Tarım, Kadın, Sanat - 8. BÖLÜM – Adana ve Adana Sofrası Bolluk

Adana’nın Sarıçam ilçesine bağlı Karlık Mahallesi’nde özel mülkte yapılan kazıda, MS. 5-6 yüzyılda Doğu Roma dönemine ait olduğu belirlenen 120 metrekare büyüklüğünde yeni bir mozaik bulundu.

Üzerinde kurt, kuzu, leopar, oğlak, boğa, aslan, ayı, yılan gibi 16 hayvan resmedilen mozaikte, vahşi ve evcil hayvanların yan yana yattığı, birbirlerinin yemini yediği, otladığı görülüyor. Mozaikte resimle ilişkili Grekçe yazılmış metin, müze tarafından tercüme ettirildi.

Tercümeye göre Grekçe metinde, İncil’de Isiah bölümünde 65-25 numaralı kısımda bahsedilen, “Kurt ve kuzu birlikte otluyorlar ve aslan öküzle birlikte karnını doyuruyor; yılanın yemeği toz toprak olacak. Onlar şeytani ya da zararlı değil. Hepsi benim kutsal dağımdalar dedi yüce yaratan” yazıyor.

(https://arkeofili.com/adanada-incili-konu-alan-mozaik-bulundu/)

2018 yılında Adana’ya Tarım ve Orman Bakanlığı FAO iş birliğinde dezavantajlı gurupların göçmen kadınlar ve kadınlarımızın eğitimi ve iş geliştirme çalışmalarına görevliydim. Atölye çalışması hazırlıklarıma başladım.  Adana benim babaannemin memleketiydi. Ben maalesef uzun bir zaman Adana’ya gidememiştim. Bu yüzden heyecanla Adana’yı incelemeye başladım. İlk gördüğüm bu mozaik buluntusu haberiydi. Çok etkilendim.

Orijinal mozaik eserden Adana markası için özel tasarım. E. CİVCİR, Adana’nın Sarıçam ilçesine bağlı Karlık Mahallesi’nde özel mülkte yapılan kazıda, MS. 5-6 yüzyılda Doğu Roma dönemine ait olduğu belirlenen 120 metrekare büyüklüğünde bulunan mozaik tasarıma taşındı.

https://arkeofili.com/wp-content/uploads/2015/07/incil.jpeg

Bir hazine bulmuş gibiydim. Adana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü proje ekibi ile tanıştım. Uzun zamandır uzak kaldığım özlediğim üretici ve yaratıcı gurup ile buluştum. Profesyonel ve idealist bir ekipti.  Fao Eğitim kampüsünde dolu dolu üç ay geçirdik.  Üç aylık bir sürede bir Adana markası ürün geliştirme çalışması yaptık.  Bütün kadın kurs üyelerini Adana Arkeoloji müzesini gezdirdik.  Kültürel mirası anlattık. İlk kez müzeye giden ve heykeli ilk kez gören çoğunluktaydı. Kadın, tarım, sanat, tasarım, üretim tarım ilişkisini böylesine güçlü bir çalışma ile sonuçlandırdık. Tarımsal ve doğal atıklar ormanın odun dışı atıkları tasarımda kullandık. Harika bir Adana turistik eşya tanıtım seti ve ürünler kataloğu modelledik.

Beni etkileyen bu mozaik içindeki mesajdı. Barışçı ve paylaşımcı. Bu dünyada herkese yer vardı. Ve de yiyecek içecek bolluk vardı. Adana’da bunu yeniden gözlemledim. Adana sofrasının ifadesi gibiydi bu yazıt. Yazıtı ve mozaik çizimlerini çizerek çoğaltıp bir marka ürün tasarımı haline getirirken çok heyecanlıydım.

…ve  Pandemi geldi dünyaya.  Her şey donmuş gibiydi.  Kadın Koopertif’lerimiz bu dönem sonunda hızla harekete geçti. Biz bu kez Adana’mızla Feke  Tapaneli Kadın Kooperatifimizle buluştuk. Lavanta kokan bir dünya bir yayla düşünün. Bolluk ve bereketin sınırsız bağışlandığı bir yayla... Kıvrıla kıvrıla bulutların üzerine yaylalara çıkıyorsunuz. Feke Paşalı. Ve çevre köyler. Bulutların arasında yaşamak ne güzelmiş. Her daim yeşil bereketli. Yeter ki üretsin insan. Adana Tarım Orman İl Müdürlüğü ekibi lavanta projesi geliştirmiş. Ve Kadınlara lavanta fidanı önerilmiş, desteklenmiş. Lavanta yetiştiriyorlar. SS Tapaneli Kırsal Kalkınma Kooperatifi Üyeleri ile tanışıyoruz. Şimdi  de iki gün boyunca ürünleri ve yan ürünleri, ambalaj tasarımları ve ürün geliştirmeyi çalışıyoruz. Zeki ve yetenekli kadınlar. Yaratıcılıklarını konuşturuyoruz.

Her mevsim taze ve her mevsim bereket dolu ürünler. Ürünleri çocukluğunuzdaki koku ve tadı aromayı sunuyorlar.

…Ve en özel ürünleri lavanta. İsmi bile hoş kokusu hoş verimli ürün geliştirmeye çok müsait bir bitki. Yaratıcılık kokuyor adeta.

Lavanta nedir? Neden insanları etkiler?

Biraz bilgi derlemeye çalıştım:

Lavanta ballıbabagiller familyasından Lavandula cinsini oluşturan Akdeniz kökenli bitkidir.

  • Bilimsel adı: Lavandula
  • Familya: Lamiaceae (Ballıbabgiller)
  • Takım: Lamiales
  • Sınıf: Magnoliophyta (İki çelenkliler)
  • Bölüm: Magnoliophyta; (Kapalı Tohumlular)
  • Alem: Plantae                                                                          
  • Vakti: Haziran-Temmuz ayında, önce tomurcuklanma ardından çiçeklenme gösterir.

Lavanta yağı gül hasatı bölgelere göre de değişebilir.  Temmuz ayında çiçek veren bitkinin hasadı Ağustos ayına kadar sürebiliyor. Lavanta, yağ içermesi sebebiyle sapları ile birlikte toplanıp distile ediliyor. Atlas Okyanus adalarından. Akdeniz çevresi ülkelerine ve Hindistan’a kadar geniş bir alanda yetişen, lavanta cinsi üyeleri, çalı görünümlü, toplu başak biçiminde mavi, morumsu ya da kırmızı çiçekler açan bitkiler. Lavanta, dağlarda, 1000–1800 m arasında yüksekliklerde yetişiyor.

Kurutularak dolaplara konan çiçekleri giysileri böceklerden koruyor. Yaklaşık 500 metrede yetişen İngiliz Lavantası (Lavandula angustifolia) türünden boyacılıkta kullanılan esans elde edilliyor. Batı Anadolu’nun  maki bölgelerinde yetişen ‘’Kabaş Otu’’(Lavandula stoechas) çiçeklerinden ağrı kesici, balgam söktürücü olarak yararlanılıyor. Mesela kan şekerini düşürmede, mide rahatsızlıklarında, uykusuzluğa ve strese etkili olduğu görülebiliyor. Lavanta’nın antiseptik etkileri klinik çalışmalarla kanıtlanmış. Yaranın temizlenmesi, stresli koşullarda hafızayı güçlendirmesi, rahatlatması ve özellikle ameliyatlar öncesi endişenin hafifletilmesi durumunda kullanıldığı da bilinmektedir.

Lavanta bitkisi dikimden itibaren, bakım şartlarına bağlı olarak 3. Yılda bir bitkide 1000 adet çiçek oluşabiliyor.

Üniversite hocalığım yıllarımda ve atölyemde bir armoni arandığında çiçeklere doğaya bakınız derim. Doğadaki armoni rehberdir. Lavanta tarlasına girdiğinizde mor için bu kadar yakışan bir yeşil hayallerinizi geçmiştir. Büyülü bir armoni. Büyülü bir koku ve dinginlik. Doğanın daha tarlada sizi iyileştirmeye başladığı bir mucize.

Anılarımızda, sandıklarımızda, dolaplarımızda, odalarımızda mutlaka bir kesecikte dururlar. Mitolojiden edebiyata tarihe yaşantımıza bir nefes uzakta ve etkililer.

Bitkiyi ilk yetiştiren ve yağlarını damıtan eski Arabistan olsa da, onu İngiltere'ye ticareti yapan Yunanlılar ve Romalılar olarak dillendiriliyor. Lavanta yüzyıllardır birçok farklı kültürde kullanılır.  Önce büyüdüğü Akdeniz bölgesinde makilik alanlardan toplanarak üretilir.

30 farklı lavanta türü ve günümüzde 300'den fazla çeşidi olmasına rağmen, Lavendula angustifolia (İngiliz lavantası) en belirgin türdür. Daha az ölçüde Lavandula stoechas (İspanyol lavantası) bazen kullanılır Bugün, 20. yüzyılda Fransa'da keşfedilen doğal bir melez olan Lavandula x intermedia da yaygın olarak yetiştirilmektedir. Romalılar, "yıkamak" anlamına gelen Latince "lavare" fiilinden veya "mor veya mavimsi" anlamına gelen "livendulo" kelimesinden gelmiş olabilecek lavanta adını verirler. Yunanlılar, Suriye'deki Naardus kentinden esintisine  Nardus olarak adlandırırlar.  Hindistan'daki insanlar ona çiçeklerinin şekline atıfta bulunan spikenard adını verirler.

Özellikle Antik Mısırda Kleopatra’nın güzel kokulara düşkünlüğü dillere destandır. Bu çok amaçlı bitki iyileşmeye yardımcı olur ve hatta bir böcek ilacı olarak kullanılır.  12. yüzyılda Almanya'da Bingen'li Abbess Hildegard pire ve bitleri öldürmek için kullanır. Ayrıca migren tedavisi yapmak için lavanta ile brendi ve cin karıştırıp kullanır. 1709'da İtalyan parfümcü Giovanni Maria Farina Köln'e taşınır. Hikayeyi ilham kaynağı olarak kullanır.  Yeni kokusu Eau de Cologne'a lavantadır.  Kalp çakrasıyla ilişkilendirilen lavanta, uzun zamanlardır aşk ve romantizmle ilişkilendirilir.

Lavanta Son derece verimli üretken her yönden kazandıran bitki olmuştur. Son yıllarda Ülkemizde de  lavanta festivalleri basında yer aldı. Sosyal medyada fotoğraflarla ilgi büyük. Alternatif turizmi düşünmeden edemiyor insan. Lavanta tam bir sınırsız bir öz kaynak konusudur.

Discorides Pedanius’usun Adana’sında yüzyıllar önce kullandığı ve şifa dağıttığı topraklarda Lavanta kadınların elinde bize şifa oluyor. Hani derler ya ‘’Kadın eli değdiği belli oluyor’’ lavantaya kadın eli değmiş. Bundan sonra çok umutluyuz.

Tapaneli’nden muhteşem bir koku ve damağımızda lezzet zenginliyle ayrılmak zordu. Çalışkan güçlü ve yaratıcı kadınlarımız ile bağlarımız olmuştu.  Harika fikirler gelişti.  İnternet üzerinden satışları var. Alternatif turizm, Gurme turizm, Kırsal Turizm, doğa turizmi ne derseniz deyiniz ve bir hafta zaman ayırınız. Kendinizi bulutların üzerindeki yaylada rüya renkleri, kokuları ile bir lavanta büyüsünde armağan ile şımartınız. Tapaneli yayla Tapaleli Kooperatifi Kadınları sizi konuk edip konukseverlikleriyle fazlasıyla şımartacaklardır.

(Ben de bu yazımı, Rahmetli babaannem Ümmühan hanıma armağan ediyorum. Ruhu şad olsun)

Antik Dünyada Lavanta

Antik Dönem Mısırda Lavanta

Eski Mısır'da mumyalama ve kozmetik amaçlı kullanılır. Tutankamon'un mezarı açıldığında, içinde lavanta benzeri bir şey bulunan merhemlerle dolu kavanozlar bulunur.  Lavanta kremleri  kraliyet aileleri ve yüksek rahipler tarafından kullanılır. Bir ayrıcalık unsurudur.

Yine burada da Antik Mısırdan Yunanlılar, parfümler ve aromatiklerin kullanımı konusunda çok şey öğrenirler.  Her şey ölümsüzlük içindir.

Antik Dönem Roma ve Lavanta

Antik Romalılar, lavantayı iyileştirici ve antiseptik özellikleri, böcekleri caydırmadaki yararlılığı ile tanımış ve yıkamada kullanmış. Lavantanın şifalı kullanımlarının ilk yazılı kaydı, MS 77'de Yunan askeri hekimi Dioscorides'inki  gösterilmektedir. Roma İmparatoru Nero döneminde bir Yunan askeri doktoru olan Dioscordes, Akdeniz'in dört bir yanından şifalı bitkiler toplar. De Materia Medica adlı 5 ciltlik eserinde bu bitkileri anlatmış ve tıbbi kullanımları hakkında bilgi vermiştir. Lavanta, dahili olarak alındığında hazımsızlığı, baş ağrısını ve boğaz ağrısını hafiflettiğini kaydeder. ‘’Dışarıdan, lavanta yaraları ve yanıkları temizlemek veya cilt hastalıklarını tedavi etmek için kullanılabilir’’ der. Romalı askerler, savaş yaralarını sarmak için seferlere lavanta götürürler. Lavanta, havayı güzelleştirmek, hasta odalarını dezenfekte etmek ve dini törenler için tütsü olarak yere saçılır.

(Discorides Pedanius, Roma İmparatorluğu zamanında yaşamış, Anadolu’da Kılikya Bölgesinde bu gün Adana’ya yakın olan, Anazarboslu’dur. Hekim ve Farmakoloji bilgini. Osmanlı dönemi kitaplarında  adı Skoridos olarak gemiş. Roma ordusunda tıp bilimi üzerinde çalışmalar yapmış. Orduya hizmet etmiş. Kaynak https://g.co/kgs/Ff4mbR)

Yunan yazar ve ansiklopedici Pliny the Elder, adet sorunları, mide rahatsızlığı, böbrek rahatsızlıkları, sarılık, su kaybı ve böcek ısırıklarını tedavi etmede faydalarına dikkat çeker. Kendilerine bolca koku veren Romalılar, aromatik yağları saçlarına, vücutlarına, kıyafetlerine, yataklarına, hamamlarına, askeri bayraklarına ve evlerinin duvarlarına koku vermek için kullanırlar.  En ünlü kokulu yağlarından biri, lavanta içeren nardinumdu. Kadınlar, tutkuları kışkırtmak için yataklarının yanına lavanta asarlar.

Antik Dönem ARAPLAR​

De Materia Medica, Süryanice ve Eski Farsça çevirileri okuyan Arap hekimlerin temeli olur. Araplar, MS yedinci yüzyılda Akdeniz kültürüne egemen olur. İlaçlarını Avrupa'nın geri kalanına yayıldığı İspanya'ya getirirler. Avicenna (MS 980 – MS 1037) olarak bilinen en büyük doktorları Ebu Ali Sina(İbn i Sina- Avicenna , İslamın Altın çağı döneminin en önemli doktorlarından , astronomlarından, düşünürlerinden, yazarlarından ve bilginlerinden biridir. ‘’Polimerik erken tıbbın babası’’ olarak bilinir)Lavantanın iyileştirici kullanımlarından bahseder. İlk kez  Arabistan’da evcilleştirildiği düşünülen türler vardır

Modern Çağımızda Lavanta

Modern aromaterapinin kurucularından Rene Gattefosse, lavantanın iyileştirici ve antiseptik özelliklerini deneysel doğruladı. Lavanta yağı, I. Dünya Savaşı sırasında tıbbi antiseptiklerin yetersiz kaldığı savaş yaralarını sarmak için kullanılır.

Fransa Provence şu anda dünyanın en büyük lavanta üreten bölgesidir. Bölgeye ilk olarak Romalılar getirir. 20. yüzyılda  parfümeri endüstrisine satmak için toplanır. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce, parfümcüler ve Fransız hükümeti, lavanta üretimini insanları bölgede alıkoymak için bir araç olarak görürler ve badem bahçelerini temizleyip lavanta dikerler.

Diğer üreticiler Avustralya, İspanya, Hollanda, Belçika, Almanya, Bulgaristan, Rusya, Japonya, Kanada ve ABD'dir.

Lavanta, uzun ve ilginç geçmişine rağmen 21. yüzyılda da hala tüm dünyada yaygın olarak kullanılan ve birçok yönden kullanılan popüler ve özel bir bitkidir. En güzel aromaterapi ürünüdür.

Lavanta Yağı, Akdeniz ülkelerine özgü vahşi büyüyen veya ekili bir bitki olan Lavandula Officinalis'in taze kesilmiş çiçekli üst kısımlarından ve saplarından buharla damıtılır. Yüksek irtifada bulunan damıtma tesisleri, aynı zamanda yüksek irtifa damıtmanın daha düşük sıcaklıkta kaynama anlamına geldiği gerçeği nedeniyle daha yüksek ester içeriğine sahip yağlar üretir. Damıtılmış yağ 100”C'ye maruz kalmadan sıcak buharda  sadece 92 veya 93”C'ye kadar ısınır. Böylece daha güçlü bir koku elde edilir.

Lavanta harmanlama için en iyi  koku malzemedir. Kolonyalarda (narenciye kolonyaları veya iyi bilinen lavanta suları), fougeres, chypres, ambres ve sayısız floral, yarı çiçekli veya özellikle çiçeksiz parfüm çeşitlerinde yaygın olarak kullanılır. Yağ, bergamot ve diğer narenciye yağları, karanfil yağları vb. ile iyi uyum sağlar.

Kaynaklar:


Adana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nden Dr. Çiğdem İncekara ile doğadan materyal örnekleri topluyoruz. Doğa o kadar cömert ki. Bol materyal var. Doğal atıklar ve ürün geliştirme atölyesi için çalışıyoruz.

Adana Feke  SS Kırsal Kalkınma Tapaneli Kooperatifi lavanta tarlası. Tarlada olmak mutluluk veriyor. Kooperatif Üyesi Emine Yüksel, Uğur Yılmazöz, Neşe Çakır,Yasemin Öztürk, E. Civcir.

Atölye çalışması ve Kooperatif üyelerimiz. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız anlar…

Tapaneli Kırsal Kalkınma Kooperatifi Ürün geliştirme ve tasarım marka atölyesi çalışmaları…

Adana SS TAPALELİ KIRSAL KALKINMA KOOPERATİFİ üyeleri, Kooperatif Başkanı Hilal Köz Adana Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüğü Uzmanları, Fao Uzmanları, Neşe Çakır, Ünal örnek, Yasemin Öztürk, Çok verimli bir atölye çalışması sonrası hatırası. E.CİVCİR         

Lavanta Türkiye’nin muhteşem potansiyel hazinelerinden. Tıbbi ve Aromatik bitkiler ve Kozmetik dünyasının gözbebeği. Tarlada geçeirilen bir saat inanılmaz etkiler yaratabiliyor.

Adana Tarım ve Orman Bakanlığı’nın muhteşem proje ekibiyle: İl Müdürü Muhammet Ali tekin, Müdür Yardımcısı Birsen Ergün, Dr. Çiğdem İncekaya, Uğur Yılmazöz, E. Civcir

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Esma Civcir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.