Zeytinyağı ihracatında yasağa çifte tepki!

Dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen yasağa, sektörün tepkileri devam ediyor.Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, “Dökme zeytinyağı ihracat yasağının üretici ve ihracatçıya zarar vermemesi için iki bakanlıktan formül bekliyoruz. Türk zeytinyağına getirilen dökme ihracat yasağı Türkiye’ye yüz milyonlarca dolar zarar ettirir” dedi. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek de, yasağın üreticiden ihracatçıya sektörün tüm kesimlerini olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Zeytinyağı ihracatında yasağa çifte tepki!
Zeytinyağı ihracatında yasağa çifte tepki!
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Dökme ve varilli zeytinyağı ihracatına getirilen yasağa, sektörün tepkileri devam ediyor.Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, “Dökme zeytinyağı ihracat yasağının üretici ve ihracatçıya zarar vermemesi için iki bakanlıktan formül bekliyoruz. Türk zeytinyağına getirilen dökme ihracat yasağı Türkiye’ye yüz milyonlarca dolar zarar ettirir” dedi. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek de, yasağın üreticiden ihracatçıya sektörün tüm kesimlerini olumsuz etkileyeceğini söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talebiyle Ticaret Bakanlığı tarafından getirilen yasakla, Türkiye’den 31 Ekim 2021 tarihine kadar dökme ve varilli zeytinyağı ihraç edilemeyecek.

Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi ve Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği üyeleriyle online sohbet toplantısında bir araya gelen Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Davut Er, Türk zeytinyağının dökme ve varilli ihracatına getirilen yasağa en çok İspanyol, İtalyan, Yunan, Suriyeli ve Tunuslu zeytinyağı üreticilerini ve ihracatçılarının sevindiğini söyledi.

Er, İspanya’da dökme zeytinyağı fiyatlarının kısa sürede 100 avro arttığını, Türk ihracatçılarının müşterilerine İspanyol, İtalyan, Yunan, Suriyeli, Tunuslu ihracatçıların zeytinyağı satar hale geleceğini, Türk üreticiler ve ihracatçılar olarak bu kararı doğru bulmadıklarını dile getirdi.

“Tüketici için KDV yüzde 1’e inmeli”

Pandemi sonrasında gıda fiyatlarının dünya genelinde artışa geçtiğinin altını çizen Er, bitkisel yağ fiyatları yüzde 100’den fazla artarken, zeytinyağı fiyatlarındaki artışın yüzde 40’lar seviyesinde kaldığını, iç piyasada Ramazan önü olmasına rağmen zeytinyağı satışlarında aşırı bir artışta gözlemlemediklerini ifade etti. Er, “Zeytinyağına tüketicinin daha kolay ulaşabilmesi için zeytinyağındaki KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi doğru olacaktır. Zeytinyağında 2,5-3 TL tüketici lehine rahatlama olacaktır” dedi.

“Yüksek rekolte ile ihraç fiyatları düşer”

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi verilerini paylaşan EZZİB Başkanı Er, şunları söyledi:

“Türkiye’nin 2020/21 sezonunda 170 bin ton rekoltesi var. Geçen yıldan devreden stok, özel kararnameyle getirilen yağ, iç tüketim ve önümüzdeki yıla devretmesi beklenen yağ miktarını dikkate aldığımızda Türkiye’nin ihraç edilebilir 70 bin ton zeytinyağı olduğunu görüyoruz. Yasaklama gerektirecek bir durum yok.

Biz önümüzdeki sezondan itibaren daha fazla üretim bekliyoruz. Seneye büyük bir rekolte olduğu takdirde bu yasak sonrasında eski pazarlarımıza girebilmek için ihraç fiyatlarımızda büyük düşüşler yapmak durumunda kalırız. Bu da en çok üreticimizin zarara uğramasına yol açar. 20 yıl önce dökme zeytinyağı ihracatı yasaklandığı zaman zeytinyağı fiyatı 90 centlere kadar düşmüştü. Benzer bir durumun ortaya çıkmasına izin verilmemeli.”

“İhracatın devamı için formüller arıyoruz”

Yasak kararı sonrasında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Ticaret Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yaptıkları bilgisini veren Er, “Görüşmelerimiz devam edecek. Nisan ayında ihracatçılarımızın mevcut kontratlarını yerine getirmeleri için formül geliştirileceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin zeytin ağacı varlığını 180 milyona çıkarmasına karşın üretimde henüz beklediği artışı yakalayamadığına işaret eden EZZİB Başkanı Er, “Tarım ve Orman Bakanlığımızın odaklanması gereken konu verimlilik olmalı. İhracatı önleyerek değil, hangi yöntemlerle üretimi arttırırız olmalı. Tarım ve Orman Bakanlığımızca zeytine prim verildi teşekkür ederiz, ağaç varlığı desteklendi, ona da minnettarız. Üretimi arttırdığımız takdirde daha güçlü bir oyuncu oluruz. Türkiye’de zeytinliklerin yüzde 15’i sulanabiliyor. Damlama sulamayı geliştirmeliyiz, üreticiye ilaçlama, budama, gübre destekleri arttırılmalı. Ama bu noktada ihracatın yasaklanması sektörü olumsuz etkiler ihracatın ve ihracatçının şevki, azmi, güveni, prestiji sarsılmamalı” dedi.

Türk zeytinyağı sektörünün geçtiğimiz yıllarda 140 ülkeye 410 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiği yıllar olduğu bilgisini paylaşan Er, yeni dikilen zeytin ağaçların verime gelmesiyle birlikte sektörün 1,5 milyar dolar ihracat yapabilecek potansiyele sahip olduğunu sözlerine ekledi.

Tariş: “Milyonlarca insan mağdur olacak”

Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Hilmi Sürek, dökme ve varilli zeytinyağı ihracatının pandemi sürecinin yarattığı belirsizlik ve artan yağ fiyatları, gerekçe gösterilerek yasaklandığını belirtirken, bu yasağın milyonlarca insanı mağdur edeceğini söyledi.

Türkiye’de zeytincilikle uğraşan ve ülke ekonomisine katkı sağlayan yaklaşık 400 bin üretici aile bulunduğunu ve yaklaşık 2 milyon kişinin de bu sektörden geçimini sağladığına dikkat çeken Sürek, sektörün görüşü alınmadan sezon ortasında aniden alınan bu kararın, büyük bir kitleyi sıkıntıya sokacağını kaydetti. Sürek, 2020-2021 üretim sezonunda hem iç tüketimi hem de ihracatı karşılayacak miktarda ürün bulunduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Yağ açığımız yok”

“2020-2021 sezonu Türkiye rekoltesi 173 bin tondur. Suriye’den gelen yaklaşık 20 bin ton ihraç kayıtlı zeytinyağı, 43 bin ton da bir önceki yıldan devreden stok ve tamamı rafinajlık olacak salamura zeytinlerden elde edilecek olan yaklaşık 10 bin ton zeytinyağı dikkate alındığında bu sezonun toplam yağ arzı 246 bin ton seviyelerinde olacaktır. Bu yıl için toplam 140 bin ton iç tüketim ve 50 bin ton ihracat yapılacağı dikkate alındığında yağ açığı bulunmamaktadır. Yeterli ürün arzı vardır ve 2021-2022 sezonuna da en az 56 bin ton zeytinyağının devredeceğini öngörmek mümkündür.

İhracat olarak değerlendirilemeyip iç piyasada kalan ürün, sezon boyunca üretici fiyatlarında baskı oluşturacak, üreticinin elinde kalan ürün değer kaybına uğrayacak ve ticari değeri de düşecektir. 2021-2022 sezonu başlangıcında yurtiçinde ihtiyaç fazlası stok bulunması ise piyasayı bozucu etki yaratacak ve üreticiye büyük zarar verecektir. Kararın çıktığı bugünlerde hasadını tamamlamamış ve ürününü teslim etmemiş çiftçiler bulunurken, sezon ortasında alınan bu kararın üreticiler aleyhine spekülatif sonuçları olacaktır. Üründe arz-talep ve fiyat dengesi bozulacaktır. Arz fazlasına dönüşecek stoklar nedeniyle dünya fiyatlarıyla iç piyasa arasında fiyat ilişkisi koparak, üretici fiyatlarında düşüşler yaşanacaktır. Tüm bunların sonunda yüksek girdi maliyetleri nedeniyle zor durumda olan üretici ciddi gelir kaybına uğrayacaktır.”

“Zeytinyağı ithalatçıları rakip ülkelere yönelecek”

Hilmi Sürek, ihracat yasağıyla elde kalan ürünün sadece çiftçiye zarar vermekle kalmayacağını zeytinyağı işletmelerinde atıl kapasiteler oluşacağını ifade ederken, Türkiye’den zeytinyağı ithal eden ülkelerin de taleplerini rakip ülkelere yönlendireceğini bildirdi. Sürek, ihracatçı firmaların yurtdışı alıcılarla uzun yıllarda ve yüksek maliyetlerle sağladıkları ilişkilerin de zarar göreceğini anlatarak, tüm bunların sonunda sektör ve ülke ekonomisinin döviz kaybına da uğrayacağını anlattı.

Sektörün son yıllarda gerçekleştirdiği yatırım ve üretim hamlelerinin önemli ivme kazandığını belirten Sürek, 2000’li yılların başında 90 milyon olan zeytin ağacı varlığının bugün 190 milyona yaklaştığını hatırlattı. Bu yatırımlarla Türk zeytin ve zeytinyağı sektörü için konulan dünya ikinciliği hedefinin bulunduğunu da hatırlatan Sürek, “Bu alanda ortaya konulan hedefler, yapılan milyarlarca yatırım heba edilmemelidir” dedi.

“Zeytinyağının enflasyona etkisi düşük”

Türkiye’de kişi başına yıllık bitkisel yağ tüketiminin 18 kg olduğunun altını çizen Sürek, bunun sadece yüzde 10’unun zeytinyağı, kalan miktarın ise diğer bitkisel yağlardan oluştuğunu açıkladı. Sürek, zeytinyağının enflasyona etkisinin de diğer yağlara göre son derece düşük kaldığını belirterek, “Tüketici fiyat endeksi içinde zeytinyağının payı binde 4’dür” diye konuştu.

Tüketicinin uygun fiyatlarla zeytinyağına ulaşabilmesi için üretimin artırılmasının esas olduğuna işaret ederek, KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesi önerisini yineleyen Sürek, “Yerli ve milli ürünümüz zeytinyağı için alınan yasak kararıyla sektörün üreticiden ihracatçıya kadar tüm kesimleri olumsuz etkilenecektir. Kararın kaldırılması için Ticaret Bakanlığı’na ve Tarım ve Orman Bakanlığı’na yazılı görüşlerimiz iletilmiştir” dedi.

26 Mar 2021 - 11:10 - Gıda

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.