AramaArama
Gıda Hattı
banner
AramaArama

Küpünde yüzlerce tarif saklı: İşte yemek bloggerı Kevser'in hikayesi

Küpünde yüzlerce tarif saklı: İşte yemek bloggerı Kevser'in hikayesi
25 Eylül 2018, 13:54

Önce yemek blogu açtı, sonra “Tarif Küpü” ile mobil dünyaya giriş yaparak tariflerini herkese duyurdu. 2012 yılında Hürriyet Bumerang Ödülleri En Çalışkan Blog kategorisinde dereceler aldı. Çıkardığı “Aynısını Yaptım Olmadı” adlı yemek kitabıyla, kitlesini daha çok genişletti. Online ve mobil olarak yayınlanan Tabule dergisinin de yaratıcısı. Eee, bu kadar şeyden sonra, merak ettiniz değil mi? Kimden mi bahsediyoruz? 106 bin Youtube abonesi, 50 bin takipçisi olan, kendi deyimiyle yemek reçeteleri vermeyi değil, yapmayı öğretmeyi amaçlayan Kevser’den… GıdaHattı ekibine verdiği özel tarifle, buyrun kevserinmutfagi.com'un hikayesini ondan dinleyelim…  

- Kevser kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

1984 Kırklareli doğumlu bir yemek meraklısıyım. En az yemekle ilgili şeyler kadar sevdiğim bir diğer şey ise yazmak ve bildiklerimi paylaşmak. Bu açıdan bakıldığında hayatta en iyi yapabilecek işi yapan biriyim. İnanılmaz meraklı bir yapım var. Sürekli bir araştırma, okuma ve deneme halindeyim. Bir yerde okuduğum bir bilgiyle asla yetinmez, farklı kaynaklardan da araştırır ve imkanım varsa kendim gidip, deneyip, tadıp görürüm. Paylaşmayı ise edindiğim bilgileri pekiştirmenin en iyi yolu olarak görüyorum. O yüzden öğrendiğim bir şeyi asla paylaşmadan duramam.

Nasıl Yemek Bloggerı oldu?

-Yemek bloggerı olma fikri nasıl gelişti? Ne zaman başladınız?

Fikir eşime ait. 2007 yılında “Bak herkes tariflerini paylaşıyor, sen de güzel yemek yapıyorsun, sen de yazsana tariflerini” diyerek “kevserinmutfagi.com"u açtı. Tariflerini paylaşan herkes bu işleri bıraktı ama ben hala devam ediyorum. 

Başlarda kendi yaptığım şeyleri unutmamak için yazıyordum, bir nevi kendi tarif defterimdi blogum. Zaman içinde belli bir kitle topladı kendine. Ben de insanlara mahcup olmamak için biraz daha özen göstermeye başladım. Fotoğraf kalitesini arttırdım, tarifleri daha ayrıntılı yazmaya başladım. Bu şekilde ziyaretçi sayısı daha da arttı. Derken sosyal medya platformları açılmaya başladı bir bir. Onlar sayesinde tanınırlığım daha da arttı ve işte bugün buradayım. 

- Asıl mesleğiniz nedir?

Hacettepe Üniversitesi İngilizce Mütercim-Tercümanlık mezunuyum. 6 yıl kadar da bilfiil mütercim olarak çalıştım. Ama asıl mesleğim bloggerlık. “Meslekleri mezun olunan bölümlerin belirlediği yılları geride bıraktık” diye düşünüyorum. 

“Yemek bloggerıyım demek için, yemeği tarifi aramadan yapabiliyor olmanız gerekli”

- Ağırlıklı olarak hangi yemekleri yapıyorsunuz?

Özel bir kategori tercihim yok işin aslı. “Ben yemek bloggerıyım” diyen birinin bunu yapma lüksü de yok bence. Eğer bir kişi ağırlıklı olarak hamur işi ya da tatlı tarifleri paylaşıyorsa yemek bloggerıyım dememeli kendine. Yemek bloggerıyım demek için yemek yapmayı bilmeniz, her an herhangi bir yemeği tarif aramadan yapabiliyor olmanız gerekli.  Biri “bu tarifte neden limon suyu kullanıyoruz” diye sorduğunda, kullandığım tarif öyleydi diye cevap veremezsiniz. O tarifte limonun asiditeyi artırmak için mi, başka bir malzemeyi reaksiyona sokmak için mi yoksa farklı bir tadı bastırmak için mi kullanıldığını biliyor olmanız gerekli. Bunu da ancak her kategoriden her yemeği deneyerek, yemek yapmak için kullanılan bütün süreçlere hakim olarak yapabilirsiniz.  

En çok merak edilen yemek tarifleri

- Sizi takip eden insanlar, genellikle hangi yemek tariflerini istiyor?

Teknolojinin gelişmesinin insanlara zaman kazandıracağı ön görülürken nedense tam tersi oldu. İnsanların en çok yakındıkları şey zamansızlık artık. Daha fazla zaman kazanmak için en ödün verilebilir görülen şey de yemek yapmak için ayrılan zaman ne yazık ki! O yüzden çok kolayca hazırlanan ama aynı zamanda çok emek verilmiş gibi görünen yemeklere talep yüksek. Bunun yanı sıra son yıllarda artan alerjilere bağlı olarak sütsüz, yumurtasız ve glutensiz tarifler için de çok fazla istek geliyor.  

- Yemek tariflerinizi takipçilerinize ulaştırdığınız telefon uygulamanız var. Bu uygulama takipçileriniz ile iletişiminize ne kattı? 

Tarif Küpü’nü ilk çıkardığımızda amacımız tariflere daha kolay şekilde ulaşılabilmesini sağlamak ve mobil platformlarda da yer almaktı ama Tarif Küpü zaman içerisinde çok daha fazlası haline geldi. Sahip olduğu tariflerden alışveriş listesi oluşturma ve favorilere ekleme gibi özellikleriyle insanların hayatlarını kolaylaştırmaya başladı. Akış bölümünde cevaplanan tüm yorumlar ve Instagram paylaşımlarımı görmek mümkün. Bu da okuyucuların her attığım adımdan haberdar olmasını sağlıyor. Bu şekilde aramızda çok daha güçlü bir bağ oluşuyor. 

“En büyük ilham kaynağım mevsim meyve sebzeleri”

- Her gün bir menü çıkarmak kolay oluyor mu? Tariflerin hepsi size mi ait? Nelerden esinleniyorsunuz?

"kevserinmutfagi.com"da kullanıcılar tarafından yüklenen tarifler de var ama bu tarifleri menülerde kullanmıyorum. Menü oluşturmayı yük olarak görmüyorum. Aksine özenle seçtiğim yemekleri uyumlu bir şekilde bir araya getirmekten büyük keyif alıyorum. Menü hazırlarken en büyük ilham kaynağım, içinde bulunduğumuz mevsim ve o mevsimin meyve ve sebzeleri oluyor. Menülerde mevsiminde meyve ve sebze kullanımına dikkat etmeye çalışıyorum. Bunun yanı sıra özel günlerde de günün gereği olan tarifleri kullanmaya dikkat ediyorum. 

Ayrıca menüler sayesinde çok eski tariflerim de okuyucularla tekrar buluşmuş oluyor. Bu şekilde hiçbiri bir köşede unutulmuyor, hepsinin hakkı fazlasıyla veriliyor. Bu açıdan da yine blog için oldukça faydalı oluyor. 

“Türk mutfağı insanı bir şeye mecbur bırakmaz, seçenek sunar”

- Türk mutfağı hakkında düşünceleriniz neler?

Farklı ülkeleri gezme ve farklı mutfakları deneme şansı buldum bugüne kadar. Dünyada çok güzel mutfaklar var ama hiçbirinde yemek çeşitliliği Türk mutfağı kadar fazla değil. Türk mutfağının en güzel özelliği herkese göre bir şeyler sunabilecek kadar zengin olması bence. Türkiye’de vegan da, et sever de, tatlı düşkünü de, glutensiz beslenen de rahatlıkla karnını doyurabilir, hatta bununla kalmaz pek çok seçenek arasından ne yiyeceğine karar verebilir. Türk mutfağı insanı bir şeye mecbur bırakmaz kısacası, seçenek sunar. Ancak pek çok farklı ülkede, özellikle turist olarak bulunuyorsanız, belli şeyleri yemek zorunda kalırsınız. 

“Türkiye’de etiket okumama alışkanlığı var”

- Türkiye’deki gıda sektörünü ve tüketicilerini nasıl değerlendirirsiniz?

Gıda sektörü tüketiciye ne sunacağını biliyor. Tüketiciler ise ne yazık ki bu konuda çok bilinçsiz. Şu an bir marka Matcha’lı bisküvi çıkarıp bunu çok sağlıklı diye pazarlayabilir ve çok büyük bir kitle de bu bisküviyi “sağlıklı” diye alıp yiyebilir. “Bir dakika ya bunun içinde Matcha’dan başka ne varmış bir bakayım” deyip de diğer katkı maddelerini görmez. Türkiye’de çok büyük bir etiket okuma alışkanlığı eksikliği var ne yazık ki… 

- Yemeklerde lezzet ve sunum kombinasyonunu nasıl yapıyorsunuz? 

Lezzetli olduğunu düşünmediğim yemeklerin tariflerini asla paylaşmam. Eğer bir tarif paylaştıysam benim lezzet testimden geçmiş demektir. Yaptığım yemeklerin fotoğraflarını çekerken ilk amacım yemeği doğru anlatmak oluyor. Asla yemeği olduğundan daha güzel gösterecek hilelere başvurmuyorum. Bunu yaparken de yemeği tabağa rastgele koyup hemen fotoğrafını çekmiyorum elbette. Yemeği tabağın kenarına bulaştırmamaya, keki düzgün dilimlenmeye, böreğin üzerini güzelce kızartmaya dikkat ediyorum. Çok önemli bir misafirim için yapmışım gibi hazırladığım yemekleri ve tabakları fotoğraflıyorum özetle. 

- Lezzet mi, sunum mu daha önemli?

Lezzet her zaman öncelikli olsa da, sunum da yemeği lezzetli yapan şeylerden biridir. Öte yandan çok lezzetsiz bir yemeği güzel bir sunumla lezzetli hale getirmeniz de mümkün değil. Lezzet ve sunumu ayrı ayrı düşünmek pek mümkün değil bana göre. 

 “Yemek bloggerlarının yönlendirdiği çok büyük bir kitle var”

- Sizce yemek bloggerları yemek trendlerini yönlendirebilir mi?

Kesinlikle yönlendiriyorlar bence. Örneğin, trileçenin bilinirliği yemek bloggerları sayesinde arttı. Ayrı bir sektör doğdu bu şekilde. Yine San Sebastian Cheesecake’i Türkiye’ye tanıtan gurme, blog ve sosyal medya fenomenleriyken evlere girmesini sağlayan da yemek bloggerlarıdır. Daha pek çok örnek vermek mümkün. Yemek bloggerlarının yönlendirdiği çok büyük bir kitle var. 

“Şeker giderek popülerliğini kaybedecek, vejetaryenlik revaçta olacak”

- 2019 yılında yiyecek trendleri sizce nasıl olacak? Hangi yiyecekler ön plana çıkacak?

2019 belli yiyeceklerin ön plana çıkmasından ziyade bazılarının daha az görünür olacağı bir yıl olacak bana göre. Şeker giderek popülarite kaybeden bir şey örneğin. 2019’da da pek çok kişi şekersiz yaşama yönlenecek. Yine vejetaryenliğin daha revaçta olacağını ve etin daha az tüketilmeye başlanacağını düşünüyorum. Bunların yanı sıra gluten de yine tüketilmeyecek şeylerden biri haline geliyor artık. Glutensiz beslenmenin de popülerleşeceğini düşünüyorum. 

- Bir de kitabınız var. İçeriğinden bize biraz bahsedebilir misiniz?

Kitabımın adı “Aynısını Yaptım Olmadı”. Bu cümle mutfağa yeni girip yemek yapmaya yeni başlayanların yemek tariflerini denedikten sonra en çok kurduğu cümledir. Kitabı yazmaktaki amacım, bu cümlenin daha az kurulmasını sağlamak. Yemek yapmaya yeni başlayanların en büyük engeli neyi neden yaptıklarını bilmemeleri. Kitapta temel olarak bunları anlatmaya çalıştım. Neden bazı hamurlara maya konurken bazılarına kabartma tozu konur? Hangisi ne işe yarar? Ne zaman hangisi kullanılmalı? gibi soruların ayrıntılı cevapları var kitapta. Farkında olarak yemek yapmak isteyen herkesin okumasını tavsiye ederim.

“Hatay mutfağı tek başına bazı ülke mutfaklarından daha güçlü olabilir”

-  Türk mutfağı oldukça geniş bir lezzet çeşidine sahip. 7 farklı bölgeye ayrılan ülkemizde, size hitap eden tatlar neler?

Trakyalı olmama rağmen içimde bir Hataylı var benim. Et, sebze ve hamuru çok dengeli ve lezzetli bir şekilde bir araya getiriyor Hatay mutfağı. Benim beslenmeye bakışımın yemeklerle anlatılmış hali gibi. Mezeleri, et yemekleri, salataları, tatlıları hepsi ayrı ayrı güzel. Hatay mutfağı tek başına bazı ülke mutfaklarından daha güçlü olabilir. 

GıdaHattı’na özel damla sakızlı muhallebili kurabiye tarifi

- GıdaHattı’na verebileceğiniz özel bir tarifiniz var mı?

Tatlı sohbetimizin tadını perçinlemek için hoş aromalı bir kurabiye tarifi paylaşmak isterim. Nazik sorularınız için size, vakit ayırıp okudukları için de okuyucularınıza teşekkür ederim.

Damla Sakızlı Muhallebili Kurabiye için;

  • 2 yemek kaşığı oda sıcaklığında tereyağı,
  • 1 yumurta,
  • 1/2 su bardağı pudra şekeri,
  • 1/2 su bardağı nişasta (mısır veya buğday fark etmez),
  • 1,5-2 su bardağı un,
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu,
  • 1 çay kaşığı ezilmiş damla sakızı,
  • Üzeri için ekstra pudra şekeri.

Muhallebi için;

  • 1 su bardağı süt,
  • 1 yemek kaşığı nişasta (mısır veya buğday fark etmez),
  • 2 yemek kaşığı şeker,
  • 1 çay kaşığı ezilmiş damla sakızı.

Hazırlanışı:

Muhallebi için bütün malzemeleri bir sos tenceresine alıp topaklanması gidene kadar çırpın,

Ocağa alıp orta hararetli ateşte sürekli karıştırarak koyulaşana kadar pişirin ve ateşten alın,

Kurabiye için tereyağı, yumurta ve pudra şekerini bir karıştırma kabında karıştırın,

Nişasta, kabartma tozu, damla sakızı ve yarım su bardağı unu ekleyip yoğurmaya başlayın,

Kalan unu azar azar ekleyerek ele yapışmayan kıvamlı bir hamur elde edene kadar yoğurun,

Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar alıp avucunuzun içinde incecik açın,

1 tatlı kaşığı muhallebi koyup kapatın,

Yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip 180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri kuruyup minik çatlaklar oluşana kadar pişirin,

Isıyı sıfırlayıp 5 dk. daha bekletin ve fırından çıkarın,

Üzerlerine pudra şekeri serpin.

Afiyet olsun...

View this post on Instagram

Geçenlerde birisi yaptığım bir yemek için komşulara götürseniz ne yaparlar acaba diye sordu şaka yollu. Şaşırırlar herhalde ne yapacaklar dedim. Sonra Türkiye’yi düşündüm. Orada da komşulara bir şey götürünce uzaylı görmüş gibi şaşırıyorlardı? O yüzden son birkaç yıldır karşı komşum hariç aşure götürmeyi bırakmıştım. Yasin’in iş yeri bekar sayısının fazla olmasından mütevellit aşure dağıtımı için çok uygundu, oraya yolluyordum. Bu yıl da kendimize kadar yaptım. Madem amaç paylaşmak, ben de şekersiz ve glutensiz bir tarife ihtiyacı olanlarla bu tarifi paylaşayım, belki bunun da sevabı vardır dedim? Tarife profilimdeki linkten, hikayelerden ve @tarif_kupu uygulamasından ulaşabilirsiniz? #kevserinmutfağı #aşure #şekersiz #şekersizaşure #yemek #yemektarifleri #bugünnepişirsem #yemekblogu #yemekfotoğrafçılığı #mutfak #mutfağımdan #mutfakgram #yemekgram #yemekrium #lezzet #lezzetler #food #foodie #yummy #nom #hungry #cleaneating

A post shared by Kevserin Mutfagi (@kevserinmutfagi) on

Yorumlar

Bir cevap yazın

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.