Omurilik, depresyonu tedavi etmek için yeni bir yol sağlayabilir!

Depresyon her 10 kişiden 1’ini, hayatın bir döneminde etkiler. Bu kadar yaygın görülen bir sağlık sorunu için yeni ve gelişmiş tedavilere büyük bir ihtiyaç var. Yapılan araştırmalar, omuriliğin yeni tedavi için araştırmaya değer bir alan olduğunu gösteriyor…

Omurilik, depresyonu tedavi etmek için yeni bir yol sağlayabilir!
Haber albümü için resme tıklayın

Cincinnati Üniversitesi Tıp Fakültesi'ndeki araştırmacılardan oluşan bir ekip, depresyonu olan 20 gönüllünün omuriliğine küçük bir kara kutunun yerleştirildiği pilot bir klinik deney tasarladı. Deney kapsamında kullanılan kara kutu ile, sırta ve sağ omuza birer elektrot yerleştirildi.

Kutu daha sonra sekiz hafta boyunca, haftada üç seans olmak üzere, gönüllülerin yarısına özel olarak ayarlanmış düşük seviyeli bir elektrik akımı verdi. Bunun depresif semptomlar üzerinde, gönüllülerin diğer yarısına uygulanan farklı bir 'plasebo' yüklemeden daha büyük bir etkisi olduğu belirlendi.

Sistem nasıl etki gösteriyor? Depresyon ve omurilik arasında nasıl bir ilişki var?

Cincinnati Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden sinirbilimci Francisco Romo-Nava, “Omuriliğin uyarılmasının, sinyal gürültüsünü azaltarak veya depresif bir sendrom sırasında mevcut olabilecek hiperaktif sinyalleri azaltarak, beynin kendini olması gerektiği gibi düzenlemesi etmesine yardımcı olduğu düşünülüyor" diyerek sistemin nasıl etki gösterdiğini anlattı.

Önceki araştırmalar, omuriliğin vücutta neler olup bittiği hakkında beyne sürekli bilgi verdiğini ve bunun duyguları ve ruh halini etkileyebileceğini ortaya koymuştu.

Omurilik, depresyonu tedavi etmek için yeni bir yol sağlayabilir!

Araştırmacılar, bu bilgi yolunun bazı depresyon vakalarında aşırı yüklenebileceğini varsayıyor. Örneğin kronik stres, sürekli sinyal göndererek sistemi yorabilir ve beyinde olumsuz tepkilere yol açabilir.

Bu çalışmanın amaçları doğrultusunda, daha önce kafa derisine uygulandığında beyindeki nöronların elektriksel aktivitesini düzenlemeye yardımcı olduğu gösterilen transkütan spinal doğru akım stimülasyonu (tsDCS) kullanıldı.

Burada beyindeki nöronlar uygulanan sinyalden doğrudan etkilenmedi. Bunun yerine, spinal gri maddeye ulaştıkları ve bunun da beynin aktivitesi üzerinde bir etkisi olduğu gösterildi.

Romo-Nava, “ Beyin ve vücut arasındaki bağlantının psikiyatrik bozukluklar için çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Duygudurum bozuklukları, yeme bozuklukları ya da anksiyete bozukluklarının semptomlarının çoğu, bu beyin-beden etkileşimindeki düzensizlik olarak yorumlanabilecek şeylerle ilgili” dedi.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar Molecular Psychiatry dergisinde yayınlandı.

28 Oca 2024 - 23:00 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.