Türkiye de etkilenecek: AB'de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması başlıyor

AB’de 1 Ekim itibariyle geçiş dönemi uygulaması başlayacak olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile ilk aşamada altı sektörde karbon takibi getiriliyor. Türkiye’nin AB pazarındaki uygulamadan en fazla etkilenecek üçüncü ülke olacağı, ihracatçıların karbon vergisi tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı uygulamanın, AB şirketlerine yıllık maliyetinin de 27 milyon Euro olacağı hesaplanıyor.

Türkiye de etkilenecek: AB'de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması başlıyor
Türkiye de etkilenecek: AB'de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması başlıyor
Haber albümü için resme tıklayın

Avrupa Birliği (AB), 2050 yılına kadar karbon nötr kıta olma hedefiyle Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nı (SKDM) hayata geçiriyor.

SKDM’de geçiş süreci 1 Ekim’de başlıyor

Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, ilk aşamada yüksek karbon kaçağı riski taşıyan çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde bir geçiş sürecini içeriyor. AB ithalatçıları, söz konusu altı sektör kapsamında ithal ettikleri malların yol açtığı sera gazı emisyonlarına ilişkin 1 Ekim 2023 tarihinden itibaren bildirim vermekle yükümlü olacak. Emisyonlar için mali yükümlülük de 1 Ocak 2026 tarihinde başlayacak.

AB Komisyonu’nun SKDM’ye hazırlık çalışmaları

AB Komisyonu, 1 Ekim 2023'ten itibaren geçiş dönemi uygulamasına başlanacak olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile ilgili yeni raporlama yükümlülüklerine uyum hazırlıklarının desteklenmesi amacıyla yazılı kılavuz ve çevrimiçi eğitimler hazırladı. Raporlama gereklilikleri ile ilgili kılavuz, öncelikli olarak 1 Ekim 2023 – 31 Aralık 2025 geçiş dönemi düzenlemelerine odaklanıyor.

Eylül ve Ekim aylarında, SKDM'nin genel özelliklerinin yanı sıra, uygulama kapsamında yer alan her sektöre (demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, elektrik ve hidrojen) özgü değerlendirmeleri içeren altı çevrimiçi seminer düzenleyen Komisyon, ek bir destek olarak AB merkezli ithalatçılar, gümrük beyannamesi sahipleri ve üçüncü ülke operatörlerine yönelik olarak SKDM hakkında kısa bilgilendirme sunmak amacıyla ilk nano-öğrenme modülünü sundu. Bu eğitim modülünde SKDM’nin ne amaçla yürürlüğe konulduğu, ithalatçılar ve bildirim sahiplerinin sorumlulukları, SKDM fiyatlandırmasına ilişkin temel kıstaslar, uygulamanın aşamaları, hesaplama yöntemleri ve raporlama gereklilikleri hakkında açıklamalar yer alıyor.

AB şirketlerine yıllık maliyeti 27 milyon Euro

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kaynaklı bürokratik işlemlerin boyutu, tartışma konusu oldu.

1 Ekim'de deneme aşamasına girecek olan AB Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizmasının (SKDM), tahminlere göre, şirketlere yıllık 27 milyon Euro'ya kadar maliyet yaratacağı belirtildi. Ancak birçok şirket ve ticari kuruluş, gereken evrak işlerinin boyutu ve mevcut sözleşme ve prosedürlerdeki değişiklikler göz önüne alındığında gerçek maliyeti tahmin etmenin imkânsız olduğu konusunda uyarıda bulundu.

Yaklaşık 1000 AB ithalatçısının karbon raporlama sistemlerine önemli miktarda yatırım yapmak zorunda kalacağı; SKDM'nin Avrupalı işletmeler üzerinde devam eden bir yük oluşturduğu ve onlar için ek masraf yarattığı açıklandı.

Türkiye de etkilenecek: AB'de Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması başlıyor

“İhracatta karbon vergisi tehlikesi kapıda”

1 Ekim’de AB’de başlayacak uygulamayı TBMM gündemine taşıyan CHP Bolu Milletvekili ve Sanayi Komisyonu Üyesi Türker Ateş, Türkiye’nin ihracatının önemli kısmını gerçekleştirdiği Avrupa Birliği (AB) pazarında 1 Ekim 2023 tarihi itibarıyla altı sektörde karbon takibi yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacağını hatırlattı. TL’nin değer kaybı ve ucuz işgücü ile ihracatta rekabet avantajı sağlanmaya çalışıldığını vurgulayan Ateş, “AB pazarında fiyat rekabetçiliğine bir de karbon vergisi darbe vuracak” dedi.

AB’nin iklim değişikliğiyle mücadelede karbon ücretleri üzerinden şirketlerin atmosfere salacakları emisyonları sınırladığı Emisyon Ticareti Sistemi’nin 1 Ekim’den itibaren ithal malları kapsayacak şekilde genişletileceğine işaret eden Ateş, “Ülkemizin toplam ihracatından önemli pay alan AB pazarındaki bu değişim, ihracatçı firmalarımız açısından kritik önem taşıyor. Karbon vergisiyle tanışarak fiyat rekabetçiliğinde darbe alacaklar” diye konuştu.

Türkiye’nin bu yeni rekabet döneminde ne yapacağını hala belirlemediğini ve ulusal Emisyon Ticaret Sistemi’ni oluşturmadığını belirten Türker Ateş, şunları söyledi:

“Doğru ölçüm ve adil rekabet gerekecek”

 “AB’nin sisteminden kaynaklı maliyetlerin düşmesi için ulusal sistemin kurulması ve doğru uygulanması şart. Sistemde devletin belirleyeceği emisyon kotası içinde, bu rakamın üzerinde ve altında salım yapacak şirketlerin oluşturacağı bir ticaret dengesi söz konusu olacak. Burada doğru hedef belirlenmesi, şirketlerin emisyon ölçümünün ehil biçimde gerçekleştirilmesi, şirketler arasında haksız rekabet yaratılmaması gibi önemli unsurlar söz konusu. Oyunu ciddiye almadan oynamanın faydası olmaz.
İklim kriziyle mücadele ve yeşil ekonomiye geçiş, dar ve günübirlik bakış açısıyla zor. İklim değişikliğine ilişkin yasal düzenleme bir türlü çıkarılamadı. Yaşadığımız kriz derinleşince, yeni yasama yılının başında yalnızca ekonomik kaygılarla hazırlanan bir İklim Kanunu gündeme getirilecek gibi gözüküyor. Uzmanlar, düzenleme taslağının İklim Kanunu niteliği taşımaktan uzak olduğunu, yalnızca ticari faaliyetler için Emisyon Ticaret Sistemini düzenlediğini belirtiyor.”

SKDM uygulamasının etki analizini sordu

CHP’li Ateş’in, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergede şu sorular yer aldı:

“Türkiye’de karbon salımı/ayak izini hesaplayan halihazırda kaç firma vardır? SKDM’nin ilk aşamada kapsadığı 6 sektörde karbon ayak izini hesaplayan firma sayısı nedir?  Söz konusu sektörlerde karbonsuzlaşma politikası olan kaç firma vardır? Karbon salımı ölçümü ile karbonsuzlaşma/karbon emisyonunu azaltım politikası süreçleri için firmalara devlet tarafından hangi destek ve teşvikler verilmektedir? 1 Ekim 2023 itibarıyla ve sonrasında ithalatçı firmaya, ihraç ettiği mala ilişkin emisyon bildiriminde bulunmayan Türk firmalarına bir yaptırım uygulanacak mıdır? 1 Ocak 2026 itibarıyla SKDM’nin ihracatçılara ve Türkiye’ye getireceği mali yükün bir etki analizi yapılmış mıdır? Bu kapsamda uygulamanın maliyetinin ne olması beklenmektedir? Ülkemizde Emisyon Ticaret Sistemi ne zaman hayata geçirilecektir?”

29 Eyl 2023 - 12:50 - Dünya


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.