Kışa girerken yine, yeniden Covid-19 uyarısı!

DSÖ’nün 2023-2024 sonbahar-kış mevsimine COVID-19 ve grip ile mücadeleyi ortaklaştırarak girmeyi önerdiğine vurgu yapan Türk Tabipleri Birliği, Sağlık Bakanlığının 6 Şubat depremlerinden sonra hastalığın yayılmasına uygun ortamın oluşmasına rağmen kış ortamında yeterli önlemi almadığını dikkat çekti. Açıklamada, “Şimdi yine kışa girmekteyiz ve COVID-19 gibi bulaşıcı hastalıklara yönelik bir hazırlık halen görünmemektedir” denildi.

Büyütmek için resme tıklayın

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aşı ve Pandemi Çalışma Grupları ile TTB Merkez Konseyi imzasıyla yapılan “Türkiye’de COVID-19: Güncel Durum ve Öneriler” başlıklı açıklamada, “Dünya, 2023-2024 sonbahar kış mevsimine COVID-19 ve grip ile mücadeleyi ortaklaştırarak girmeyi önermektedir” denildi.

Sağlık Bakanlığı, COVID-19 bilgi paylaşımını durdurmuş durumda

Türkiye’de COVID-19 hastalığının sıklığına ve yol açtığı ölümlere dair bilgi paylaşımının 2023 Mart ayında sonlandırıldığının altı çizilen açıklamada, Sağlık Bakanlığının; 11 milyon dolayında yurttaşın doğrudan, yurtiçinde yerinden olma sonucu ülkemiz genelinin dolaylı olarak etkilendiği Şubat depremlerinden sonra hastalığın yayılmasına uygun ortamın oluşmasına rağmen kış ortamında yeterli önlemi almadığı vurgulandı. “Şimdi yine kışa girmekteyiz ve COVID-19 gibi bulaşıcı hastalıklara yönelik bir hazırlık halen görünmemektedir” denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

Türkiye’de COVID-19 vaka ve ölüm sayılarının aylara göre seyri (SB)

Kışa girerken yine, yeniden Covid-19 uyarısı!
Şubat 2023’te varlığı saptanan, Ağustos ayında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından (Variant of interest) olarak nitelenip dikkatle izlenmesi önerilen Eris varyantının Türkiye’de varlığı, 15 Eylül’de, Sağlık Bakanı tarafından “ENDİŞE KONUSU SAYILMAYACAK BİR GELİŞME” başlığıyla duyurulmuştur. Yaklaşık bir aydır vaka sayısı, ölüm sayısına yönelik açıklamaya ulaşılamamıştır.

“Sağlık Bakanlığı, ihtiyatlılık ilkesini ihlal etmiştir”

DSÖ, COVID-19 salgını yönetimine yönelik önerilerini Mart 2020’de yayımlamış; hastalığın kimlerde, nerelerde ve ne durumdaki insanlarda görüldüğüne (epidemiyolojisine) ilişkin verilerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasının, halka bilgi vermenin salgınla mücadeleye katılımını, işbirliğini sağlama yolu olarak duyurmuştur.
Bakanlık, bu açıklamayla, hastalık spektrumu (enfeksiyonu belirtisiz ayakta geçirme, hafif-orta şiddette sağlık hizmeti gereksinimiyle geçirme, hastaneye yatırılma, yoğun bakım gereksinimi duyulması ve ölüm) henüz tanımlanmamış bir varyantın halk sağlığına olası etkisini baştan önemsememeyi seçmiştir. Halk Sağlığına yönelik tehditlerde ihtiyatlı olmayı gerektiren ihtiyatlılık ilkesini (precautionary principle) ihlal etmiştir.

Koruyucu Hizmetler

DSÖ, COVID-19 ile mücadeleyi, toplum katılımını sağlayacak biçimde, ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla yürütmeyi, aşılama ile ilgili kararları ülkelerin bağışıklama danışma kurullarının kararları doğrultusunda yürütmeyi önermektedir. Ne var ki, ülkemizde COVID-19 sürecinin başından beri bu önerinin yerine getirildiğine dair kanıt yoktur.
Sağlamlara yönelik; aşılama, maske takma, fiziksel mesafe bırakma, kalabalıktan kaçınma ve havalandırma; temaslılara ve hastalara yönelik karantinaya alma, tecrit etme önlemlerinin bir politik kararlılıkla uygulanmadığı deneyimini COVID-19 salgını sürecinde yaşayan toplum, ihtiyatlı olmayan bir dille sayın bakan tarafından önemsizleştirilen en etkin koruma önlemlerine ne denli uyma isteği duyar? Ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

İlk önlem, virüsle karşılaşmayı önlemek!

Halk sağlığı sorunlarının yönetiminde birincil koruma önlemleri, zarar verme potansiyeli olan etkenle (COVID-19 virüsü) karşılaşmanın önlenmesidir. Bunu sağlamanın yolu, tanı araçlarına ulaşmanın kolaylaştırılması, yaygın test uygulamasıdır. Örneğin, ABD’de her eve dört COVID-19 testi ücretsiz sağlanmaktadır. Ülkemizde COVID-19 testlerine erişim ise çok kısıtlıdır. Eğitim araştırma hastaneleri ve Üniversite hastanelerinde sadece klinik açıdan hastalık şiddeti orta ağır olan hastalara hastayı gören hekimin talebi üzerine yapılmaktadır. Ayaktan hastalara klinik uyumlu olsa da test yapılamamaktadır. Bu durumda COVID-19 yaygınlığının gerçek boyutunu anlamayı zorlaştırmaktadır. Tanı konamayan bir bulaşıcı hastalığın dolaşımının engellenmesi, olası zararlarının saptanması mümkün görünmemektedir. COVID-19’a karşı birincil korumanın diğer önemli öğesi; öncelikle incinebilirliği yüksek olan grupların (yaşlıların, gebelerin, süreğen bir hastalığı olanların, yoksulların, ayrımcılığa maruz kalan dezavantajlıların) bireylerinde aşılama yoluyla direnç sağlama, yaygın ve yüksek oranda aşılama ile sağlanacak toplum bağışıklığı sayesinde aşılanamayacak durumda olanların, hastalığın yayılımına toplumun göstereceği direnç sonucu korunmasıdır.
Ülkemizde COVID-19’a karşı bağışıklama hizmetlerinde erişilen yetersiz ve eşitsiz düzey, verilerden kolayca anlaşılabileceği gibi, aşı uygulama sürecinde, TTB ve ilgili tıpta uzmanlık derneklerince yapılan katkı, eleştiri ve çağrılara rağmen, önümüzdeki sonbahar ve kışa korunmamışlık/ incinebilirlik duygusuyla girmek için yeterli kanıt oluşturmaktadır. Bu huzursuzluğun başkaca nedenleri de aşının koruyuculuk süresinin bu mevsime dek uzamaması ve evrim geçiren COVID-19 virüsünün yeni varyantlarına karşı koruma kapsayıcılığının yetersizliğidir. Bu nedenlerle DSÖ, ECDC, CDC, Public Health England, KLİMİK tarafından yapılan aşılanma, var olanı aşılamayı pekiştirme çağrıları önem arz etmektedir.

Türkiye’de, Sağlık Bakanlığı verilerine göre COVID-19’a karşı aşılanma durumu (10 Ekim 2023) 

Yapılan toplam doz (1,2 ve 3. doz) : 152.727.666

İki doz ile aşılanmış 18 yaş üstü nüfus: % 85,7

Bir doz ile aşılanma: %93.38

(https://covid19.saglik.gov.tr/, 11.10.2023)

Avrupa’da ve Türkiye’de COVID 19

22 Ekim 2023 itibarıyla; son 28 günde bir önceki 28 güne kıyasla %10 artışla 371.855 vaka (dünyada görülenlerin %74’ü)  ve bir önceki 28 güne kıyasla %45 azalma ile 1.352 ölüm (dünyada görülenlerin %29’u) görülmüştür. Hastaneye yatırmada, son 56 günde bildirimde bulunan ülkelere göre %24 artış görülmüştür.
Türkiye son 56 günde DSÖ’ye doğrulanmış COVID-19 vaka ve ölüm bildiriminde bulunmamıştır.
Tanı konan hastalar genellikle enfeksiyon hastalıkları kliniklerinde tedaviye alınmaktadır. İlk beş gün içinde olan hastalarda Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan tek tedavi molnupiravir etken maddeli ilaçtır. İncinebilirliği yüksek hastalarda orta ağır klinik olduğunda hastalar servislerde ve yoğun bakımlarda yatırılarak izlenmektedir. Mevcut durumda servis ve yoğun bakım yatak kapasitelerini zorlayacak düzeyde bir başvuru söz konusu olmamakla birlikte, toplumda enfeksiyonun yaygınlaşması durumunda incinebilir gruptaki hastaların daha çok hastalanmaları sonucunda kapasiteyi zorlayacak düzeyde hasta başvuruları olma ihtimali söz konusudur.

Öneriler

Sağlık çalışanlarına yönelik

Hizmet sunum biriminizde kendinizi ve çalışma arkadaşlarınızı COVID-19’dan koruma prensiplerine uyun, kendinizi koruyun. Korunmada rol model olun.

TTB’nin ve ilgili uzmanlık derneklerinin öneri ve kılavuzlarına uyun.

COVID-19 ve mevsimsel gripten korunmak için maske takın.

COVID-19 ve mevsimsel gripten korunmak için aşılanın.

Standart korunma önlemlerinin eğitimlerini yapın ve uygulatın.

Yakınlarınızı COVID-19 morbidite ve mortalitesinden koruyun. Korumada rol model olun.

COVID-19 ve mevsimsel gripten korumak için aşılatın.

COVID-19 ve mevsimsel gripten korumak için kalabalık, kapalı ortamlarda maske takmalarını sağlayın.

Öksürük ve ateşle seyreden bir sorunları olursa, klinik bakımın yanı sıra, bulaşma kaynağı olmamaları için ayırın, maske taktırın, ortamın sık sık havalandırılmasını sağlayın.

Size başvuran sağlık hizmeti kullanıcılarını değerlendirirken COVID-19 ve grip dahil aşı ile önlenebilir hastalıklar açısından da değerlendirin. Gerekli önerilerde bulunun.

Sağlık yönetimine yönelik

İmzacısı olduğumuz DSÖ Anayasası’na göre yönetme erki, halkın sağlığından sorumludur. COVID-19, grip ve morbiditeyi artıran sağlık sorunları için, öncelikle incinebilirliği yüksek grupları için; aşıları, tanı testlerini ve tedavi edici ilaçları erişilebilir kılın.

COVID-19 için; test, hastalanma, aşılanma, sağlık hizmeti kullanımı ve ölüm verilerini şeffaflık içinde kamuoyuyla paylaşın. Bilgi paylaşmamanın yarattığı belirsizlik, infodemiye yol açar, salgın yönetimine ilişkin uyumu ve katılımı baskılar, aşı kararsızlığını artırır.

Halka yönelik

COVID-19 ve mevsimsel gripten korunmak için aşılanın.

COVID-19 ve mevsimsel gripten korunmak için kalabalık, kapalı ortamlarda maske takın.

Öksürük ve ateşle seyreden bir sorununuz olursa, sağlık hizmeti alın, bunun yanı sıra, bulaşma kaynağı olmamak için olabildiğince ayrı durun, maske takın, bulunduğunuz ortamı sık sık havalandırın.

Medyaya yönelik

Sağlık ile ilgili haberleri paylaşmadan önce, tabip odalarına, ilgili uzmanlık derneklerine danışın.

Aşı haberleri hazırlama bildirgesini gözeterek haberlerinizi oluşturun.”

Ekli Dosyalar

06 Kas 2023 - 13:36 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.