Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...

Kara Veba, 1347 ile 1353 yılları arasında Avrupa’yı adeta kasıp kavurdu, tahminlere göre 75 milyon ile 200 milyon arası insanın ölümüne neden oldu. Veba salgınları Avrupa’da 19. yüzyıla kadar etkili oldu. Peki vebanın esas suçlusu neydi?

Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...
Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...
Haber albümü için resme tıklayın

Avrupa’da birçok kez yaşanan veba salgınlarıyla ilgili en çok ifade edilen bilgilerden bir tanesi de, salgının fareler nedeniyle yayıldığıdır. Dünyanın bazı bölgelerde fareler gerçekten vebaya neden olur.

Vebaya yol açan Yersinia pestis aslı bakteri, yaban farelerinde ve onlarda bulunan pirelerde yaşamaktadır. Buna hayvan rezervuarı da denir.

Veba kemirgenlerde başlasa da bazen insanlara geçer. Avrupa da geçmişte veba pandemilerini başlatan hayvan rezervuarlarına ev sahipliği yapmış, ancak veba aynı zamanda sürekli Asya’dan Avrupa’ya taşınmıştır. Bu senaryolardan hangisinin ne zaman etkili olduğu için bilimsel bir tartışmanın konusudur.

Yakın bir zaman önce Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınlanan bilimsel araştırma, Avrupa’daki çevresel koşulların; vebanın kalıcı, uzun vadeli hayvan rezervuarlarında hayatta kalmasını önlediğini gösterdi. Peki bu durumda veba Avrupa’da nasıl bu kadar yayılmış ve devam etmiş olabilir? 

Yine aynı çalışmada 2 olasılık ele alınıyor. İlki, vebanın Asya rezervuarlarından tekrar Avrupa’ya gelmesi. İkincisi ise Avrupa’da kısa veya orta vadeli geçici rezervuarlar olması. Öte yandan bu 2 senaryo birbirini karşılıklı olarak desteklemiş de olabilir.

Buna karşın Kara Veba’nın hızla yayılması ve sonraki birkaç yüzyılda görülen salgınlar, yavaş hareket eden farelerin, söylenenin aksine salgını yaymakta önemli bir oynamadığına işaret ediyor.

Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...

Avrupa iklimi

Yayınlanan araştırmada, vebanın Avrupa’daki uzun dönemli hayvan rezervuarlarında hayatta kalıp kalamayacağını anlamak için toprak özellikleri, iklim koşulları, zemin türleri ve kemirgen türleri incelendi. Tüm bunlar, vebanın hayvan rezervuarlarında kalıp kalamayacağında belirleyici.

Analizler, yüzyıllar boyu süren vahşi kemirgen veba rezervuarlarının 1348'deki Kara Veba'dan 19. yüzyılın başlarına kadar var olma olasılığının bugün olduğundan bile daha düşük olduğunu gösterdi. Bu, vahşi kemirgenlerde kalıcı Yersinia pestis rezervuarlarının bulunması için yukarıdaki tüm koşulların var olduğu Çin ve Batı ABD ile bölgelerle tamamen zıt.

Orta Asya'da uzun vadeli ve kalıcı kemirgen rezervuarlarının binlerce yıldır var olduğu düşünülüyor. Geçmişten günümüze ulaşan DNA örnekleri ile yazılı tarihe göre, veba Orta Asya'dan Avrupa'ya geçtiğinde, Avrupa vahşi kemirgenlerinde kısa veya orta vadeli rezervuarlar ortaya çıkmış olabilir. Bunun için en olası bölge Orta Avrupa.

Bununla birlikte, Avrupa’daki toprak ve iklim koşulları uzun vadeli ve kalıcı rezervuarlara elverişli olmadığından, zaman zaman hastalığın Asya’dan tekrar Avrupa’ya gelmiş olması ihtimali akla geliyor.

Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...

Farelerin Avrupa’daki veba salgınındaki rolü

Farelerin Avrupa’da farklı zamanlarda ortaya çıkan veba salgınındaki rolünü anlamak için farklı dönemlerdeki salgınlara bakmak gerekiyor.

İlk veba salgını 6. yüzyılın başlarından sekizinci yüzyılın sonlarına, 2. salgın (Kara Ölüm dahil) 1330'lardan itibaren 500 yıl sürdü. 3. salgın ise 1894'te başladı ve bugün Madagaskar ve Kaliforniya gibi yerlerde halen devam ediyor.

Bu salgınların çoğu bakterilerin insan lenfatik sistemini enfekte ettiği hıyarcıklı (bubonik) veba formundaydı. Bir diğer tür olan pnömonik vebada, bakteriler akciğerleri enfekte eder.

Farelerin kara vebadaki rolü hakkında yanıldık mı? Tarih ve bilim, salgının gizeminin peşinde...

Veba salgınlarındaki önemli detaylar

İkinci pandemide veba, özellik ve bulaşıcılık bakımından daha yeni salgınlardan çok farklıydı. İlk olarak, ölüm oranı çok yüksekti. 3. pandemide ölüm oranı %1’i nadiren aşarken, 2. pandemide bu oran %50’lere kadar çıktı.

İkincisi, bu iki veba salgını arasında farklı bulaşma şekli söz konusuydu. Orta çağın sonları ile günümüz (veya 19. yüzyılın sonları) arasında mal, hayvan ve insan taşıma sıklığı ve hızında büyük farklılıklar var. Buna karşın Kara Veba ve onu takip eden dalgaların çoğunda salgın şaşırtıcı bir hızla yayıldı. Karada neredeyse her gün, modern salgınların bir yıllık hızı kadar yayılıyordu.

Avrupa’da vahşi ve vahşi olmayan kemirgenler, en fazla da fareler, kaydedilen bulaşma hızından çok daha yavaş hareket ediyor.

Üçüncüsü, vebanın mevsimselliğinin büyük farklılıklar göstermiş olması. Üçüncü pandemik veba salgınları, fare pirelerinin doğurganlık döngülerini yakından takip etti. Bu canlılar, nispeten nemli koşullarda ve 10 ile 25 °C arasındaki sıcaklıklarda çoğalmaktadır.

Geçmişteki veba salgınlarında insanların ve farelerin oynadığı rollerin tam olarak anlaşılması için daha fazla çalışma yapılması gerekiyor.

Ancak bu çalışmada, bilim adamları ve tarihçilerin birlikte çalıştıklarında gerçeği ortaya çıkarma yönünde büyük bir adım atılacağı ortaya konmuş oldu.

23 Oca 2023 - 19:40 - Bilim


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.