Çiftçinin derdi tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artış!

Tarımsal üretimde en büyük maliyet kalemlerini oluşturan gübre, mazot, yem ve elektrik fiyatındaki artışlar, çiftçiyi üretimi durdurma noktasına getirdi. TZOB’un belirlemelerine göre, Haziran ayı itibariyle son bir yılda gübre fiyatları yüzde 200’ün üzerinde artarken, mazot fiyatı yüzde 276,2 oranında arttı. Son bir yılda besi yemi yüzde 123, süt yemi yüzde 126, elektrik fiyatları yüzde 129,4, zirai ilaç fiyatları ise yüzde 89,2 artış gösterdi.

Çiftçinin derdi tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artış!
Çiftçinin derdi tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artış!
Haber albümü için resme tıklayın

Tarımsal üretimde en büyük maliyet kalemlerini oluşturan gübre, mazot, yem ve elektrik fiyatındaki artışlar, çiftçiyi üretimi durdurma noktasına getirdi. TZOB’un belirlemelerine göre, Haziran ayı itibariyle son bir yılda gübre fiyatları yüzde 200’ün üzerinde artarken, mazot fiyatı yüzde 276,2 oranında arttı. Son bir yılda besi yemi yüzde 123, süt yemi yüzde 126, elektrik fiyatları yüzde 129,4, zirai ilaç fiyatları ise yüzde 89,2 artış gösterdi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını, Haziran ayı girdi fiyatlarını ve süt sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Üretici-market fiyat farkları

Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 598 ile elmada görülürken, bunu yüzde 281,9 ile yeşil mercimek, yüzde 256,2 ile maydanoz, yüzde 249,8 ile ıspanak, yüzde 237,2 ile kuru fasulye, yüzde 223,4 ile kuru incir, yüzde 223 ile marul ve yüzde 221 ile havuç takip etti.

Elma 7 kat, yeşil mercimek 3,8 kat, maydanoz 3,6 kat, ıspanak 3,5 kat, kuru fasulye 3,4 kat, marul, kuru incir, havuç ve nohut 3,2 kat ve kuru üzüm 3 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Market ve üretici fiyatlarındaki değişimler

Haziran ayında markette 37 ürünün 16’sında fiyat artışı, 21’inde ise fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 28,3 ile Antep fıstığı olurken, fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 46,1 ile domates oldu.

Haziran ayında üreticide 29 ürünün 15’inde fiyat artışı olurken, 6’sında fiyat düşüşü görüldü, 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 38,5 ile domates olurken, en fazla fiyat artışı yüzde 84,6 ile sivri biberde görüldü. Üreticide elma, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm ve kuru incirde fiyat değişimi olmadı.

Girdi Fiyatlarındaki Değişim

Haziran ayında, Mayıs ayına göre gübre fiyatları üre gübresi hariç artış gösterdi.

Haziran ayında 20.20.0 kompoze gübresi fiyatı yüzde 20, DAP gübresi yüzde 18,4, amonyum sülfat gübresi yaklaşık yüzde 6,3, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 2 artış gösterirken, üre gübresi fiyatı yüzde 1,5 oranında düştü.

Geçen yılın Haziran ayına göre ise son bir yılda, üre gübresi yüzde 230, kalsiyum amonyum nitrat gübresi yüzde 226, amonyum sülfat gübresi yüzde 219, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 218 ve DAP gübresi yüzde 201 oranında arttı.

Mazot fiyatı aylık olarak yüzde 24,8, son bir yıla göre ise yüzde 276,2 oranında arttı.

Besi yemi Haziran ayında Mayıs ayına göre yüzde 9, süt yemi ise yüzde 10, son bir yılda ise besi yemi yüzde 123, süt yemi ise yüzde 126 oranında arttı.

Elektrik fiyatları son bir yılda yüzde 129,4, zirai ilaç fiyatları ise yüzde 89,2 ile artış gösterdi.

TZOB Başkanı Bayraktar, “Üreticilerimiz girdi fiyatları artışına yetişemiyorken, bir de kuraklık, don, dolu, aşırı yağış, sel, hortum gibi doğal afetlere yoğun bir şekilde maruz kalarak açık alanda üretim yapmaya çalışıyorlar. Üreticilerimizin geleceği görmelerini, üretimde kalmalarını sağlamak için girdiler makul fiyatlardan üreticilere ulaştırılmalı, girdi destekleri artırılmalı, ekimden önce destekler açıklanmalı ve en kısa sürede üreticilere verilmelidir” dedi.

Süt Sektöründe Yaşanan Son Gelişmeler

“Ulusal Süt Konseyi (USK) 15 Mayıs 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını brüt 7,50 TL/litre olarak belirledi. Bugün itibariyle üreticinin eline kesintiler çıktıktan sonra net olarak ortalama 7 lira geçiyor. Bazı yerlerde bu fiyatın da altına çiğ süt satılıyor. Üreticilerimiz zamlı süt fiyatı daha eline geçmeden, yeme gelen zamlarla hayal kırıklığını yaşadı. Bir kilo yemin fiyatı bazı yerlerde 8 liraya kadar dayandı. Parite ise 1 buçuğun çok altında seyrediyor.

Bugünkü fiyatlar ne yazık ki damızlık kesimlerini durduramıyor. Yeni sezonda yonca gibi kaba yem maliyetleri de yükseldi. Üreticinin tek maliyeti yem değildir. Mazota da zam geliyor, elektriğe de, işçiye de, nakliyeye de, ilaca da… Üreticilerimiz artık ne önünü görebiliyor, ne de geleceğini planlayabiliyor. Ayrıca üreticilerimizin ne üretme şevki, ne de geleceğe dair umudu kaldı.

Artık üreticilerimiz, ‘sürdürülemez çiğ süt fiyatları ve artan maliyetler nedeniyle sürekli fiyat talep eden’ konumunda olmaktan yoruldu. Yüksek süt fiyatlarına ulaşmakta zorlanan, sağlıklı ve dengeli beslenememe riskiyle karşı karşıya kalan tüketiciler de durumlarından memnun değildir.

“Artık şehirde de hayat çok pahalı”

Hayvancılığın geleceği gibi milletimizin geleceği de tehlike altındadır. Yüksek fiyatlı hayvansal ürünlere ulaşamayan bir halk nasıl sağlıklı nesiller yetiştirecek ve geleceğin Türkiye’sini inşa edecektir?

Eskiden kırsalda üretimden kopan insanlar şehirlere göç eder, kendisine orada hayat kurmaya çalışırdı. Artık oralarda da hayat çok pahalı. İnsanların bu hayat pahalılığında yerinde kalmaktan, üretmekten başka çareleri de yok. Yetkililerden bu sorunu nasıl çözeceklerine yönelik stratejik, somut adımlar bekliyoruz. Bu ülkeye yapılacak en öncelikli ve büyük yatırım, daha çok kaynağın bu alana aktarılmasıdır.

Üreticilerimize destek olalım, onları ayağa kaldıralım, üretim şevklerini tekrar canlandıralım. Türkiye’yi hak ettiği yere yani hayvancılıkta dünyanın sayılı ülkelerinden biri konumuna ulaştıralım.

“Parite 1,5 bandına oturmalı”

Onun için diyoruz ki;

Yem fiyat artışlarını kontrol altına alalım. Ya çiğ süt fiyatında artış sağlayalım, ya da yem fiyatlarını indirecek tedbirler alalım. Pariteyi 1 buçuk bandına oturtalım. Diğer maliyet artışlarını durduracak tedbirleri hayata geçirelim. Süt teşvik primini 1 lira seviyelerine çıkaralım. Üreticiye sürdürülebilir, istikrarlı bir gelir elde etmesini sağlayacak piyasa oluşturalım. Damızlık hayvanların kesilmesini engelleyelim, geleceğimizi koruma altına alalım. Tüketiciye de uygun fiyattan hayvansal ürün alabilme imkânı sağlayalım. Üreten ve tüketen, herkesin kazandığı mutlu Türkiye’nin inşası için etkin politikaları hızlı bir şekilde hayata geçirelim.”

01 Tem 2022 - 08:26 - Tarım

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.