Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!

Ekosistemlere sızarak okyanusları, toprağı ve havayı kirleten mikroplastikler ile gıdalar, ambalaj malzemeleri, kozmetikler ve ilaçlar yoluyla maruz kalınan endokrin bozucular, hem doğal denge hem de canlıların hormonal sistemlerinin sağlığı için sessiz bir tehdit oluşturuyor. Uzmanlar, mikroplastikler, endokrin bozucular ve çevresel etkilerinin küresel bir sorun haline dönüştüğünün altını çiziyor.

Sofrada tuz değil plastik tüketiyoruz: Mikroplastik atıklar her yerde!
Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve İTÜ Kuzey Kıbrıs ortaklığı ile düzenlenen “Mikroplastikler, Endokrin Bozucular ve Çevresel Etkileri Çalıştayı” KKTC’de gerçekleştirildi.

Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!

Mikroplastikler ve endokrin bozucuların neden olduğu riskler ve bunların, tarım, okyanuslar, iklim ve tüm canlıların sağlığı üzerindeki derin etkilerine ve yarattığı hasarlara odaklanan Çalıştayın açılışına; KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, İTÜ KKTC Rektörü Prof. Dr. Murat Sarı ve Prof. Dr. Mehmet Emin Aydın yürütücülüğündeki TÜBA-Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu katıldı.

Çalıştayda çevre sorunları ve ötesi; Plastikler, Ekosistemlerde Plastik Kirliliği Sorunu, Küresel Sorun: Mikrokirleticiler ve Endokrin Bozucular, Sağlık Özelinde Mikrokirletici Sorunları, Kalıcı Organik / İnorganik Kirleticiler ve Taşınım Süreçleri, Kirleticilerle İlgili Politikalar, Güncel Yönetmelikler ve Uygulamaları başlıkları 30 akademisyen ve uzman tarafından masaya yatırıldı.

Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!

Her şey doğal dengeyi sürdürmek ve korumak için…

Mikroplastikler, endokrin bozucular ve bunların çevresel etkilerinin küresel bir sorun haline dönüştüğünü ifade eden TÜBA Başkanı Muzaffer Şeker, bu kritik konuyu ele almanın multidisipliner bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı. Çalıştayın bu bilinçle hazırlandığını ifade eden Şeker, şunları söyledi:

“Plastik ürünlerin parçalanması sonucu ortaya çıkan mikroplastikler, ekosistemlerimize sızarak okyanuslarımızı, toprağımızı ve havamızı kirletiyor. Bununla birlikte, gıdalar, ambalaj malzemeleri, kozmetikler ve ilaçlar gibi çeşitli kaynaklar yoluyla maruz kaldığımız endokrin bozucular da, hem doğal denge hem de canlıların hormonal sistemlerinin sağlığı için sessiz bir tehdit oluşturuyor. Bu sorunların etkilerinin çevresel kaygıların çok ötesine uzandığı söylenebilir. Örneğin, toplumlarımızın temel taşlarından biri olan tarım, toprak ve suyun kirlenmesinden doğrudan etkileniyor ve bu da gıda güvenliğini tehlikeye atıyor. 

Gezegenimizin can damarı olan okyanuslarımız da, ekosistemlerini bozan ve biyoçeşitliliği tehdit eden mikroplastiklerin sinsi varlığından muzdarip. Ayrıca, mikroplastiklerin ve endokrin bozucuların neden olduğu çevresel bozulma, daha geniş çaplı bir iklim krizine neden oluyor ve tüm bu sorunların birbiriyle bağlantılı olması iklim değişikliğini ele alırken karşılaştığımız zorlukları daha da artırıyor ve karmaşık hale getiriyor.”

Şeker, çalıştaya katılan bilim insanlarına, “Bilimsel araştırmaların sonuç ve önerilerinin, ancak çevresel politikaları olumlu yönde şekillendirdiği ve dönüştürdüğü zaman bilimsel ve toplumsal sorumluluğumuzu tam anlamıyla yerine getirmiş olacağımızı aklımızda tutalım. Bu bilimsel programın çıktılarının yenilikçi çözümlere ilham vermesini ve bizi daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yönlendirmesini umut ediyorum” diye seslendi.

Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!

“İnsanoğlu kendi kendini bir felakete sürüklüyor”

Açılışta konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ise “İklim krizi, karbondioksit salınımıyla dünyanın tehlikeli bir noktaya gittiğini hepimizi büyük bir tedirginlikle görüyoruz, izliyoruz, ulusal ve uluslararası toplantılarda çözüm arıyoruz. Fakat insanoğlunun bencilliği, aşırı hırsı nedeniyle ne yazık ki büyük bir mesafe de kat edemiyoruz. Dünyamızın önümüzdeki 50 yılda 11 milyarlık bir nüfusa sahip olacağı öngörüsü korkutucu bir ihtimal olarak karşımızda duruyor. Olağanüstü başarılara imza atan insanoğlu şimdilerde kendi kendini bir felakete sürüklüyor. Bu dünya bizden sonrakilere de aittir. Gelecek nesillerin en az bizler kadar refahı sürmeleri için tedbir almak zorundayız.” dedi.

Sessiz bir tehdit: Mikroplastikler ve endokrin bozucular!

“En iyi yol, sürdürülebilir ve döngüsel plastik ekonomisine geçiş”

“COVID-19 salgını ve iklim değişikliği, karşı karşıya olduğumuz plastik atık krizine kamuoyunun dikkatini daha fazla çekti” diyen İTÜ Rektör Prof. Dr. İsmail Koyuncu da, “Plastikleri çok daha akıllıca kullandığımız, daha da iyisi yeniden kullandığımız ve geri dönüştürdüğümüz, temelde sürdürülebilir ve döngüsel plastik ekonomisine geçişin en iyi yol olduğu bugün biliniyor. Günümüzde çevre duyarlılığı, iklim krizine dair bilinçlenme ve sürdürülebilirlik konusuna olan ilgi büyük bir hızla artış gösteriyor. Bu ilginin artması, bilinçlenmenin ve duyarlılığın da artması anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

Prof. Mehmet Aydın ise “Küresel Plastik Sorunu”, “Ekosistemlerde Plastik Kirliliği”, “Mikrokirleticiler ve Endokrin Bozucular”, “Mikrokirleticilerin sağlığa etkileri”, “Kalıcı Kirleticiler ve Taşınım Süreçleri”, “Kirleticilerle İlgili Politikalar, Güncel Yönetmelikler ve Uygulamaları” konularında elde edilecek sonuçların ve sunulan bildirilerin, kitap haline getirilerek ilgili kişi ve kurumlarla paylaşılacağını söyledi.

05 Kas 2023 - 16:45 - Sağlık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.