2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

İSO 500 sonuçlarının sanayinin zorlu bir yılı güçlü bir performansla tamamladığının kanıtı olduğunu belirten İSO Başkanı Bahçıvan, “Mevcut şartlar, 2023’ün sanayicilere çok daha zorlu koşullar sunduğunu gösteriyor. Talepteki sert düşüş iyimserliği sınırlıyor” dedi. Sanayinin stres testinden başarıyla çıktığını kaydeden Prof. Dr. Burak Arzova da, “Maliyetlerin yüksek kalacağı, özkaynakların daha fazla kullanılacağı, satışların yüksek olmayacağı bir dönem yaşayacağız” dedi.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!
2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!
+7
Haber albümü için resme tıklayın

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, 2022 Yılı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nın sonuçları değerlendirildi.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Yeni Çağın Sanayisi için Dönüşüme Hazırlanırken; 2022 İSO 500 Sonuçlarının Sanayimiz ve Ekonomimiz Açısından Değerlendirilmesi” gündemiyle yapılan toplantıda, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın konuşmasının ardından araştırma sonuçlarının değerlendirildiği bir panel düzenlendi.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Firmalarımızın marka oluşturmadaki eksikliği görülmeli”

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, İSO 500 araştırmasıyla, şirketlerin finansal performansı, gelirleri, kar marjları ve büyüme oranlarının incelenmesi, dolayısıyla İşletmelerin kârlılığı ve verimliliğinin değerlendirilmesiyle bir ölçüde endüstriyel boyutta ekonomik durumun röntgeninin çekildiğini söyledi.

“Veriler incelendiğinde firmalarımızın uluslararası marka olmak konusundaki eksikliğinin hissedildiğini, bu sebeple işletmelerin yüksek katma değer üretemediklerinin görülmesi gerektiğinin altının çizilmesi gerekiyor” diyen Yılmaz, “Küresel rekabet ortamında markalaşmanın önemi ve uluslararası marka olmak için şirketlerin sınırları aşarak uluslararası yarışta daha kolay ve artan bir sıklıkla yer alabilmesini sağlayan büyük değişiklikler yapmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Markalaşmanın oluşumu ve sürdürülebilirliği için politik, ekonomik, sosyo-kültürel, teknolojik faktörler, internet ve dijital teknolojiler bu değişimin önemli katalizörleridir. Bu durum da önümüze uluslararası alanda marka olma sürecinde, global marka olabilmenin finansmanı öne çıkmaktadır” dedi.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Değişmeyenin ayakta kalamayacağı bir dünyadayız”

Daha sonra kürsüye gelen İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlandığı 2023’te İSO 500 Büyük çalışmasının da 55’inci kez kamuoyu ile paylaşıldığını vurguladı. Bahçıvan, şöyle devam etti:

“Yeni çağda yeni sanayi için dönüşüm hazırlığı içindeyiz. Teknoloji odaklı, sürdürülebilir yeşil ekonominin, yaratıcılığın ve katma değerli ürünlerin öne çıktığı yeni üretim tarzı sürecinde biz sanayicilere büyük görevler düşüyor. Sanayi için öngördüğümüz geleceğin sadece temennilerde kalmaması için, dünün sonuçlarını güncel gelişmeler ve veriler ışığında da değerlendirmeli ve gerekli adımları ivedilikle atmalıyız. Değişmeyenin ayakta kalamayacağı bir dünyadayız. Açıkladığımız İSO 500 Büyük sonuçları da 21. yüzyılın sanayi gücüne ulaşmak için vakit kaybetmeden yeni çağın sanayisine adapte olmamız gerektiğini ortaya koyuyor.

“Zorlu koşullar iyimserliği sınırlıyor”

Araştırmamız sanayimizin zorlu bir yılı güçlü bir performansla tamamladığının bir kanıtı niteliğindedir. Zira sanayi devlerimizin birçok temel göstergede azımsanmayacak iyileşmelere imza attığı görülüyor. Öte yandan gerek küresel ve yerel ölçekteki birçok makro gösterge ve gelişme, 2023’ün sanayicilere çok daha zorlu koşullar sunduğunu bize gösteriyor. Bu sürecin etkilerini önümüzdeki yıl açıklayacağımız 2023 yılı İSO 500 sonuçlarında görmemiz şaşırtıcı olmayacaktır. Çünkü küresel ekonomide sıkılaşan para politikalarının etkilerini gecikmeli olarak görmeye başladık. Nitekim gerek dünya üretiminin seyri gerekse Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere gibi ana ihracat pazarlarımıza ilişkin beklentiler, 2023’te 2022’ye göre daha düşük büyüme temposuna işaret ediyor. Bu anlamda küresel görünümün ihracat açısından belirgin bir iyimserlik sunduğunu söylemek oldukça zor.
Yurt içi gelişmelere bakacak olursak, özellikle bu yılın ikinci yarısından itibaren, enflasyon ve cari açık gibi temel makro kırılganlıklarımıza karşı bir mücadele döneminin başlangıcındayız. Bu doğrultuda atılan adımlar kaçınılmaz olarak büyümede bir ivme kaybına yol açacak. İSO Türkiye İmalat PMI’ın yılın ikinci yarısıyla birlikte daralma bölgesine düşmüş olması da bunu teyit ediyor. Özellikle yeni siparişler ve yeni ihracat siparişleri gibi alt kalemlerde yaşanan sert düşüşler önümüzdeki aylara ilişkin iyimserliği sınırlıyor.

“Sanayicinin finansman maliyeti artacak”

Merkez Bankası’nın başlattığı sıkılaştırma sürecine bağlı olarak piyasa faizlerinde de sert yükselişler görülmektedir. Tüketici kredi faizlerinin artmasıyla, tüketim eğiliminin azalması dolayısıyla bu da ihracatın geriye çekildiği bir dönemde, sanayi üretimini destekleyen güçlü iç talebin de bir miktar zayıflamasına neden olacaktır. Faiz artırım sürecinin bir başka çıktısı ise, etkilerini bir süredir görmeye başladığımız üzere, sanayicimizin finansman maliyetlerindeki belirgin artış olacak. Tüm bu unsurların 2023 İSO 500 araştırma sonuçlarında satış performansı, finansman maliyetleri, ihracat ve kaynak yapısı gibi göstergelere olumsuz yansıması şaşırtmayacak."
2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Son bir yılda dalgalı bir dönemin yansımalarını gördük”

Açılış konuşmalarının ardından Bloomberg HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen’in moderatörlüğünde Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. Burak Arzova ve Spinn Eğitim ve Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici Şengül’ün konuşmacı olarak yer aldığı panele geçildi.

Türkiye açısından en önemli envanterlerden birisinin İSO 500 Büyük Sanayi kuruluşu araştırması olduğunu belirten Açıl Sezen, “Kriz yıllarında çok büyük sapmalar gördük. Çok inanılmaz dalgalı dönemlerde nasıl etkilerin yaşandığını gözlemledik. Ama son iki yılda ve hatta son bir yıldaki kadar dalgalı ama aynı zamanda da belirsiz bir dönemin yansımalarını görmemişizdir. İSO 500’deki oranlara bakınca bizatihi bir para politikası etkisini çok net olarak gözlemleyebiliyorum” dedi.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Normalleşmenin cefasız bir yöntemi yok”

“Elimizde büyük bir deneyin sonuçları var. Maalesef bu para politikasının etkilerini yaşayarak öğrendik” diyen Özlem Derici Şengül ise “Senelerce faizi tuttuk, kuru serbest bıraktık. Ama iki sene önce kuru tutmaya başladık. Açıkça ‘sabit kur rejimine geçtik’ demedik ama yaptığımız buydu. Bugün geldiğimiz noktada bu darmadağın yapıyı toparlama aşamasındayız. Ama normalleşme yolunda bu işin cefasız bir yöntemi yok. Başarılı olursa hepsinin artık yavaş yavaş konsolide olduğunu göreceğiz. İkincisi de bankacılık sektörünün asli fonksiyonuna geri döndüğüne şahit olacağız” değerlendirmesini yaptı.

2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Bu rakamlar önümüzdeki yıl görülmeyecek”

Panelde konuşan Prof. Dr. Sabri Burak Arzova ise şunları söyledi:

“Şimdi bu gördüğünüz rakamlar muhtemelen önümüzdeki yıl gözükmeyecek. Çünkü bu geldiğimiz noktadaki başarılar aslında Türk sanayisinin ne kadar başarılı olduğunu bu kadar zorlu koşullara aslında belki de başka bir ülkede başka bir sanayicinin yaşamasının mümkün olmadığını gösterir. Gerçekten biz ülkede Türkiye sanayisine büyük bir stres testi yaptık ve bu stres testinden de başarılı bir şekilde sanayimiz çıktı. Ben burada en çok olumlu olarak bakmamı sağlayan şeylerden bir tanesi öz kaynak artışı. Çünkü yıllardan beri aslında sanayi şirketlerinin ağırlıkla, dış kaynak finansları yoluyla ve özellikle borç yapısının çok artan yapıyla büyüyor olması tehlikeli bir sonuca doğru Türkiye'yi götürüyordu.
İSO 500'de firmalarımızın reel özkaynak karlılığını artırdığını görüyoruz. Önümüzdeki yıl kredi maliyetlerinin yüksek kalacağı ve firmaların özkaynaklarını daha fazla kullandığı bir dönem göreceğimizi tahmin ediyorum. Ama genel itibarıyla gelecek yıl hane halkı tüketiminin gerilemesi dolayısıyla satışların bu kadar yüksek olmayacağı, ihracattaki payımızın da düşeceği bir dönem yaşayacağız.”
2022’de stres testini geçen sanayici, 2023 için iyimser değil!

“Uygulanan para politikası, kaynak bulmayı zorlaştırıyor”

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da, “Yüksek enflasyon ortamının firmaların karlılıklarını ve büyümelerini olumsuz etkilediğini görüyoruz. Ancak şirketlerin karlılığını artırması gerekiyor ki sanayicilerimiz gelecekte yatırımlarına kaynak ayırabilsin. Çünkü dünyadaki rakiplerimiz büyük yatırımlar için kaynak ayırabiliyor ve bizim önümüze geçiyor. Ancak uygulanan para politikasının bizim kaynak bulmamızı zorlaştırdığı görülüyor. Bizim bu dengesizliği düzeltmeye gitmemiz gerekiyor. Bu sorunu çözmek için faizin yükseldiği ve iç talebin hissedilir bir şekilde yavaşladığı bir sürece hazırlıklı olmamız gerekiyor” diye konuştu.

28 Eyl 2023 - 12:52 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.