TÜSİAD, dizilerde toplumsal cinsiyet eşitliği için harekete geçti

TÜSİAD tarafından Koç Holding ana sponsorluğunda, 14 şirketin desteği ile başlatılan “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” Projesi kapsamında, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri kamuoyuna açıklandı.

TÜSİAD, dizilerde toplumsal cinsiyet eşitliği için harekete geçti
TÜSİAD, dizilerde toplumsal cinsiyet eşitliği için harekete geçti
+1
Haber albümü için resme tıklayın

TÜSİAD tarafından Koç Holding ana sponsorluğunda, 14 şirketin desteği ile başlatılan “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” Projesi kapsamında, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleri kamuoyuna açıklandı.

TÜSİAD, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu’nun çalışmaları kapsamında; toplumu etkileme gücü yüksek olan televizyon dizilerinde kadının toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun konumlanmasını desteklemek amacıyla, “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” projesini hayata geçiriyor.

Koç Holding’in ana destekçi olduğu projede, destekçi kuruluşlar olarak Anadolu Grubu, ARGE Danışmanlık, BASF Türkiye, Borusan Holding, BSH Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş., FİBA Holding, Güvensan, İstanbul Kültür Üniversitesi, Mogul Tekstil, Schneider Electric Türkiye, Siemens Türkiye, Tat Gıda, Vodafone Türkiye ve WYG Türkiye yer aldı.

5 Mart’ta düzenlenen tanıtım toplantısında, proje kapsamında yürütülen “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması” sonuçları ve televizyon sektörü paydaşlarının katılımı ile gerçekleştirilen çalıştayda belirlenen “İlkeler” aktarıldı.

“Zihniyet dönüşümü şart”

Toplantının açılış oturumundaki konuşmasında toplumsal cinsiyet eşitliği önündeki engellerin aşılması için zihniyet dönüşümünü sağlamak gerektiğinin altını çizen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecek, şunları söyledi:

“Her bireyin ve her kurumun kendi etki alanlarından başlayarak bir ‘kelebek etkisiyle’ bu dönüşüme büyük katkı sağlayacağına inancım sonsuz. Farklı alanlarda çalışmakla beraber, birbirini etkileyen ve güçlendiren işler yapan “iş dünyası” ve “dizi sektörü” olarak bu proje vesilesiyle bir araya gelmiş olmak çok kıymetlidir.

Aslında iş dünyası ile dizi sektörünün ortak bir derdi var: yaratıcılık ve yenilikçilik. İş dünyasının küresel rekabette ayakta kalması çeşitliliği, yaratıcılığı ve inovatif olmayı gerektiriyor, ki toplumsal cinsiyet eşitliği bu yolda müthiş bir itici güç sağlıyor. Dizi sektörünün paydaşları belki de en yüksek yaratıcı ve yenilikçi yeteneklere sahip kesim ve bu yetenekleri toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyecek şekilde harekete geçirmeleri çok önemli.”

“Kalıp yargılar sorunları tetikliyor”

TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl ise toplumsal cinsiyet eşitliğinin ülkelerin kalkınması, insani gelişmenin sağlanması ve daha adil toplumların oluşması için en önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Çözüme yönelik en önemli müdahale alanının önyargılarla mücadele etmek olduğunu vurgulayan Kızıl, “Kalıp yargılar pek çok sorunu tetikliyor. TV dizilerinde kadın ve erkeğin konumlanması ve temsiliyetleri her iki cinsiyeti de karakter özellikleri, fiziksel görünümleri, duygu ve meslek çeşitliliği anlamında belli kalıplarla sınırlıyor, bu da var olan önyargıları kemikleştirip norm haline getiriyor. Bakış açımızı değiştirir, ön yargılarımızdan sıyrılırsak ekranda gösterilenlerin içeriğini ve görsel dilini dönüştürebiliriz. Bu çok katmanlı sorunu ancak tüm paydaşlar bir araya gelerek çözebiliriz. Hepimiz üzerimize düşeni yapmaya hazırız, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında bunun sözünü veriyoruz” dedi.

Dizilerde kadına düşen rol!

Toplantıda, “Televizyon Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Araştırması”nın yazarları Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. İrem İnceoğlu ve Yard. Doç. Elif Akçalı, araştırma sonuçlarından çarpıcı bulguları katılımcılarla paylaştı.

Türkiye’de ulusal televizyon kanallarında yayınlanan popüler dizilerde, toplumsal cinsiyet kalıplarının ve rollerinin yer alış biçimlerini tespit etmek amacıyla yapılan araştırma için 1-31 Mayıs 2017 tarihleri arasında yayınlanan ve bu dönemdeki reyting oranlarına göre 6 ulusal kanaldan toplam 12 dizi seçildi. 12 dizinin 4’er haftalık bölümlerinin her birinde yer alan ana ve yan karakterler üzerinden kadın-erkek karakterlerin sayısal dağılımı, görünürlükleri, yaş aralıkları, medeni durumları, fiziksel haller, karakter özellikleri, işe ve eve dair sorumlulukları, rolleri, söz ve eylemleri incelendi.

Buna göre, dizilerde kadın karakterlerin %80 oranında iş dışı mekânlarda bulunduğu, ev işi içerikli sahnelerin %92’sinin kadın karakterler için, iş içerikli söz ve eylemlerin %82’sinin erkek karakterler için yazıldığı dikkat çekti.

“Genç kadın” karakter sayısının, erkek karakterlere oranla 2,5 kat daha fazla olduğunu gösteren araştırma bulguları; “kadın gibi” olmanın, kadınlar için dahi %62 oranında aşağılama ifadesi olarak kullanıldığı, ağlama ve hüzün içeren sahnelerin ise %73 gibi bir çoğunlukla kadınlar için, şiddet ve tehdit içeren sahnelerin %79’unun ise erkekler için yazıldığını ortaya koydu.

TV dizileri için beş ilke

Araştırma bulguları ve sektör paydaşlarının katılımıyla düzenlenen çalıştayın sonuçları, Nevşin Mengü moderatörlüğündeki panelde, Reklamverenler Derneği (RVD) Başkanı Ahmet Pura, Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Birliği (TESİYAP) Başkanı Birol Güven, Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Demet Akbağ, Senaryo Yazarları Derneği (SENDER) Başkanı Meriç Demiray, TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Oya Ünlü Kızıl ve yönetmen Zeynep Günay Tan tarafından ele alındı.

Proje kapsamında, TV dizilerinde toplumsal cinsiyet kalıp ve yargılarını ortadan kaldırmak hedefiyle benimsenen beş ilke şöyle:

Kadınların ve erkeklerin fiziksel görünüm, karakter, duygu ve meslek çeşitliliğini artırmak,

Hayata, işe ve eve dair sorumlulukları dengeli dağıtmak,

Şiddeti olağanlaştırmamak,

Toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun bir dil kullanmak,

Rol model karakterlerin görünürlüğünü sağlamak ve artırmak.

05 Mar 2018 - 13:35 - Güncel

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.