Merkez Bankası’nın 2022 enflasyon tahmini, yüzde 43’e dayandı!

Yılın ikinci enflasyon raporunda, 2022 yıl sonu enflasyon tahmini 19,6 puanlık güncelleme ile yüzde 23,2’den 42,8’e, yüzde 24,2 olan gıda fiyat enflasyonu tahmini de 24,8 puan yukarı güncelleme ile yüzde 49’a yükseltildi. Başkan Şahap Kavcıoğlu, “Mayıs ayından sonra aşağıya doğru enflasyonun inmeye başladığını görüyoruz ve olumlu gelişmelerle beraber onun daha da fazla düşündüğümüzün altında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz ama şu anda mevcut verilerle öngörümüz bu” dedi.

Merkez Bankası’nın 2022 enflasyon tahmini, yüzde 43’e dayandı!
Merkez Bankası’nın 2022 enflasyon tahmini, yüzde 43’e dayandı!
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Yılın ikinci enflasyon raporunda, 2022 yıl sonu enflasyon tahmini 19,6 puanlık güncelleme ile yüzde 23,2’den 42,8’e, yüzde 24,2 olan gıda fiyat enflasyonu tahmini de 24,8 puan yukarı güncelleme ile yüzde 49’a yükseltildi. Başkan Şahap Kavcıoğlu, “Mayıs ayından sonra aşağıya doğru enflasyonun inmeye başladığını görüyoruz ve olumlu gelişmelerle beraber onun daha da fazla düşündüğümüzün altında gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz ama şu anda mevcut verilerle öngörümüz bu” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2022 Yılı II. Enflasyon Raporu, düzenlenen bilgilendirme toplantısında Başkan Şahap Kavcıoğlu tarafından sunuldu.

“Büyüme beklentileri aşağı yönlü güncelleniyor”

İlk olarak makroekonomik görünüme değinen Başkan Kavcıoğlu, Şubat ayında çatışmaya dönüşen jeopolitik risklerin, salgının ardından tedarik zincirlerindeki aksamaların artmasına ve arz kısıtlarının yeniden kötüleşmesine neden olduğunu söyledi. Kavcıoğlu, “Çin’de artan vaka sayıları neticesinde alınan karantina önlemlerinin genişletilmesi de arz sürekliliğindeki bozulmayı derinleştirmektedir. Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmanın başta Euro bölgesi olmak üzere küresel ekonomiyi emtia fiyatları, tedarik ve ticaret kanallarıyla etkilemesi küresel büyüme görünümü üzerindeki riskleri artırmaktadır. Bu doğrultuda, ticaret ortaklarımızdaki büyüme beklentileri de önceki Rapor dönemine göre aşağı yönlü güncellenmektedir” dedi.

Ekonomide birinci çeyreğe ilişkin verilerin iktisadi faaliyetin kompozisyonundaki iyileşme eğiliminin devam ettiğine işaret ettiğinin altını çizen Kavcıoğlu, sanayi üretiminin uzun süredir devam eden arz kısıtlarına rağmen esnek ve dayanıklı yapısıyla büyümeyi ve işgücü piyasasını desteklediğini kaydetti.

İhracata dayalı büyüme modeli

İhracata dayalı büyümenin, sürdürülebilir fiyat istikrarı için önem arz ettiğini vurgulayan TCMB Başkanı Kavcıoğlu, “Türkiye büyümesinin yapısında ihracat odaklı önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. İhracatımız 2021 yılında 225 milyar dolara ulaşırken salgın öncesi döneme kıyasla ihracattaki büyüme OECD ülkeleri arasında en iyi performanslardan birini göstermiştir. İhracatımız, salgın döneminde yakaladığı artış eğilimini 2022 yılının ilk çeyreğinde yükselen bölgesel risklere rağmen korumuştur. Bölgesel çatışmanın etkileriyle kaçınılmaz olarak Rusya ve Ukrayna’ya olan ihracatımız azalırken, aynı dönemde AB’ye olan ihracatımız belirgin artış göstererek ihracattaki olası kayıplar çok kısa süre içinde telafi edilebilmiştir.” diye konuştu.

Enflasyon değerlendirmeleri

Tüketici enflasyonunun yılın ilk çeyreğinde yüzde 61,14 olarak gerçekleştiğini ve tüm alt gruplarda artışlar gözlendiğini anımsatan Kavcıoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Yılın ilk çeyreğinde enerji ve gıda başta olmak üzere küresel emtia fiyatlarındaki güçlü artışlar enflasyondaki yükselişin ana belirleyicisi olmuştur. Nitekim, uluslararası emtia fiyatlarında Mart ayında tarihsel olarak en yüksek aylık artışlardan biri kaydedilmiştir. İthalat fiyatlarındaki artışın yanı sıra, yüksek seyreden taşımacılık maliyetleri ve tedarik sürecindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar enflasyon görünümünü olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Emtia fiyatlarındaki keskin artışlara bağlı olarak enflasyondaki yükselişte enerji ve gıda grupları öne çıkmıştır.

Yaptığımız analizler enflasyondaki yükselişin temel belirleyicilerinin küresel emtia fiyatları, döviz kuru ve arz yönlü aksaklıklar olduğuna işaret etmektedir.

Uluslararası gıda fiyatları en üst seviyede!

Şubat ayı sonunda sıcak çatışmaya dönen jeopolitik gelişmelerle birlikte gıda fiyatlarına ilişkin riskler belirginleşmiş, başta buğday ve ayçiçek yağı olmak üzere uluslararası tarımsal emtia fiyatlarında yüksek artışlar gözlenmiştir. Bu dönemde, uluslararası gıda fiyatları tarihsel olarak en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Küresel sorunların yanı sıra yurt içi enerji fiyatlarındaki gelişmeler de üretici fiyatları üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Orta Vadeli Tahminler

Aralık ayı iletişimimizde de belirttiğimiz gibi arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımını tamamladık. Ocak-Nisan arasında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 14 düzeyinde sabit tutulmasına karar verdik.

Orta vadeli tahminler üretilirken, başlangıç noktası olarak şimdiye kadar özetlediğim iktisadi görünümü esas aldık. İthalat fiyatları, gıda fiyatları, küresel büyüme ve maliye politikası gibi dışsal unsurlar için varsayımlarımızı gözden geçirdik ve güncelledik.

Ham petrol fiyat tahminlerinde güncelleme

Sıcak çatışma ortamına dönüşen Ukrayna ve Rusya arasındaki gerginliğin etkisiyle uluslararası emtia fiyatları geçtiğimiz Rapor dönemine göre belirgin bir şekilde yükselmiştir. Yılın ilk çeyreğinde elektrik ve doğal gaz fiyatlarında yüksek artışlar görülmüştür. Tahminlerimizde baz aldığımız vadeli fiyat eğrileri, ham petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde Ocak Enflasyon Raporu varsayımlarının önemli bir oranda üzerinde kalacağına işaret etmektedir. Bu doğrultuda, ham petrol fiyatlarına ilişkin varsayımlarımızı 2022 yılında ortalama 102,2; 2023 yılında ise ortalama 93,9 ABD doları olarak güncelledik. Enerji dışı emtia fiyatları arz-talep uyumsuzluğu, taşımacılık maliyetlerindeki artışlar, jeopolitik gelişmeler ve tarımsal kuraklığa bağlı olarak yükselişine devam etmektedir. İthalat fiyatlarının genel seviyesine ilişkin varsayımlarımız da yukarı yönlü güncellenmiştir.

Gıda fiyatları varsayımları da yukarı yönlü güncellendi

Jeopolitik riskleri, uluslararası gıda fiyatlarında süregelen artışların birikimli etkilerini ve tarımsal kuraklık gelişmelerini dikkate alarak gıda fiyatlarına yönelik varsayımlarımızı 2022 ve 2023 yılları için yukarı yönlü güncelledik.

Küresel iktisadi faaliyet üzerinde, jeopolitik riskler, artan enerji maliyetleri ve olası arz sıkıntılarına dair belirsizliklerin artmasına bağlı olarak dış talebe ilişkin varsayımlarımızı geçtiğimiz Rapor dönemine göre aşağı revize ettik. Ayrıca, küresel enflasyondaki artışa bağlı olarak 2022 yılında finansal koşulların bir önceki Rapor döneminde öngörülenden daha sıkı olacağını varsaydık.

Tahminler üretilirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle enflasyonu düşürmeye odaklı, liralaşma adımları kapsamında koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünüm esas aldık.

Enflasyon tahminleri

Temel varsayımlarımız ve kısa vadeli öngörülerimiz çerçevesinde, para politikası duruşunun sürdürülebilir fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda belirleneceği bir görünüm altında, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesi ve baz etkilerinin de ortadan kalkmasıyla enflasyonun kademeli olarak azalacağını ve hedeflere yakınsayacağını öngörüyoruz.

Tahminlerimize ilişkin belirtmek istediğim önemli bir unsur da tahmin aralıklarımıza ilişkindir. Enflasyon yükseldikçe enflasyon beklentilerindeki dağılım açılmakta, dolayısıyla enflasyonun tahmin edilebileceği aralık genişlemektedir. Bu durum tahmin patikamıza yansıtılmıştır.

Bu çerçevede, enflasyon tahmin aralığımızın orta noktaları 2022 yılı sonunda yüzde 42,8, 2023 yıl sonunda yüzde 12,9 ve 2024 yıl sonunda ise yüzde 8,3 seviyelerine tekabül etmektedir.

Böylece, 2022 yıl sonu enflasyon tahminini 19,6 puanlık güncellemeyle yüzde 23,2’den yüzde 42,8’e yükselttik. Bir önceki Rapor dönemine göre Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarına bağlı güncelleme enflasyon tahminini 5,5 puan artırırken; gıda fiyatları varsayımındaki artıştan 2,8 puan katkı gelmektedir. Diğer yandan, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar, büyük ölçüde alkol-tütün fiyatları ile elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış kaynaklı olarak yıl sonu enflasyon tahminini 2,1 puan yukarı çekerken başlangıç koşullarındaki güncellemenin enflasyon ana eğilimine katkısı tahminler üzerinde 9,3 puan artışa neden olmuştur. Ayrıca, çıktı açığındaki güncellemenin ise tahminlerimize 0,1 puan aşağı yönlü katkısı olmaktadır.

Temel Varsayımlardaki Güncellemeler

2022 gıda enflasyonu tahmini %49

2023 yıl sonu enflasyon tahminini de yüzde 8,2’den yüzde 12,9’e yükselttik. Başlangıç koşullarındaki güncellemenin enflasyonun ana eğilimine etkileri, 2023 yıl sonu enflasyon tahminini 1,9 puan artırmaktadır. Diğer yandan, gıda enflasyonu varsayımındaki güncelleme, tahmini 0,7 puan yukarı çekmektedir. Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları tahmine 2,2 puan yükseltici yönde katkıda bulunurken, çıktı açığındaki güncellemeler 0,1 puan düşürücü yönde etkilemektedir.

Merkez Bankası’nın Nisan ayı enflasyon raporunda, Ocak enflasyon raporunda %24,2 olan 2022 yıl sonu gıda fiyat enflasyonu tahmini %49’a yükseltildi.

Cari denge

Jeopolitik risklerin oluşturduğu arz kısıtları ve artan belirsizlikle küresel enflasyon yakın tarihin en yüksek seviyelerini aşmakta ve küresel büyüme beklentileri hızla bozulmaktadır. Bununla birlikte, ekonomimiz salgın sonrasında küresel ticaretteki konumunu güçlendirmekte ve büyümemizde yatırım ve net ihracatın katkısının artışıyla kendini gösteren yapısal bir gelişme yaşanmaktadır. Bu çerçevede, işgücü piyasası göstergeleri salgın sonrasında sürekli iyileşme kaydetmekte ve ekonominin istihdam oluşturma kapasitesindeki artış cari dengeyi kuvvetlendiren sektörler tarafından beslenmektedir. İhracat miktarı ithalat miktarına göre güçlü bir artış göstermekte, döngüsel etkilerden arındırılmış cari dengemiz fazlaya işaret etmektedir.

Yakın dönemde cari dengemiz üzerinde risk oluşturan ve bölgemizdeki çatışmalarla zirveye çıkan enerji ve hammadde fiyatları enflasyonu da olumsuz etkilemektedir. Küresel ekonomi açısından sürdürülebilir bulmadığımız enerji fiyat seviyelerinde normalleşme yaşandıkça enflasyondaki düşüş ve sürdürülebilir cari denge hedeflerimize ulaşacağız. Bu süreci liralaşma stratejisi çerçevesinde atacağımız güçlü adımlarla yürütmeye kararlıyız.

Liralaşma stratejisinin nihai hedefi!

Merkez Bankasının politika gözden geçirme sürecinin asli unsuru olan Liralaşma Stratejimizin temel hatlarına 2022 yılı Ocak Enflasyon Raporunda yer vermiştik. Hanehalkı, firma ve banka bilançolarında milli paramızın ağırlığının kalıcı olarak artması ve ülkemizde tek ödeme aracının Türk lirası olması liralaşma stratejimizin nihai hedefidir.

Liralaşma stratejisi kapsamında gözden geçirme süreci tamamlanan bir dizi uygulamayı yakın zamanda hayata geçirdik. Türk lirası yükümlülükler için tutulan zorunlu karşılıkların sadece Türk lirası ile tesisi prensibi doğrultusunda, döviz cinsinden tesis edilmesi imkânını sonlandırdık. Reeskont kredilerimizin net ihracatçı firmalar için yalnızca belirlenen Türk lirası cinsi harcama alanlarında kullanımına izin vererek, Merkez Bankasının fonlaması kaynaklı yabancı para talebi oluşmamasını ve reeskont kredilerinin amacına uygun değerlendirilmesini sağladık.

2021 yılı Aralık ayında yabancı para ve altın mevduatların TL’ye dönüşümünü destekleyerek, TL mevduat tercihinin güçlenmesi yönünde önemli bir adım attık. Bu uygulama banka bilançolarındaki TL payını artırırken fonlama vadesini uzattı. Uygulamanın banka bilançolarını güçlendirmesi yoluyla finansal istikrara katkısını net bir şekilde görmekteyiz.

“Firmalarımızın ödemelerini TL ile yapmalarını önemsiyoruz”

Liralaşma stratejimizin önemli bir bileşeni de uygun maliyetli ve uzun vadeli kredilerin üretim, yatırım ve ihracat artışlarıyla sürdürülebilir fiyat istikrarını desteklemesidir. Uzun vadeli ve uygun maliyetli Türk lirası kredilerin doğru bir kompozisyonla ve tabana yayılmış olarak iktisadi faaliyetle buluşması için makroihtiyati araçlarımızı güçlü bir şekilde kullanmaya devam ediyoruz.

Çok yakın bir dönemde Para ve Kur Politikası metnindeki yol haritamız ile uyumlu olarak fonlama yapısında Türk lirası cinsinden kıymetlerin teminat olarak kullanımını ve talebini artırıcı ek adımlarımızı devreye alacağız.

Diğer taraftan Merkez Bankası olarak liralaşma kapsamında firmalarımızın ödemelerini Türk lirası ile yapmalarını önemsiyoruz. Para ikamesinin ve dövize endeksleme davranışının parasal aktarımı verimsizleştiren ve enflasyonu artıran zararlarının farkında olarak bu konuda son dönemde atılan adımları değerli buluyoruz.

Nihai amaç, TL dışında hiçbir para birimine ihtiyaç duyulmaması!

Sağlam, güçlü ve istikrarlı Türk Lirasının altyapısını sağlamak kalıcı fiyat istikrarı hedefimize doğru en öncelikli eşiktir. Bir bütün olarak para politikası araçlarımızın etkinliğini arttıracak kapsamlı çalışmaları tüm taraflarla birlikte yürütmekteyiz. Nihai amacımız bütün ekonomik birimlerimizin her türlü kararlarında lira dışında hiçbir para birimine gerek duymadan Türk lirası ile tasarruf yapabildikleri, tüm finansal kararlarını Türk lirası ile alabildikleri bir finansal mimariyi tamamlamaktır.”

28 Nis 2022 - 08:27 - Ekonomi

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.