Gıda Hattı

ilk 'Sağlık beyanları' konferansı TGDF'den

7 Ağustos 2006, 16:40
Paylaş

TGDF sektöre öncülük ediyor  

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in katılımı ile gerçekleştirilen Gıda Ürün Etiketlerinde Beslenme ve Sağlık Beyanlarına İlişkin Türkiye ve AB'deki Yasal Düzenlemeler Konferansı'nda sağlık ve beslenme beyanları masaya yatırıldı.

Fonksiyonel gıdalar, dünya gıda sektörünün parlayan yıldızlarından. Zevk amaçlı gıda tüketiminden bilinçlenen tüketici sayesinde sağlık amaçlı gıda tüketimine hızlı dönüşüm sonrasında besinlerin sağlığa yararlı ve hastalık önleyici fonksiyonları her geçen gün önem kazanmaya başladı. Tüketicinin artan ilgisi fonksiyonel gıdalar konusunda büyük bir atılım gösteren bir pazarın oluşmasına neden oldu. Tüm dünyada fonksiyonel gıdalara yönelik tüketimi 130 milyar dolarlık bir pazarı ekonomiye kattı.

Gıda ürünlerinin sağlığa faydaları yanı sıra tüketiciyi bu konuda bilinçlendirmek de önemli. Tüketici satın aldığı ürünün sağlığına faydaları konusunda bilgilenme hakkına sahip. Bu nedenle gıda ürünlerinin üzerinde fonksiyonları konusunda beyanlar bulunuyor. Bu beyanların tüketiciye doğru bilgiler iletmesi için hukuki düzenlemeler gerçekleştiriliyor.

Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu 25 Mayıs tarihinde yaptığı toplantıda bundan böyle gıdaların sağlığı koruma etkisini belirten bazı ifadelerin etikette yer almasını beyana esas gıda bileşeninin kullanım koşullarını da belirleyerek kabul etti.

Gıda Hattı Dergisi olarak bu konudaki düzenlemeler konusunda Türkiye'deki ilk ayrıntılı haberi hazırlayarak bir dosya halinde sizlere sunmuştuk. Tebliğin kararlaştırılmasından sadece bir hafta sonra, 2 Haziran'da İstanbul'da gerçekleştirdiğimiz “Gıda Ürün Etiketlerinde Beslenme ve Sağlık Beyanlarına İlişkin Türkiye ve AB'deki Yasal Düzenlemeler Konferansı”nda kamuoyu ilk kez fonksiyonel gıdalar konusunda yerli, yabancı bilim adamları ve bürokratların görüşlerine ulaşma imkanına sahip oldu.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in de katıldığı konferansta açılış konuşmasını Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Başkanı Þemsi Kopuz yaptı. Konuşmasına Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'i çabaları nedeniyle tebrik ederek başlayan Kopuz, “Bu bir devrimdir. Kafalarda, zihinlerde oluşmuş bütün önyargılara meydan okuyan, sanayicimizin önünü açmak adına yapılmış örnek bir çalışmadır. Ancak bu bir başlangıçtır. Hem Bakanlığımız açısından, hem de sektörümüz açısından önemli ve büyük bir başlangıçtır.”

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker devlet ve gıda sektörü işbirliğinin önemine dikkat çekerek, “Daha atılacak çok adımlar, gidilecek çok yol var, katedilecek çok mesafe var. Çünkü bu sektör dinamik bir sektördür. Toplumsal ihtiyaçlar değiştikçe, geliştikçe gıda sektörü de gelişecek ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkacaktır. Tabi her ihtiyaç bir sorun da getiriyor beraberinde. Bu sorunları da zaman içerisinde, eş zamanlı olarak eğer biz çözersek olayların önünde gitmiş oluruz. Yoksa olaylar gider, biz arkasından gideriz. Sürekli olayları izlediğiniz zaman da işiniz reaktif olarak da yanlışları düzeltmek olur veya yanlışları düzeltme çabası olur. Olayların önüne geçemezsiniz. Bizim buradaki tutumuz, mümkün ölçüde preaktif bir tutum içerisinde olmaktır. Olayın önünde gitmektir, arkasında değil.

Bizim, hepimizin gayesi, Türkiye'yi bütün sektörler itibariyle daha iyiye götürmek, daha yüksek standartta, daha yüksek kalitede ve daha profesyonel, daha yüksek düzeyde bir verimlilikle çalışan bir sektör oluşturmaktır hepimizin hedefi. Biz de size yardımcı olacağız, sizin ufkunuzu açacağız, sizlere yardımcı olacağız.” dedi.

Açılış konuşmalarından sonra Prof. Aziz Ekşi başkanlığındaki birinci oturuma geçildi. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Beslenme Bölümleri ABD Başkanı Prof. Sevinç Yücecan, fonksiyonel besinlerin yaşam kalitesinin yükseltilmesindeki rolleri hakkında bir konuşma yaptı. Yücecan, konuşmasında “Þimdi biz yirmibirinci yüzyılda artık optimal beslenme kavramından bahsediyoruz. Optimal beslenme ne demek? Maksimum iyi hal ve minimum hastalık riski. Yani siz elli senelik bir yaşam ömrünüz varsa biraz önce sözünü ettiğim diyete bağlı hastalık riskleriniz minumum düzeyde olacak ve sağlığınız da maksimum düzeyde olacak, yani maksimum sağlıklı yaşamı hedefliyoruz. Artık yirmibirinci yüzyıldaki en önemli hedeflerimizden biri bu. Mutlaka, olmazsa olmaz dediğimiz bir şart var ki, bunun topluma çok iyi anlatılması lazım. Yani sizin iyi hal ve sağlığı geliştirme, hastalık riskini azaltmakla ilgili iddialarınızı topluma bu konudaki araştırmacıların gerçekten anlaşılabilir bir dille, doğru olarak mesajı vermesi lazım. Basın mensuplarına bence çok fazla iş düşüyor. Topluma verilen mesajlarda, bir kez daha altını çizerek söylüyorum, çok dikkatli ve aynı zamanda anlaşılabilir mesajların verilmesi, bilimsel temele dayalı araştırma sonuçlarının aktarılmasının fevkalade önemli olduğu görüşündeyim.” dedi.

Konferansa katılan yabancı bilim adamlarından, Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü Başkanı Dr. Hans Verhagen de gıdalara ilişkin sağlık beyanlarının bilimsel kapsamı konusunda görüşlerini bildirdi. Fonksiyonel gıdalar konusunda dünyadaki gelişmeler hakkında bilgi veren Verhagen, “Genel olarak tüm gıda beyanları göz önüne alındığında ben ne zaman bir toplantıda bulunursam bilim adamları, tüketiciler, sektör arasında iyi bir görüş birliği oluşur. Bir gıda ürünü üzerine herhangi bir şey yazdığınızda bu doğru olmalı, müşteri belirtilen şeyin doğruluğuna güvenmeli.” dedi.

Konferansın ikinci oturumunda fonksiyonel gıdalar ile ilgili Türkiye ve AB'deki hukuki düzenlemeler ele alındı. Fonksiyonel gıdalarla ilgili Avrupa Birliği'ndeki düzenlemeler konuyla ilgili en yetkili kişi olan Dr. Basil Mathioudakis tarafından anlatıldı. AB Komisyonu Gıda Kanunu, Beslenme ve Etiketleme Bölümü Başkanı Dr. Basil Mathioudakis, AB'deki uygulamaları anlattıktan sonra “Gıda alanındaki tüm düzenlemelerde amaçlar aynı, ilk olarak tüketicinin etiket üzerinde doğru bilgileri almasını sağlayarak yüksek seviyede tüketici korumasını sağlamak, ikinci olarak şüphesiz ürünlerin iç pazarda serbestçe dolaşımını sağlamak, biliyorsunuz ürünlerin üye devletler arasında serbestçe dolaşımı Topluluğun temel ilkesi ve çok önemli. Amaçlardan biri de sektörün idari otoritelerle karşı karşıya kaldığından hukuki güvenliğini sağlamak. Eğer ekonomik aktörler yeni bir ürüne yatırım yaptıklarında faaliyet gösterecekleri alanın hukuki alanını ve ne zaman ürünlerini üretebileceklerini bilmeliler. Kabul etmeyeceğimiz faaliyetler konusunda bilgi alacak başka otoriteler aramamalılar. Harmonizasyon bugün dörtyüz yirmi milyon insana doğru genişleyen ve siz üye olursanız yarım milyara ulaşacak büyük bir pazardan faydalanma imkanına sahip olmak isteyen aktörler için çok önemli.” diyerek görüşlerini bildirdi.

25 Mayıs tarihinde çıkarılan gıda etiketleri ile ilgili tebliğ konusunda en yetkin kişilerden olan Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Nevzat Artık beslenme ve sağlık beyanları konusunda Türkiye'deki düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Artık, fonksiyonel gıdaların önemine dikkat çekerek, “Ülkemizde nüfus 73 milyon. Bizim ilköğretime giden 14 milyon çocuğumuz var. Bakın ne kadar büyük bir şey. 7-14 yaş arasında 14 milyon nüfusumuz. Adeta beşte biri gibi bir durum söz konusu. Değişik alışkanlıkları yerleştirmemiz veyahut yeni tüketim bilinci oluşturmamız gerekiyor. Beslenme ile ilgili son zamanlarda yapılmış çalışmalar maalesef yok. Sağlığı teşvik etmek ve hastalık riskini düşürmek için değişik gıdaların üretilmesi veyahut değişik gıda bileşenlerinin tartışılması önem taşımaktadır.

İnsanların yaş sürelerinin uzaması veya yaşlı insan sayısının artması, hayat kalitesinin artma isteği ve sağlık masrafları, ki çok önemli, değişik konulara yönelmeyi, hastalanmadan insanları sağlıklı olarak yaşatmanın çarelerini bulma fikrini ortaya koymuştur. Þimdi insanların hastalanmaması için dengeli beslenmesi gerekiyor, dengeli beslenmesi için para gerekiyor, hepsi birbirine bağlı olgular olarak düşünmeliyiz. Değişik mesleklerin çalıştığı bu konuda, fonksiyonel gıdalar konusunda çalışan insanların ortak çalışmasıyla farklı sonuçlar, farklı claimler ortaya konabilmelidir. Sağlık beyanları konusunda bilimsel çalışmalar çok önem taşımaktadır. Bu bilimsel çalışmalar ile değişik disiplinlerdeki insanların bulunması gereken yapıda gıda ile ilgili olayların çalışılması ve ortaya konması gerekmektedir.” dedi.

170 konuğun katılımı ile altı saati aşan bir sürede tamamlanan konferansın kapanış konuşmasını Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Ersin Taranoğlu, Bakan Eker ve tüm katılımcılara teşekkür ettikten sonra, “Ben Dr. Basil'in konuşmasından bir şey öğrendim, bunun altını çok çizmek istiyorum ve unutulmayacak şekilde çizmek istiyorum, hem devlette, hem özel sektörde bulunmuş bir kişi olarak. Dedi ki “her şeyi düzenleyemezsiniz” Hepiniz gelin, bunun altını çizin. “Çünkü piyasa var” dedi. Bu laf, bu çağın lafıdır. Eğer bu çağı yakalamak istiyorsak, eğer hepimiz ilim adamı, sanayici, bürokrat, basın mensubu, sivil toplum örgütü olarak bir şeyler vermek, ülkemizi bir yerden bir yerlere götürmek istiyorsak, buradaki bütün konuşmaları aslında Türk insanı için yapıyorsak “her şeyi düzenleyemezsiniz, çünkü piyasa var” denen lafın altını çizersek ve buna sımsıkı sarılırsak biz Türkiye'yi sıçratırız.

Artık çağ değişti, tepeden aşağıya devir bitti. Devletin yerine yerel yönetimler, kamunun yerine bireyler, devlet sektörü yerine özel sektör geldi, çağ değişti. Çağ değişirken egemenlik kavramları da değişti. Önce kurtarıcı adamlar devri bitti. Sonra onun yerine birlikte yönetim geldi. Birlikte yönetimin içinde sivil toplum örgütleri, siyasetçiler, basın mensupları ve bilim adamları bir araya geldiler. Çağ biraz daha gelişti, globalleşti. Onun yerine büyük bloklar, bizim için AB geldi. Artık ne yaparsak yapalım, kim ne biliyorsa bilsin, sivil toplum örgütleri, bürokrasi, basın ve özel sektör bir araya gelecek, siyasetçi ile gücü paylaşacak.” diyerek konferansı sona erdirdi.

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.