AramaArama
Gıda Hattı

Koronavirüs Salgınında Önemli Gelişme! Aşı Etkinliğini Kaybediyor Mu?

15 Eylül 2021, 08:14
Paylaş
Koronavirüs Salgınında Önemli Gelişme! Aşı Etkinliğini Kaybediyor Mu?

Koronavirüs aşıları Türkiye'de ve dünyada pek çok ülkede yaygın bir şekilde kullanılıyor. Bunun üzerinden 9 aya yakın bir dönem geçmesine rağmen aşılarla ilgili çok fazla veri olsa da kafa karışıklığı yaşanıyor.

Aşıların koruyuculuğu tartışmaya açılan bir konu haline geldi. Temel neden vücuttaki etkiler ve koruyuculuklarına dair farklı beklentiler içerisinde olmak olarak düşünülüyor. Corona virüse karşı geliştirilen aşıların amacının hastalığın hafif geçirilmesini sağlamaktı. Aşılar virüse maruz kaldıktan sonra bağışıklık sisteminin devreye sokup öncelikle virüsün vücuda yayılmasını engellemekte. Eğer enfeksiyon giderek ilerlerse bellek bağışıklık hücrelerinin tetiklenmesi sağlanır ve virüs akciğerlerde hastalığa yol açamaz. Aşıların etkinliği aşılı kişilerde test pozitif gözlenmesine rağmen ölüm sayılarının azalması noktasına büyük bir çözüm sağlıyor.

Hastanede Yatağın Aşılı Hasta Sayısı Yükseliyor

Toplumumuzda kaygı yaratan konulardan biri de son zamanlarda aşılanmış olmasına rağmen hastanede yatan Corona virüslü hasta sayısının artmış olması. Türk yoğun bakım derneği tarafından geçtiğimiz gün yapılan açıklama ve çalışma sonucunda yoğun bakımda yatan 921 hastanın aşı durumları incelenmiş sonuçlar hastalarının %51.4 aşısız olduğunu ortaya koymuştu. %39.4’lük kesim ise iki doz sinovac aşısı olmuştu. Benzer bir görüş yine il sağlık müdürlüğünde gerçekleştirilen hastanede yatan aşılı birey sayısının gittikçe yükseldiğine dair açıklamalar da görüldü. Peki, nasıl bir önlem alınmalı, bu nasıl yorumlanır, 2 doz aşının etkin olmadığı veya aşıların etkisinin azaldığı ile ilgili çıkarım yapmak doğru mu?

Aşılar Delta Plus varyantına etkili mi

Bu noktada önemli olan ne kadar çok birey aşılanırsa hastaneye yatan kişi sayısı da doğal olarak o kadar çok görünüyor. Toplumda aşı ne kadar etkili olursa olsun toplumda herkesin aşılandığı bir senaryoda hastaneye yatan bireylerin çoğu aşılı olacaktır. Bu normal bir durum 2. olarak da aşılar hastaneye yatma riskini 10 kata kadar azalsa bile en fazla aşılanan gruplar 60 yaş üstü ve bağışıklığı güçsüz olan bireyler bu nedenle de aşılama sonrasında dahi bu kişilerde hastaneye yatma riskinin yüksek olduğunu söyleyebilmek mümkün. Yani bu durum hiç de şaşırtıcı değil.

Sonuç Çıkarım İçin Hastane Yatış Verileri Yeterli Değil

Hastanede yatan bireyler dışarıda enfekte olmuş, aşının etkisi ile hastaneye yatmayan ve virüsü bu şekilde atlatan pek çok kişide var. Hastane verilerine baktığımızda aşıların etkinliğinin azaldığı çıkarımını yapabilmek gerçek bir sonuç vermez. Aşının etkinliği çalışmaları ve aşılı aşısız bireylerin enfeksiyon sonrasında hastaneye yatma riskinin karşılaştırılması gerekmektedir. İngiltere Halk sağlığı kurumu tarafından yapılan ve yayınlanan veriler bu tarz kıyaslamaları nasıl yapılması gerektiği hakkında ilham veriyor. Bu yayında ölüm oranlarına bakıldığında 2.doz aşılı kişilerin aşılanmamış kişilere göre ölüm riskinin çok daha düşük olduğu hatta bu oranın 10 kata kadar olduğunu belirtiyorlar.

28 Ağustos bugün koronavirüsten kaç kişi öldü

Enfeksiyon düzeyleri incelendiğinde pek çok gruptan aşılı ve aşısız olanlar arasında çok fazla fark bulunmuyor. Bu durumun nedeni varyanta karşı aşının etkisiz olması olarak değerlendirilmemelidir. Daha hızlı yayılan varyantlar nedeniyle hasta olan kişiler de enfeksiyon oluyorlar ve sayılarının artış göstermesi de bundan kaynaklanıyor. Özellikle gerçek hayat verilerine incelediğimizde klinik araştırmalar gibi kontrollü bir ortam oluşmadığı için daha dikkatli analiz şart. Tüm verileri inceledikten sonra yeni ve daha bulaşıcı gama varyantı ile aşıların etkinliğinin yok olduğu ve işe yaramama ya başladığı sonucu ortaya çıkmıyor. Yüksek riskli grupların daha yüksek oranda aşılandı ve aşılama oranlarının hastaneye yatan aşılı kişilerinin oranını da yükselttiğini gösteriyor. Mevcut veriler delta varyantına karşı aşının etkinliğini koruduğunu kanıtlar nitelikte.

Şili’den Gelen Veriler Koruyuculuğu Kanıtlıyor

Yakın zamanda Şili’den yayınlanan yeni veriler koruyuculuğu kanıtlıyor. Sinovac aşısının 2.doz uygulanabildiği bireylerde hastaneye yatış oranının ciddi oranda azaldığı belirtiliyor. Yüzde 87.5 hastaneye yatış oranı, yoğun bakıma yatışı oranı %90 ve ölümlerin % 86 oranında önlendiği konuşulanlar arasında. Şili'de gama varyansının yaygın olduğu dönemde ve gama varyantının deltaya göre aşıya dirençli olmasına rağmen bu sonuçların elde edilebilmesi insanların içini rahatlatıyor. Aşı etkinliğinin zamanla azalıp azalmayacağı tartışılan konulardan bir tanesi.

Aşıların vücutta sürekli ve hazır miktarda antikorun bulunmasını sağlaması değil gerekli durumda bu antikoru üretecek hafıza hücrelerini yetiştirmesi en çok dikkat edilmesi gereken kriterler ve aşıların yaptığı etki de tam olarak bu. Hafıza hücrelerde virüsle temas sonrasında devreye girer ve antikor üretimini tetikleyerek hastalığı ve diğer olası sonuçları bertaraf eder. Bu bellek hücrelerin uzun süre hatta aylar yıllar boyunca alabilmesini sağlamak için yeni oluşabilecek varyantlara karşı etkinliği oluşturduğu gözlemleniyor.

SARS Vakalarında Da Aynı Durum Yaşandı

Aynı durum 2003 yılında SARS geçiren hastaların başına da gelmişti. Hala bellek hücrelerinin gözlemlenmesi bunun en iyi örnekleri arasında yer alıyor. Kanda bulunan nötralize edici antikor değerleri dikkate alındığında aşının enfeksiyona karşı hala etkisinin devam ettiği görülüyor.

65 yaş üzerinde ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda ise enfeksiyona karşı koruyuculuk daha hızlı düşüyor ve hafıza hücreleri uzun süre yüksek seviyede kalamıyor. Bu nedenle de yaşlılar için 3 doz aşıya ihtiyaç duyulsa da toplumun büyük çoğunluğunda bu durum söz konusu değil. 2 doz aşılama seviyesinin hala düşük olduğu göz önüne alınırsa bu noktada asıl önemli olan iki doz aşı olunması çünkü aşısız kişilerde enfeksiyonun yayılması ve artan ölüm sayıları ve varyant oluşumunun en önemli sebepleri bu.

Veri Paylaşımında Şeffaf Olunmalı

Aşı etkinliği ile ilgili kafa karışıklığının esas sebepleri arasında şeffaf bir şekilde açıklanmaması konusu yer alıyor. Toplumda aşılama sayılarının yanında hangi yaş gruplarına hangi aşıların ne oranda uygulandığı ile ilgili araştırma yapmak önemli. Bu gerçekleşmediği zaman bireyler ve gruplar kendi gözlemleri üzerinden aşı etkinliğini yanlış şekilde yorumluyorlar. Bunları ortadan kaldırmak ve aşı güvenini kaybetmemek için ve aşı karşıtlarına bu noktada neden olmamak için dikkatli olunması gerekiyor. Aşı konusunda tereddüt yaşayan kişilerde karşıtlığı arttıracak eylemlerden kaçınmak gerekiyor.

 

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.