Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!

Kalp ve damar hastalıkları, özellikle kalp krizleri ve inmeler tüm ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Yılda 18,6 milyondan fazla ölüme neden olan kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin üçte biri 70 yaş altında gerçekleşiyor. Dünya’da halen 300 milyondan fazla kişi kalp hastalığı ile yaşıyor, 2 milyardan fazla kişi ise kalp hastalığı riski taşıyor. Uzmanlar, kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin yüzde 80’inin sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesiyle önlenebileceğini vurguluyor.

Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!
Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!
+4
Haber albümü için resme tıklayın

13-24 Nisan Kalp Sağlığı Haftası…

Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!

Dünyanın bir numaralı katili: Kalp damar hastalıkları

Hafta dolayısıyla Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nden (HSGM) yapılan açıklamada, 20. Yüzyılın başından itibaren eğitim, sağlık ve ekonomide yaşanan gelişmelerin etkisiyle doğuşta beklenen yaşam süresi uzadığı ve yaşlı nüfusun arttığı; sonuçta bulaşıcı olmayan hastalıkların görülme sıklığında da artış olduğunun altı çizildi. Günümüzde, dünyada yaşanan ölümlerin yaklaşık %75’inin nedeninin bulaşıcı olmayan hastalıklar olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu hastalık grubunda yer alan kalp ve damar hastalıkları, özellikle kalp krizleri ve inmeler tüm ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Yılda 18,6 milyondan fazla ölüme neden olan kalp damar hastalıkları, dünyanın bir numaralı katilidir ve ne yazık ki kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin üçte biri 70 yaş altında yani “erken” dönemde gerçekleşmektedir. Kalp ve damar hastalıklarının, küresel ölçekte uzun bir süre daha bir numaralı ölüm sebebi olmaya devam edeceği tahmin edilmektedir.

2 milyar kişi risk altında!

Dünya’da halen 300 milyondan fazla kişi kalp hastalığı ile yaşamakta, 2 milyardan fazla kişi ise kalp hastalığı riski taşımaktadır.
Ülkemizde de kalp ve damar hastalıkları en önemli sağlık sorunlarının başında yer almaktadır. TÜİK tarafından yayımlanan 2022 yılı verilerine göre Türkiye’deki ölümlerin %35,4’ü dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklanmaktadır. Bu da yaklaşık her üç dakikada bir kişinin ölümü anlamına gelmektedir.
Yapılan çalışmalar, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin %80’inin tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik, obezite, diyabet gibi kontrol edilebilen ve önlenebilen risk faktörlerine bağlı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi, risk faktörleri ile mücadele edilmesi, hastalıklara erken dönemde tanı koyulması ve uygun şekilde tedavi edilmesi yoluyla kalp sağlığı korunabilir ve erken yaşta ölümlerin önüne geçilebilir.”

Sağlık Bakanlığı tarafından On İkinci Kalkınma Planı ve 2024-2028 Stratejik Plan’da, sağlıklı yaşam tarzının teşvik edilmesi yoluyla; bulaşıcı olmayan hastalık risklerine karşı koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi çalışmalarına yer verildiği vurgulanan açıklamada, bulaşıcı olmayan hastalıklar başta olmak üzere hastalıklara ilişkin tarama ve teşhis gibi süreçlerde aile hekimlerinin sorumluluklarının artırılacağının belirtildiğine işaret edildi.

Bu kapsamda Bakanlık tarafından; kronik hastalıklar ve risk faktörlerinin aile hekimleri tarafından taranması, erken teşhis edilen hastalıkların sürekli ve düzenli bir şekilde izlenmesi, söz konusu hastalıkların olumsuz sonuçlarının kontrol altına alınması ve bireylerin fonksiyon kayıpları yaşamalarının ve engelli hale gelmelerinin önüne geçilmesi amacıyla, online bir uygulama olan Hastalık Yönetim Platformu geliştirildiği bildirilen açıklamada, şöyle denildi:

“Sağlıklı yaşam tarzıyla ölümlerin %80’i önlenebilir”

“Bununla birlikte, kişinin kendi kalp sağlığı ile ilgili farkındalığa sahip olması ve aile hekiminin vereceği danışmanlık çerçevesinde gerekli tedbirleri alması da kalp sağlığının korunmasında oldukça önemlidir.
Kalbinizi korumak için; Sağlıklı beslenin, Fiziksel olarak aktif olun, Stresle başa çıkın, Tütün ve tütün ürünlerini kullanmayın, Aile hekiminizi düzenli olarak ziyaret edin ve sağlık kontrollerinizi yaptırın.
Kalp hastalıklarına bağlı ölümlerin %80’inin sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesiyle önlenebileceğini UNUTMAYIN!”

Kalp kapak hastalıkları

Ülkemizde yaygın görülen bir sorun olan kalp kapak hastalıkları, kardiyoloji polikliniğine başvuran hastaların önemli bir kısmını oluşturuyor. Tüm dünyada yaklaşık 41 milyon romatizmal kapak hastası, 24 milyon dejeneratif mitral kapak hastası, 9 milyon da kireçlenmeye bağlı aort darlığı hastası bulunduğu tahmin ediliyor. Kalp kapağına bağlı oluşan hastalıkların hayatı tehdit edebilen ciddi sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Aleks Değirmencioğlu, şunları söyledi:

“Geç saptanan hastalarda kalp fonksiyonlarının bozulması sonucunda ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği gibi önemli sorunlar gelişebilmektedir. Erken tanı için yol yürümek, merdiven ve yokuş çıkmak gibi günlük aktivitelerde normalden çabuk yorulma, nefes darlığı veya çarpıntı hissi olan kişilerin mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir. Zira, erken dönemde doğru tanı ve uygun tedaviyle hastaların sağlıklı bir yaşam sürmeleri sağlanabilmektedir. 
Kalp kapağı hastalıkları bazen uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle ekokardiyografi ile kontrol edilmediğinde sorun tespit edilemeyebilir ve tedavi için geç kalınmış olabilir. Dolayısıyla hiçbir yakınma olmasa bile her insanın genç yaşlarda en azından bir kere ve 40 yaşından sonra düzenli aralıklarla kalp kontrollerini yaptırması çok önemlidir.
Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!

Çabuk yoruluyorsanız, dikkat!

Kalp kapak hastalıkları ciddiyetlerine göre; hafif, orta veya ileri derecede olmak üzere üç gruba ayrılıyor. İleri düzeydeki kapak hastalıklarının ilk semptomları eforla yorulma ve çarpıntı gibi şikayetler oluyor. Süreç ilerledikçe kapak hastalığı kalbe fazladan yük bindirerek, ilk aşamada eforla gelen ama müdahale edilmezse ilerleyerek daha sonra dinlenme halinde bile oluşan nefes darlığına yol açıyor. Ayrıca çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılmaya da sebep olabiliyor. Ancak bunun dışında bazen de yakınmalar başlamadan, herhangi bir sağlık problemi veya check-up amaçlı hekime başvuran hastanın kalbi dinlenirken üfürüm duyulmasıyla tesadüfen de kapak hastalığı saptanabiliyor.”

Ülkemizde en yaygın nedeni eklem romatizması!

Kalbimizin içinde yer alan ve kanın kalp odacıkları içinden geçerken geri kaçmasına engel olan yapılar  ‘kalp kapakları’ olarak adlandırılıyor. Kalbin sol ve sağ tarafında 4 adet kapak yer alıyor. Kapak hastalıkları; bu kapakların daralmaları, kapak yetersizliği veya her ikisinin kombinasyonu şeklinde olabiliyor. Çocukluk ve genç erişkinlik döneminde, bakteriyel boğaz enfeksiyonu sonrası ortaya çıkabilen eklem romatizması ile doğumsal olarak meydana gelen anormallikler en yaygın görülen kapak hastalığı nedenlerinden…

İleri yaşlarda ise daha çok kireçlenmeye bağlı kapak hastalıkları görüldüğünü vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Değirmencioğlu, “Popülasyon yaşlandıkça kireçlenmeye bağlı kapak hastalıkları sıklığı artış göstermektedir. Ayrıca kapak yapısındaki anormallik sonucu kapakların çökmesi de yine hem genç yaşta hem de ileri yaşta yaygın görülen kapak hastalığı sebeplerindendir. Bununla birlikte romatizmal kapak hastalıkları ise geçmiş yıllara göre sosyokültürel seviye arttıkça nispeten azalma eğilimine girmiştir” diye konuşuyor. 

Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!

Kalbin kalıcı hasar görmesi önleniyor

Kalp kapak hastalıkları kardiyolojik muayene ve ekokardiyografi olarak adlandırılan kalp ultrasonu ile kolaylıkla saptanabiliyor. Prof. Dr. Aleks Değirmencioğlu, ciddi sorunu olan kapak problemlerinde hastanın şikayetleri de başladıysa ya da kalpte belli bir düzeyde bozulma oluşmuş ise mutlaka müdahalede bulunulması gerektiğine işaret ederek, “Tedavideki en önemli iki hedef ise hastanın yakınmalarının giderilmesi ve kalbin geri dönüşümsüz hasar görmesinin önlenmesidir” diyor.

Kapak hastalıklarında tedavinin kapağa anjiografik veya cerrahi olarak müdahale edilerek gerçekleştirildiğini belirten Değirmencioğlu, bazen kapağın tamir edilmesi mümkün olabilirken, birçok hastada ise yıpranmış olan kapağın biyolojik veya mekanik yapay bir kapak ile değiştirilmesi gerektiğini söylüyor. 

Tedavi sonrası düzenli kontrol şart!

Zamanında ve uygun yapılan kapak müdahalesi sonrasında hastalar hemen hemen normal yaşamlarına devam edebiliyorlar. Prof. Dr. Aleks Değirmencioğlu, ancak tedavi sonrasında düzenli kontrollerin yapılmasının ve çok ağır egzersizlerden kaçınılmasının oldukça önem taşıdığını belirterek, "Ayrıca mekanik kapak ile tedavi edilen hastaların düzenli takip edilmesi gereken kan sulandırıcı bir ilaç kullanmaları da gerekmektedir” diyor.

Kalp damar hastalıkları: Sağlıklı yaşam tarzı ile ölümler yüzde 80 önlenebiliyor!

Kalp sağlığını korumak için öneriler

Birçok hastalığı kapsayan kardiyovasküler hastalıklar; fiziksel aktivitenin az olması, obeziteye neden olan beslenme tarzı, diyabet, hipertansiyon, dislipidemi gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkıyor.  Özellikle obezite, diyabet, hipertansiyon ve sigara kullanımının tetiklediği kalp ve damar hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite büyük bir önem taşıyor.

Değiştirilebilir risk faktörlerinin azaltılmasıyla kardiyovasküler hastalıkların önüne geçilebileceğini belirten Sabri Ülker Vakfı Uzmanları, Kalp Sağlığı Haftası’nda kalp hastalığına ilişkin doğru bilinen yanlışları anlattı, kalp sağlığını korumak için sağlıklı yaşam önerilerine dikkat çektiler.

Kalp hastalığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar

• Balık yağı takviyesi almak kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.

1980'li yıllarda gündeme gelmeye başlayan omega-3 balık yağı takviyeleri, bugün en popüler besin takviyeleri arasında yer alıyor. Yağlı balıkların, inflamasyonu hafifletmek ve kan pıhtılaşmasını önlemek gibi kalp ve damar sistemine fayda sağlayabilecek biyolojik etkilere sahip olan omega-3 yağ asitlerinin EPA ve DHA açısından zengin olduğu biliniyor.

Ancak, son yirmi yılda omega-3 takviyelerini plaseboyla karşılaştıran çok sayıda araştırmada, bu takviyelerin sağlıklı bireylerde kalp krizi veya buna bağlı sorunları önlemeye yardımcı olabileceğine dair net bir bilimsel kanıt sunmuyor.

• 65 yaş üzerinde kan basıncının yüksek olması normaldir.

İnsanlar yaşlandıkça atardamar duvarları sertleşir ve kalp daha fazla kan pompalamaya zorlanır. Bu nedenle, bazı doktorlar 65 yaş ve üzerindeki bireylerde sistolik kan basıncının (okumadaki en yüksek sayı) 150'ye kadar çıkabileceğini belirtiyor.

Ancak, mevcut kılavuzlar yetişkinlerde sistolik ölçümün 130 veya daha düşük olmasını hedeflemelerini tavsiye ediyor. Bu nedenle, kaç yaşında olunursa olunsun, kan basıncının 130/80'in altında tutulması gerekiyor.

• Yalnızca kadınlarda alışılmadık kalp krizi belirtileri görülür.

Yaklaşık 20 yıl önce Amerikan Kalp Derneği, kadınlarda kalp hastalığı konusunda farkındalık yaratmaya yardımcı olmak amacıyla bir kampanya başlattı. Kalp krizi belirtilerinin tanınmasına yönelik bulantı veya kusma, baş dönmesi ve çene ağrısı gibi daha az görülen bazı belirtilerin altını çizdi. Bazı araştırmalar, kadınların bu belirtileri yaşama olasılığının erkeklere göre daha yüksek olduğunu öne sürdü. Ancak farklılıklar o kadar da fazla değil ve erkeklerde de daha az da olsa tipik belirtiler ortaya çıkabilir. Bu sebeple tüm belirtilerin farkında olmak önem teşkil ediyor.

Üç adımda kalp sağlığı

Sofranızda sağlıklı yağlar ve balığa yer açın

Kalp sağlığı için beslenmede tekli doymamış yağlar (Zeytin, fındık, yer fıstığı, ceviz, avokado yağı vb.) ve çoklu doymamış (omega-3 ve omega-6) yağlara öncelik vermek gerekiyor. Ara öğünlerinizde badem, fındık ve ceviz gibi kuruyemişler tüketerek bu besinlerin içerdiği sağlıklı yağlarla kalp sağlığınızı koruyacak bir adım atabilirsiniz. Omega-3 yağ asitleri, vitamin ve mineraller açısından oldukça zengin bir besin kaynağı olan balığı haftada en az 2 gün tüketmek altın kural niteliğinde. Balık tüketirken pişirme yöntemine dikkat etmek, kızartmak yerine fırında veya buğulama gibi pişirme teknikleriyle hazırlamak da bir o kadar önemli.

Yeterli ve kaliteli uykuyu ihmal etmeyin

Vücudumuz günlük olarak ihtiyaç duyduğu uykuyu yeterli miktarda sağlayamadığında, yaş, kilo veya fiziksel aktivite oranından bağımsız olarak kalp hastalığı ve kalp krizi riskini artırmış oluyoruz. Ayrıca yapılan çalışmalar uyku kalitesi düşük olan bireylerde, daha yüksek besin tüketimi olduğunu ve diyet kalitesinin daha düşük olduğunu da gösteriyor.

Tabağınızda daha fazla sebze ve meyveye yer verin

Çeşitli meyve ve sebzelerin yer aldığı zengin bir beslenme, kalp dostu lif, vitamin ve minerallerin vücuda alınması için bir fırsat sunuyor. Sebze ve meyve tüketiminin yüksek olması düşük kalp hastalığı riskiyle doğrudan ilişkili. Kalp sağlığınız için her gün beş porsiyon sebze ve iki porsiyon meyve tüketimini hedefleyebilirsiniz. Porsiyon miktarı günlük enerji ve besin ögeleri gereksiniminize göre değişiklik gösterebilir.

18 Nis 2024 - 09:41 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.