Beslenmede bambaşka bir dönemin kapısı aralanıyor!

Beslenme, bağırsak ve beyin sağlığı arasındaki ilişki, son yılların önemli bir araştırma alanı. Bu çalışmaları kolaylaştıracak bir çip, zihin sağlığı üzerinde yararlı etkiye sahip yeni gıdaların geliştirilmesinin önünü açabilir…

Büyütmek için resme tıklayın

Foodnavigator’da yayınlanan makalede, NIZO Food Research’te Kıdemli Proje Yöneticisi ve Twente Ünivetsitesi’nde Uygulamaları Kök Hücre Teknolojileri Doçenti olan Dr. Kerensa Broersen, beyin – bağırsak ekseni araştırmalarını değerlendirdi.

Bağırsak-beyin ekseninin varlığı bilim camiasında ve gıda endüstrisinde kabul görmüş durumda. Ancak bu ekseni çip ölçekli bir cihaz ile simüle etme becerisi kulağa neredeyse bilim kurgu gibi geliyor.

Dr. Kerensa Broersen, bunun mümkün olduğunu ve halihazırda gıda ve beyin sağlığı arasındaki ilişkiyi araştırmak için kullanıldığını söyledi.

Bağırsak-beyin ekseni nedir? Gıdalar bunda nasıl bir rol oynar?

Kerensa Broersen beyin bağırsak eksenini şu sözlerle anlattı:

“Okulda beynin vücudun geri kalanını kontrol ettiğini öğreniriz. Ancak son yıllarda bilim insanları, bağırsak söz konusu olduğunda bu etkinin iki yönlü olduğunu öğrendi. Bağırsakta olanlar beyin aktivitesini değiştirerek ruh halimizde ve duygularımızda, uyku düzenimizde, iştahımızda, bilişimizde, motor fonksiyonlarımızda ve hatta beyin sağlığımızda ve nörodejenerasyonda değişikliklere yol açabilir.

Özellikle, metabolizmalarının bir parçası olarak, bağırsaktaki bazı mikroorganizmaların kısa zincirli yağ asitleri, konjuge safra asitleri, immünomodülatör peptitler ve nörotransmiterler gibi moleküller ürettiğini biliyoruz. Bu metabolitler vagus siniri aktivitesini düzenleyerek, bağırsak ve beyin bağışıklık hücrelerini etkileyerek ve kanda beyne taşınarak beyin aktivitesini modüle edebilir. Bu çift yönlü iletişime bağırsak-beyin ekseni adını veriyoruz.

Bu yolla iletilen mesajlar bağırsak mikrobiyota metabolizmasıyla yakından ilişkilidir ve bu nedenle gıda ve diyet bağırsak-beyin ekseninde kilit bir rol oynar. Yiyeceklerin beyin sağlığını ve aktivitesini modüle etmeye yardımcı olabileceğini biliyoruz. Ancak bağırsak mikrobiyomu çok çeşitli olduğundan ve insanlar hem bağırsak mikrobiyomu kompozisyonu hem de genetik yapıları bakımından büyük farklılıklar gösterdiğinden, bunun nasıl olduğu henüz tam olarak açık değildir.”

Gıdaların bağırsak-beyin eksenini nasıl etkilediğine dair çalışmaların çoğu şimdiye kadar büyük kohortlara veya hayvanlar üzerinde yapılan testlere dayanıyordu. Hayvanlar ise genellikle insan fizyolojisi için çok zayıf modeller. Bu nedenle, gıda ve bağırsak-beyin iletişimi konusundaki temel soruların çoğu cevapsız kalıyor.

Hangi gıdalar veya bileşenler hangi mikroorganizmaları etkileyerek beyinde hangi etkiyi sağlar? Hangi mekanizma aracılığıyla? Etki sadece doza mı bağlıdır yoksa gıda matrisi ve işlenmesi de bir rol oynar mı? Bu tür soruların yanıtlanması, gıda endüstrisinde büyük yeniliklere yol açacak, ürün geliştirmede verimliliği artıracak ve gıdaların sağlığa faydaları için daha iyi kanıtlar sağlayacaktır. Şu anda insan bağırsak-beyin eksenini taklit eden model sistemler aracılığıyla bu yanıtları bulma becerisini araştırıyoruz. Buna ‘çip üzerinde bağırsak-beyin ekseni’ diyoruz.”

Beslenmede bambaşka bir dönemin kapısı aralanıyor!

Çip üzerinde bir bağırsak-beyin ekseni oluşturmak mümkün mü?

Bunun mümkün olduğunu dile getiren Dr. Kerensa Broersen, “Bunu yapacak teknoloji oldukça iyi kurulmuş durumda. Kan, idrar vb. kaynaklardan toplanabilen yetişkin kök hücrelerle başlıyoruz. Bu kök hücrelerin nasıl geliştiğini dikkatlice kontrol ederek, insan vücudundaki belirli organların minyatür versiyonlarını oluşturabiliriz. Bağırsak-beyin eksenini taklit etmek için, bağırsak epitelinin ve beynin ayrı organoidlerini ve vagus sinirini temsil etmek için nöronları oluşturuyoruz.

Bunları özel olarak tasarlanmış madeni para büyüklüğünde bir mikroakışkan cihaza yerleştiriyoruz, epitele bir mukus tabakası ve spesifik bağırsak bakterileri ekliyoruz ve insan bağırsak-beyin ekseninin işlevsel bir taklidini elde ediyoruz” diye konuştu.

Bu “çip” gıda endüstrisine nasıl yardımcı olabilir?

Söz konusu çipin gıda endüstrisi için de önemli bir araç olduğunu aktaran Dr. Kerensa Broersen, “Günümüz tüketicileri, sadece beslenme gereksinimlerinin karşılanmasında değil, diyetin sağlıkları üzerindeki rolünün de daha fazla farkındalar. Sektör, pro- ve prebiyotik ürünlere yönelik büyük bir talep gördü. Bazı üreticiler, uyku ve ruh halini iyileştirerek zihinsel sağlığı hedefleyen ürünleri pazarlamaya başladı bile.

Elbette, bir gıda ya da bileşenin sağlığa ya da esenliğe fayda sağladığına dair her türlü öneri, bunu destekleyecek kanıtlara ihtiyaç duyar. Şimdiye kadar, bu kanıtları toplama seçenekleri klinik çalışmalar ve iki boyutlu hücre hatlarına dayalı in vitro modellerle sınırlıydı.

In vitro hücre hattı modelleri nispeten hızlı ve ucuzdur, ancak sadece bağırsakta neler olup bittiğine dair fikir verir, bunun beyin aktivitesini veya gelişimini nasıl etkileyeceği kesin değildir. Klinik çalışmalar daha kapsamlı bir resim verir, ancak pahalıdır, dikkatli tasarım ve yorumlama gerektirir ve farklı genetik ve çevresel koşullar nedeniyle büyük istatistiksel varyasyona tabidir. Bir çip üzerindeki bağırsak-beyin ekseni modelleri, bu yaklaşımlara bir tamamlayıcı sunarak belirli bir gıdanın beyin üzerindeki spesifik etkisini görmenizi sağlar” diyerek gıda endüstrisinin bu teknolojiden önemli sonuçlar elde edebileceğinin altını çizdi.

Ekli Dosyalar

01 Mar 2024 - 16:00 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.