Gıda Hattı

Kripto paralardaki büyük çöküş, gezegen için neden iyi bir haber?

19 Mayıs 2022, 17:08
Paylaş
Kripto paralardaki büyük çöküş, gezegen için neden iyi bir haber?

Bitcoin gibi kripto para birimleri dijital para olarak kullanılması için tasarlanmıştı. Ancak bunun yerine popüler spekülatif yatırım araçlarına dönüştü.

Fiyatları oldukça değişken olmasının yanında kripto para birimleri doğası gereği israfa sebep oluyor ve çok fazla kaynak tüketiyor.

Son 6 ayda, en büyük kripto para birimleri arasında gösterilen Bitcoin ve Etherem’un fiyatı %55 düştü. Bazı çevreler, karışıklığın kontrol altına alınması için düzenlemeye ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Fiyat düşüşün, ABD doları ile aynı fiyatta olması amaçlanan ‘stabil para’ TerraUSD’nin çöküşü nedeniyle yaşandığını savunanlar da var. Ancak kripto para piyasasındaki mevcut çöküş birçok etken sonucunda ortaya çıktı.

Yıllarca birçok ülkedeki faiz oranları sıfıra yakındı. Bu da banka bonoları ve hazine bonoları gibi finansal ürünlerin cazip olmamasına, öte yandan kripto para ve NFT gibi yeni ürünlerin popüler hale gelmesine yol açtı.

ABD Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası, 2000 yılından bu yana en yüksek faiz arttırımını yaptı. COVID tedbirleri ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali gibi olaylar ise piyasaları canlandırdı.

Bitcoin, devlet ve bankalardan etkilenmemesi için tasarlanmıştı. Ancak yatırımcılar bu gelişmelere karşı kayıtsız kalmıyor, portfolyolarından riski çıkarıyorlar ve kripto varlıklarını elden çıkarıyorlar.

Kripto paralar ve gezegen arasında nasıl bir ilişki var?

Bitcoin, Ethereum ve Dogecoin gibi büyük kripto para birimleri için her yıl toplamda 300 terawatt saat (TW/h) civarında elektrik harcanıyor. Üstelik bunun bu enerji büyük oranda fosil yakıtlardan elde ediliyor.

Bitcoin’in yıllık karbon ayak izi 114 milyon ton civarı. Bunun ne kadar büyük bir rakam olduğuna anlamak için, 380.000 uzay roketi fırlatışına veya 10,7 milyon nüfusa sahip Çek Cumhuriyeti’nin bir yıllık karbon ayak izine eşdeğer olduğunu söyleyebiliriz.

Yeni kripto paraların üretilmesi ‘mining’ (T. Madencilik) olarak da adlandırılıyor ve bu işlem özel bilgisayarlarla yapılıyor. İşlem için gerekli bilgisayar gücün o ağın ‘hash rate’i (çalışma hızı) olarak adlandırılıyor. İşlemin kârlı olup olmadığı, madencilik yapan ekibin bilgisayarlar için ne kadar ödeme yaptığına ve onları çalıştırmak için gereken enerjiye bağlıdır.

Madencilik yapılan cihazların çoğu, kömürle çalışan elektrik santralleri tarafından üretilen elektriği kullanır. Kripto para birimi fiyatı ne kadar yüksek olursa, madencilik yapanların işlem masrafına rağmen kâr etme oranı yükselir.

Bitcoin fiyatı düşerken, bu kârlılık da düşmekte, işlemde kullanılan elektriğin maliyeti nedeniyle ‘mining’ yapmak cazibesini yitirmektedir. İklim ve küresel ısınma düşünüldüğünde, bu gezegenimiz için güzel bir haber.

Bitcoin ölüm sarmalı

Ancak şaşırtıcı bir şekilde, ağın ‘hash rate’ ve dolayısıyla karbon ayak izi tüm zamanların en yüksek seviyesine çok yakın. Bu da Bitcoin fiyatının düşmesine rağmen, mevcut fiyatlar ile fiyatlarla Bitcoin madenciliğinin muhtemelen hala karlı olduğu anlamına geliyor. Peki bu nereye kadar devam edebilir?

Bitcoin'in değeri, hash hızına uzun vadeli önemli bir zarar vermeden, daha önce birkaç kez de üretim maliyetinin altına geçici olarak düşmüştü. Ancak piyasa yeterince uzun süre durgun kalırsa, artan sayıda madencinin üretimden vazgeçmesi söz konusu olabilir.

Yüksek maliyete sahip madenciler, kârlılık düştükçe Bitcoin varlıklarını satarak piyasada daha fazla satış baskısı yaratacak gibi görünüyor.

Ancak büyük madencilik firmalarının birbiri ardına kapanmasıyla domino etkisi, kripto fiyatlarının ve ağın neden olduğu karbon emisyonlarının hızla sıfıra düşmesine neden olabilir. Bu senaryoya kripto para piyasalarında ‘Bitcoin ölüm sarmalı’ deniyor.

Bu makalenin orijinali, Creative Commons lisansı altında The Conversation’da yayınlanmıştır.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.