Türk Tabipleri Birliği Başkanı’ndan meslektaşlarına 14 Mart Mesajı!

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, 14 Mart Tıp Haftası dolayısıyla meslektaşlarına hitaben yayımladığı mektubunda, “Zor zamanlardan çıkamadık. Pandeminin artçı etkileri sürüyor, insanlarımız pek çok kronik sağlık sorunu ile kalakalıyor” dedi, mücadeleden vazgeçmedikleri mesajı verdi.

Türk Tabipleri Birliği Başkanı’ndan meslektaşlarına 14 Mart Mesajı!
Türk Tabipleri Birliği Başkanı’ndan meslektaşlarına 14 Mart Mesajı!
Haber albümü için resme tıklayın

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 16 Mart’ta “Şiddetsiz, Güvenli, Güvenceli, Demokratik Bir Yaşam İçin Büyük İstanbul Buluşması”na hazırlanırken,

TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, meslektaşlarına hitaben 14 Mart Mektubu yayımladı. Fincancı’nın “Değerli Meslektaşım” diye başladığı mesajı şöyle:

“İnsanlarımız kronik sağlık sorunları ile kalakalıyor”

"Zor zamanlardan çıkamadık. Geçen yıl bugün sizlere deprem bölgesinden, bir mendil niye kanar diye sormuştum Cansever’ce. Şimdiyse, yönetilemeyen, kısmen ertelenen ekonomik krizin ayak sesleri yükseliyor, üzerinden bir yıldan fazla zaman geçen depremin toplum sağlığına dönük etkileri hafifletilemiyor. Pandeminin artçı etkileri sürüyor, insanlarımız pek çok kronik sağlık sorunu ile kalakalıyor. Demokrasi, hukuk, insan hakları ve ifade özgürlüğü her geçen gün ağır darbeler alıyor.
Peki biz hekimler; yok sayıldığımız, tüketim nesnesine dönüştürülen sağlığın araçları olarak tepe tepe kullanıldığımız, ölümüne çalıştırıldığımız, emeğimizin değersizleştirildiği koşullarda neler yapabiliriz, bu zorlukların üstesinden birlikte gelebilir miyiz diye sormak ve yanıt aramak isterim bir 14 Mart’ta daha mektubumla sizlere ulaşırken.
Türk Tabipleri Birliği Başkanı’ndan meslektaşlarına 14 Mart Mesajı!

TTB’nin eylemleri

Çok olmadı, yıllardır süregelen mücadelemizin köşe taşlarından biri de 11 Ekim 2021’de duyurarak emek ve meslek örgütleriyle birlikte başlattığımız “Emek Bizim Söz Bizim” eylemleriydi. İstanbul’dan başlayıp yol boyu coşkulu meslektaşlarımızla buluştuğumuz, emeğimizin karşılığını talep ettiğimiz Beyaz Yürüyüş, Forum, Nöbet, G(ö)rev eylemlerinden 305, bordrolarımızı faksladıktan ve çalışma alanlarımızdan “Oyalama değil, Hakkımızı istiyoruz” diyerek seslendikten 220 gün sonra; 12 Ağustos 2022’de Sağlık Bakanı “Beyaz Reform” demek zorunda kalmış, ek ödeme yönetmeliği ile ekonomik koşullarda en azından çalıştığımız süre boyunca kısmen de olsa bir iyileşme olmuştu.
Bizleri makineleştiren sistem içinde 10 dakikada bir verilen randevular yerini o 10 dakikaya iki hatta daha fazla hasta sıkıştırmak zorunda bırakmış; itirazımızı dile getirdiğimiz 20 Ekim 2021 gününün ardından süren eylemler ile 5 dakikada hekimlik yapılamayacağını, sağlığın o dakikalara sığamayacağını topluma da anlatma çabalarımız sonucunda, bakan 354 gün sonra randevu aralığının 10 dakikadan daha kısa olamayacağını açıklamak zorunda kalmıştı.

“Haklarımızı talep etmekten de mücadeleden de vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz”

Meslektaşlarımızın uzun saatler boyunca yoğun çalışma koşulları, nöbet ertesi izin hakkını da tartıştığımız bu süreçte 23 Ekim 2021 günü gencecik bir meslektaşımızın 30 saatlik bir çalışma sonrası kamyonun altında can vermesi bardağı taşıran son damla olmuş, 24’ünde hastanesinde başlayan eylemler 25-26 Ekim’de Türkiye genelinde eylemlerle yankı bulmuştu. Bu elim kazanın ardından, ancak 315 gün sonra, 3 Eylül 2022’de bakan üç günde birden sık ve ayda sekiz nöbetten fazla tutulamayacağını açıklamak zorunda kalmıştı. Ne yazık ki bu açıklamanın çalışma ortamlarımıza yansımadığını, geçtiğimiz günlerde başka bir meslektaşımızın nöbet çıkışı yaptığı kaza ile bir kez daha gördük. Asistan hekimlerimiz TTB’ye başvurarak nöbet ertesi izin kullanımının değişik gerekçeler öne sürülerek reddedildiğini bizlerle paylaşmaya devam ediyor. Yaptığımız girişimler, idarelerle yazışma ve görüşmeler ise bizleri akıntıya karşı kürek çeker durumda bırakıp, akıntı da çok güçlü olmasına rağmen biz haklarımızı talep etmekten de mücadeleden de vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz elbette.
Hekimler olarak sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmak istediğimizi dile getirerek 11 Kasım 2021’de yaptığımız eylemler ise 275 gün sonra karşılık bulmuş, reformdan reforma koşan bakanlık hekimlerin tıbbi sekreterlik görevine son verildiğini de “Beyaz Reform”una eklemek zorunda kalmıştı.
Bizleri itibarsızlaştırma, emeğimizi değersizleştirmenin bedelini bir 6 Temmuz sabahı acıyla sarsılarak görmüştük. Bir meslektaşımız daha hasta yakını tarafından katledilmiş, ardından tüm Türkiye’de sağlık kurumlarında iş bırakarak sağlık otoritesine sağlıkta şiddete karşı önlem alması, TTB olarak hazırlayıp Meclis’e sunulmasını sağladığımız yasa tasarısının eksiksiz kabulü, etkili uygulanması uyarısıyla pek çok eylem ve etkinlik geliştirilmişti. Meslektaşlarımızın bu tür tehditlere karşı yalnız olmadıklarını hissetmeleri, hukuki süreçler için danışabilecekleri bir meslek örgütü olduğunu bilmeleri adına, yakınında belirleyeceği herkese ulaşacak acil çağrı olanağı bulunan “TTB Yanımda” telefon uygulaması 12 Aralık 2022 tarihinde kullanıma sunulmuş ve tabip odalarına da meslektaşlarımıza yaygın olarak duyurulması için iletilmişti. Her zaman olduğu gibi bir yıla yakın bir bekleme süresi ardından, tam 334 gün sonra sağlıkta şiddete karşı 11 Kasım 2023 tarihinde Sağlık Bakanlığı “Gri Kod” uygulaması başlatmıştı.

“Depremle yerle bir olan sağlık sistemi…”

Depremin ardından yerle bir olan sağlık sisteminde koruyucu sağlık hizmetleri, zaten göz ardı ettikleri birinci basamak sağlık kurumları da enkaz altında kalmış, meslektaşlarımız bir çalışma ortamı olmamasından öte, çalışmak için gereken araç ve gereçlerden de olmuştu. Sağlık Bakanlığı araç gereçlerin temin edileceğini duyurmasına karşın hiçbir girişimde bulunmayınca depremin birinci yılında deprem bölgesinde meslektaşlarımızla dayanışma için yanlarında olmak hem de kamu otoritesinin görevi olsa da meslek örgütü olarak yalnız olmadıklarını göstermek üzere gereksinimlerini karşılayacak malzemelerle gitmiştik yanlarına.
Bu 14 Mart’ta da mücadelemiz için 14 talebimizi sizlerle paylaştık, birlikte seslenmeye, eylemeye devam edeceğiz. Halk sağlığının duayenlerinden Çağatay Güler hocamızın yazdığı o güzelim şiirlerinden birinin son dizelerini hatırlayalım mı?
“...
Meslektaşlarınızın değerini hiç bilmeyin!...
Siz bilmeyin ki başkaları hiç ama hiç bilmesinler!...
Kimseye ışık yakmayın!...
Kimseye kapı açmayın!...
Dama çıkın merdiveni çekin!...”
TTB meslektaşlarımızın değerini bilen, duyuran meslek örgütünüz olarak bütün ışıkları, kapıları ardına kadar açık tutup, merdivenlerden el ele tırmanacağımız günlerde birlikte, dayanışma içinde mücadeleyi büyütmek için var.
Gelin şiddetsiz, güvenli, güvenceli ve demokratik bir yaşamı hep birlikte örelim.”

14 Mar 2024 - 12:52 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.