Bingöl’ü harekete geçirecek süt yatırımı

Sütaş’ın Bingöl entegre yatırımı; tarım, hayvancılık ve sanayiyi bir araya getiren, bu sektörlerin entegre şekilde yönetildiği önemli bir örnek, sosyal ve ekonomik etkileri yüksek kapsayıcı bir model niteliğinde...

Bingöl’ü harekete geçirecek süt yatırımı
Bingöl’ü harekete geçirecek süt yatırımı
+10
Haber albümü için resme tıklayın

Sütaş’ın Bingöl entegre yatırımı; tarım, hayvancılık ve sanayiyi bir araya getiren, bu sektörlerin entegre şekilde yönetildiği önemli bir örnek, sosyal ve ekonomik etkileri yüksek kapsayıcı bir model niteliğinde...

Bingöl’ü harekete geçirecek süt yatırımı – Fikri Türkel

Yazın pandemi telaşı arasında online yapılan etkinliklerden birini hiç unutamam. ASÜD tarafından organize edilen “Türkiye sütçülük sektöründe su sürdürülebilirliği” çalıştayında aldığım notların başında, 2050 yılında Türkiye’nin su haritası geliyordu. Buna göre, büyükbaş hayvancılık için ideal bölge olarak Doğu Anadolu gösteriliyordu. Halbuki günümüzde büyükbaş hayvancılık için Ege, İç Anadolu ve Marmara Bölgeleri tercih ediliyor. Bu sürdürülebilir değildir.

Geçen aylarda Sütaş, Bingöl’deki entegre süt yatırımını duyurdu. Dönüp yazın aldığım notlara bir kere daha baktım. Projenin detayları hakkında bilgim olmamasına karşın, projeyi takdir ettim.

Büyükbaş hayvancılık için en uygun bölge Doğu Anadolu

İki sene önce, Konya, Beyşehir’deki Hacıince çiftliğini gezmiştim. Çiftlik coğrafi olarak, o sayıdaki besi hayvanlarına yetecek su ve otlaklara sahipti. Ama yetmezdi. Çiftliğin sahibi Ahmet Hacıince ile sohbetimizde orta vade projesinden bahsetti. Ona göre, Türkiye’de hayvancılık için ideal bölge Doğu Anadolu olup, ileride uygun ortam oluşursa, o bölgede büyük bir çiftlik kurmayı hedefliyordu. Hayvancılıkta önemli deneyimleri olan biri olarak, Ahmet Beyin bu fikrini de belleğime kaydetmiştim.

Konumuzla çok ilgili olan 2050 yılına dair, bahsettiğim Türkiye’nin su haritasını koymak istiyorum.

Sütaş’ın Bingöl entegre sütçülük yatırımı

Geçen hafta Sütaş yönetiminden bir dosya aldım. Sütaş, Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri Yatırımının Sosyo-Ekonomik Etkileri raporunu göndermiş.

Daha önce bölge şehirleri Ardahan’da, Erzurum’da, Erzincan’da, Muş’ta, Van’da, Bayburt’ta farklı büyüklükte süt işleme tesisleri gördüm. Hepsinin yetersizliğini ilgililere söylemiştim. Bu projeyi görünce ne kadar sevindim, tahmin edemezsiniz. Konu sadece bir şirketin yatırımından ibaret değil. Sütaş yönetiminden yakinen tanıdığım biri yok. Sadece yaptıkları işleri uzaktan takip ediyorum. Türkiye’nin en önemli süt ürünleri şirketi olup, yatırım konusunda öncü adımlar atıyor. Makedonya ziyaretimde, orada da tesisleri olduğunu öğrendim. Karacabey, Aksaray ve Tire’den sonra doğru bir yere daha entegre bir tesis kurmaları vizyonlarını göstermesi açısından anlamlıydı.

Rapor, Prof. Dr. Erinç Yeldan ve Bölgesel Kalkınma Uzmanı Kamil Taşçı tarafından hazırlanmış. Onlara da bana bir bakış açısı kazandırdıkları için teşekkür ediyorum.

Bingöl yatırımının sosyo-ekonomik etkileri

Rapordan önemli gördüğüm detaylar sunmak istiyorum. Sütaş Bingöl yatırımının faaliyete geçmesiyle, bölgede görülecek gelişim ve dönüşümlerin bazı sonuçlarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkün:

  • 2033 yılında, normal eğilimine göre 2 milyar 254 milyon USD’lık bir büyüklüğe erişmesi beklenen Bingöl ekonomisinin, bu yatırım sonrasında 3 milyar 641 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşacağı hesaplanmış.
  • Bingöl’ün 2033 yılındaki GSYH’sının yıllık 1 milyar 386 milyon USD’lık kısmı Sütaş yatırımının doğrudan ve dolaylı etkileri ile oluşacak. Bu oran Bingöl’ün GSYH’sının %61,5’ine karşılık geliyor.
  • Sütaş yatırımı olmaksızın Bingöl’ün 2033 yılındaki fert başı GSYH’sının 7.322 USD olacağı tahmin edilirken, bu yatırımdan sonra, bu değerin 10.221 USD’a erişeceği hesaplanıyor.
  • Fert başı GSYH’nın normal eğilimine göre 2.900 USD daha yüksek gerçekleşecek olması, ili, Sosyo- ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında 2 kademe yukarı taşıyacak, 6’ncı kademe iller arasından 4’üncü kademe iller arasına konumlandıracak.

Bingöl, kişi başına gelir sıralamasında yükselecek

  • Bu yatırım ile Bingöl, Türkiye’de fert başı GSYH bakımından 73’üncü sıradaki konumundan, 35 sıra birden yükselerek 38’inci sıraya gelecektir.
  • Fert başı gelirin artışına uyumlu olarak hane halkı refahının da önemli ölçüde artması bekleniyor. Yatırımın ve üretim faaliyetlerinin doğrudan ve dolaylı etkileri ile, Sütaş’ın Bingöl’de hane halkı refahına katkısının, 2023 yılında %11,3, 2033 yılı itibariyle %26,2 düzeyinde olacağını gösteriyor.
  • 2019 yılında Bingöl ekonomisinde tarımın payı %14 düzeyinde iken, 2033 yılı itibariyle bu oran 2.5 kattan daha fazla bir artış göstererek %36,8’e yükselecek.

İstihdam etkileri

  • Yatırımının doğrudan ve dolaylı toplam istihdam etkisinin 8 bin 611 kişi olacağı hesaplanmış. Bunlardan 1.012 kişi Sütaş işletmelerinde, geri kalan 7 bin 599 kişi ise Sütaş değer zincirinde dolaylı olarak istihdam edilmesi bekleniyor. Diğer bir ifadeyle Sütaş, bünyesinde çalıştırdığı her bir kişiye karşılık 8 kişiye daha istihdam imkanı oluşturacak.
  • Bu yatırım olmaksızın ilde toplanan vergilerin 2019 yılındaki 96 milyon USD seviyesinden, 2033 yılı itibariyle 165,1 milyon USD’a yükselecek. Sütaş yatırımı sonrasında, Bingöl ekonomisindeki büyüme ve canlanma ile, ilden 2033 yılı itibariyle yıllık 404 milyon USD vergi geliri elde edilmesi mümkün olabilecek.
  • Yatırım sonucunda il ekonomisinde görülecek canlanma nedeniyle ilden dışarıya göç yavaşlayacak, böylece il nüfusu mevcut eğilimine göre 277 binden 308 bine değil, 356 bine olarak artabilir.
  • Yatırım, Bingöl’ün üretim kapasitesine, kurumsallığına, Ar-Ge, yenilikçilik kapasitesine ve insan kaynağı niteliğine doğrudan katkı sağlayacak.
  • Üreticiler, iktisadi faaliyetlerini geçimlik ekonomiden tarımsal işletme boyutuna taşıyacak, üretici, işletmeci statüsüne yükselecek.
  • Kurumsal bir işletmenin bölgede tedarik zincirinde yer alacak olması, diğer işletmelerin kayıt dışı oranını düşürecek ve Sütaş piyasa düzenleyici bir etkiye sahip olacak.

Bingöl’ün kalkınma problemini çözebilecek proje!

Bu yatırım, oluşturacağı ekosistem etkisi ve refah artışı nedeniyle, bir ilin kronik kalkınma problemini sıçrama etkisiyle çözebilecek niteliktedir. Sütaş yatırımı az gelişmiş ve gelişmiş bölgeler arasında yakınsamayı sağlayan önemli bir kalkınma müdahalesidir. Bu yatırım, kamu ve özel kesim işbirliğiyle yapılmış bir Kalkınma ve Sosyo-Ekonomik Dönüşüm Projesi olarak ele alınmalıdır.

Bölge illerini de kapsayan Bingöl merkezli “Sütçülük ve Hayvancılık Master Planı” hazırlanması önemli bir adım olabilir. Master Planın ölçek ekonomisini, verimliliği ve tarımsal işletmeciliği geliştirecek şekilde düzenlenmesi öneriliyor.

Bölgedeki üretimin verimli ve sürdürülebilir olması için Sütaş’ın alım garantisi sağladığı sözleşmeli süt sığırcılığı ve sözleşmeli yem bitkileri üretim modellerinin hayata geçirilmesi, bunun için gerekli idari ve hukuki altyapının oluşturulması önemlidir.

Tarımın lokomotifi, sütçülük

Sütçülük, tarımın lokomotif sektörüdür. Türkiye’deki büyükbaş hayvan sahipliğinin yüzde 80 civarındaki kesimin 10 baş hayvan altında aileler tarafından yürütüldüğü göz önüne alınırsa, kırsal kalkınmaya en fazla destek veren sektördür. Yüksek katma değer yaratan, toplumsal refaha katkıda bulunan bereketli ve kapsayıcı bir faaliyet alanıdır.

Sütaş’ın “Çiftlikten Sofralara” entegre iş modeli de, tarım, hayvancılık ve sanayiyi bir araya getiren, bu sektörlerin entegre şekilde yönetildiği önemli bir örnek, sosyal ve ekonomik etkileri yüksek kapsayıcı bir model niteliğindedir.

Tesisin bugünlerde faaliyete geçmesi hedefleniyor.

Yerel lezzetlere de sahip çıkılmalı!

“Bu yatırım ile sütün iyiliklerinin ve bereketinin, Bingöl’den tüm Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yayılarak ülkemizin kalkınmasına, toplumuzun sağlık, refah ve mutluluğuna katkılarda bulunmasını dileriz.” diyen Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz’ı da alkışlıyorum.

Bu arada raporda göremedim ama yatırım alanı Bingöl olduğu için şunu da hatırlatmak isterim.

Bingöl, kavurması ile şöhretli bir ilimizdir. Aynı şekilde bölgede salamura peyniri ve tulum peynirinin de karakteristik özellikleri vardır. Ne yazık ki bu ürünlerin sürdürülebilir tedariki şimdiye kadar mümkün olmadı. Bu tesisin, bu gibi yerel lezzetlere de sahip çıkacak şekilde organize olması gerektiğini düşünüyorum.

05 Nis 2021 - 10:34 - Değer Katanlar

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.