Kimyasal pestisitler için organik alternatif keşfedildi!

Bilim insanları kimyasal pestisitler için organik bir alternatif çözüm bulduklarını düşünüyor.

Büyütmek için resme tıklayın

Pestisit kullanımının azaltılmasına yönelik en büyük itirazlardan biri, bunun daha düşük verimle sonuçlanacağı inancıdır.  Kısa bir süre önce AB, Avrupa'daki çiftçilerin şiddetli protestolarının doğrudan bir sonucu olarak, pestisit kullanımını 2030 yılına kadar %50 oranında azaltmaya yönelik bir yasa tasarısından vazgeçti. Peki kimyasal pestisitler için organik bir alternatif, çiftçileri ve çevreyi destekleyen bir çözüm olabilir mi?

Kimyasal pestisitlere organik çözüm

Tokyo Bilim Üniversitesi'ndeki bilim insanları tarafından yürütülen araştırma, gül esansiyel yağının domatesteki savunma genlerini uyardığını ve otçul yırtıcıları kendine çektiğini, böylece kimyasal böcek ilacı kullanmadan bitkileri koruduğunu ortaya koydu.

Terpenoidler nedir?

İzoprenoidler olarak da bilinen terpenoidler, doğal olarak oluşan bir organik kimyasal sınıfıdır.

Bitki terpenoidleri aromatik nitelikleri için kullanılır ve geleneksel bitkisel ilaçlarda rol oynar. Terpenoidler okaliptüsün kokusuna, tarçın, karanfil ve zencefilin aromalarına, ayçiçeğindeki sarı renge ve domatesteki kırmızı renge katkıda bulunur. İyi bilinen terpenoidler arasında sitral, mentol ve kafur bulunur.

Terpenoidler ve terpenler uçucu yağların ana biyoaktif bileşikleridir.

Doğal olarak oluşan organik kimyasalların bir sınıfı olan terpenoidler, bitki uçucu yağlarında bol miktarda bulunur ve savunma genlerinin ifadesini düzenleyerek bitki savunma tepkilerini düzenleme yetenekleri nedeniyle yaygın ilgi görmüştür.

Örneğin, soya fasulyesi ve komatsuna bitkileri, nane yakınında yetiştirildiğinde, savunma özelliklerinde önemli bir gelişme yaşar ve otçullara karşı dirençli hale gelir. Bu fenomen, nane bitkisinden uçucu bileşiklerin salındığı "kulak misafiri olma" olarak bilinen bir süreçle gerçekleşir. Bu uçucu bileşikler savunma genlerinin aktivasyonunu tetikleyerek potansiyel otçul tehditlere karşı koruma sağlar.

Kimyasal pestisitler için organik alternatif keşfedildi!

Kimyasal pestisit kullanımının tehlikeleri ne?

Kimyasal pestisitler şu anda çoğu çiftçi tarafından böcekler, kemirgenler ve yabani otlar gibi zararlıları öldürmek için kullanılmakta ve birçok kişi tarafından yüksek ürün verimi için gerekli görülüyor. Ancak, "zararlıları" öldürmenin yanı sıra, pestisit kullanımı çevreye de önemli ölçüde zarar veriyor.

Avrupa Çevre Ajansı'na (AÇA) göre, yaygın pestisit kullanımı su, toprak ve havayı kirleten, biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan ve haşere direncine yol açan önemli bir kirlilik kaynağı. Ayrıca AÇA, insanların kimyasal pestisitlere maruz kalmasının kanser, kalp, solunum ve nörolojik hastalıklar gibi kronik hastalıklarla bağlantılı olduğunu tespit ettiğini öne sürüyor.

Biyoçeşitlilik kaybı neden ciddi bir sorun?

Biyoçeşitlilik gıda üretimi için gereklidir, yani biyoçeşitlilik kaybı aslında gıda güvencesi için doğrudan bir tehdittir.

Birleşmiş Milletler (BM) biyoçeşitliliği, gıda, su, ilaç, istikrarlı bir iklim, ekonomik büyüme gibi pek çok şey için bağımlı olduğumuz yaşam ağı olarak tanımlıyor. Ayrıca, doğanın krizde olduğunu ve şu anda bir milyon kadar türün yok olma tehdidi altında olduğu belirtiliyor.

Çalışma bulguları

Profesör Gen-ichiro Arimura liderliğindeki bir araştırma ekibi, kimyasal pestisitlere çevre dostu bir alternatif bulmaya çalışırken, uçucu yağların etkinliğini analiz etmeye karar verdi. Domatesin savunma tepkilerini harekete geçirmede 11 uçucu yağın etkinliği, bu bağlamda değerlendirildi.

Profesör Arimura, çalışmaya ilişkin açıklamasında, “Çeşitli amaçlarla koku verici olarak kullanılan uçucu yağlar, haşerelere karşı direnç kazandırmada uçucu bileşikler gibi çalışma kabiliyetine sahip olabilecek koku bileşenleri içerir. Bu uçucu yağların bitkilerin böcek haşere direnci üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçladık” diye konuştu.

Araştırma ekibi, gül esansiyel yağının bitki savunmasında yer alan genler olan PIR1 ve PIN2 seviyelerini artırdığını tespit etti. Ayrıca, gül esansiyel yağı ile muamele edilen domates bitkilerinde Spodoptera litura (bir güve türü) larvalarının ve Tetranychus urticae'nin (bir akar zararlısı) neden olduğu yaprak hasarı azaldı.

Daha sonra tarla koşullarında gül esansiyel yağının etkinliğini ölçmek için bir tarla deneyi gerçekleştiren araştırmacılar, kontrol solüsyonuna kıyasla domates zararlısı hasarının %45,5 oranında azaldığını gözlemledi. Araştırmacılar gül esansiyel yağının bu nedenle kimyasal pestisitlere uygun bir alternatif olabileceğini düşünüyor.

Profesör Arimura, "Gül esansiyel yağı, tanınmış bir böcek kovucu olan β-sitronellol bakımından zengindir ve bu da gül esansiyel yağının etkinliğini artırır. Bu sayede, güve larvaları ve akarların neden olduğu hasar önemli ölçüde azaltıldı ve gül esansiyel yağının etkili bir biyostimülan (biyolojik uyarıcı) olduğu doğrulandı.

Çalışmamız, çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamaları teşvik eden organik domates üretimini desteklemek için pratik bir yaklaşım önermektedir. Bu araştırma yeni organik tarım sistemleri için kapılar açabilir" diye konuştu.

Ayrıca bulgular, düşük konsantrasyondaki gül esansiyel yağının Tetranychus urticae'yi uzaklaştırmadığını, ancak avcısı Phytoseiulus persimilis'i çektiğini gösterdi.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar Journal of Agricultural and Food Chemistry dergisinde yayınlandı.

26 Nis 2024 - 21:00 - Bilim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.