Fazla kilo, kolon kanseri riskini de artırıyor

Obezitenin her türlü kansere eğilimi artırdığını bildiren Türk Gastroenteroloji Derneği Saymanı, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, “Günümüzün modası aşırı kilodan uzak durmak, kolon kanseri gelişme riskini azaltır. Yağı, karbonhidratı az tüketmeli, bunun yanında taze ve yeşil sebze meyve, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmeliyiz” dedi.

Fazla kilo, kolon kanseri riskini de artırıyor
Fazla kilo, kolon kanseri riskini de artırıyor
+6
Haber albümü için resme tıklayın

Obezitenin her türlü kansere eğilimi artırdığını bildiren Türk Gastroenteroloji Derneği Saymanı, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, “Günümüzün modası aşırı kilodan uzak durmak, kolon kanseri gelişme riskini azaltır. Yağı, karbonhidratı az tüketmeli, bunun yanında taze ve yeşil sebze meyve, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmeliyiz” dedi.

1-6 Aralık Gastroenteroloji Haftası kapsamında Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 34. Ulusal Gastroenteroloji Kongresi, Antalya’da gerçekleştirildi. Kongreye 900’ü aşkın doktor, hemşire, teknisyen ve öğrenci katıldı.

Kongre nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Bor, 850 kişilik bir aile olduklarını, 80 milyonluk ülkede bu rakamın çok düşük olduğunu söyledi.

Gastroenteroloji için; toplum ve hasta zeminli öneminin yanı sıra tıbbın prevalansı en yüksek hastalıklarını barındırması, en sık rastlanan bir grup kanserin gastrointestinal sistemden kaynaklanması, uygulanan işlemlerin zorluğu, hayat kurtarıcı özelliği gibi çok sayıda neden sayılabileceğini bildiren Bor, kolon kanserine dikkat çekmek için ünlülerin yer aldığı bir bilgilendirme filminin hazırlandığını da bildirdi.

Dünya Gastroenteroloji Kongresi İstanbul'da toplanacak

2019 Dünya Gastroenteroloji Kongresi’nin İstanbul’da yapılacağını duyuran Prof. Dr. Serhat Bor, “Ülkemizde gastroenterolojinin mücadele etmesi gereken çok sayıda sorun olduğunun da bilincindeyiz. Endoskopi ve karaciğer hastalıkları gibi konularda alanımıza girilmesi de dahil olmak üzere, SGK’dan kaynaklanan geri ödeme sorunları, yetersiz malzeme alımları, yan dal asistanı azlığı ve bu arkadaşlarımızın karşılaştıkları güçlükler, şehir hastanelerinin getirdiği sıkıntılar, özel hastane ve dal merkezlerine ait sorunlar, sayabileceklerimizden bazıları” dedi.

“Endoskopi, uzmanı tarafından yapılmalı”

Endoskopik girişimlerin yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağının rahatsızlıklarının nedeninin ortaya çıkarılmasında etkin ve güvenilir yöntemler olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat Bor, şöyle devam etti:

“Bu işlem, hekimin doğru teşhis koymasını ve tedavinin planlanmasını sağlamaktadır. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması, kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir. Endoskopiyi bu konuda eğitim görmüş olanlar yapmalıdır. Gastroenteroloji uzmanları 3 yıl boyunca endoskopi eğitimi görürler ve bu alanda en iyi eğitilmiş hekimlerdir.

Sağlık Bakanlığı’na çağrı

Endoskopik işlemler, ehil eller tarafından yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı’na çağrı yapıyoruz. Bakanlığın elinde bulunan sertifikasyon programını hızla sonlandırması ve kimlerin endoskopi yapacağının bilinmesi gerekir. Bugün ülkemizde endoskopiyi kimlerin yapacağının yasal dayanağı yok. Her hekim endoskopi yapabilir düzeydedir, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu, bizim asıl işimizdir. 3 yıl endoskopi yapmak üzere yetiştiriliyoruz.”

“Karaciğer yetmezliğinin ideal tedavisi, nakil”

Türk Gastroenteroloji Derneği Genel Sekreteri, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birol Özer de, gastroenteroloji alanındaki hastalıklardan dünya genelinde her yıl 57 milyon insanın öldüğünü, bu ölümlerin yaklaşık 1.2 milyonunun siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle olduğunu kaydetti.

Dünyada 257 milyon kişinin hepatit B, 170 milyon kişinin de hepatit C virüsü ile infekte olduğunu aktaran Prof. Dr. Özer, şu bilgileri verdi:

“Karaciğer nakli gereken hastalıkların başında siroz ve karaciğer kanseri gelmektedir. Siroz sebebi olarak da en sık hepatit B, hepatit C ve yağlı karaciğer hastalığı gelmektedir. Ülkemizde daha az olmakla birlikte alkole bağlı sirozlar da önemli bir karaciğer nakli nedenidir.

Son dönem karaciğer yetmezliğinin ideal tedavisi karaciğer naklidir. Nakil çoğunlukla karaciğer çalışma kapasitesi yüzde 10’un altına düştüğünde gündeme gelmektedir. Ancak rezerv yüzde 10’un altına düşmeden, yemek borusu ya da mideden varis kanaması geçirenlere, karın içinde ileri derecede su toplanan ya da peritonit dediğimiz karın zarı iltihabı olanlara, karaciğer koması gelişenlere ya da karaciğer kanseri tespit edilenlere de karaciğer nakli yapılmaktadır.

“Karaciğer nakli bekleyen 2 bin 73 hasta var”

Ülkemizde şu an bekleme listesinde 2 bin 73 hasta vardır. Bu yıl da canlıdan 976, kadavradan 333 olmak üzere toplam bin 309 karaciğer nakli gerçekleştirilmiştir. Dünya genelinde nakiller daha çok kadavradan yapılmakta iken, ülkemizde canlı vericilerden yapılmaktadır. Toplumun bilinçlendirilmesi ile organ bağışının artırılması karaciğer yetmezliği olan hastaların tedavi umudunu artıracaktır.”

“Dışkıda gizli kan tahlilinin önemi”

Türk Gastroenteroloji Derneği Saymanı, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Sezgin, toplumda yüzde 5 düzeyindeki kolon kanserinin görülme sıklığının 50 yaşından sonra arttığını dile getirdi.

Sezgin, “Kolon kanseri önlenebilir, nadir kanserlerden biridir. Zamanında saptanmazsa ölümcül olabiliyor. Kolon kanseri önleme ve erken saptama adına tüm sağlık merkezlerinde yapılan dışkıda gizli kan tahlilini, her 50 yaşına gelenin yapmasını öneriyoruz. Eğer sonuç pozitif çıkarsa hekiminize başvurun.” diye konuştu.

“Aşırı kilodan uzak durmak, kolon kanseri riskini azaltır”

Kolonoskopinin kalın bağırsak içinin fiber optik cihazla incelenmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Orhan Sezgin, "Hem riskli hem de şikayeti olan her 50 yaşındaki kişide bir kez yapılmalıdır. Hastalarımızı, sağlıklı insanlarımızı çok ikna edemiyoruz. Günümüzün modası aşırı kilodan uzak durmak, kolon kanseri gelişme riskini azaltır. Obezite her türlü kansere eğilimi artırıyor. Yağı, karbonhidratı az tüketmek, bunun yanında taze ve yeşil sebze meyve, süt ve süt ürünlerini bol bol tüketmeliyiz” tavsiyesinde bulundu.

03 Ara 2017 - 11:22 - Güncel

Mahreç  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.