Kahve

Günde kaç fincan kahve gönül rahatlığıyla içilebilir?

Önerilen kafein tüketim dozu günde 300 mg’dır. 1 kupa kahve 50-70 mg kadar kafein içerir. Bir fincanda 50 mg kafein içeren granül kahveden 6 fincana kadar içilmesi 300 mg kafein önerisini aşmamakla beraber, gün içerisinde tükettiğimiz çayda, kolalı içeceklerde de kafein bulunduğu için günde 2-3 fincan kahve içilmesini ve diğer kafein içeren içeceklerin de kısıtlanmasını öneriyoruz.

Yapılan çalışmalar günde 2-3 fincan kahvenin sağlık üzerine olumlu etkileri olduğunu gösteriyor. Kahve, beyin hücrelerini parkinson ve alzheimer gibi rahatsızlıklara karşı koruyucu rol oynuyor. Tip 2 diyabeti önlediğini gösteren çalışmalar var. Ayrıca kahve içinde bulunan antioksidanlar karaciğer rahatsızlıklarından, safra kesesi taşlarından korunmaya da yardımcı. Son araştırmalar pek çok kanser türüne karşı da çok ciddi önleyici etkileri olduğunu gösteriyor. Kanıtlanmış sağlık faydaları arasında antioksidan etkisini, sıvı alımına katkısını, fiziksel ve zihinsel performansı arttırdığını görüyoruz.

Kahve ve kafein ile ilgili son yapılan bilimsel araştırmalara göre günde 2-3 fincan kahve içenlerin depresyona girme riski düşüyor. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ile Hemşire Sağlık Çalışması’nın yaptığı çalışmalara göre orta düzeyde kahve tüketmek, hafıza ve mantıklı düşünme üzerine olumlu etki gösteriyor. Düşük ve orta düzeyde kafein almak endişe seviyesini düşürürken, mutluluk hissini yükseltiyor. Hemşire Sağlık Çalışması’nın 50.740 kadın üzerinde yaptığı çalışma günde 2-3 fincan kahve içen kadınların günde 1 fincan kahve tüketenlere oranla %20 daha az depresyona girdiğini gösteriyor. Orta düzey kahve tüketimi artık verdiği keyfin yanında sağlık faydalarıyla sıkça gündeme geliyor.

Çözünebilir (hazır) kahve üretiminde kimyasallar ve katkı maddesi kullanılıyor mu?

Çözünebilir kahve %100 doğal kahve çekirdeklerinden yapılan bir içecektir. Kahve sadece tropik kuşakta yetişen kahve ağaçlarından elde edilir. Beyaz çiçekler açıp, kırmızı kiraza benzeyen meyveler veren bir ağacın meyvelerinin çekirdeğidir.

Bitkilere hayat veren pek çok çekirdek gibi, kahve çekirdeği de besin değeri açısından çok değerlidir. Kahve üretimi için meyveler tek tek elle toplanarak çekirdekleri ayrılır. Bu çekirdekler uygun sıcaklıkta kavrulur ve sadece basınçlı su kullanılarak kahvenin özü çıkarılır. Çıkarılan bu öz spray-dry (püskürterek kurutma) yöntemiyle kurutulduğunda toz formdaki çözünebilir kahve, freeze-dry (dondurarak kurutma) yöntemiyle kurutulduğunda granül haldeki hazır kahve elde edilir. Yani hazır kahve içerisinde koruyucu, kimyasal, yapay aroma ya da renklendirici, herhangi bir katkı maddesi bulunmaz. Üretim sadece su ve kaliteli kahve çekirdekleri kullanılarak yapılır.

Kahve o kadar zengin bir koku ve aromaya sahiptir ki, doğru çekirdekleri harmanlamak, uygun kavurma derecesi sağlamak ve hiç bir şey eklemeden bunu ağaçtan fincana dek korumak da, sadece kahve ve suyun kullanıldığı işlemlerin tüm aşamalarında uzmanlık gerektirir. Taze sıkma portakal suyu gibi, kahve de meyve çekirdeğinden fincana kadar doğallığını korur.

Kafein kansere yol açar mı?

Tatmin edici bilimsel kanıtlar kafeinin kanser riskini arttırmadığını göstermektedir. Norveç ve Hawaii’de çok sayıda insanın katıldığı 2 çalışma ve 20.000’den fazla bireyi içeren 13 çalışmanın derlemesi normal düzeydeki kahve ve çay tüketimi ve kanser riski arasında herhangi bir ilişki belirlememiştir.

Kafein çocukların sağlığını olumsuz etkiler mi?

Kafein çocuklarda ve yetişkinlerin vücudunda genellikle aynı şekilde işlenmektedir. Çalışmalar kafein içeren gıda ve içeceklerin fazla olmayan miktarlarda alımının çocuklarda hiperaktiviteye neden olmadığını veya dikkat süresini etkilemediğini göstermiştir. Buna karşına yüksek dozda kafein hassas çocuklarda telaşlanma, asabiyet ve endişeye yol açabilir.

Kahve selülit yapar mı?

Selülit, kilo problemi olmayan kadınlarda da görülebilen, “hapsedilmiş yağ” olarak da tanımlanan portakal kabuğu görünümüdür. Kadınların %90’ının sorunu olan selülit; genetik nedenler, hormonlar, su tutumu, yağ hücrelerinin genişlemesi, bağ dokunun değişimi ve dolaşım bozukluğu sonucu ortaya çıkmakta ve yaşla beraber daha kötü bir hal almaktadır.

200-300 mg kafein, metabolik hızda %2-12’lik artış yaratmaktadır. Enerji harcamasını arttırarak, enerji alımını azaltmadan lipolizisi arttırarak yağ depolarını boşalttığı için ve termojenik etkisinden dolayı kilo kaybına yardımcı olabilir. Kafein yağ oksidasyonunu arttırıcı, yağ yakıcı etkisinden dolayı, selülit sorununu tetikleyici etki göstermez. Aksine yağı ayrıştıran enzimleri harekete geçirir ve lenf akışını kolaylaştırır.

Kafein kalp hastalığı riskini arttırır mı?

Büyük ölçekli çalışmalar kafein tüketiminin kalp damar hastalığı riskini arttırmadığını, kolesterol seviyesini arttırmadığını veya düzensiz kalp atışına neden olmadığını göstermiştir. Kafeine duyarlı bireylerde kafein tüketimiyle birlikte kan basıncında hafif ve geçici bir artış gözlenmiştir. Buna karşın söz konusu artış merdiven çıkma gibi normal bir faaliyette görülen artışla aynıdır. Yine de tansiyonu yüksek olan bireylerin kafein alımıyla ilgili olarak bir hekimle görüşmesi yerinde olacaktır.

Kafeinin etkileri bağımlılık yapar mı?

İnsan genellikle alışverişe, çalışmaya veya televizyona “bağımlı” olduğunu söylediği şekilde kafeine “bağımlı” olduğunu söyler. Kafein kabul edilen tanımlar tarafından ve birçok otoriteye göre bağımlılık yapıcı değildir. Düzenli kafein tüketimi birden kesildiğinde bazı bireyler baş ağrısı, yorgunluk ve sersemlik yaşayabilir. Bu semptomlar birkaç gün sürmekte ve kafein alımı kademeli olarak azaltıldığında ortaya çıkmamaktadır.

Kafeinsiz kahve, normal kahve kadar faydalı mı?

Birçok bilimsel çalışmada kafeinsiz kahve ile ilgili veri bulunmamakta. Bunun sebebi kafeinsiz kahve tüketen kişi sayısının az olması olabilir. Bu konuda veri içeren çalışmalarda ise farklı sonuçlar yer alıyor.

Kardiyovasküler hastalıklar açısından kafeinsiz kahvenin, normal kahveninki ile aynı oranda koruyucu etkiye sahip olmadığı görülüyor. İnme riskine bakıldığında ise iki çeşit kahvenin de koruyucu etkisi aynı gibi. Meme kanserine ilişkin iki araştırmanın bulgularına göre, hem kafeinsiz hem de normal kahve hastalıkla ilgisiz.

Kafeinsiz kahvenin akciğer kanserine karşı koruyucu, Parkinson’a karşı koruyucu olmadığı, diyabet ve genel hastalık tablosuna karşı koruyucu olduğu ancak koruma düzeyinin normal kahvedeki kadar olmadığına yönelik bulgular yer almakta. Ancak çoğu çalışmada bu konuda veri yok. Buradan çıkarılacak sonuç, fayda potansiyeli açısından az miktarda kanıt olduğu, ancak zararlı olduğu konusunda kanıt olmadığıdır.

Kafeinsiz kahve, normal kahve kadar faydalı mı?

Birçok bilimsel çalışmada kafeinsiz kahve ile ilgili veri bulunmamakta. Bunun sebebi kafeinsiz kahve tüketen kişi sayısının az olması olabilir. Bu konuda veri içeren çalışmalarda ise farklı sonuçlar yer alıyor.

Kardiyovasküler hastalıklar açısından kafeinsiz kahvenin, normal kahveninki ile aynı oranda koruyucu etkiye sahip olmadığı görülüyor. İnme riskine bakıldığında ise iki çeşit kahvenin de koruyucu etkisi aynı gibi. Meme kanserine ilişkin iki araştırmanın bulgularına göre, hem kafeinsiz hem de normal kahve hastalıkla ilgisiz.

Kafeinsiz kahvenin akciğer kanserine karşı koruyucu, Parkinson’a karşı koruyucu olmadığı, diyabet ve genel hastalık tablosuna karşı koruyucu olduğu ancak koruma düzeyinin normal kahvedeki kadar olmadığına yönelik bulgular yer almakta. Ancak çoğu çalışmada bu konuda veri yok. Buradan çıkarılacak sonuç, fayda potansiyeli açısından az miktarda kanıt olduğu, ancak zararlı olduğu konusunda kanıt olmadığıdır.

Kafeinin olumlu etkileri var mı?

Kafeinin uyanıklık seviyelerini ve dikkat aralığını arttırdığı bilinmektedir. Özellikle uzun mesafede araç kullananlara uyuklamayı tersine çevirmek için bir bardak kahve veya çay önerilmektedir ve birçok insan işlerinin başına dönebilmek için akşamüstleri bir “bardak” çay veya kahve içmektedir. Çalışmalar kafeinin aynı zamanda hafızayı ve mantıksal çıkarımı arttırdığını göstermiştir.

Birçok kafeinli içeceğin antioksidan içerdiği gösterilmiştir, bunlar arasında en çok dikkat çekenler çay ve son zamanlarda kahve ve çikolatadır. Antioksidanların özellikle kalp sağlığı ve kanser önleme gibi sağlık faydaları olduğu gösterilmiştir.

Yeni raporlar histaminlerin (vücudun alerjiye yol açan bir maddeye tepki vermesini sağlayan maddeler) konsantrasyonunu düşürme kabiliyeti nedeniyle kafeinin alerjik tepkileri tedavi etmekte faydalı olabileceğini göstermiştir. Sonuca varmadan önce bu alanda daha çok araştırmaya ihtiyaç vardır.

Kafeinin astım hastalarına yardımcı olduğu uzun bir zamandır bilinmektedir.

Kafeinsiz kahve, normal kahve kadar faydalı mı?

Birçok bilimsel çalışmada kafeinsiz kahve ile ilgili veri bulunmamakta. Bunun sebebi kafeinsiz kahve tüketen kişi sayısının az olması olabilir. Bu konuda veri içeren çalışmalarda ise farklı sonuçlar yer alıyor.

Kardiyovasküler hastalıklar açısından kafeinsiz kahvenin, normal kahveninki ile aynı oranda koruyucu etkiye sahip olmadığı görülüyor. İnme riskine bakıldığında ise iki çeşit kahvenin de koruyucu etkisi aynı gibi. Meme kanserine ilişkin iki araştırmanın bulgularına göre, hem kafeinsiz hem de normal kahve hastalıkla ilgisiz.

Kafeinsiz kahvenin akciğer kanserine karşı koruyucu, Parkinson’a karşı koruyucu olmadığı, diyabet ve genel hastalık tablosuna karşı koruyucu olduğu ancak koruma düzeyinin normal kahvedeki kadar olmadığına yönelik bulgular yer almakta. Ancak çoğu çalışmada bu konuda veri yok. Buradan çıkarılacak sonuç, fayda potansiyeli açısından az miktarda kanıt olduğu, ancak zararlı olduğu konusunda kanıt olmadığıdır.

Kahvenin faydası kafeinden mi başka bir maddeden mi gelmektedir?

Bu bilinmemektedir. Birçok nörolojik durumda kafein, beyni çalıştıran bir madde olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu hipotez, kafeinsiz kahvenin aynı koruyucu etkiyi göstermemesi, ancak çayın göstermesi ile de desteklenmektedir.

Diğer bazı hastalıklarda ise kahvenin gösterdiği fayda, kafeinli diğer içeceklerde görülmemektedir.

Kimse diyet kolanın kanser riskini kahvedeki gibi azalttığını söyleyememektedir. Ayrıca bazı koruyucu etkiler kafeinsiz kahvede de görülmektedir.

Bu nedenle başka bir maddenin de rolünün olması ihtimali yüksektir, ancak bunun ne olduğu henüz bilinmemektedir.

Kahvenin yüksek tansiyon ve kolesterole etkisi nedir?

2005’te yapılan bir meta analize göre rastgele kontrollü deneylerde kafein kan basıncında bir artışla ilişkilendiriliyor, ancak kafein kahveden kaynaklandığında bu etki azalıyor.

2011’de yapılan bir diğer araştırmaya göre kafein tüketimi kan basıncını en az üç saat boyunca artırıyor. Ancak bu çalışmada da uzun süreli kahve tüketimi ve yüksek tansiyon arasında anlamlı bir bağlantı bulunamıyor.

2012 yılında yapılan ve 10 rastgele kontrollü deneyi ve 5 kohort çalışmasını içeren meta analizde de, kahve tüketimi ve kan basıncı veya hipertansiyon arasında bir bağlantı ortaya konulamıyor.

Ölçülü kafein alımı ne kadardır?

Bir yetişkin için orta seviyede kafein günde 300mg’a denk gelir. Bu miktarı kolay bir şekilde hesaplamanız için aşağıdaki tabloyu kullanabilirsiniz.

kahve03082015

2016 Gıdahatti. Her Hakkı Saklıdır.