AramaArama
Gıda Hattı

Kanser, yaşlanma ve kodlanmayan DNA dizisi ilişkisi

10 Ağustos 2021, 19:46
Paylaş
Kanser, yaşlanma ve kodlanmayan DNA dizisi ilişkisi

Yaşlanma yaşam için kaçınılmaz bir sondur. Peki, yaşlanmayı biyolojik olarak açıklayabilir miyiz? Yaşlanma ile kanser, mekanizma olarak birbiriyle ilişkili midir?

Araştırmacılar yakın zamanda, belirli hücre tiplerinde yaşlanmayı önlediği gösterilen telomeraz geninin aktivitesini yönlendirdiği görülen VNTR2-1 olarak bilinen bir DNA bölgesi tanımlamıştır.

Telomeraz geninin nasıl düzenlendiğini, aktive edildiğini ve neden sadece belirli hücre tiplerinde aktif olduğunu bilmek  bir gün insanların nasıl yaşlandığını ve kanserin yayılmasını nasıl durduracağını anlamanın anahtarı olabilmektedir.

  • Telomeraz geni, telomerlerin üretilmesine yardımcı olan telomeraz enziminin aktivitesini kontrol eder. Normal hücrelerde, hücreler bölünmeden önce DNA'larını her kopyaladıklarında telomerlerin uzunluğu biraz daha kısalır. Telomerler çok kısaldığında hücreler artık çoğalamaz, bu hücreler yaşlanmaya ve hatta  ölmeye başlamaktadır.
  • Bununla birlikte, kanser hücreleri de dahil olmak üzere belirli hücre tiplerinde telomeraz geninin aktivitesi, DNA kopyalandığında telomerlerin boyunun aynı kalmasını sağlamaktadır. Bu durum hücrelerinin çoğalmaya ve tümör oluşturmaya devam etmesinin nedenlerinden biridir.

İnsan genomunun yarıdan fazlası tekrar ve protein kodlamayan dizilerden oluşmaktadır. Ancak bu DNA sekanslarının üzerinde yapılan çalışmalar kısıtlıdır. Yakın zamana kadar bu sekansların ne işe yaradıkları kesin olarak anlaşılamamış olsa da son bulgular bu sekansların telomeraz geninin aktivitesini arttırdığını ortaya koymuştur.

1988-2008 yılları arasında 100 yaşından büyük insanlarla bir çalışma yapılmıştır.  Yapılan bu çalışmada bu insanların telomeraz geninin daha uzun ve daha aktif olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Kısa sekansların bulunması tam anlamıyla yaşam süresinin kısa olması anlamına gelmemektedir çünkü kısa sekanslar sadece telomeraz geninin daha az aktif olduğunu ve telomer uzunluğunun da daha kısa olduğunu ifade eder. Bu durumun ise kansere yakalanma olasılığını düşürdüğü düşünülmektedir.

Sonuç olarak kansere karşı güncel tedavi yaklaşımlarından bir tanesi de telomeraz aktivitesinin inhibitörlerle durdurmaktır. Bu sayede hücre bölünmesi kontrol altına alınabilecektir. Bu yaklaşım üzerinde güncel çalışmalar devam etmektedir.  Ayrıca telomerlerin boylarını etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bunlar;

  • düzenli egzersiz yapmak,
  • sağlıklı diyet
  • genetik faktörler ve
  • kaliteli uyku bu faktörlerden bazıları olarak karşımıza çıkar.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.