jean Molitor, Marlis hay Dinçer, Theresa Eckermann

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Meral Yemyeşil, Güler Oğuzhan, Maria Çetinkaya, Zeynep yemyeşil, Erdem Çetinkaya,  Levent Onur Çelik, Ali Osman Hacıhüsyinoğlu

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Polyksena'nın ölümü Kilim ve proje danışamanı Arkeolog Dr Selda Baybo-Anka Kültürel Miras Derneği Başkanı

Projenin Çanakkale Sodam Bölümü

Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi
Tarım, Kadın, Sanat - 12. BÖLÜM - Troya Dokuz Kat, Dokuz Zaman, Dokuz Renk Projesi - Fotoğraf ve Tanıtım Sergisi

Piri Reis Haritası projenin Çanakkale Sodam ekibi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Esma Civcir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.