AramaArama
Gıda Hattı

Kuraklıktan etkilenen il sayısı 41’e çıktı. Çiftçi nakdi destek istiyor

30 Mayıs 2021, 14:12
Paylaş
Kuraklıktan etkilenen il sayısı 41’e çıktı. Çiftçi nakdi destek istiyor

Mayıs başında 22 olan kuraklıktan etkilenen il sayısının 41’e çıktığını açıklayan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Haziran yağışları da yetersiz olursa bu sayı daha da artacak. Mayıs ayında kuraklıktan en fazla zarar gören ürünler arpa, buğday ve kırmızı mercimek oldu. Kuraklıktan zarar gören çiftçilere dekar başına 200 TL nakdi hibe kuraklık desteği verilmelidir” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs 2021 Kuraklık Raporunu açıkladı.

TZOB’dan Mayıs ayı Kuraklık Raporu

Kuraklığın üretimi ciddi oranda etkileyen afetlerin başında geldiğini vurgulayan Bayraktar, “Ne yazık ki pandemiyle mücadele ettiğimiz 2020-2021 yılı üretim sezonunda bir de kuraklığın yol açtığı kayıplarla karşı karşıya kaldık. Çiftçimizin yoğun emek vererek ürettikleri ürünler, kuraklıktan büyük zarar gördü. Kayıpların etkisi sürmeye devam ediyor” dedi.

“Kuraklıktan zarar gören çiftçilere dekara 200 TL nakdi hibe desteği verilmeli”

“Ülkemizde son yıllarda kış yağışları yetersiz. Bu yılda sezonun başından itibaren ülke genelinde beklenen yağışlar gerçekleşmedi, meteorolojik ve tarımsal kuraklığın yanı sıra bir de hidrolojik kuraklıkla karşı karşıya kaldık” diyen Bayraktar, şöyle devam etti:

“Mayıs başında kuraklıktan etkilenen il sayısını 22 olarak açıklamıştık. Mayıs yağışları yetersiz olunca kuraklıktan etkilenen il sayısı 41’e çıktı. Haziran yağışları da yetersiz olursa bu sayı daha da artacak. Yaşanan kuraklık; üretim sezonunda harcanan emeğin, kullanılan tohumun, atılan gübrenin ve ilacın karşılıksız kalmasına neden oldu. Bu durum üretim maliyetlerini de artırdı. Maliyetlerin artmasında özellikle gübre fiyatlarında yüzde 90’a varan artışlar etkili oldu.

Açıklanan buğday, arpa ve mercimek alım fiyatları kuraklık yaşamayan iller için makul seviyede kabul edilebilir ancak kuraklıktan zarar gören illerde yaşanacak verim kayıpları maliyeti daha da artıracak, üreticilerin daha fazla zarara uğramasına neden olacak.

Kuraklıktan zarar gören üreticilerin elinde yeterli ürün olmayacağı için fiyat artışlarından da yeterince faydalanılması mümkün olmayacak. Bu mağduriyetin telafi edilmesi için 2008 yılında olduğu gibi, bu yılda da kuraklıktan zarar gören çiftçilere dekar başına nakdi hibe kuraklık desteği verilmelidir.”

Doğal afetler önemli zararlara neden oldu

2010 yılında 556 aşırı hava olayı gerçekleştiğini, 2020 yılında ise bu sayının 984’e yükseldiğine dikkati çeken Bayraktar, şunları söyledi:

“Nisan ve Mayıs ayında aşırı sıcak esen rüzgâr, toprak yüzeyini kuruttu. Bir yandan kuraklık, diğer yandan Nisan ve Mayıs aylarında görülen don olayı hububata ve meyve ağaçlarına zarar verdi.

Ordu ve Giresun’da fındıkta, Aydın’da çilekte, Manisa’da bağlarda, Niğde’de elma, kiraz ve kayısıda, Elazığ ve Malatya’da kayısıda, Afyonkarahisar’da kiraz ve vişnede hasara neden oldu. Kayseri, Kilis, Tokat, Denizli, Kahramanmaraş ve Sivas’ta meyve ağaçlarında zarar meydana getirdi.

Mayıs ayında beklenen yağışlar gelmeyince kuraklığın sebep olduğu zarar iyice arttı. Haziran ayında yeterli yağış görülmediği takdirde kuraklığın boyutu ciddi oranlara ulaşacak.

Marmara, Karadeniz, Akdeniz Bölgeleri ve Ege Bölgesi’nin birkaç ili hariç, azalan yağışlar özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve İç Anadolu Bölgesi’nin tüm illerinde ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin bazı illerinde kuraklığın boyutunu daha da artırdı.

Kuraklık en fazla arpa, buğday ve kırmızı mercimek üretimine zarar verdi

Mayıs ayında kuraklıktan en fazla zarar gören ürünler arpa, buğday ve kırmızı mercimek oldu. Yeni ekilen mısır, şekerpancarı, patates, nohut, yeşil mercimek, çeltik ve yem bitkileri gibi ürünler de kuraklıktan etkilendi. İkinci ürün ekilişlerinde de sıkıntı olması bekleniyor.

Bu yıl buğday, arpa ve mercimekte dünya fiyatları yüksek seyrediyor. Diğer taraftan buğday, kırmızı mercimek, ayçiçeği, soya, mısır gibi ithal etmek zorunda kaldığımız birçok ürün dikkate alındığında uluslararası piyasalarda yaşanan fiyat hareketlerinin ülkemiz piyasalarını doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz. Buna kurdaki olası hareketlenme de eklenince ithal ettiğimiz ürünlerin maliyetleri iç piyasa fiyatlarını artıracaktır ve gıda enflasyon riski devam edecektir. Şurası da bir gerçektir ki artan fiyatlardan çoğu zaman yararlanamayan üreticiler, aşırı fiyat dalgalanmalarından da olumsuz etkilenecektir.”

Buğdayda 18 milyon, arpada 7 milyon tonun altında rekolte tahmin ediliyor

“Şayet mayıs ayında yeterli yağış alınabilseydi buğday rekoltesi 18 milyon tonun üzerinde, arpa rekoltesi de 7,5 milyon ton civarında olabilirdi” diyen TZOB Başkanı, şöyle devam etti:

“Yeterli yağış gelmediği için rekolte beklentisi de değişti. Buğdayda 18 milyon tonun, arpada 7 milyon tonun ve mercimekte ise 250 bin tonun altında bir rekolte tahmin ediliyor. Özellikle buğday, arpa ve mercimekte nisan ve mayıs yağışları çok etkilidir. Bu nedenle bu ürünlerin üretiminde Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere diğer bölgelerde büyük sıkıntılar yaşanmaktadır.

Sebze, yem bitkileri ve meyveler de dâhil olmak üzere birçok üründe verim kaybı bekleniyor. Ege Bölgesi’nde pamuk yerine kuru şartlarda üretimi yapılabilen ayçiçeğine yönelme oldu. Su sıkıntısından dolayı yonca, silajlık mısır gibi yem bitkilerinin ekim alanları daraldı. Önümüzdeki aylarda yağışların yetersiz olması ve sulamanın yeterli düzeyde yapılamamasıyla mısır, pamuk, çeltik, şekerpancarı ve yonca gibi çok su tüketilen ürünlerde sorunlar yaşanacağı tahmin ediliyor. DSİ sulama konusunda çiftçilerimize destek olmalıdır.”

Kuraklıktan hayvancılık da zarar görüyor

Kuraklıktan dolayı yem bitkileri ve hububatta yaşanan kayıpların bu ürünlerin fiyatlarını artıracağını vurgulayan Bayraktar, “Bu artışlar hayvancılık sektörünü de olumsuz etkileyecektir. Özellikle arpa, hayvancılık için en önemli hububat ürünüdür. Saman hayvancılıkta en fazla kullanılan kaba yem kaynağıdır. Hububatta yaşanan kayıp ve bitki boylarının kısa kalması saman arzında sıkıntıya neden olabilecektir. Saman fiyatlarının fahiş oranlarda yükselmemesi için saman arzına yönelik tedbirler alınmalı, özellikle stoklamaya yönelik girişimler önlenmelidir” dedi.

Hayvancılığın en önemli kaliteli kaba yem kaynaklarından birinin de yem bitkileri olduğunu vurgulayan Bayraktar, kuraklığın etkili olduğu illerde bu ürünlerde verimin de olumsuz etkilendiğini söyledi. Bayraktar, şu bilgileri paylaştı:

“İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere meralarda yağış yetersizliğinden dolayı önemli ölçüde ot kaybı yaşanmış ve bitki boyları çok kısa kalmıştır. Bu zarar, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık kadar arıcıları da etkilemektedir. Arıcılarımız mera ve çayırlarda yeterli çiçek olmadığı için mağdur olmaktadır. Kuraklığın hayvancılıkta da yükselen maliyetlerin daha da artmasına neden olabileceği görülmektedir. Üreticilerimizi bu dönemde üretimde tutmak için maliyetleri düşürücü, arz açığı olan ürünlerde arzı dengeleyici, ürün satış fiyatlarının sürdürülebilir olmasını sağlayıcı tedbirler alınmalıdır. Geçimini hayvancılıkla sağlayanlar, yem fiyatlarını karşılayamadıkları için hayvanlarını satarak veya kestirerek sektörden çıkmakta, ahırlar boşalmaktadır.”

yem-bitkileri-destegi-2-gidahattiKuraklıktan etkilenen üreticilerin beklentileri

Şemsi Bayraktar, kuraklıktan etkilenen üreticilere yönelik alınması gereken tedbir ve talepleri de şöyle sıraladı:

“Kuraklıktan zarar gören çiftçilere dekar başına 200 TL nakdi hibe kuraklık desteği verilmelidir.

Üreticilerimizin Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Bankası ve özel bankalara olan kredi borçları uzun vadeli ve faizsiz ertelenmelidir.

Elektrikle sulama yapan çiftçilerin borçlarından dolayı elektrikleri kesilmemeli ve sulama ücretleri ile elektrik fiyatlarında indirime gidilmeli, tarımsal abone grubunda elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV yüzde 1’e indirilmelidir.

Kuraklıktan zarar gören çiftçilere hibe tohumluk dağıtımı yapılmalı, fide ve fidan desteği verilmelidir.

Üreticilerden bu yıl için sulama ücreti alınmamalıdır.

Elektrik ve sulama borçları nedeniyle desteklere bloke konulmasına son verilmeli, borçlar uzun vadeli ve faizsiz ertelenmelidir.

Yapılandırılan üretici borçları faizsiz ertelemeye dâhil edilmelidir.

Çiftçilere faizsiz kredi kullandırılmalıdır.

Gübre başta olmak üzere girdilere verilen destek artırılmalıdır.

2021 yılı destek ödemeleri bir an önce verilerek kuraklıktan zarar gören üreticilere bunların can suyu olması sağlanmalıdır.

Üreticilerimizin BAĞ-KUR prim borçları uzun vadeyle faizsiz ertelenmeli ve primleri düşürülmelidir.

TARSİM sigorta primleri düşürülmeli, devlet desteği artırılmalıdır.

Hazine arazilerini eken ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olmayan üreticilerinde desteklerden yararlanması sağlanmalıdır.

Yeni gölet, baraj, yeraltı baraj projeleri biran önce tamamlanmalıdır.

Kurak şartlara uygun çeşitlerin yaygınlaştırılması daha fazla desteklenmelidir.

GAP, KOP, DAP gibi büyük sulama yatırımlarını içeren projeler biran önce tamamlanmalıdır.

Acilen eski ve atıl vaziyette olan sulama sistemleri yenilenmeli, kapalı sistemlere geçilmelidir.”

Kuraklıktan Zarar Gören İller

  1. Diyarbakır,
  2. Şanlıurfa,
  3. Batman,
  4. Adıyaman,
  5. Şırnak,
  6. Siirt,
  7. Mardin,
  8. Gaziantep,
  9. Kilis,
  10. Erzurum,
  11. Erzincan,
  12. Elazığ,
  13. Malatya
  14. Tunceli,
  15. Van,
  16. Konya,
  17. Aksaray,
  18. Sivas,
  19. Kütahya,
  20. Burdur,
  21. Amasya,
  22. Denizli,
  23. Nevşehir,
  24. Kırıkkale,
  25. Afyonkarahisar,
  26. Çankırı,
  27. Kayseri,
  28. Yozgat,
  29. Çorum,
  30. Niğde,
  31. Isparta,
  32. Kırşehir,
  33. Uşak,
  34. Karaman,
  35. Ankara,
  36. Eskişehir,
  37. Muğla,
  38. Muş,
  39. Aydın,
  40. Hakkâri,
  41. Kahramanmaraş.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.