Gıda Hattı

Küresel Enflasyon

19 Haziran 2008, 16:35
Paylaş

Uluslararası piyasalarda petrol, gıda ve diğer emtia fiyatlarındaki yükselişin fiyat seviyeleri üzerinde yarattığı baskı sonucunda, TCMB Para Politikası Kurulu, 16 Haziran tarihli toplantısında faiz oranlarını 0,5 puan yükseltti. Artırım kararı Türkiye'de olduğu kadar, Türkiye piyasalarını yakından takip eden uluslararası yatırım bankaları camiasında da geniş yankı buldu. Ortak görüş, faiz artırımlarının 2008 yılı içerisinde devam edeceği yönünde oluştu. Türkiye'de talep yönlü bir ısınma yaşanmazken, TCMB özellikle 'arz şoklarının' olumsuz etkilerini dikkate alıyor. Bundan birkaç ay öncesinde 100 dolar eşiğini aşan petrol, 140 dolar sınırına geldi ve tahminler 200 dolara kadar çıkmasının ihtimal dâhilinde olduğunu gösteriyor. TCMB'nin işlenmemiş gıda fiyatlarındaki gelişmelerin olumlu seyrettiğini belirtmesiyle birlikte, yakın zamanda toplanan 'Dünya Gıda Güvenliği' zirvesinde dünya gıda fiyatlarının yükselişine neden olan dinamikler masaya yatırılırken, fiyatların önümüzdeki dönemde artmaya devam etme tehlikesi hala bulunuyor.

Enflasyon tehdidi Türkiye İle sınırlı kalmıyor. Dünyadaki enflasyon gelişmeleri izlendiğinde de özellikle 2007 son çeyreğinden itibaren, gerek gelişmiş gerekse de gelişmekte olan ülkelerde enflasyon trendinin yukarıya döndüğü gözlemleniyor. G8 ülkelerinin maliye bakanları bir süredir ısınmaya başlayan ortamı değerlendirmek üzere hafta sonu Japonya'nın Osaka kentinde bir araya geldiler. Yapılan toplu bildiride görüşler 'Başta gıda ve petrol olmak üzere yükselen emtia fiyatları, dünya çapında istikrarlı bir büyümenin aleyhinde bir durum yaratırken, özellikle savunmasız kesimler açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek ve küresel çapta enflasyon baskılarını artırabilecektir' olarak özetlendi. Gelişmeler bir yandan ekonomik büyümeyi tehdit ederken, diğer taraftan istikrarı sekteye uğratabileceğinden dolayı ekonomik politika belirlenmesini de gittikçe zorlaştırıyor. Cuma günü ABD'de açıklanan enflasyon rakamlarının kaygı verici olması da, gelişmiş ekonomilerin yetkililerinin içine girilen ekonomik sıkıntı sürecinin tahmin edilenden daha uzun süreceği beklentilerini ifade etmelerine yol açtı. Benzer şekilde İngiltere'de de enflasyon oranları yüzde 50 sapma göstererek tahmin edilen yüzde 2 yerine yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. G8 zirvesinin öncelikli konusu, ekonomik yavaşlamadan çok enflasyonist baskılar oldu. ABD Hazine Bakanı Hank Paulson, yaşanan gelişmelere rağmen, ekonomilerin üzerinde oturduğu sağlam temellere vurgu yaparak daha umutlu bir tablo çizerken, ABD'de 1970'leri anımsatan bir stagflasyon döneminin yaklaştığını savunanlar da bulunuyor. Özellikle doların düşüşünün ardından pahalılaşan ithalat ABD'de enflasyonist baskıyı artırıyor. Doların zayıflığı, başta Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere kurlarını dolara bağlayan ülkelerin de enflasyon tehdidiyle baş başa kalmasına neden oluyor. Zirvenin 'ortak aklı', enflasyonla mücadele için doların ve gelişmekte olan ülke kurlarının 'güçlenmesinin' tercih edilmesi yönünde oldu. Gelişmiş ekonomilerin kırmızı alarm durumuna geçmesi, petrol fiyatlarındaki rekor yükselişin mimarlarından olan OPEC ülkelerinin de müdahalesini getirdi. Geç de olsa Suudi Arabistan petrol üretimini son 25 yılın en yüksek seviyesine getirme kararını aldı. Bu artış, petrol fiyatlarındaki aşın ısınmayı kısmen soğutabilecek. Ancak gerek büyüme gerekse de enflasyon sorunsalının çözümü İçin başta G8 yetkilileri olmak üzere, küresel çerçevede bir işbirliği ve ekonomik politika eşgüdümü sağlanmalı. Son G8 zirvesi bu anlamda olumlu bir gelişme olmakla birlikte, olumsuz gidişatın durması için eşgüdümlü somut adımların gözlemlenmesi gerekiyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.