Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nde konuşan dünyaca ünlü müzisyen ve aktivist Sir Bob Geldof, “AB’nin dev ekonomisi, Orta Doğu’nun kışkırtıcı siyaseti ve Rusya’nın gangsterliğini düşündüğümüzde Türkiye’nin durmaksızın siyasal kasırganın içinde kapana kısıldığını söylemek mümkün. Peki, yeni dünyayı nasıl bulacağız? Eğer tek bir insan kontrolü varsa ya da yasal düzenlemeleri tek kişi yapıyorsa bu zor olabilir. Vazgeçmek umutsuzluğa teslim olmaktır.” ifadelerini kullandı.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”
Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”
+10
Haber albümü için resme tıklayın

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 15-21 Mart 2023 tarihleri arasında “Yeniliğe Davet” sloganıyla düzenlenen İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi, “Benim Türkiye Hayalim” ile tüm Türkiye’yi geleceği inşa etmeye davet ediyor.

Sivil, şeffaf ve katılımcı bir girişim olarak yedi gün sürecek Kongrenin programında ana oturumlar, delege buluşmaları, forumlar ve sanatsal faaliyetler bulunuyor. 6 Şubat 2023'te yaşanan büyük deprem felaketinin ardından programa, doğayla uyumlu ve afetlere dirençli kentlerin yaratılması, afet yönetimi gibi birçok farklı oturum eklendi.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

Kongre, Gençlik Forumu ile açıldı

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi kapsamında düzenlenen Gençlik Forumu’nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yapılan araştırmalarda gençlerin yüzde 86’sının gelecekle ilgili bir fikirlerinin olmadığına dikkat çekti. Soyer, “Bu korkunç bir şey. Emin olun yüz sene önce, ülkenin o koşullarında böyle bir ruh hali yok. Bazen bugünün koşullarının daha olumsuz olduğu da düşünülebilir. Gerçek olan şu; eğer atalarımız yüz yıl önce bunu başardıysa, o enkazın altından cumhuriyeti yaratabildiyse bugün bizim de yeni bir Türkiye'yi yaratmamız mümkün” dedi.

Gençlerin başka bir ülke düzeni kurabileceğini ifade eden Soyer, “Başka bir Türkiye yaratabilirsiniz. Herkesin üzerinde huzurla yaşayabildiği, adaletin, eşitliğin, özgürlüğün, refahın olduğu bir ülke yaratabilirsiniz. Bu dünyanın en güzel coğrafyasında, adeta dünyanın merkezi denebilecek bir konumda, dünyanın en bereketli topraklarında, en güzel iklim kuşağında, en köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapmış Anadolu'da bu yoksulluğu, sefaleti, işsizliği hiçbiriniz hak etmiyorsunuz. Hiç kimse hak etmiyor. Başka bir Türkiye mümkün” dedi.

Forumda gençler Türkiye hayallerini ifade ederek işsizlik, eğitim, ücretler gibi sorunlarını ve çözüm önerilerini tartıştı. Gençlik Forumu’nun sonucunda elde edilecek çıktılar, kongrenin son günü olan 21 Mart’ta sonuç bildirgesine katkı sağlayacak.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

Depremde yakınlarını kaybeden sanatçı Karsu sahne aldı

Oyuncular Melisa Sözen ve Mert Fırat’ın sunumuyla yapılan günün ilk oturumu, Kahramanmaraş depreminde büyük hasar alan Hatay’da 16 yakınını kaybeden sanatçı Karsu’nun konseriyle başladı. Depremzedeler yararına sahne alan Karsu Dönmez, konuşması ile salonda duygu dolu anlar yaşattı.

Ülkece bir ayı aşkın bir süredir felaket günler yaşadıklarını ifade eden Karsu, “Normalde ben çok konuşan bir insanım ama konuşamıyorum. Acılarımız çok büyük. Ben bugün sadece sanatçı Karsu değilim. Türk’üm, Hataylıyım, Antakyalıyım, Karsu köyündenim. Depremde vefat eden Aliye ve Meral halamın yeğeniyim. Tuna ablamın, Aziz ağabeyimin kuzeniyim. Bugün Pelin, Hira ve Hazal’ın teyzesiyim.” dedi.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Yeni bir hikayeye ihtiyacımız var”

Kongrenin ilk gününde “Yeniliğe Davet” sloganı ile düzenlenen oturumda konuşan araştırmacı yazar Bekir Ağırdır, şunları söyledi:

“Yeni bir hikayeye ihtiyacımız var. Yeni hikaye olmadan sadece eskinin kurum ve kurallarına geri dönerek bu krizden kurtulduğumuzu sanabiliriz. Kendimizi de kandırabiliriz. Karşımızdaki mesele bundan çok daha derin. Çok daha derin bir yoksulluk ve adaletsizlikle karşı karşıyayız. Sadece yardım politikalarıyla bu işi halledemeyiz. Dolayısıyla yalnızca ulus devleti katılımcı demokratik düzene göre değil, sosyal devlete,  dayanışmayı, onurlu yaşam hakkını esas alan sosyal devlete kurmalıyız. Her bir bireyin kimliğine bakmaksızın 85 milyonun onurlu yaşam hakkını inşa edecek yeni bir söze, yeni bir vizyona, yeni bir hikayeye ihtiyacımız var.
Bu kongrenin uyum kadar başka bir teması var. Davet… Artık sadece bilenlerin, sadece gücü eline geçirenlerin değil, hepimizin süreçlerine katılabildiğimiz, yeni bir hayatın önce hikayesini hayata geçirme daveti. Aradığımız şey tek bir insan seçelim; gücü ele geçirsin, mührü de eline verelim, onun hayalleriyle yeterli, sınırlı bir hayat yaşayalıma razı olamayız. Denedik. 20 yıldır da deniyoruz nelerin pahası olduğunu. Bir kimliğin, bir liderin tercihleri üzerinden değil hepimizin içinde kendimizi var hissettiğimiz yeni bir hikayeye ihtiyacımız var.  Bugün sadece kendimize dair bir hikaye aramıyoruz,  dünya için de bir hikaye arıyoruz. Bunu hak ediyoruz. Başarabiliriz. Ben umudumu mirasa bırakmak istemiyorum, umudumu yaşamak istiyorum. Hepimiz yaşamak istiyoruz. Hak ediyoruz da…”
Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

Türkiye’nin büyümesinde “demokratikleşme ve eşitlik” vurgusu!

Kongrede konuşan TÜRKONFED Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk ise, bir asır önce Kurtuluş Savaşı’nda yitirdiğimiz canı, Kahramanmaraş merkezli 11 ili vuran depremde kaybettiğimizin altını çizdi.

Depremde yaraların sarılmasına, eşsiz dayanışmaya tüm Türkiye’nin tanıklık ettiğini vurgulayan Ünlütürk, “En büyük felaket umudun tükenmesidir. Bizler de umutluyuz,  yaralarımızı saracağız, var gücümüzle çalışacağız. Aklımızda tek bir soru olmalı. Neden mutluluğu, refahı, sağlığı ve özgürlüğü hep birlikte yaratıp paylaşmayalım? Bizim hayalimiz ortak yaşam, demokratikleşme ve her fırsatta eşitliği ilke edinen bir ülke. Ekonomide, girişimcilikte, kadınıyla erkeğiyle 81 ilde yaşayan herkesin bu imkânları bulduğu bir ülke. Biz buna inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin büyüme çalışmalarında ekonomik çalışmaların yanı sıra demokratikleşmenin de büyük önem taşıdığını belirten Ünlütürk, “Orta gelir tuzağının bir ayağı da orta gelişmişlik düzeyi tuzağıdır. Türkiye orta gelişmişlik tuzağından kurtulmadıkça, yönetimden yönetişime geçemedikçe katılımcı karar alma sürecini belirlemedikçe bu tuzaktan kolay kurtulamayacak” dedi.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Yeni bir ülkeyi kurmak elimizde”

Kongreye konuşmacı olarak katılan İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı, siyasetçi ve yazar Gülsün Bilgehan da, “Ne yazık ki yüz yıl sonra memleketin öbür tarafından büyük bir doğa olayının ardından yine İzmir’de geleceği şekillendirmek için toplandık. Yaşanan deprem felaketinde bilgisizlik, sorumsuzluktan dolayı kaybı ve faciayı yaşamak zorunda kaldık. Bizim kişi başı gelirimiz sürekli azalıyor. Cumhuriyetin 3. kuşağı olarak ilkelerle yetiştik. Temel değerlerimizi her zaman koruduk. Görev ve sorumluluk bilinciyle yeni neslin de yetiştiğini görüyoruz. Her şeye rağmen Mustafa Kemal’in çocukları bu ülkede yaşıyor. Yeni bir ülkeyi kurmak elimizde. Çalışkan Türk gençleri olarak bunu başarabiliriz” ifadelerini kullandı.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Çağ dışı iktisat politikası bir kenara bırakılmalı”

Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Prof. Dr. Işın Çelebi ise, 6 Şubat’ta çok ağır bir yıkım yaşayan Türkiye’deki deprem sürecini “çürümüşlük” olarak nitelendirdi. Çelebi, “Türkiye’nin acil olarak deprem bölgesi için 40 milyar dolar kaynak yaratıp bu parayı kullanması gerekiyor. Ama görüyoruz ki bu paranın nereden bulunacağı bilinemiyor. Türkiye’nin artık çağ dışı iktisat politikasını bir kenara bırakıp enflasyona karşı para politikaları uygulamalarını disiplin içinde yürütmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin mutlaka insan hakları ve eşitliği bakanlığı kurmak zorunda olduğunu vurgulayan Çelebi, “Türkiye Avrupa Birliği tam üyelik yolunda kararlı biçimde yürümek zorunda. Bunun için insan hakları ve demokrasinin kurallarını yerine getirmeli ve uluslararası hukuka uygun hareket etmeli” dedi.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Biraz ciddiyet, biraz birlikte yaşama iradesi”

Bilkent Üniversitesi’nden iktisatçı Prof. Dr. Refet Gürkaynak, Türkiye’nin ikinci yüzyılında dönüşüm ve gelişim için yurttaşların rızasına vurgu yaparak, şöyle devam etti:

“Genel olarak politikadan bağımsız bir iktisat politikası, Türkiye’den bağımsız bir ekonomi yok. Türkiye halkından bağımsız bir politika da yok. Birinci ihtiyacımız bu ülkede birlikte yaşama irademizi yeniden ortaya koymak. 85 milyonun hepsi müreffeh yaşasın diyorsak bunun yolu zor değil. Bunu bilerek ve isteyerek yapmamız gerekiyor. Eğer ülke değişirse, biz değiştikten sonra değişecek. Biraz ciddiyet, biraz birlikte yaşama iradesi, başkasının mutluluğu, bunlar Türkiye’yi kolay bir şekilde ileriye götürecektir.”
Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Devlet, Cumhuriyet’in 100. yılında enkazın altında kaldı”

Oturumda “1923 Türkiye İktisat Kongresi’nin Hatırlattıkları” başlıklı bir konuşma yapan iktisatçı yazar Dr. Serdar Şahinkaya, “1923 yılında Osmanlı'dan enkaz devralındı. 6 Şubat depremi olmasaydı ekonomi enkazdı. Bunun maddi boyutu olmaz. 50 milyar dolar diyen var, 150 milyar dolar diyen var.  Ancak 50 bine yakın insanın canı parayla anlatılmaz. Devlet Cumhuriyet’in 100. yılında enkazın altında kaldı” dedi.

20. yüzyılın başındaki Cumhuriyet anlayışının ‘Köylüye ananı da al git’ değil, çalışanı efendi yapan, köylüyü mesut eden anlayış olduğunu söyleyen Şahinkaya, “Yüz sene önce  Türkiye İktisat Kongresi’nde 302 karar alınmış. Yüz yıl sonra Geleceğin Türkiyesi’ni İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi şekillendirecek” diye konuştu.

Sanatçı Bob Geldof’a göre; “Türkiye, siyasal kasırganın içinde kapana kısılmış!”

“Türkiye çalkantılı bir siyaset ve ekonominin arasında kalıyor”

İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi’nin ilk gününde imzalı gitarını depremzedeler için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Bir Kira Bir Yuva kampanyasına bağışlayan İrlandalı müzisyen, söz yazarı ve aktivist Sir Bob Geldof, Türkiye’nin ikinci yüzyılında Atatürk ve laiklik vurgusu yaptı. Türkiye’ye her zaman hayranlık duyduğunu belirten Geldof, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye her zaman yüzlerce nedenden dolayı benim ilgimi çekti. Her zaman önemli olmaya devam edecek. Coğrafi konumu çok önemli. Durmaksızın siyasal kasırganın içinde kapana kısıldığını söylemek mümkün. Avrupa Birliği’nin dev ekonomisi, Orta Doğu’nun kışkırtıcı siyaseti ve Rusya’nın gangsterliğini düşündüğümüzde Türkiye çalkantılı bir siyaset ve ekonominin arasında kalıyor. Dünya bazı ülkeleri görmezden gelebilir ama Türkiye’yi asla görmezden gelemez.
Hepimiz eski beklentilerin artık geçerli olmadığı bir dönemde yaşıyoruz. Artık bilinenler üzerinden politika üretilemiyor. Değişim her zaman kaygıyı artırır. Bu kongre de değişimi hedefliyor. Türkiye’nin avantajları ve fırsatları çok. Bu avantajlar bizde yok. Daha iyileştirilmiş avantajlar var. Peki, yeni dünyayı nasıl bulacağız? Eğer tek bir insan kontrolü varsa ya da yasal düzenlemeleri tek kişi yapıyorsa bu zor olabilir.

“Vazgeçmek umutsuzluğa teslim olmaktır”

71 yaşındayım ve dünyanın yaşadığı en tehlikeli zamanlardan birindeyiz. Dünyamızda her yerde gerçek tehlike var ve büyüyor, artıyor. Giderek yoğun bir hale geliyorlar. Depremler, pandemi, kuraklık, seller, nükleer savaş tehditleri, finansal krizler, gıda krizi, iklim krizi. Sonuçlarını ve eylemlerini zar zor anladığımız yeni teknolojiler var. Kültür savaşları ülkeleri kasıp kavuruyor. Dünya nüfusunun yüzde 70’ini yöneten otokratlar bu ortamdan memnunlar. Bu salon nefes alabildiğimiz, aklımızı koruyabildiğimiz bir salon. Denemeliyiz. Vazgeçmek umutsuzluğa teslim olmaktır. İnsan olmak için bazı çabalar gerekli.

“Atatürk kaos varken farklı bir ülkenin hayalini kurdu”

Voltaire’in 18’inci yüzyılda insan aklına en çok etki eden unsurların iklim, devlet ve din söylemini hatırlatan Geldof, “Türklerin, Atatürk’ün en büyük başarısı, dini devlet işlerinden ayırmaktı. Atatürk’ün büyük iç görüsü, bir ulusun geçmişin gölgesine ait olmasına izin vermemesiydi. Türkiye bu fikirden uzaklaşmamalı. Atatürk bu topraklarda kaos varken farklı bir ülkenin hayalini kurdu. Toplum için neyin önemli olduğunu ortaya koyarak bütün ülke için radikal bir devrim gerçekleştirdi.”

Geldof konuşmasını, “Sayın başkan, ne yaparsanız yapın, başlayın. Çünkü cesarette akıl vardır, sihir vardır, güç vardır.  Bizim aklımız var, gücümüz var sihrimiz var” sözleriyle bitirdi.

16 Mar 2023 - 09:42 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.