Gıda Hattı

İstanbullu Gelin gözüyle psikolojik bakış açısı!

24 Nisan 2019, 16:46
Paylaş
İstanbullu Gelin gözüyle psikolojik bakış açısı!

“Hayata Dön” adlı kitabıyla Star TV’de yayınlanmakta olan İstanbullu Gelin dizisine ilham kaynağı olan Uzman Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, psikolojik bir kitabın diziye uyarlanması sürecini anlattı. “Hastalarımdan öğrendiğim bilgiler kitaplardan öğrendiğimden fazla” ifadelerini kullanan Budayıcıoğlu, insanın kaderinin doğduğu evde yazıldığını kaydetti.

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen Psikiyatri Günleri’nin Nisan ayı konuğu, “İstanbullu Gelin Psikolojik Bakış Açısı” konu başlığıyla, söz konusu diziye ilham veren “Hayata Dön” adlı kitabın yazarı Uzm. Dr. Gülseren Budayıcıoğlu oldu. Etkinlik, Ufuk Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Op. Dr. Orhan Girgin, Mütevelli Heyet Üyeleri, akademik ve idari personelin yanı sıra çok sayıda öğrencinin katılımı ile gerçekleşti.

İstanbullu Gelin gözüyle Psikolojik Bakış Açısı

Psikiyatrinin diğer hekimlik alanlarından insan ruhunu tanıtması dolayısıyla ayrıştığına işaret eden Uzm. Dr. Gülseren Budayıcıoğlu, insanların herkesin gördüğü yüzünün yanı sıra sadece psikiyatristlerin fark edebildiği başka bir yüzü olduğunu söyledi. Budayıcıoğlu, hastalarından öğrendiği bilgilerin kitaplardakinden çok daha fazla olduğunu ve kitaplarında insanların kimseye göstermedikleri yüzlerini anlatmaya çalıştığını kaydetti.

Psikolojik bir kitabın diziye uyarlanmasının hikayesi

İstanbullu Gelin dizisinin ekranda yer alma hikayesini paylaşan Gülseren Budayıcıoğlu, psikolojik bir kitabın diziye uyarlanması noktasında yaşanan süreci anlattı.

“Bir televizyon dizisinde, oyuncuya karakter kazandırabilmeyi ve o karakterin üzerinden seyredilmesini sağlamayı hep birlikte öğrendik. Dizide yer alan tüm karakterler benim hastalarımdı” ifadelerini kullanan Budayıcıoğlu, dizide yer alan oyuncu kadrosunun zaman içerisinde oynadıkları karakterler ile anılmaya başladığına dikkati çekti.

Dizide yer alan Âdem karakterinin psikiyatrist ile görüştüğü sahnelerin zaman içerisinde dizinin en çok izlenen sahnelerinden biri haline geldiğinin altını çizen Budayıcıoğlu, televizyon dizilerin gerçek hayatın bir parçası haline geldiğini belirterek, “Komşumuz veya akrabamız gibi bizimle yaşıyor” diye konuştu.

“Kaderimiz doğduğumuz evlerde yazılıyor”

Konferansında “kader motifi”nden bahseden Budayıcıoğlu, şunları anlattı:

“İleri yaşlarda hayat bize bir başka perde daha açıyor. Daha önce bunu bize asla göstermiyor. Ben o perdeye dünyanın sırları diyorum. Hayatın size zaman zaman fısıldadıkları… Ve bizim önceden altıncı his dediğimiz şeyden daha ileri bir şeyden bahsediyorum.

Ben bunları görmeye başladığım zaman bir başka giz var ve benim bunları görmem lazım diye düşündüm. Ve adına da ‘kader motifi’ dedim. Bizim kaderimiz doğduğumuz evlerde yazılıyor. Ve kalemler genellikle annelerimizin elinde oluyor. O evlerde bize bir kader yazıyor hayat. Ailelerimiz bizlere hayatı uygulamalı olarak öğretiyor. Ve zannediyoruz ki dünya böyle bir yer. Aslında binlerce dünya var ancak bize o evin içinde sadece birini öğreniyoruz. Biz o evden o kişi olarak çıkıyoruz hayata. Artık bir rengimiz olmuş.”

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.