2023, iklim değişikliği belirtilerinde rekorların yılı oldu

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) Küresel İklim Durumu Raporu, 2023’ün sadece “kayıtlara geçen en sıcak yıl” olmadığını, iklim değişikliğinin birçok belirtisinde de rekorlar kırıldığını gösterdi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, raporun “uçurumun kenarındaki bir gezegeni” gösterdiğini belirterek, “Tüm önemli göstergelerde sirenler çalıyor” derken, WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo iklim değişikliğinin sıcaklıklardan çok daha fazlası olduğuna işaret etti.

2023, iklim değişikliği belirtilerinde rekorların yılı oldu
2023, iklim değişikliği belirtilerinde rekorların yılı oldu
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Dünya Meteoroloji Örgütü (World Meteorological Organization-WMO) son raporunda, okyanuslardaki ısınma, deniz seviyelerinde yükselme ve buzullardaki erime başta olmak üzere, 2023’ün iklim değişikliğinin göstergesi olan birçok rekorla geride kaldığını ortaya koydu.

2023, sadece kayıtlara geçen “en sıcak yıl” olmakla kalmadı!

Rekor düzeyde sıcak geçen ve küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 1.45 derece üzerine çıktığını teyit eden rapora göre, 2023 önemli bir farkla kayıtlara geçen en sıcak yıl oldu. Ancak rapor, 2023’ün sadece bununla kalmayıp, iklim değişikliğinin çok sayıda belirtisini de rekorlarla ortaya koyduğunu gösterdi.

WMO’nun 19 Mart’ta yayımlanan Küresel İklim Durumu Raporu, iklim krizinin sayısız göstergesinin yanı sıra bunların sıcak hava dalgaları, sel, kuraklık, orman yangınları ve hızla yoğunlaşan tropikal siklonlar şeklinde insanlar üzerindeki feci etkilerini de ele alıyor.

2023, iklim değişikliği belirtilerinde rekorların yılı oldu

Deniz seviyelerinin yükselmesinde yeni zirve!

2023 yılında, gezegenin küresel ortalama deniz seviyesi, 1993 yılına kadar uzanan uydu kayıtlarında yeni bir zirveye ulaştı. Deniz seviyeleri son 30 yılda ortalama 3,34 milimetre yükseldi ve giderek daha hızla yükseliyor. Yükselme hız oranı 1993-2002 yılları arasında yılda 2,13 milimetre iken, 2014-2023 yılları arasında iki kattan fazla artarak yılda 4,77 milimetreye ulaştı.

Bunun nedeni, suyun genişlemesine neden olan okyanus ısınmasının devam etmesinin yanı sıra buzulların ve buz tabakalarının erimesi olarak açıklanıyor.

Okyanus ısısı en yüksek seviyede!

Okyanus ısısı, geçen yıl 65 yıllık gözlemsel kayıtlardaki en yüksek seviyesine ulaştı.

La Nina'dan El Nino koşullarına 2023'ün ortasında geçiş, hem karada hem de suda hissedilen hızlı sıcaklık artışına katkıda bulundu. Ancak bu hava olayıyla ilişkili tipik ısınma modelleri - yani Pasifik Okyanusu ısınması - Kuzeydoğu Atlantik gibi diğer olağandışı ısınma alanlarını açıklayamıyor. Bu okyanus kütlesi, ilkbahardan itibaren yaygın deniz ısı dalgalarına maruz kaldı, Eylül ayında zirveye ulaştı ve sıcaklıkların ortalamanın 3 derece üzerinde olduğu yıl sonuna kadar devam etti.

2023'te ortalama bir günde, okyanusların neredeyse üçte biri, deniz ekosistemlerine ve mercan resiflerine zarar veren bir deniz sıcak dalgasına maruz kaldı. Yıl sonuna doğru, okyanusun yüzde 90'ından fazlası bir noktada sıcak hava dalgası koşullarını yaşadı.

Küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklıkları, Nisan ayından itibaren rekor seviyeye ulaştı. Uzmanlar ısınmanın 2024 yılında da devam etmesini bekliyor.

Antarktika’da deniz buzu en düşük seviyede!

Rapora göre, Kriyosferde de rekorlar kırıldı. Antarktika'daki deniz buzu miktarı (en az yüzde 15 buz yoğunluğunun kapladığı toplam alan) geçen yıl kayıtlara geçen en düşük seviyedeydi. Kış sonunda, bir önceki rekor yılın bir milyon km² altındaydı. Bu, Fransa ve Almanya'nın toplamına eşdeğer bir alanı oluşturuyor.

Bilim insanlarının küresel iklimle ilgili değişiklikleri ölçmek için yeterince uzun süre izlenen 'referans' buzullar olarak adlandırılan buzullar da kayıtlardaki (1950'den beri) en büyük buz kaybını yaşadı. Bu durum Kuzey Amerika ve Avrupa'daki aşırı erimeden kaynaklandı.

Avrupa Alplerindeki buzullar aşırı bir erime sezonu geçirdi. Rapora göre İsviçre'de buzullar son iki yılda kalan hacimlerinin yaklaşık yüzde 10'unu kaybetti.

Sera gazı konsantrasyonları rekor seviyelere ulaştı

Küresel sıcaklıktaki uzun vadeli artış, büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasına bağlı olarak atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarının artmasından kaynaklanıyor.

Üç ana sera gazının - karbondioksit, metan ve azot oksit - konsantrasyonları 2022 yılında rekor seviyelere ulaştı. WMO'nun raporuna göre, belirli yerlerden alınan gerçek zamanlı veriler 2023 yılında da artışın devam edeceğini gösteriyor.

Karbondioksit seviyeleri sanayi öncesi döneme kıyasla yüzde 50 daha yüksek oldu ve ısıyı atmosferde hapsetti.

2023, iklim değişikliği belirtilerinde rekorların yılı oldu

İklim finansmanı açığı büyük!

WMO'nun raporu, büyük bir iklim finansmanı açığını ortaya koyudu.1,5 dereceye bağlı kalmak için yıllık iklim finansmanı yatırımlarının altı kattan fazla artarak 2030 yılına kadar yaklaşık 9 trilyon dolara ve 2050 yılına kadar da 10 trilyon dolara ulaşması gerekiyor.

Ancak eylemsizliğin maliyeti çok daha yüksek olabilir. Olağan senaryoya göre, iklim değişikliği 2025-2100 yılları arasında en az 1,266 trilyon dolar değerinde zarara yol açabilir.

Bunun dünyayı harekete geçmeye teşvik etmesi gerektiğini belirten uzmanlar, yenilenebilir enerjiye geçişin hızında "bir umut ışığı" olduğunun altını çiziyor.

“Uçurumun kenarındaki gezegen!”

WMO’nun son Küresel İklim Durumu raporunun “uçurumun kenarındaki bir gezegeni” gösterdiğini belirten BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Tüm önemli göstergelerde sirenler çalıyor. Bazı rekorlar sadece listeleri alt üst etmekle kalmıyor. Ve değişimler hızlanıyor” dedi.

WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo ise iklim değişikliğinin sıcaklıklardan çok daha fazlası olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“2023'te tanık olduklarımız, özellikle de eşi benzeri görülmemiş okyanus sıcaklığı, buzulların geri çekilmesi ve Antarktika'daki deniz buzu kaybı, özel bir endişe kaynağıdır. İklim değişikliğine ilişkin Paris Anlaşması'nın 1,5°C'lik alt sınırına -şu anda geçici olarak da olsa- hiç bu kadar yaklaşmamıştık. WMO topluluğu dünyaya kırmızı alarm veriyor.
İklim krizi insanlığın karşı karşıya olduğu en önemli zorluktur ve artan gıda güvensizliği, nüfusun yer değiştirmesi ve biyoçeşitlilik kaybının da tanıklık ettiği gibi eşitsizlik kriziyle yakından ilişkilidir.”

Photo: © WFP/Sayed Asif Mahmud Rising sea levels are causing the regular flooding of homes in Bangladesh. 

21 Mar 2024 - 09:24 - Çevre


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.