İnsan sindirim sisteminde yepyeni bir yaşam formu bulundu!

İnsan vücudunda yaşayan sayısız mikrobu inceleyen araştırmacılar, tamamen yeni, virüs benzeri bazı cisimlere rastladı…

Büyütmek için resme tıklayın

Çalışmada yer almayan Kuzey Carolina Üniversitesi hücre biyoloğu Mark Peifer, Science Magazine'den Elizabeth Pennisi'ye verdiği demeçte araştırmada büyük şaşkınlık yaşadıklarını söyledi.

Bu gizemli genetik materyal parçalarının tespit edilebilir dizilimleri ve hatta diğer biyolojik ajanlarla bilinen yapısal benzerlikleri yok.

Dolayısıyla Stanford Üniversitesi'nden biyolog Ivan Zheludev ve meslektaşları, bu garip keşiflerinin virüs olmayabileceğini, bunun yerine en basit genetik moleküller ile daha karmaşık virüsler arasındaki kadim boşluğu doldurmaya yardımcı olabilecek tamamen yeni bir varlık grubu olabileceğini öne sürüyor.

Yeni keşfedilen bu yapılara Obelisk (T. Dikili taş, köşeli sütun) adını veren araştırmacılar, bu yapıların insan ve küresel mikrobiyomlarda kolonileşmiş ve fark edilmemiş çeşitli RNA'lar sınıfını oluşturduğunu aktardı.

İnsan sindirim sisteminde yepyeni bir yaşam formu bulundu!

Neden şimdiye dek keşfedilmedi?

Adını, bükülmüş RNA uzunluklarının oluşturduğu son derece simetrik, çubuk benzeri yapılardan alan Obelisklerin genetik dizileri yalnızca yaklaşık 1.000 nükleotid ebadında. Aslında, nispeten bu küçük ebatları, onların daha önce keşfedilememesinin nedenlerinden biri.

Zheludev ve ekibi, yürüttükleri araştırmada genetik dizilerden oluşan 5,4 milyon veri kümesini taradı ve neredeyse 30.000 farklı Obelisk tespit etti. Obeliskler, ekibin incelediği insan mikrobiyomlarının yaklaşık %10'unda da görüldü. Bir veri setinde, Obeliskler hastaların ağız örneklerinin %50'sinde tespit edildi. Dahası, farklı Obelisk türlerinin vücudumuzun farklı bölgelerinde mevcut olduğu da görülüyor.

Mikrobiyomumuzdan bir tür konak hücreyi, yaygın bir insan ağzı mikrobu olan Streptococcus sanguinis bakterisini izole etmeyi başardılar. Bu mikroplardaki Obelisk, 1.137 nükleotid uzunluğunda bir döngüye sahipti.

Obelisklerin kaynağı ne?

Zheludev ve meslektaşları, Obelisklerin diğer ev sahipleri bilinmese de, bir kısmının bakterilerde bulunabileceğini varsaymanın mantıklı olduğunu söyledi. Obelisklerin kaynağının ne olduğu sorusu bir yana, tamamının araştırmacıların Oblins adını verdikleri yeni bir protein sınıfının kodlarını içerdiği görülüyor.

Bu proteinleri oluşturmaya yönelik talimatların Obelisklerin genetik materyalinin en az yarısını kapladığı görünüyor. Bu proteinler tüm Obelisklerde çok benzer olduğundan, araştırmacılar varlığın replikasyon sürecine dahil olabileceklerini düşünüyor.

Bu protein kodlama yeteneği onları viroid adı verilen diğer bilinen RNA döngülerinden farklı kılıyor, ancak aynı zamanda RNA virüslerinin (COVID-19 dahil) hücrelerin dışındayken içinde yaşadıkları protein kabuklarını yapmak için genlere sahip görünmüyor.

Obeliskler ayrıca, bitkilerden bakterilere kadar hücrelerin içinde bir arada bulunan ve plazmid adı verilen, daha yaygın olarak DNA'dan oluşan diğer genetik moleküllerden önemli ölçüde daha büyük.

Öte yandan Zheludev ve ekibi, Obelisklerin bakteriyel konakçıları üzerinde herhangi bir etkisini ya da hücreler arasında yayılabilecekleri bir yolu henüz tespit edemedi.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar henüz hakemli bir dergide yayınlanmadı. Sonuçlar, yayın öncesi sunucu olan bioRxiv’den incelenebilir.

Ekli Dosyalar

04 Şub 2024 - 20:30 - Bilim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.