Mahfi Eğilmez’e göre Türkiye, yarı kontrollü bir kambiyo rejimine girdi!

Yanlış faiz politikası yüzünden her geçen gün döviz rezervinin daha fazla eksiye düşmesine yol açan, piyasayı alt üst eden bir yapının içine yuvarlandığımızı belirten ekonomist Mahfi Eğilmez, "Günümüzde Türkiye serbest kambiyo rejimi içinde olmasına karşın çeşitli alt düzenlemelerle kur denetimi yapmaktadır. Bu uygulamalar, kambiyo kontrol rejimine kesin bir dönüşü göstermese de yarı kontrollü bir kambiyo rejimine girildiğini gösteriyor” diye yazdı.

Mahfi Eğilmez’e göre Türkiye, yarı kontrollü bir kambiyo rejimine girdi!
Haber albümü için resme tıklayın

Yanlış faiz politikası yüzünden her geçen gün döviz rezervinin daha fazla eksiye düşmesine yol açan, piyasayı alt üst eden bir yapının içine yuvarlandığımızı belirten ekonomist Mahfi Eğilmez, "Günümüzde Türkiye serbest kambiyo rejimi içinde olmasına karşın çeşitli alt düzenlemelerle kur denetimi yapmaktadır. Bu uygulamalar, kambiyo kontrol rejimine kesin bir dönüşü göstermese de yarı kontrollü bir kambiyo rejimine girildiğini gösteriyor” diye yazdı.

Hazine eski Müsteşarı Mahfi Eğilmez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, yanlış faiz politikasının sonuçlarına değindi.

“Sorunların temelinde faizin düşük tutulması var”

Eğilmez, “Yanlış faiz politikası yüzünden her geçen gün döviz rezervinin daha fazla eksiye düşmesine yol açan, kur koruması uygulamasıyla Hazineye gereksiz maliyet yükleyen, fiyatları, kiraları, satış değerlerini kısacası piyasayı alt üst eden bir yapının içine yuvarlanmış durumdayız. 'Sorunların temelinde faizin düşük tutulması var' dediğimizde bazıları 'ABD'de de faizler düşük orada niye sorun olmuyor' diye soruyor. Göremedikleri fark şu: ABD dolar basıyor, biz dolar bulmaya çalışıyoruz. Yani bizde kur sorunu var” ifadelerini kullandı.

“Yarı Kontrollü Kambiyo Rejimi”

Mahfiegilmez.com sitesindeki “Kambiyo Rejimi ve Türkiye Uygulaması” başlıklı yazısında ise, kambiyonun asıl olarak ticarette kullanılan bir terim olduğunu vurgulayan Eğilmez, “Kambiyo rejimi denildiğinde anlaşılan konu sermaye hareketlerinin durumuyla ilgili düzenlemeler ve döviz kurlarının nasıl belirleneceği meselesidir” dedi. Mahfi Eğilmez, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Günümüzde Türkiye serbest kambiyo rejimi içinde olmasına karşın çeşitli alt düzenlemelerle kur denetimi yapmaktadır. Bu alt düzenlemeler arasında döviz alım satımına vergi uygulanması, kur korumalı mevduat hesapları, ihracat gelirlerinin belirli bir yüzdesinin merkez bankasına satılması zorunluluğu, piyasada fiyat (kur) oluşumuna merkez bankası ve kamu bankaları eliyle döviz satışı yapılarak sürekli müdahale edilmesi gibi uygulamalar yer almaktadır. Son dönemde bu uygulamalara bakılarak Türkiye’nin kambiyo kontrol rejimine (piyasada kapalı kambiyo rejimi ifadesi de kullanılıyor) döneceği yönünde görüşler öne sürülüyor ve bu görüşler de siyasal iktidar tarafından yalanlanıyor. Yukarıda değindiğimiz uygulamalar, kambiyo kontrol rejimine kesin bir dönüşü göstermese de yarı kontrollü bir kambiyo rejimine girildiğini gösteriyor.

İmkânsız Üçlü Tezi Türkiye’de Çalışmıyor mu?

Günümüzdeki tartışmalardan birisi de imkânsız üçlü ya da üçlü açmaz denilen olgunun Türkiye’de çalışıp çalışmadığı meselesidir. İmkânsız üçlü, en basit anlatımıyla; sermaye hareketlerinin serbest olduğu bir ortamda sabit döviz kuru ve bağımsız para politikası uygulamasının bir arada var olamayacağını öne süren bir tezdir. Bu tezi daha anlaşılabilir bir biçimde şöyle ifade edebiliriz: Sermaye hareketleri serbest bırakılmışsa, kur ve faiz aynı anda kontrol edilemez, böyle bir ortamda ya ikisini de serbest bırakmak ya da ikisinden birini kontrol etmek söz konusu olabilir.

Günümüzde Türkiye’de sermaye hareketleri serbest, döviz kurları ve faizler piyasada belirlenir görünse de merkez bankası hem faizi hem de kuru kontrol etmeye çalışıyor. Faizi kontrol ederken piyasa faizinin çok altında bir politika faizi belirliyor ve bankaları bu düşük faizle fonluyor. Ne var ki merkez bankasının faizi düşük tutması kredi faizlerinin bu faiz oranının üç katına yakın oluşmasını engelleyemiyor. Dolayısıyla faiz kontrolü yarı kontrol gibi bir etki yapabiliyor. Merkez bankası bir yandan da döviz satışı yaparak döviz kurunu belirli bir düzeyde tutmaya çalışıyor. Kur korumalı mevduat hesapları aracılığıyla gelen dövizlere ve ihracatla elde edilen döviz gelirlerinin yüzde kırkının merkez bankasına satılması zorunluluğuna karşılık merkez bankası rezervlerinin erimesi bize piyasaya döviz satışı yoluyla müdahale edilmeye devam edildiğini açıkça gösteriyor. Türkiye kur kontrolünü swap işlemleriyle elde ettiği rezervlerini kullanarak yaptığı için şimdilik bir sorun çıkmıyor. Faizi, merkez bankası aracılığıyla denetlese ve bankalara baskı yapılsa da piyasada faiz oluşumu yine de serbest olarak yürüyor. Ayrıca kur koruması adı altında ek faiz ödenerek ortaya çıkabilecek faiz - kur çelişkisi de kısmen engelleniyor.

“Yabancı paralar swap anlaşmalarıyla geliyor”

Öte yandan Türkiye’ye doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve borçlanma gibi dış kaynaklar da eski düzeyde girmiyor. Giren yabancı paralar daha çok merkez bankasının yabancı merkez bankaları ve fonlarla yaptığı swap anlaşmalarıyla geliyor. Dolayısıyla bu tür kontroller tam anlamıyla bir kontrolden çok yarı kontrol gibi etki yapıyor ve imkânsız üçlüde öngörülen sorunları çıkartmıyor. Bu uygulamada sorun, swap anlaşmalarının sürdürülememesi halinde ortaya çıkar.

Kuşkusuz burada konu ettiğimiz sorunlar piyasa açısından ortaya çıkabilecek sorunlardır. Yoksa kur korumalı mevduat uygulamasının Hazine’ye getirdiği ağır yük bütçe açısından, swap anlaşmalarıyla sağlanan fonlar da geri ödeme yükümlülükleri açısından ciddi sorunlara yol açacak hamlelerdir.

Türkiye, sorunlarıyla yüzleşerek onları kalıcı biçimde çözmek yerine sürekli geçici çözümlerle ileriye erteleyerek daha da büyütmektedir.”

07 May 2022 - 13:34 - Ekonomi

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.