Küresel su arzındaki yüksek kimyasal seviyeleri, endişeye neden oldu!

New South Wales Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, PFAS adlı kimyasalların gelecekte çevre üzerinde yapabileceği etkinin hafife alındığını öne sürdü.

Küresel su arzındaki yüksek kimyasal seviyeleri, endişeye neden oldu!
Haber albümü için resme tıklayın

Yeni araştırmalara göre, küresel kaynak sularında kalıcı kimyasallar olarak da anılan PFAS grubu maddelerin seviyeleri içme suyu kılavuzlarının üzerinde.

Bazı tüketici ürünlerinde kullanılan PFAS (per ve polifloroalkil maddeler), doğada sentetik olarak bulunan kimyasallardır. Son yıllarda araştırmacılar, doğada bozunması binlerce yıl aldığı için PFAS ile ilgili endişelerini dile getiriyor.

Avrupa Çevre Ajansı'na (AÇA) göre bu maddeler karaciğer hasarı, tiroid hastalığı, obezite, doğurganlık sorunları ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

New South Wales Üniversitesi'ndeki (UNSW) çalışma yazarlarına göre, yapışmaz tavalar, giysiler, kozmetikler, böcek ilaçları ve gıda ambalajları gibi ev ürünlerinde yaygın olarak bulunan PFAS, çevreye veya insan vücuduna girdikten sonra daha fazla bozulmadığı için “kalıcı kimyasal” olarak da adlandırılıyor.

Küresel kaynak sularının çoğunda, güvenli limitin üzerinde kimyasal var

Araştırma ekibi, dünya genelindeki yüzey ve yeraltı sularındaki PFAS kirlilik seviyelerini değerlendirerek küresel kaynak sularının çoğunun PFAS güvenli içme limitlerini aştığını tespit etti.

Çalışmanın Kıdemli Yazarı ve UNSW Mühendislik Profesörü Denis O'Carroll bulgularla ilgili olarak şunları söyledi:

“Kaynak sularımızın çoğu PFAS yasal sınırlarının üzerinde. PFAS'ın çevrede yaygın olduğunu zaten biliyorduk. Ancak kaynak sularının büyük bir kısmının içme suyu tavsiyelerinin üzerinde olduğunu öğrenmek beni şaşırttı. Yüzde beşin üzerinde bir orandan bahsediyoruz. Bazı durumlarda bu oran yüzde 50'yi aşıyor."

Çalışmada bilim insanları, hükümet raporları, veri tabanları ve hakemli literatür dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki kaynaklardan elde edilen PFAS ölçümlerini analiz etti. Toplamda, yaklaşık 20 yıla yayılan 45.000'den fazla veri noktası bir araya getirildi.

Araştırmacılar öte yandan Avustralya'da PFAS'ın yüksek konsantrasyonlarda bulunduğunu ve birçok yerde önerilen içme suyu seviyelerinin üzerinde olduğunu tespit etti.

O'Carroll, PFAS izlerinin barajlar gibi kaynak sularında bulunduğunu, ancak içme suyunun kendisinde bulunmadığını vurguladı, bunun nedeninin içme suyunun arıtma tesislerinden geçmesi ve bu tesislerin bazılarının sudaki PFAS gibi kimyasalların miktarını azaltmak üzere tasarlandığını aktardı.  

O'Carroll, bazı su sağlayıcılarının suda potansiyel olarak bulunan PFAS kimyasalları için rutin olarak ölçüm yapmadığını da aktardı.

Küresel su arzındaki yüksek kimyasal seviyeleri, endişeye neden oldu!

Şişelenmiş su daha mı güvenli?

O'Carroll, şişelenmiş su hakkında ise şunları söyledi:

"İçme suyu büyük ölçüde güvenli, içmekte tereddüt etmiyorum. Ayrıca şişelenmiş suyun daha iyi olduğunu da iddia etmiyorum, çünkü bu onların musluktan akan sudan farklı bir şey yaptıkları anlamına gelmiyor. Ancak kesinlikle PFAS seviyelerinin izlenmesinin ve verilerin kolayca erişilebilir hale getirilmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum.”

Genel olarak çalışma, küresel su kaynaklarındaki mevcut PFAS kirliliğinin şüphelenilenden daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar Nature Geoscience dergisinde yayınlandı.

21 Nis 2024 - 18:00 - Bilim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.