Böcek yemeye hazır olun!

Eğer bu sözü Twitter’da görseydiniz, muhtemel ki “bir troll paylaşımı” der, geçersiniz. Ama Türkiye’nin en yetkin kişilerinin katıldığı bir panelde bir bilim adamı tarafından söylenmesi sanırım, üzerinde düşünmeyi gerektiriyor. Küreselleşirken sadece avokado, ejder meyvesi gibi lezzetli yeni tatlar değil, böcekler gibi yeni gıdaları da kabul etmeye hazır olmalıyız.

Fikri Türkel

16 Ekim Dünya Gıda Günü geride kaldı. Yaşamımız için hava ve sudan sonraki en önemli ihtiyaç kalemi gıda için bir adım daha atmalıyız.

Nihat Gökyiğit meramımızı güzel anlattı!

Bir çevre gönüllüsü ve öncüsü olan Gökyiğit’in toplantıdaki konuşmasından bir iki bölümü buraya almak istiyorum. Meramımızı güzel anlattı:

- Bilindiği gibi, geçen asrın ortalarından beri, dünyamız artarak devam eden bir doğa tahribine maruz kalmakta. Başta toprak, su, hava, yeşil örtü ve biyolojik çeşitlilik gibi doğal varlıklar artım ve yenilenmelerinden daha hızlı kirletilmeye, tüketilmeye ve tahrip olmaya başladı.

- FAO 2015 yılı kayıtlarına göre her yıl ortalama 6,5 milyon hektar yani Belçika yüzölçümünün iki katı kadar doğal orman, dünyamızı terk ediyor. Dünyadaki orman alanlarının sadece yüzde 5’ini oluşturan ağaç tarımı, odun hammaddesinin yüzde 35’ini karşılamaya başladı.

- Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yaptığımız çalışmalar sayesinde odun ihtiyacını uzun yıllar alan tarımla yetiştirme konusunda anlamlı adımlar attık. Her yıl ortalama 120 hektar dikim alanı ve 220.000 fidan ilave ederek plantasyona devam ediyoruz.

Yeterli gıdayı, sürdürülebilir bir şekilde temin etmek

Evet, sorun bugün ve gelecekte neslimize yeterli gıda temin edebilmek ve sürdürülebilir kılmak.

Paris İklim Anlaşmasına göre de en genel anlamıyla 2050 yılına kadar küresel ısınmayı 1,5 derecenin altında tutmak zorundayız. Böyle olsa bile iklim değişiklikleri sebebiyle 350 milyon insan bundan olumsuz etkilenecek. Asıl risk ise küresel ısınmanın 2 derece ve üstüne çıkmasıdır. Olacakları tahmin etmek mümkün değil.

Yeni Gıdalar (Novel Food)

Önceki yıl kabul edilen, AB’nin Yeni Gıdalar Yönetmeliği de bununla ilgilidir:

Yeni Gıdalar (Novel Food), 1997 yılından önce Avrupa’da üretilmeyen ve tüketilmeyen, kısmi olarak tüketilmiş olsa bile tanımlanmamış; içerisinde Avrupa dışından gelen moleküler yapısı değiştirilmiş ya da klonlanmış bitki, hayvan ya da böceklerden elde edilen maddelerin bulunduğu, yeni nesil gıda ürünleri olarak tanımlanıyor. AB, yeni bir yönetmelik ile söz konusu gıdaların pazara girme sürecini kısalttı.

Türkiye için de yeni olan bu konu, geleneksel tarım ürünleri ve gıdalar ile yeni teknolojilerle üretilebilecek pek çok gıdayı ilgilendiriyor. Türk gıda ihracatçısı için de fırsatlar taşıyan bu alanda, girişimciler AB ülkelerine başvuru yapmalıdır. Bu da işin bir başka yönü.

Yeni Gıda dediğimiz yeni nesil gıda ürünleri, 1997 yılından önce Avrupa’da üretilmiyor ve tüketilmiyordu. Kısmi olarak tüketilmiş olsa bile tanımlanmamış olması gerekiyordu. Yeni yönetmelik ile bu gıdalar tanımlanıyor ve içerisinde Avrupa dışından gelen moleküler yapısı değiştirilmiş ya da klonlanmış bitki, hayvan ya da böceklerden elde edilen maddelerin bulunduğu gıda ürünleri kapsıyor.

Bu ürünler daha önceleri Avrupa’da tüketilmiyordu, çünkü güvenli olup olmadığı o zamanlar tam olarak belli değildi. Zamanla bu ürünlerin sağlığa zararı olup olmadığı araştırıldı ve belirli kurumlar tarafından bilimsel araştırma sonuçlarına göre onay verildi.

AB, 180 yeni gıdaya izin vermiş durumda

Özellikle hatırlatmak isterim, bu konu GDO’lu ürünlerle ilgisi yok. O başka bir düzenlemeye tabidir.

Avrupa Birliği tarafından şimdiye kadar yaklaşık 180 farklı gıda maddesinin kıtaya girişine izin verilmiş durumda. Omega 3 bakımından zengin, Güney Afrika’dan getirilen chia tohumlarını buna örnek verebiliriz. Ayrıca kolestrolu düşüren bazı yağ yakıcı bitki sterolleri ve yeni şeker moleküllerini de Yeni Gıdalar arasında sayabiliriz.

Ancak “Yeni Gıda” ürünleri Avrupa’ya sadece besleyici özelliğinden dolayı ithal edilmiyor. Bu işin aynı zamanda teknolojik sebepleri de var. Örneğin yapışkanlığı daha az ve ağızda çiğnemesi daha kolay olan yeni bir sakız türü de izin verilen ürünler arasında bulunuyor.

Yeni süreçte yetkilendirilmiş farklı ülkelere başvurularak birkaç ayda izin alınabiliyor ve Avrupa Birliği sınırları içerisinde her ülkede o ürünün satışına onay veriliyor. Söz konusu gıda ürünü için beş yıl süreyle sadece izin alan kişi ve şirket bunun ticaretini gerçekleştirebiliyor.

Evet, çevremizi korumaya mecburuz. Çünkü bu bize miras değil, emanettir.

Dünya Gıda Günü’nde halimize şükrederken, gıda israfı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeliyiz.

Küreselleşirken sadece avokado, ejder meyvesi gibi lezzetli yeni tatlar değil, böcekler gibi tiksinebileceğimiz yeni gıdaları da kabul etmeye hazır olmalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikri Türkel - Mesaj Gönder

# , gıda, tarım, FAO

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.