Tarım alanları yok oluyor, kırsal nüfus azalıyor!

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir'e göre bir tarım ülkesi olan Türkiye tarımsal üretimde önemli bir paya sahip. Ancak günümüzüde tarım alanları yok olurken, kırsal nüfus da azalıyor.

Tarım alanları yok oluyor, kırsal nüfus azalıyor!
Tarım alanları yok oluyor, kırsal nüfus azalıyor!
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir'e göre bir tarım ülkesi olan Türkiye tarımsal üretimde önemli bir paya sahip. Ancak günümüzüde tarım alanları yok olurken, kırsal nüfus da azalıyor.

Karademir, yaptığı açıklamada, fındık, kiraz, incir gibi ürünlerde dünya üretiminde birinci paya sahip iken, kavun, kayısı, karpuz, hıyar, haşhaş ile ikinci, mercimek, antepfıstığı, vişne, ayva, kestane, biber, taze fasulye ile Türkiye'nin üçüncü sırada yer aldığını belirtti. Karademir; “Bölgemiz özelinde Adana turunçgil üretiminde ve ihracatında önemli bir şehir.

‘Tarım alanları hızla daralıyor’

Ancak bu başarılara rağmen tarımın geleceği açısından belli başlı sorunlar artarak devam ediyor. Öncelikle tarım alanları hızla daralıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı kayıtlarına göre 1990 yılında 27,856 bin hektar olan tarım alanları yaklaşık yüzde 15 oranında kaybedilerek 2016 yılında 23,763 bin hektara geriledi. Buna bağlı olarak 1990 yılında kırsal nüfus oranı yüzde 41 iken 2012’de yüzde 23’e geriledi” diye konuştu.

Çiftçi yoksullaşıyor

Karademir, Türkiye’de çiftçinin eline geçen fiyatlarla girdi fiyatları arasındaki makasın giderek açılması sonucu tarımsal üretimin içinden çıkılmaz hale geldiğini vurgulayarak, "Türkiye tarım alanları içinde %49 ile en büyük payı tahıllar almaktadır. Toplam tahıl alanları içerisinde ise %67’lik pay ile ilk sırada buğday yer almaktadır. Gıda egemenliği ve güvenliği açısından da önemli olan buğdayın ürün girdi pariteleri incelendiğinde ciddi bir düşüş yaşandığı görülüyor. 2002 yılında verilen tarımsal desteklerle birlikte 1 kilogram buğday ile 1.69 kilogram gübre alınabilirken, 2014 yılında 1.27 kilogram gübre alınabildi.

Yine 2002 yılında verilen tarımsal desteklerle birlikte 1 kilogram buğday ile 0.27 lt mazot alınabilirken, 2014 yılında 0.22 lt mazot alınabildi. Benzer ürün girdi pariteleri düşüşleri, mısır, ayçiçeği, çeltik, pamuk, süt, kırmızı et gibi birçok üründe görülüyor. Fiyat artışlarına bakarsak, mazot fiyatları 2016-2017’da %25 arttı. 2017 yılında tarım ilaçları %25, gübre fiyatları %20-25, yem fiyatları %25-30, tohum fiyatları %20 arttı” dedi.

‘Çiftçi bankalara muhtaç edildi’

Semih Karademir, paritelerin bu şekilde çiftçiler aleyhine gelişmesi nedeniyle çiftçiler açısından tarımın sürdürülebilmesinin borçlanmaya bağlı olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“2012-2016 yılları arasında kullanılan tarımsal kredilerde çok hızlı bir artış oldu. 2004 yılında 2.4 milyar TL olan kısa vadeli krediler 2016 yılında 21 milyar TL’ye; 2002 yılında 2.5 milyar TL olan orta ve uzun vadeli krediler 2016 yılında 49 milyar TL’ye; 2002 yılında 209 milyon TL olan takipteki krediler 2016 yılında 2 milyar TL’ye çıktı. 2002-2016 yılları arası kullandırılan toplam nakdi kredi 5 milyar TL’den 70 milyar TL’ye çıktı.”

İHA

28 Kas 2017 - 08:58 - Tarım

Muhabir  Baran Wp


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.