Aile şirketlerinin ortalama ömrü kaç yıl?

Türkiye’deki aile şirketlerinin %30’unun 2. kuşak, %12'sinin 3. kuşak ve %3’ünün 4. kuşak şirketler olduğunu bildiren Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi, “Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu şirketlerin başarıya ulaşmasının yolu kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak” dedi.

Aile şirketlerinin ortalama ömrü kaç yıl?
Aile şirketlerinin ortalama ömrü kaç yıl?
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye’deki aile şirketlerinin %30’unun 2. kuşak, %12'sinin 3. kuşak ve %3’ünün 4. kuşak şirketler olduğunu bildiren Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi, “Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu şirketlerin başarıya ulaşmasının yolu kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak” dedi.

Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi, “Büyüme ve Kurumsallaşma Sürecinde Değişim Yönetimi” paneli ile iş dünyasının önemli isimlerini buluşturdu. Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih Çiftçi ve İstanbul Ticaret Odası Eski Başkanı Doç. Dr. Murat Yalçıntaş’ın da katılımıyla gerçekleşen panelde, şirketlerde büyüme ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimlerin yönetim süreçleri, tüm detayları ile masaya yatırıldı.

Panelde “İş dünyasının temelini oluşturan aile şirketlerinde büyümenin ve kurumsallaşmanın getirdiği değişimin yönetilmesi” başlığında, toplam 6 oturumda çeşitli konular işlenirken, alanının kanaat önderleri olan profesyoneller, akademisyenler ve katılımcılar arasında fikir alışverişi gerçekleştirildi.

TÜBA Başkanı Acar: “İşletme körlüğü yaşanmamalı”

Açılış konuşmasını yapan Değişim Dinamikleri Yönetim Merkezi Genel Müdürü Ahmet Nedim Erdemir, aile şirketlerinin büyüme ve kurumsallaşma sürecinin zorluklarına dikkat çekerek, özellikle kurumsallığı hedefleyen aile şirketlerinin yatırım, farkındalık ve bilinç yaratma konusuna eğilmeleri gerektiğinin altını çizdi. Erdemir, “5 yıllık ya da 10 yıllık süreçlerde büyümeyi hedefleyen şirketlerin, bu süreçte gösterecekleri çalışma azmi ve büyüme motivasyonuna sahip yönetici ve çalışanların bu süreçteki sorumluluğunun önemi çok büyük.” diye konuştu.

Şirketlerde gayri kurumsallaşma handikapının altını çizen Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar ise şunları söyledi:

“Özellikle aile şirketlerinde gözle görülür somut değişiklikler çok da kolay değil. Elbette aile şirketi olmanın artıları olduğu gibi eksileri de var. Bir işletmeci ve yönetici olarak, kurumsallaşma konusunun tüm toplumun meselesi olması gerektiğini savunuyorum. Şirketlerin yönetim biçiminin, yöneticilerin kişisel zevklerine ve taleplerine göre değil, gayri şahsi hale getirilmesi bu anlamda çok mühim.

Aile işletmelerinde kurallara uymak kolay değil. Aile meseleleri ile iş meselelerin birbirinden ayrılması ve dengelenmesi çok mühim. Aile bireylerinin aile içerisindeki rolleri ile şirket yönetimi içerisindeki rollerinin birlikte yürütülmesi, genellikle şirketlerde sorun teşkil ediyor.”

Kamu desteklerine ve kuşak farkına dikkat çeken Ahmet Cevat Acar, “KOSGEB, yenilikçi girişimlere destek veriyor ancak alınan bu yatırım, şirketleri rehavete düşürme gibi bir handikap yaratıyor. Bu yatırımı doğru yönetmekte fayda var. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin geçmişi çok uzun bir tarihe dayanmıyor. Hal böyle olunca, şirketin ilk kurucularının dönemindeki rekabet şartları ile şu an mevcut olan rekabet koşulları çok daha farklı. Dolayısı ile bu değişime adaptasyon önemli.” diyerek sözlerini tamamladı.

Fatih Çiftçi: “Çok güçlü aile şirketlerimiz var”

İç ticareti düzenleyen bir bakanlık olarak değişimi çok önemsediklerini vurgulayan Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi de, bakanlık olarak Ar-Ge anlamında çok ciddi çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Çiftçi, “İş dünyasının gelişmediği ve büyümediği bir ekonominin kalkınması mümkün değildir. Bildiğiniz üzere aile şirketlerinin çok büyük bir kısmı KOBİ’lerden oluşuyor ve onların hem daha çok kazanması hem de kurumsallaşması için çok ciddi çalışmalar yürütüyoruz.” dedi.

İşletmelerin ayakta kalabilmesinin yolunun bilgiye en önce ulaşmak ve elde ettikleri bilginin değer zincirine katılmasından geçtiğinin altın çizen Çiftçi, şöyle devam etti:

“Bir ulusun zenginliği; rekabetçiliğini, inovasyon kapasitesini ve endüstrisinin kalitesinin yükselmesine bağlıdır. Günümüzde dünyanın rekabet üstünlükleri, büyük ölçüde bilgi ekonomisine dayanmaktadır. Artık zenginliklerin kaynakları, yeni fikirler ve yeni fikirleri içeren ürünler, hizmetler ve çözümler olmaktadır. Bu yüzden kurumsallaşma ve değişim, çok büyük önem arz etmektedir. Ancak değişen dünya şartlarına uyum sağlamayı, değişimi doğru yönetmeyi bilen şirketlerin hayatta kalabildiği günümüzde, kurumsallaşmayı başarabildikleri ölçüde mümkündür. Nokia ve Kodak, geçmişte çok büyük markalarken, günümüzde bu değişimi sağlayamadıkları için çok daha geride kalmışlardır.

Bunun tam aksine, bizim ülkemizde çok önemli başarılı örnekler de söz konusudur. Bu yüzden yerel pazarda kalmayıp, ulusala açılmak, Ar-Ge, inovasyon ve insan kaynaklarına yatırım yapmak gerektirmektedir. Diğer taraftan Türkiye’de Sabancı Holding, Koç Holding ve Yıldızlar Holding gibi başarı sağlamış aile şirketleri de vardır.”

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi

Aile şirketlerinin ömrü

Türkiye’deki aile şirketlerinin %30’unun 2. kuşak, %12'sinin 3. kuşak ve %3’ünün 4. kuşak şirketler olduğunu vurgulayan Fatih Çiftçi, “Aile şirketlerinin ortalama ömrü 25 yıl. Bu şirketlerin başarıya ulaşmasının yolu ise kuşak çatışmasının önüne geçmek, kurumsallaşmak ve sürdürülebilir bir şekilde bu grafiği korumak. Bu noktada şirketlerle beraber aileyi de kurumsallaştırabilirsek, profesyonel bir yaklaşımla sürdürülebilir bir aile şirketi oluşturmak daha kolay olur. İnanıyorum ki ülkemiz için sabır gerektiren markalaşma dönemi, uluslararası arenada başarıyla sonuçlanarak, markamız gururu olacaktır, ülkemizin büyüme ve kalkınmasına en büyük katkıyı sağlayacaktır” diye konuştu.

“İşletmelerin batma nedeni, kötü yönetim”

2005 ile 2013 yılları arasında İstanbul Ticaret Odası başkanlığı görevini yürüten Doç. Dr. Murat Yalçıntaş ise “Birçok aile şirketi, aile bireyleri arasındaki anlaşmazlıklar nedeni ile faaliyetlerini sonlandırma kararı alıyor. İşletmelerin çok büyük bir kısmının batma sebebi kötü yönetimdir. Kötü yönetimin alt kırılımlarına bakacak olursak, bunun 1 numaralı sebebi nesilden nesile geçişin doğru olarak yapılamamasıdır.” dedi.

09 Mar 2018 - 14:08 - Güncel

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.