Kağıt pipetler, düşünüldüğü kadar masum değil!

Plastik pipetlere alternatif olarak geliştirilen kağıt pipetler, düşünüldüğü gibi masum ve çevreci bir ürün olmayabilir. Sıvı ile temas ettikten kısa bir süre sonra işlevlerini yitirdikleri yetmiyormuş gibi, yeni bir araştırma kağıt pipetlerin düşük miktarlarda da olsa kalıcı kimyasallar içerdiğini ortaya koydu.

Kağıt pipetler, düşünüldüğü kadar masum değil!
Haber albümü için resme tıklayın

Tespit edilen kimyasal miktarını, birkaç kez kağıt pipet kullananları nasıl etkileyebileceği bilinmiyor. Ancak kağıt pipetlerde tespit edilen, PFAS olarak da bilinen poli- ve perfloroalkil maddelerin parçalanması yüzyıllar alabildiğinden, bu pipetler “biyolojik olarak parçalanabilir” şeklinde tanımlanmaya uygun değil.

Belçika'daki Antwerp Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, plastiğe alternatif olarak geliştirilen bazı bitki bazlı ve çevre dostu ürünlerin PFAS kirliliğine sessizce katkıda bulunuyor olabileceğini öne sürüyor. Araştırmacılar plastik, kağıt, cam, bambu veya paslanmaz çelikten yapılmış 39 farklı pipet ürününü test ettiklerinde, neredeyse tüm malzemelerde PFAS tespit ettiler. Buradaki tek tutarlı istisna, paslanmaz çelikti.

Günümüzde birçok ürün, 15.000 sentetik kimyasaldan oluşan bir grup olan PFAS kullanılarak üretiliyor. Söz konusu kimyasalların bazıları yeterince yüksek konsantrasyonlarda hayvan ve insan sağlığı için toksik etki gösterebiliyor.

Bilim insanları hala çevremizdeki kimyasalların hangi seviyelerde sağlık risklerini artırabileceğini bulmak için araştırmalar yapıyor. Ancak çevrede ve hayvan vücutlarında birikebildikleri için bilim insanları düşük seviyelerdeki kirliliğin dahi bizi rahatsız edebileceğinden endişeli.

Plastiği azaltmak bu konuda yardımcı olabilir. Ancak yalnızca, alternatiflerin PFAS içermediği durumda…

Kağıt pipetler, düşünüldüğü kadar masum değil!

Kağıt pipetlerde kimyasalların ne işi var?

Son zamanlarda tüketicilerin karşısına çıkan kağıt ve bambu pipetleri su geçirmez hale getirmek için birçok üreticinin pipetlere PFAS grubu maddeler eklediği tahmin ediliyor. Bir diğer alternatif açıklamada da plastik olmayan pipet üretenlerin, sonsuza kadar kimyasal içeren geri dönüştürülmüş malzemeler kullanması.

PFAS grubu maddelerin kaynağı ne olursa olsun tüketiciler için sonuç aynı. 2021 yılında, ABD’deki bilim insanları bitki bazlı pipetlerde ilk kez PFAS tespit etti ve tüketicilerin şimdiye kadar belirlenemeyen miktarda PFAS’a maruz kalıyor olabileceğini açıkladı.

Şimdilerde yeni yapılan araştırmada da aynı tespit yapıldı.

Yazarlar, yüksek çözünürlüklü kütle spektrometresi kullanarak 20 kağıt pipet, 5 cam pipet, 5 bambu pipet, 5 paslanmaz çelik pipet ve 4 plastik pipetin kimyasal bileşimini analiz etti.

Çalışmada analiz edilen pipetler arasında en sık tespit edilen PFAS, perflorooktanoik asit (PFOA). Bu madde 2020 yılından itibaren çoğu ülkede yasaklanmış durumda. Bu kimyasal, belirli konsantrasyonlarda gelişimi ve üremeyi olumsuz etkileyebildiği gibi, canlıların vücudunda birikebiliyor.

Araştırmacılar, olası çevresel ve sağlık etkileri konusunda endişelenen tüketicilere paslanmaz çelik pipet kullanmalarını ya da hiç pipet kullanmamalarını öneriyor.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar Food Additives and Contaminants dergisinde yayınlandı.

11 Oca 2024 - 20:00 - Bilim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.