KESK'den hükümetin memur maaş zammı teklifine sert tepki!

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından hükümetin son memur maaş zammı teklifine ilişkin yapılan açıklamada, “Hepimizle dalga geçilen teklife karşı tüm kamu emekçilerini ortak mücadeleye çağırıyoruz” denildi.

KESK'den hükümetin memur maaş zammı teklifine sert tepki!
KESK'den hükümetin memur maaş zammı teklifine sert tepki!
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından hükümetin son memur maaş zammı teklifine ilişkin yapılan açıklamada, “Hepimizle dalga geçilen teklife karşı tüm kamu emekçilerini ortak mücadeleye çağırıyoruz” denildi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Kamu İşveren Heyeti adına 2020-2021 yıllarını kapsayan döneme ilişkin memur maaş zammı ile memur emekli aylıklarında artış teklifini, basının önünde açıklamıştı.

Görüşmelerde kamu görevlileri sendikaları heyetine başkanlık eden Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, “Bu makul değil, malul bir teklif” diyerek, toplantıdan ayrılmıştı.

KESK’den hükümetin memur maaş zammı teklifine tepki!

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) de, hükümetin zam teklifine yazılı bir açıklama ile tepki gösterdi. Teklifin; “ciddiyetten yoksun, 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emekçisi emeklisi ile açıkça dalga geçilen” bir teklif olduğunu belirtilen açıklamada, şöyle denildi:

“Kamu emekçilerinin temel talepleri bir kez daha görmezden gelinmiştir. Deyim yerinde ise dağ fare bile doğurmamıştır. İktidarın “işçiyi, memuru enflasyona ezdirmedik” sözlerinin hiçbir karşılığı yoktur. Çünkü işçiyi, memuru, dar gelirli, asgari ücretli, emekliyi TÜİK vasıtası ile açıklanan enflasyon değil, hayatın gerçek enflasyonu ezim ezim ezmeye devam etmektedir.

“Hükümet ‘İşçi razı oldu, siz de olun” demektedir”

Teklifte dört gün önce apar topar imzalanan kamu işçileri toplu sözleşmesinin referans alındığı görülmektedir. Hükümet açıkça “kamu işçisi 2020 yılı için %3+%3 artışa, temel haklarında hiçbir iyileştirme yapılmamasına razı oldu. Siz de razı olmak zorundasınız” demektedir. Böylece yıllardır oynanan, işçi ve kamu emekçisini karşı karşıya getirme oyunu sürdürülmek istenmektedir.

Hükümet dört gün önce sahnelenen oyunu yenilemek, açlık sınırının 2.100, yoksulluk sınırının 6.800 TL’yi aştığı, emekçi kesimlerin yaşadığı gerçek enflasyonun %30’ları bulduğu koşullarda toplam 5 milyon kamu emekçisine ve emeklisine, aileleri ile birlikte 20 milyonluk devasa bir kitleye sefalet, yoksulluk, güvencesizlik teklif etmektedir.

Sadece maaş artışları konusunda değil, kamu emekçilerinin yıllardır yaşadığı temel sorunlarda da hiçbir çözüm sunmayan teklifi, “toplu sözleşme” olarak yutturmak istemektedir.

“Hiç kimsenin bu teklifi kabul etme yetkisi yoktur”

Kısacası teklif ortadadır. Hiç kimsenin 3 milyon kamu emekçisinin, 2 milyon kamu emekçisi emeklisinin temel hiçbir sorununu çözmeyen, aksine hepimizle dalga geçilen bu teklifi kabul etmeye, müzakereye değer görmeye yetkisi yoktur.

Hem emeğin haklarını yok sayan bu mevcut düzene hem de emeğin saflarına ‘Truva atı’ olarak yerleştirdikleri yandaş-besleme sendikacılığa sırtlarını dayayanların her geçen gün biraz daha pervasızlaşması kaçınılmazdır. Bu pervasızlık ülkeyi yönetenlerin dönem dönem milyonlarla dalga geçen sözlerine de yansımaktadır.

Çalışma eski bakanı “asgari ücretle geçinilmez diye bir şey yok, eğer ona mahkûmsanız asgari ücret büyük paradır” derken, Cumhurbaşkanı yabancı yatırımcılara ‘güven’ vermek için “OHAL’den istifade ederek grevlere anında müdahale ediyoruz” diyebilmiştir. Yine, ‘Biz zeytini bir lokmada yemezdik, memurlarda öyle yesin' diyen milletvekilinden, beş kişilik bir ailenin günde üç öğün bir çay bir simit tüketmesi halinde 900 TL harcama yapacağını dolayısıyla asgari ücretten 1.120 TL artıracağını söyleyen Meclis Grup Başkan Vekiline, ‘22 bin 200 lira maaş alan milletvekilleri geçim sıkıntısı çekiyor” diyen Meclis Başkanına ülkeyi yönetenler milyonlarla dalga geçen açıklamalara imza atmıştır.

“Kabahatin çoğu hepimizin”

Bu ülkenin tüm değerlerini üretenler olmamıza rağmen bize sefalet ve kölelilik reva görülüp üstüne bir de dalga geçiliyorsa, kabahatin çoğu ortak çıkarları için bir araya gelemeyen hepimizindir.

Buna son vermenin zamanı çoktan gelmiştir. Çünkü hangi sendikaya üye olursa olsun tüm kamu emekçileri çarpık enflasyon rakamlarına indirgenen maaş artışlarına, kaşıkla verileni kepçe ile geri alan adaletsiz gelir vergisi sistemine, reel gelirinin gittikçe erimesine, güvencesiz-sözleşmeli çalışmanın daha yaygın hale getirilmesine hizmet eden sözde “toplu sözleşmelerin” bedelini ödemeye devam etmektedir.

Elbette ki hepimiz aynı gemideyiz. Ancak kimse unutmasın ki bu ülkenin işçileri, emekçileri yıllardır azgın fırtınalara rağmen o gemiyi yürütmek için fazlası ile fedakârlıkta bulunmuştur. Bulunmaya da devam etmektedir. Dolayısıyla hakkını, emeğinin, alın terinin karşılığını istemesi kadar doğal bir şey yoktur.

“Yeni bir ‘satış’ sözleşmesine tahammülümüz yok”

Bu şartlarda malum konfederasyon yönetimi “tarihi başarı” nutukları atsa da, siyasi iktidar tozpembe tablolar çizmeye devam etse de hiçbir kamu emekçisinin tarihe kara bir leke olarak geçecek yeni bir satış sözleşmesine tahammülü kalmamıştır.

KESK olarak sendikalı, sendikasız tüm kamu emekçilerini; Halktan Yana Bir Kamu Hizmeti, Güvenceli İstihdam-Güvenli Gelecek, Demokratik-Adil Bir Çalışma Yaşamı, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret ve tüm taleplerin hayat bulması için Gerçek Bir Toplu Pazarlık Hakkı için birlikte mücadele etmeye, yeni bir satış sözleşmesine izin vermemek için seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.”

16 Ağu 2019 - 19:59 - Ekonomi

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.