Gıda Güvenliği ve Riskler

Son günlerin en sıcak gündem başlıklarından biri gıda güvenliği ve gıda krizi konuları. Bunun şu an için görünürdeki en önemli nedeni de dünyanın önemli tarım ürünü ihracatçılarından Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş. Ancak bu savaşı, bugün gıda krizi riskinin ana sebebi olmaktan ziyade bu krize giden yolun önemli köşe taşlarından birisi olarak görmeliyiz.

Başta iklim krizinin etkileri ile mücadele, yerel ve bölgesel çatışmalar, Covid-19 pandemisi gibi gibi nedenlerle, 2018 yılına kadar gerilemekte olan dünyadaki açlık çeken insan sayısı bu tarihten sonra yeniden tırmanışa geçti. FAO’nun her sene hazırladığı Dünyada Gıda ve Tarımın Durumu Raporu’na göre (SOFA), Covid-19’un etkisiyle tarım-gıda sistemlerinin zarar görmesi ve tedarik zincirlerindeki kesintiler açlık çeken insan ordusuna 130 milyon kişi daha ekledi ve FAO istatistiklerine göre açlık çeken insan sayısı 820 milyonu buldu.

Savaş küresel gıda güvenliği açısından bütün dengeleri sarstı

Dünya tahıl ticaretinin önemli ülkeleri Rusya ve Ukrayna arasındaki kriz, küresel çapta tahıl ticaretini etkiliyor. İki ülke birlikte buğday ticaretinin yüzde 30’unu, mısır ticaretinin de yüzde 10’unu karşılıyor. Bunun yanı sıra, bu iki ülke, arpa üretiminde, ayçiçeği ve kolza yağı gibi ürünlerde yine küresel ticaretin önemli aktörlerinden. Dünya gübre üretimi ve ticaretinin en büyük aktörü Rusya olduğu için gübre ve hammedesi doğalgazın bu krizden olumsuz etkilendiği göz önünde tutulduğunda, bu krizin gıda ve tarımsal ürün girdi fiyatlarına yansıması kaçınılmaz görünüyor. FAO’nun bu konuda hazırladığı bir tahmine göre, bu durumun dünya gıda ve hayvan yemi fiyatlarını şu anki seviyesinden yüzde 8 ila 22 oranında artırması bekleniyor.

Son olarak en büyük tahıl üreticilerinden Hindistan’ın da dış ticarete kapılarını kapatması, FAO raporlarına göre gıdada dışa bağımlı olan 45 ülkedeki mevcut durumu daha da kötüleştirecektir. Sadece bu ülkelerde değil, dünyanın gelişmiş ülkelerinde dahi buğday krizinin etkileri cok daha yakından hissedilecektir.

Gıda fiyatları son iki senedir artış eğiliminde

FAO olarak ana tahıl ürünlerinde küresel ticaret ve fiyatları takip ettiğimiz aylık bir Gıda Fiyatları Endeksi’miz var. Bu endeksle, küresel olarak ticareti yapılan tarım ürünlerinin fiyatlarını takip ederek, üretim ve stok tahminlerini yayımlıyoruz. Son 2 yıldır bu endekste düzenli bir artış gözleniyor. 2022’nin Mart ayındaki endeks, tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Özellikle tahıl ve bitkisel yağ ürünlerindeki artış gıda ürünlerinde dışa bağımlı ülkelerde gıda krizi riskini en üst seviyeye çıkarmış durumda.

Girdi maliyetleri büyük baskı unsuru oluyor

Türkiye’de bir gıda krizi riskinden bahsedemeyiz ancak bu durumun pozitif olduğu anlamına gelmiyor. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, iklim krizi etkileri, yüksek kur gibi nedenlerle tarımsal üretimde ciddi zorlanmalar yaşanıyor. Gıda fiyatlarında da yükselişler var. Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı, Mayıs ayına ilişkin tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine göre Tarım-ÜFE hesaplamasında baz alınan 82 üründen 48'inin ortalama fiyatında artış olduğu görüldü.

TÜİK verilerine göre; Tarım-ÜFE'de Mayıs’ta bir önceki aya göre yüzde 16,18, bir önceki yılın aralık Wayına göre yüzde 100,17, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 154,97 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,05 artış gerçekleşti. Böylelikle tarımda üretici enflasyonunda yeni rekor seviye görülmüş oldu.

Mayıs 2022'de, endekste kapsanan 82 maddeden, 18 maddenin ortalama fiyatında azalış, 48 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşirken, 16 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı.

FAO gıda kaybı ve israfıyla mücadelenin hep ön cephesinde yer alıyor!

Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12 Çerçevesinde, Küresel Gıda Kayıpları Endeksi ile bu konudaki en güncel verileri sağlıyoruz.

  • Dünyada ve Türkiye’de “GIDAYI KORU” (Save Food): Gıda Kayıp ve İsraflarının Azaltılması Küresel Girişimi çatısı altında projeler yürütüyoruz.
  • Gıdanı Koru Kampanyası kapsamında özel bir etkinliğe daha kapı araladık. Avusturyalı fotoğrafçı Klaus Pichler’in “Çöpe Atılmak İçin Yetiştirilmiş fotoğraf sergimiz ile özellikle gıda israfına dikkatleri çekiyoruz . Farklı kentlerde açılan sergimiz, tüketici davranışlarında beklenen değişimi harekete geçirmede kıymetli bir rol oynuyor.
  • FAO ve Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda kaybı ve israfının zararlı etkileri konusunda kamuoyunu bilinçlendirmek ve Türkiye'deki gıda tedarik zinciri boyunca bu sorunu çözmek arzusuyla harekete geçti. Ve bu çerçevede Gıdanı Koru isminde ortak bir ulusal kampanya başlattı.
  • Yine perakende sektöründe büyük bir market zinciri ile Otel ve konaklama (HORECA) sektörüne yönelik olarak israf ve kaybı önlemeye yönelik bir kılavuz hazırladık
  • FAO-Türkiye Ortaklık Programı çerçevesinde yakın zamanda imzalarını attığımız önemli bir projemiz daha var: Gıda Kayıp ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu. Bu projeyle Türkiye genelinde kilit önemdeki israf ve kayıp noktalarını belirleyerek bunların önlenmesine yönelik eylem planımız var.
  • Ülkemizin de dahil olduğu FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisimiz aracılığıyla Orta Asya ülkeleri ve Türkiye’de Gıda Kaybı ve İsrafının Azaltılması projesiyle de çalışmalarımızı ve deneyimlerimizi paylaşmayı istiyoruz.
  • Toprak Mahsülleri Ofisi koordinasyonunda yürütülen Ekmeğini İsraf Etme Kampanyası (2013) ile de başarılı bir çalışmaya imza atmıştık.
  • Yine bu kapsamda 2017 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Sıfır Atık Projesi (Eylül 2017) de ses getiren bir çalışma oldu.

İklim değişikliği, COVID-19 pandemisi, savaş ve çatışmalar tarım-gıda sistemleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Bunun sonuçlarını açlık ve yoksulluğun artmasında ve bölgeler arasındaki uçurumların derinleşmesinde görüyoruz. Bu gidişatı tersine çevirmek için FAO olarak ulusal ve küresel ölçeklerde bir çok program ve proje yürütüyoruz. Ancak, içinde bulunduğumuz tablo tek bir kurumun veya örgütün altından kalkabileceğinin çok ötesinde. Bu nedenle, her düzeyde işbirliği ve dayanışmanın önemini vurgulayarak bütün paydaşlarımızı Daha İyi Üretim, Daha İyi Beslenme, Daha İyi Bir Çevre ve Daha İyi Bir Yaşam için birlikte çalışmaya çağırıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayşegül Selışık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.