İşte çalışanların zihnindeki iş dünyası!

Çalışan beklentilerindeki değişimleri belirlemeye yönelik bir araştırma, çalışanların zihnindeki iş dünyasına yönelik ilginç sonuçlar ortaya koydu. Çalışanların büyük bir çoğunluğu şirketlerinden hem profesyonel hem de kişisel yaşamlarında anne gibi yol gösteren, ilham veren ve destekleyen bir yaklaşım bekliyor. Çalışanın yaşamının iş yerinden geçirdiği 8 saatten ibaret olmadığı gerçeğini kabul edip, onu iş hayatı dışındaki var oluşuyla da bir bütün olarak kucaklayan şirketler fark yaratıyor.

İşte çalışanların zihnindeki iş dünyası!
İşte çalışanların zihnindeki iş dünyası!
+4
Haber albümü için resme tıklayın

Kişiselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir çalışan deneyimi yaratarak, çalışanı mutlu eden bir dünya sunmayı hedefleyen Pluxee Türkiye, çalışanların sesini işverenlere duyurabilme ve mutlu bir çalışma ortamı yaratabilme vizyonuyla FutureBright iş birliğinde bir araştırma gerçekleştirdi.

Çalışanların zihnindeki iş dünyası!

Geleneksel araştırma yöntemlerinin aksine sadece beyana dayalı değil, katılımcıların bilinç dışını anlamaya yönelik içgörülere dayanan ZMET yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada, 25-40 yaş aralığında, farklı sektörlerde çalışan kadın ve erkeklere mevcut ve ideallerindeki iş yerleri sorularak duygu ve düşüncelerini yansıtan resimleri seçmeleri istendi. Metafor olarak seçilen resimlerden elde edilen sonuçlar, çalışanların zihnindeki iş dünyasına yönelik ilginç sonuçlar ortaya koydu.

İşte çalışanların zihnindeki iş dünyası!

Çalışan, küçük jestlerle bile şirketlerine büyük bağlılık hissedebiliyor!

Çalışanların iş ortamlarında yaşadıkları deneyim ve şirketleriyle kurdukları ilişki onları tamamen tatmin etmekten uzak olsa da çalışanlar, günde 8 saatlerini geçirdikleri şirketlere karşı bir bağ hissedebiliyor.

Araştırma sonuçlarını değerlendiren Pluxee Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu, şunları söyledi:

“Çalışanların ihtiyaçlarını anlamak ve seslerini işverene duyurmak üzere FutureBright ile yaptığımız araştırma, bizlere çalışanların bilinçaltına yönelik çok ilginç bilgiler sundu. Şirketler, bireyleri tam olarak tatmin etmese bile, çalışanın takdir edildiğini ve değer gördüğünü hissettiren uygulamalar, onların kendilerini bir topluluğun parçası, ailenin değerli bir üyesi gibi hissetmesini sağlıyor ve aidiyet duygusunu besliyor. Bu sebeple; şirketlerin çalışanlarını sadece iş açısından değil, birey olarak da güçlü ve kıymetli hissettiren, onları destekleyen, besleyen ve bireysel ihtiyaçlarına özel çözümler sunması çok değerli.
Biz de Pluxee olarak yenilikçi ve dijital çözümlerimiz aracılığıyla, bireylerin iş hayatlarında ve ötesinde, refahına katkıda bulunacak anlamlı, ilgi alanlarına hitap eden kişiselleştirilmiş deneyimler yaratmayı hedefliyoruz. Başka bir deyişle işin içine hayat katıyoruz ve çalışma hayatlarından keyif almalarını sağlıyoruz. Böylece çalışanı mutlu eden bir dünya vadediyoruz. Pluxee ile ürün ve hizmetlerimizin kapsamını yemek ve gıdanın yanı sıra kültür, hediye, sağlık ve mobilite gibi çalışanların hayatlarına değer katacak şekilde genişletiyoruz.  Aynı zamanda sunduğumuz tüm bu hizmetleri tek bir dijital platform aracılığıyla çalışanlara daha fazla değer katmak için tasarlıyoruz.”

Çalışanlarda genel olarak tek tipleşme hissi görülüyor

Katılımcıların seçtikleri görseller üzerinden yapılan analizler, çalışanların çoğunun kendilerine ait değerlerini, biricikliklerini ve kişisel gelişim fırsatlarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını gösteriyor. Araştırma, çalışanların kendi iç dünyasına yabancılaştığı ve özgünlüğünü yitirme, duygusunun hakim olduğunu ortaya koyarken, iş yerinde geçirilen zaman ise çalışan gözünde bir anlamda “hayatı dondurma”, “hayata ara verme” gibi algılanıyor. İş yerinden çıkıldığı anda hayatın kaldığı yerden devam ettiğini dile getiren çalışanlar, iş yerlerinin kendilerine “özel” olduklarını hissettirmesine ihtiyaç duyuyorlar.

Araştırmada, hayallerdeki iş yeri ise “yaratıcılığın ve özgünlüğün teşvik edildiği, çeşitlilik içinde bir uyum yaratılan ve herkesin kendine has kimliğinin, yeteneklerinin ve katkısının kıymetinin bilindiği” şeklinde ifade ediliyor. 

İşte çalışanların zihnindeki iş dünyası!

Anne şefkati gibi kucaklayan, destekleyen bir yapı tercih ediliyor

Araştırmadan çıkan bir başka önemli sonuç da iş yerinin çalışanlarına yaklaşımı ile ilgili. Çalışanlar, negatif, yargılayıcı tutumların aksine, adeta bir anne şefkati gibi olumlu, yapıcı, kucaklayıcı ve destekleyen bir yapı arıyorlar. Çalışanlarını sadece işteki kimlikleriyle değil, bu kimliklerinden bağımsız birer birey olarak da güçlü ve kıymetli hissettiren, onları destekleyen, besleyen ve bireysel ihtiyaçlarına özel çözümler sunan bir şirket istiyorlar.

Araştırma metoduna ve sonuçlara değinen FutureBright Ortağı Başak Abdula da şu değerlendirmeleri yaptı:

“Zihnin ana dilinin imgeler olduğu gerçeği üzerine inşa edilmiş bir araştırma yaklaşımı olan ve tüketicinin bilinç dışını görseller üzerinden açığa çıkaran ZMET, Pluxee için yaptığımız çalışmada çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. İş hayatının en büyük acı noktasının bireyi kendisine yabancılaştıran çalışma ortamları olduğunu gördük. Bir şirkette çalışanlar sadece işlevsel birer varlık olarak değerlendiriliyorsa, yaşayan bir insan olarak bütüncül varlıkları, duygusal ihtiyaçları ve hayattaki diğer rolleri göz ardı ediliyorsa orada bir yabancılaşma ve kopuş süreci başlıyor.
Çalışanın hayatı, iş hayatı ve özel hayat olarak orta yerinden ikiye ayrılıyor. Birey, kendisine ait bu iki hayatın entegre olamayacağının kabulü ile iş yaşamını oto-pilota alıyor ve yeniden yaşamaya başlayabilmek için akşam olmasını ya da hafta sonunun gelmesini beklemeye başlıyor. Çalışanın yaşamının iş yerinden geçirdiği 8 saatten ibaret olmadığı gerçeğini kabul edip, onu iş hayatı dışındaki var oluşuyla da bir bütün olarak kucaklayan şirketler fark yaratıyor.”

22 Oca 2024 - 12:09 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.