Gıda Hattı

Katılım Öncesi Ekonomik Program: Vergi Yükü Azalacak

17 Aralık 2007, 18:08
Paylaş

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından Avrupa Birliği'ne (AB) katılım öncesi mali izleme süreci kapsamında her yıl hazırlanan Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP) Yüksek Planlama Kurulu'ndan (YPK) çıktı.

Programa göre; vergi yükünün 2010 yılına kadar azaltılması, kısa vadeli faiz oranlarının temel politika aracı olarak kullanılması, yüksek oranda faiz dışı fazla verme politikasına devam edilmesi planlanırken, 2010 yılında enflasyonun ise yüzde 4 olarak öngörüldü.Maliye politikası ikili rol üstlenmeye devam edecek

Makro ekonomik göstergeleri kapsayacak şekilde hazırlanan programa göre, yüksek oranda faiz dışı fazla verme politikasına devam edilecek. Son yıllarda uygulanan istikrar odaklı makroekonomik politikaların genel çerçevesi, 2007 Yılı Katılım Öncesi Ekonomik Program döneminde de korunacak. Mevcut politika çerçevesinde maliye politikası ikili bir rol üstlenmeye devam edecek.

Bir taraftan kamu dengelerini iyileştirecek borç stokunun azaltılması gözetilirken diğer taraftan da dezenflasyon süreci desteklenecek. Bu çerçevede maliye politikasının temel hedefleri, "kamu borç stokunun milli gelire oranını ve kamu açıklarını kalıcı bir biçimde azaltmak, dengeli bir bütçe yapısına ulaşmak ve enflasyonla mücadeleyi desteklemek" olacak.Bu hedeflere ulaşmak üzere yüksek oranda faiz dışı fazla verme politikasına devam edilecek.

Para politikasının temel amacının fiyat istikrarı olduğundan hareketle, 2007 yılı KEP döneminde, para politikası 2006 yılı başında Merkez Bankası'nın uygulamaya koyduğu açık enflasyon hedeflemesi çerçevesinde yürütülecek. Bu çerçevede, Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranlarını temel politika aracı olarak kullanmaya devam edecek. Ekonomideki yapısal dönüşüm, yüksek enflasyondan düşük enflasyona geçiş ve gelişmiş ülkelere yakınsama süreci göz önüne alınarak, orta vadede yüzde 4 civarında bir enflasyon hedefi uygun görülüyor.Enflasyon hedefine ulaşılabilmesi açısından para politikası, maliye politikası, gelirler politikası ve yapısal reformlar ile desteklenmeye devam edilecek.

Dalgalı kura devam edilecek

2001 yılından bu yana uygulanmakta olan dalgalı döviz kuru rejimi uygulamasına 2007 yılı KEP döneminde de devam edilecektir. Önceki yıllarda olduğu gibi döviz kurları, piyasadaki arz ve talep koşullarınca belirlenecek, ancak Merkez Bankası kurlarda görülen ya da görülmesi muhtemel aşırı dalgalanmaları önlemek amacıyla döviz piyasasına müdahale edebilecek.

Ayrıca Merkez Bankası, ödemeler dengesi ve para ikamesiyle ilgili gelişmeleri dikkate alarak, önceden duyurulan bir program çerçevesinde rezerv biriktirme amaçlı döviz alım ihaleleri düzenlemeye bu dönemde de devam edebilecek.

Son dönemde kararlılıkla sürdürülen yapısal reformlara, 2008-2010 döneminde de devam edilecek. Bu yapısal reformlar; piyasa mekanizmasının güçlendirilmesine, rekabet gücünün artırılmasına, kamunun ekonomideki ağırlığının özelleştirme yoluyla azaltılmasına, düzenleyici ve denetleyici kurumların işlevlerinin güçlendirilmesine, mali sektörün aracılık kapasitesinin reel sektörün kaynak ihtiyacını karşılayacak şekilde geliştirilmesine, işgücünün niteliklerinin günümüz koşullarının gerektirdiği şekilde artırılmasına, işgücü piyasası ile eğitim sistemi arasındaki ilişkinin kuvvetlendirilmesine, kamu hizmetlerinde etkinliğin artırılmasına, sağlık-sosyal güvenlik alanındaki eksikliklerin giderilmesine, Ar-Ge faaliyetlerinin ve yenilikçiliğin artırılmasına,ulaştırma ve enerji altyapılarının iyileştirilmesine, bölgesel gelişmenin sağlanmasına ve tarım sektöründe verimliliğin artırılmasına hizmet edecek.

Vergi yükü düşürülecek

Katılım Öncesi Ekonomik Programa (KEP) göre, vergi yükü 2010 yılına kadar azalacak. Gelecek yıl yüzde 31,3'ten yüzde 32'ye yükselecek vergi yükünün, 2009 yılında yüzde 31,4'e, 2010'da da yüzde 30,4'e düşmesi öngörülüyor. Daha önce Orta Vadeli Programda belirlenen ve gelecek yıl yüzde 5,5, 2009 ve 2010'da ise 5,7 olarak ifade edilen büyüme rakamlarında bir değişikliğe gidilmezken, büyümenin 2008 yılında yüzde 4,8'i özel kesim tüketim harcamalarından, yüzde 3,4'ü kamu kesimi tüketim harcamalarından, yüzde 5,7'si toplam sabit sermaye oluşumundan, yüzde 0,1'i stok değişiminden, yüzde 8,3'ü mal ve hizmet ihracatından yüzde 6,7'si ise mal ve hizmet ithalatından kaynaklanacak.

Yurt içi nihai talebin gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) büyümesine katkısı, 2008 yılında yüzde 5, 2009 yılında yüzde 5,4, 2010 yılında yüzde 5,2 olacak. KEP'e göre, Tüketici Fiyatları Endeksi'nin (TÜFE) önümüzdeki 2 yıl için yüzde 4 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Orta Vadeli Programda tahminde bulunulmayan 2010 yılı TÜFE rakamı ise Türkiye'nin en önemli sorunları arasında yer alan işsizlik oranı ise önümüzdeki 3 yılda düşüş göstermeyecek. Buna göre, 2007 yılında yüzde 9,7 olan işsizlik oranı önümüzdeki 3 yılda da aynı kalacak. İş gücü piyasasında emek verimliliği ise 2008 yılında yüzde 2,2'den yüzde 3,4'e yükselecek. Bu rakam 2009 yılında 3,5, 2010 yılında ise yüzde 3,7 olacak.

Ödemeler dengesi

Türkiye'nin dış ticaret dengesinin GSYİH içindeki payı ise gelecek yıl yüzde eksi 9, 2009 yılında yüzde eksi 8,5 ve 2010 yılında yüzde eksi 7,8 olacak.

Öte yandan genel devlet borçlanma gereğinin GSYİH'ye oranı 2008'de bu yıl olduğu gibi yüzde 0 olarak belirlenirken, 2009'da yüzde eksi 0,7, 2010 yılında ise yüzde eksi 1'i bulacak. KEP'e göre personel giderleri önümüzde 3 yılda azalacak. Söz konusu yıllarda personel giderleri sırasıyla yüzde 9,5, yüzde 9,3 ve yüzde 9 olacak.

KEP'in kapsamı

Katılım Öncesi Ekonomik Program (KEP), aday ülkelerin Kopenhag ekonomik kriterlerini sağlamak üzere, uygulayacakları ekonomi politikası ve yapısal reformları içeriyor. Katılım öncesi mali izleme süreci kapsamında, aday ülkeler her yıl Katılım Öncesi Ekonomik Program hazırlıyor. Bu doküman cari yıla ilave olarak, ileriye yönelik 3 yıllık bir perspektif ile hazırlanıyor ve her yıl da güncelleştiriliyor.

Programda, öncelikle büyüme, istihdam, ödemeler dengesi, para ve kur politikası, mali sektör, enflasyon ve kamu maliyesi alanındaki mevcut durum ortaya konuyor. Ardından, makro ekonomik çerçeve altında, istihdam, büyüme, enflasyon, para ve kur politikası ile ödemeler dengesi alanında öngörüler belirtiliyor.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.