Akademik bir çalışmadan kadınların yazdığı bir başarı hikâyesine: Döngü Kooperatifi

Ege Üniversitesi’nde genç bir akademisyenin Ar-Ge çalışmasında kullanacağı keten lifini bulamaması ile başlar Döngü Kooperatifi’nin yolculuğu… Hepsi farklı mesleklerde başarılı bir iş kadını olan kooperatif üyeleri, 70’li yıllarda üretimi tamamen terk edilen keten bitkisinin tohumlarını toprakla buluşturarak yola koyulurlar. Sonuç; bugünketen tohumu, keten yağı, keten lifi gibi ürünleri satışa hazır hale getirerek, keten gibi değerli bir üründe geriye gidişin tersine çevrilmesi, yani bir başarı hikâyesidir.

Döngü Tarımda Kadim Bilgiler Yeni Fikirler Bilimsel Araştırma Geliştirme Kooperatifi, kısa adıyla Döngü Kooperatifi; hepsi farklı mesleklerden kadınların bir araya gelerek, tarım gibi zor bir alanda nasıl bir başarıya imza attıklarının en güzel örneklerinden biri…

Gıdahattı olarak, 10 kurucu üye ile yola çıkan derneğin gönüllülerle birlikte başarı hikâyesini, Döngü Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Derece ile Kooperatifin Kurucu üyelerinden Avukat Tülay Aktan ile konuştuk.

Hukukçu da var, iletişimci de…

-Bir kadın kooperatifi olarak Döngü Kooperatifi’nin hangi mesleklerden üyeleri var? Üyelik için kriterleriniz neler?

Döngü Kooperatifi’nin kurucu üyeleri, mühendis, hukukçu, finansçı, akademisyen, iletişimci, öğretmen, ekonomist gibi farklı meslek gruplarında deneyimi olan kadınlardan oluşuyor. Üye olmak için her şeyden önce üniversite lisans mezunu ve kadın olmak gerekiyor. Ayrıca, kooperatifçiliğe ve kooperatif üretimine sıcak bakan, ülke tarımının geliştirilmesi ve kırsalda ekonomi yaratılması konularına ilgi duyan, ekip çalışmasına yatkın kadınlarla çalışmayı tercih ediyoruz. Kooperatif yapımızda ihtiyaç duyduğumuz profesyonel donanıma sahip olması da önemli bir kriter bizim için.

Biz kooperatifi kurduktan sonra, Batı Karadeniz’deki iki ayrı bölgede keten üretimi başlattık. Tohum atılması, ürün kontrolü, hasat çalışmaları için kooperatif üyeleri olarak defalarca bölgeye gittik. Üreticilerle görüştük, kadınlarla sohbet ettik. Köylünün aslında toprağından kopmak istemediğini bir kez daha anladık. Özellikle kadınlar çalışkandı, ekip biçmek, kazanç elde etmek istiyorlardı. Nesillerden nesillere aktarılan, tarımdaki kadim bilgileri vardı. Ürünlerini geliştirip, pazarlayıp, satmalarına destek verecek kooperatifleşme, en büyük eksikleriydi. İşte orada, ne kadar doğru bir iş yaptığımızı bir kez daha gözlemledik. İşte bu yüzden, kooperatifimizin adına “Tarımda Kadim Bilgiler, Yeni Fikirler” sloganını ekledik.

Döngü Kooperatifi Kurucu Üyeleri Ayçe Bükülmeyen, Elmas Kuruoğlu, Güliz Kıymaz, Tülay Aktan ve Zeynep Derece, İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ile birlikte…

Ürünlerini kendi markalarıyla pazarlayacaklar!

-Kooperatif faaliyetlerinde öne çıkan başlıkları sıralar mısınız?

Kooperatif olarak hedeflerimizi şöyle vurgulayabiliriz:

Lif bitkileri konusunda uzmanlaşmak.

Tescilli tohum sahibi olmak.

Araştırma-Geliştirme projeleri üreterek, üniversite, sanayi, kamu kurumları ile işbirliği yapmak.

Uluslararası alanda çeşitli kurum, kuruluş, kooperatif ve üniversitelerle bağlantı kurmak.

Çevreyi korumak, sürdürülebilir projeler üretmek.

Kendi markamız ile piyasada yer edinmek.

Aracısız satış kanalları oluşturmak.

Üretici ve ortaklarımız için adil ve kazandıran bir model ortaya çıkarmak.

Kadının tarım bilgisini görünür ve değerli kılacak, eğitime dayalı bir örgütlenme geliştirmek.

Döngü Kooperatifi ürünleri yakında satışa sunulacak

Şu sıralar bu doğal keten bitkisini işleyerek, keten tohumu, soğuk sıkım keten yağı, öğütülmüş keten tohumu, keten lifi haline dönüştürme çalışmalarını sürdürüyoruz. Logomuz hazır, isim haklarımız alındı, doğal ambalajlarımız hazırlandı. Çok yakında paketlenecek ürünlerimizi pazarlayıp satmaya başlayacağız.

Öte yandan, elde ettiğimiz liflerin sanayideki kullanımı üzerine çalışma yapan genç girişimcilerle işbirliğimiz sürüyor. Ayrıca, keten lifimizin tekstildeki kullanım olanaklarını geliştirmek için araştırmalar yapıyoruz.

Önümüzdeki aylarda hedeflediğimiz yeni keten bitkisi üretimine yönelik olarak ise, tarım alanında öncü faaliyetleri olan Tire Belediyesi ve Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile görüşmelerimiz sürüyor. Bu kurumlarla işbirliği halinde belirlenecek deneme alanlarında, sistematik bir üretim süreci oluşturmayı hedefliyoruz. Böylece, satın alma garantili üretim için sağlam bir alt yapı geliştirebileceğiz.

-Genel olarak tarım ve gıda üretimine ilişkin düşüncelerinizi de bizimle paylaşır mısınız?

Aslında ülkemizin geleneklerinde tarımla ilgili çok güzel ve doğru bilgiler var. Biz bu bilgileri teknoloji ile birleştirip, köylü için gelir getirici, rekabet edebilir hale getirmek istiyoruz. Onun içindir ki, kooperatifimizin isminin en önünde “tarımda kadim bilgiler ve yeni fikirler” sloganı var.

Keten Tohumunun Gıda Alanındaki Potansiyeli

Keten tohumunu tek başına tüketmek, fiziksel özelliklerinden ve lezzetinden dolayı zordur. Ancak klinik çalışmalar ile kanıtlanmış sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı genellikle gıdalara eklenerek kullanılması tercih edilmiştir.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA (Food and Drug Administration) keten tohumunu GRAS (Generally Recognized as Safe) listesinde açıklamıştır. Keten tohumundan elde edilen ve gıdalara eklenen formları; yağ, un, öğütülmüş tam tane, katyonik protein hidrolizatı, protein izolatı, musilaj ekstraktıdır.

Gıdalara eklenmeden önce çimlendirme, hafif kavurma gibi işlemler uygulayarak besleyici değerini ve duyusal özelliklerini arttırarak kullanmak da mümkündür.

Çiçekten hasada keten tohumu

BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2050 yılında dünya nüfusunu 9.73 milyar, 2100’de 11.2 milyar olarak öngörürken, bu artışın pik yaptığı yılı 2040 olarak bildirmektedir.

Protein alımının orta ve düşük gelirli ülkelerde 2050 yılında kişi başı 57 gram olacağını ve bu ülkelerde hayvansal kaynaklı protein alımının 25 gramı geçmeyeceğini, gelecekte dünyanın önemli beslenme sorunu olarak, protein yetersizliğini işaret etmektedir.

Özellikle son yıllarda, geleneksel et bazlı protein yerine vejetaryen protein kaynaklarına doğru bir yönelmenin olduğu açıktır. Bu nedenle kinoa, KETEN TOHUMU, bezelye, nohut ve diğer bitkisel bazlı protein kaynakları üzerine çalışmalar yoğunlaşmıştır.

Geçmişte veganlar, vejeteryanlara (yumurta, peynir gibi hayvansal protein kaynaklarını tüketenler) veya fleksitarianlara (eti olabildiğince az tüketen ve diğer bitkisel kaynaklar ile birleştiren) nazaran daha az sayıda iken gün geçtikçe sayıca artış göstermektedir. Dolayısıyla bu sayıdaki artış, gıda endüstrisinde bu konudaki pazarın da büyüme fırsatını sağlamaktadır.

Şimdilerde, alternatif protein kaynaklarının çok yoğun bir şekilde araştırılması, gelecekteki protein konularına hazırlıklı olmak için iyi bir öngörü olarak karşılanmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tülay Aktan - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.