Bağışıklık sisteminize dikkat! Bağışıklık sistemi düşenler zona riskiyle karşı karşıya kalabilir

Bağışıklık sistemine dikkat diyerek hemen herkesin hayatı boyunca en az bir kez gece yanığı olarak bilinen zona hastalığını geçirebildiğini belirten Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir uyardı. İşte zona hastalığı ile ilgili her şey...

Büyütmek için resme tıklayın

Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir bağışıklık sisteminin düşmesi ile zona hastalığı ve pek çok hastalığın baş gösterebileceğini açıkladı ve bu konuda uyarıda bulundu. Sağlık üzerine yaptığı uyarıda “Varicella-zoster virüsü, vücut savunma sisteminin zayıflamasıyla ortaya çıkarak zona adı verilen hastalık tablosunu meydana getirir. Genellikle sırt ve gövdede tek taraflı yanıcı, batıcı tarzda ağrı ve sonrasında kızarıklık şeklinde başlar, içi sıvı dolu kabarcıklar ortaya çıkar. Zona bulaşıcı değildir ancak suçiçeği geçirmemiş veya suçiçeği aşısı olmamış kişilerde temas ile suçiçeği ortaya çıkabilir” dedi.

Halk arasında zona hastalığı "gece yanığı" olarak isimlendiriliyor

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, halk arasında gece yanığı olarak da bilinen zona hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Doç. Dr. Topaloğlu Demir, varicella-zoster isimli virüsün neden olduğuzona’nın, kızarıklık üzerinde içi su dolu ağrılı keseciklerle seyreden bir deri hastalığı olduğunu belirterek “Genellikle ileri yaşlarda, 50 yaş üzeri kişilerde ortaya çıkmakla birlikte daha önce suçiçeği geçirmiş olan her yaştan insanda görülebilir. Yaşlılar dışında fiziksel ve emosyonel stres geçirenlerde, bağışıklık sistemini zayıflatan lösemi, lenfomagibi hastalığı olanlarda, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlarda daha sık görülür. Genellikte insan hayatı boyu bir kez ortaya çıkmasına rağmen bağışıklık sisteminin baskılandığı nadir durumlarda iki ve daha fazla kez ortaya çıkabilir” dedi.

Tek taraflı batıcı ağrı ile seyrediyor

Herpes virüs ailesinin bir üyesi olan varicella-zoster virüsünün meydana getirdiği ilk hastalığın suçiçeği olduğunu ifade eden Doç. Dr. Topaloğlu Demir, şöyle devam etti: İlk enfeksiyondan sonra bu virüs yıllarca beyinden çıkan sinirlerde ve omurilik boyunca sinir köklerinde saklı kalır, inaktif olarak bekler. Bu virüs, vücut savunma sisteminin zayıflamasına yol açan çeşitli nedenlerle ortaya çıkarak yani aktifleşerekzona adı verilen hastalık tablosunu meydana getirir. Genellikle sırt ve gövdede tek taraflı yanıcı, batıcı tarzda ağrı ve sonrasında ortaya çıkan kızarıklık şeklinde başlar. Ağrı sonrası günler içerisinde bu kırmızı yama şeklindeki kızarıklık üzerinde kümelenme gösteren içi sıvı dolu küçük kabarcıklar ortaya çıkar. Süreçte iltihaplı bir görünüm alabilen bu su kabarcıkları, 1-3 hafta içinde kuruyup, kabuklanarak dökülürler. Ağır olgularda, yaralar ikincil olarak bakteriler ile enfekte olduğunda iz kalabilir.

En sık görüldüğü bölgeler nereler?

Doç. Dr. Topaloğlu Demir, zona hastalığının suçiceğinden en önemli farkının vücudun tamamına dağılmayıp bir yarısında sınırlı kalması olduğuna değinerek, şu bilgileri verdi: Yüz, saçlı deri, boyun, kalça gibi alanlar hastalığın sıklıkla görüldüğü diğer alanlardır. Tanı genellikle klinik görünüm ve semptomlara dayanılarak konulur. Çok nadiren de olsa hastalık döküntü olmadan sadece ağrı ile seyredebilir, bu durumda tanı koymak oldukça zorlaşmaktadır. Tanıyı doğrulamak için nadiren polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) adı verilen bir yöntem ile virüse ait kalıtım materyallerinin varlığı araştırılır. Bu test zona hastalığı için en duyarlı testlerden biridir. Ayrıca virüse karşı bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan antikorların varlığı ve düzeyinin incelenmesini sağlayan biyokimyasal analizler yapılabilir veya döküntülerin içerisinde yer alan sıvı varicella-zoster virüsü kültürüne ekilebilir.

Bulaşıcı olmasa da virüsle karşılaşmayanlar risk altında

Zona hastalığının bulaşıcı olmadığına dikkati çeken Doç. Dr. Filiz Topaloğlu Demir, tedavi hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: Tedavide amaç ağrılı süreci azaltıp, iyileşmeyi hızlandırmak ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde virüsün vücudun diğer bölgelerine ve organlara dağılması engellemektir.

Tedavinin etkinliğinin artması ve zona sonrası enfeksiyon yerinde hastalık iyileştikten sonra ortaya çıkabilen ‘postherpetik nevralji’ olarak bilinen ağrının azaltılması için tedavinin gecikmeden ilk 3-4 gün içerisinde başlanması önemlidir. Zona bulaşıcı bir hastalık değildir ancak varicellazoster virüsünü ile hiç karşılaşmamış kişilerde (suçiçeği enfeksiyonunu geçirmemiş ve suçiçeği aşısı olmayan kişilerde) temas ile suçiçeği ortaya çıkabilir. Hastalar bu açıdan uyarılmalıdır.

05 Ağu 2022 - 09:11 - Sağlık

Muhabir  Serap Serap


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.