Gıda Hattı

HAK’tan ilk Helal Akreditasyon Sertifikası TSE’ye!

31 Aralık 2019, 14:25
Paylaş
HAK’tan ilk Helal Akreditasyon Sertifikası TSE’ye!

Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) tarafından ilk Helal Akreditasyon Sertifikası, Türk Standardları Enstitüsü'ne (TSE) verildi. Türkiye'nin Müslüman dünyasında SMIIC standartları uyarınca akreditasyon yapabilen ilk ülke olduğunu belirten Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, HAK’a bugüne kadar 7'si yurt dışından olmak üzere 15 farklı kuruluşun akreditasyon başvurusu yaptığını söyledi. Küresel gıda sektörünün yüzde 20’sini helal gıdanın oluşturduğu vurgulayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise TSE aracılığıyla bugüne kadar 487 helal belgesinin verildiğini açıkladı.

Helal Akreditasyon Kurumu’nun (HAK) işleme alıp sonuçlandırdığı ilk resmi başvuru olan Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) akreditasyon sertifikası, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katıldığı törenle kurum yetkililerine teslim edildi.

“Türkiye, helal belgeli ürün ve hizmet ticaretinde kural koyucu olacak”

Törende konuşan Ticaret Bakanı Pekcan, HAK sayesinde küresel ölçekte gelişen helal belgeli ürün ve hizmet ticaretinde Türkiye olarak kural koyucu olacaklarını ifade ederek, 2018 yılı itibarıyla dünyadaki 1,8 milyar Müslüman'ın helal belgeli ürün ve hizmet sektörlerindeki harcamalarının 4,5 trilyon dolara ulaştığını bildirdi.

Helal belgelendirme ve akreditasyon pazar büyüklüğünün tahminen 6 milyar dolara yaklaştığını anlatan Pekcan, "Böylesine önemli bir küresel talebi göz önünde bulundurduğumuzda, helal pazarı içerisinde Türkiye olarak takip eden değil, takip edilen ve lider olmak durumundayız." diye konuştu.

“HAK, bir akreditasyon kurumu”

Pekcan, HAK'ın helal ürün ve hizmet belgesi veren değil, söz konusu belgeleri veren kurumları akredite eden ve denetleyen bir kurum olduğunu söyledi.

HAK'ın, uluslararası kurumları akredite ederek Türkiye'nin ilgili ülkelere hizmet ihracatı yapılmasına da katkı sağlamasını umduklarını dile getiren Pekcan, helal standartlarının geliştirilmesine her zaman önem verdiklerini dile getirdi.

Helal belgelendirme ve akreditasyon faaliyetlerinin özellikle Müslümanlar ve Müslüman ülkeler eliyle yapılması gerektiğine inandıklarını ve bunu savunduklarını anlatan Pekcan, "Mevcut sistemde SMIIC tarafından hazırlanan standartlar, İslam ülkelerinin tamamı tarafından benimsenmiş ve sistemli bir şekilde uygulamaya geçirilmiş değildir. İşte bu noktada Türkiye olarak önemli bir inisiyatif aldık ve helal alanındaki bu dağınık görüntüyü telafi etmek, dünya çapında yüksek kalitede hizmet ortaya koymak için HAK'ı faaliyete geçirdik." ifadesini kullandı.

Pekcan, Türkiye'nin Müslüman ülkeler içerisinde, böyle önemli bir sorumluluğu üstlenebilecek ve öncülük edebilecek düzeyde olduğunu kaydederek, "Türkiye, beşeri ve teknik kaynaklarıyla, geniş kültür coğrafyasına sağladığı pazar erişimiyle, helal sektöründeki kalite ve standardizasyon altyapısını geliştirebilecek, helal ticaretinde birleştirici güç olabilecek ülkelerin başında gelmektedir." dedi.

HAK'a 7'si yurt dışından 15 başvuru yapıldı

HAK'a milyarlarca dolarlık ürün ve hizmeti belgelendiren 7'si yurt dışından olmak üzere 15 farklı kuruluştan akreditasyon başvurusu geldiğini bildiren Ticaret Bakanı, söz konusu 7 ülkenin Avusturya, Avustralya, İsviçre, Tayvan, Sırbistan, Etiyopya ve Bulgaristan olduğunu açıkladı.

HAK'a ilk başvuru gerçekleştiren kurumun TSE olduğuna dikkati çeken Pekcan, şöyle konuştu:

“Reel sektörün içinden gelen birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türk sanayicisi ve ihracatçısı bugün uluslararası piyasalarda kalitesiyle ön plana çıkmışsa bunda TSE'nin payı yadsınamaz. Oldukça stratejik bir misyonla kurulan HAK'a, ilk helal akreditasyon başvurusu yapıp ilk tescili alan kurumun TSE olması bizim için sevindirici olmasının yanında bir gurur kaynağı. HAK'ın kuruluşuyla helal belgeli ürün ve hizmet ticaretinde çok önemli bir adım attık. Türkiye olarak küresel helal pazarında daha fazla sesimizi duyurmayı, bu alandaki boşluğu doldurmayı ve kural koyucu olmayı hedefliyoruz.”

Bugünün dünyasında standartları oluşturmanın bazen ürünün üretimi kadar önemli olduğunu ifade eden Pekcan, “Standartları belirlemek veya belirlenmiş standartlara göre üretim yapabilmek için kalite altyapısı gelişmiş bir ülke olmanız gerekmektedir. Ülkemiz, özellikle Avrupa Birliği ile tesis etmiş olduğu Gümrük Birliği ve dünyaya açık ekonomisiyle gelişmiş bir kalite altyapısına sahiptir. Bu kalite tecrübesi ve teknik altyapısına dayanarak Türkiye, Müslüman dünyasında SMIIC standartları uyarınca akreditasyon yapabilen ilk ülke olmuştur” diye konuştu.

“HAK; yumuşak güç unsuru olacak”

HAK'ın, Türkiye'nin uluslararası ticaret diplomasisi içerisinde yumuşak güç unsuru olacağını belirten Pekcan, helal standartlarının sadece gıdada değil, kozmetikten, turizme birçok alanda uygulandığını hatırlattı.

Helal kavramının teknik anlamda ürün güvenliği, hijyen ve sağlık gibi parametreler itibarıyla bir kalite markası anlamına geldiğini de kaydeden Pekcan, söz konusu kavramın lojistikten üretim süreçlerine, arz zincirinin pek çok alanını etkileyebildiğinin altını çizdi. Pekcan, "HAK'ın helal akreditasyon alanında sağlayacağı hizmetler, Türk girişimcilerin kalite altyapısının daha da gelişmesine ve onların daha rekabetçi iş modellerine geçiş yapmalarına imkan sağlayacak." dedi.

Sanayicilere 50 bini aşkın belge verildi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ise, dünyada mal, hizmet ve finans piyasalarının giderek bütünleştiği bir dönemin yaşandığının altını çizerek, “Bu süreçte etkin bir aktör olabilmek için uluslararası standartlara uygun mal ve hizmet üretilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

Sanayicilere verilen 50 bini aşkın belgeyle kaliteli ve güvenli üretimin teminat altına alındığına dikkati çekerek, akredite belgelerle ihracatta üreticinin önünün açıldığını dile getiren Varank, verilen belgelerin dünyada da kabul gördüğünü söyledi. Varank, “Önümüzdeki dönemde TSE ile ülkemizi standartları belirleyen ülkelerden birisi yapacağız. Bu kapsamda sanayicimizin yer aldığı komiteler kurarak, teknoloji standartları ağırlıklı olmak üzere uluslararası standardizasyon süreçlerine daha aktif katılım sağlayacağız” diye konuştu.

“Küresel gıda sektörünün yüzde 20’sini helal gıda oluşturuyor”

Helal ürünler konusundaki farkındalık ve bu ürünlere olan gereksinimin dünya çapında giderek artığını vurgulayan Bakan Varank, "Bugün küresel gıda sektörünün yüzde 20'sini helal gıda oluşturuyor. 2024'e kadar dünya genelinde helal gıda pazarının 3 trilyon dolara ulaşması bekleniyor." dedi.

TSE aracılığıyla bugüne kadar 487 helal belgesinin verildiğini kaydeden Varank, “Bugün alacağımız helal akreditasyon sertifikasıyla bu sayının daha da artmasını bekliyoruz. Dolayısıyla aslında bugün bir milat. TSE, İslam ülkeleri içerisinde dünyada ilk akreditasyon belgesi alan kuruluş olacak” değerlendirmesini yaptı.

HAK'ın çalışmaları 

HAK, yurt içinde ve dışında yerleşik helal uygunluk değerlendirme kuruluşlarını akredite etmek, bu kuruluşların kabul görmüş uluslararası standartlara göre faaliyette bulunmalarını ve bu suretle düzenledikleri belgelerin ulusal ve uluslararası alanda kabulünü temin etmek amaçlarıyla kuruldu.

Akreditasyon süreçlerinin etkin şekilde yürütülebilmesi adına HAK personeli tarafından hazırlanan 40'ın üzerinde uygulama dokümanı geçerlilik kazandı.

Temel altyapı çalışmalarının tamamlanmasının ardından HAK'a ilk başvuru 20 Kasım'da TSE tarafından yapıldı. İnceleme, değerlendirme ve denetimler neticesinde TSE'ye ilk helal akreditasyon sertifikasının verilmesi yönünde karar alındı.

Böylece HAK tarafından SMIIC standardına göre dünya genelinde düzenlenen ilk helal akreditasyon sertifikası TSE'ye teslim edildi.

HAK'a helal akreditasyon başvurusu yapan 15 kuruluştan 3'ünün ilk basamak denetimleri de tamamlandı.

Haber Etiketleri

Gıda Hattından güncel e-bülten almak için adresinizi girip kayıt olabilirsiniz.

.