Süt sektörü için çifte feryat!

Süt ürünlerindeki zamlar tüketicinin tepkisini çekerken, çiğ süt fiyatında yapılan artışa rağmen süt üreticisinin sıkıntıları da sürüyor. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Süt üreticisinin üretmeye devam etme hevesi kursağında kaldı” derken, TÜSEDAD da, “Tarihe not düşüyoruz: Süt ve et sektörünün gidişatı kaygı verici. Artan maliyetlere katlanacak gücümüz kalmadı. Tedarik zincirleri kırılma noktasına geldi” uyarısı yaptı.

Süt sektörü için çifte feryat!
Süt sektörü için çifte feryat!
Haber albümü için resme tıklayın

Süt ürünlerindeki zamlar tüketicinin tepkisini çekerken, çiğ süt fiyatında yapılan artışa rağmen süt üreticisinin sıkıntıları da sürüyor. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, “Süt üreticisinin üretmeye devam etme hevesi kursağında kaldı” derken, TÜSEDAD da, “Tarihe not düşüyoruz: Süt ve et sektörünün gidişatı kaygı verici. Artan maliyetlere katlanacak gücümüz kalmadı. Tedarik zincirleri kırılma noktasına geldi” uyarısı yaptı.

Ulusal Süt Konseyi (USK) Yönetim Kurulu, 29 Kasım’da yaptığı toplantıda, çiğ süt üretim maliyetinde yaşanan artış sebebiyle Aralık ayı sonuna kadar 3,70 TL/Litre olarak uygulanacak soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatını, 8 Aralık 2021 tarihinden geçerli olmak üzere 4,70 TL/Litre olarak belirlemişti. Konsey, çiğ sütün üretim maliyetinde öngörülmeyen değişimler görülmesi durumunda yeniden toplanıp karar verileceğini de duyurmuştu.

Çiğ süt fiyatındaki artışa rağmen, yem başta olmak üzere maliyetlerdeki artışın sıkıntısını yaşayan süt üreticisi için iki ayrı çıkış geldi.

“Süt fiyatının nasıl belirlendiğini bilmeyenler yorum yapıyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, süt fiyatının nasıl belirlendiğini, süt fiyat oluşumunun geçmiş yıllardaki seyrini, süt üretim değer zincirini, bu zincirin halkalarının genel karakterini, fiyata karar veren mekanizmada yer alan aktörlerin kimler olduğunu, üreticiden tüketiciye süt ve süt ürünleri süreçlerini ve maliyetlerde yaşanan anormal yükselmeleri öğrenmeden süt konusunda analiz yapabilmenin mümkün olmadığını bildirdi.

Bayraktar, “Bu gerçeğe rağmen, son zamanlarda bazı çevrelerce süt fiyatları hakkında yapılan tartışmalar ve eleştiriler, üreticilerimizi derinden üzmektedir” dedi.

“Girdi fiyatları artarken süt fiyatı sabit kaldı”

“Çiğ süt fiyatı, 2018 yılından beri enflasyon yükselecek endişesiyle bütün üyeleri Kamu tarafından oluşan ‘Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi’ tarafından belirleniyordu ama bu fiyat Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından açıklanıyordu” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“2020 yılı Ocak-Aralık döneminde yem fiyatları yüzde 41,7 arttı. İşçilik, elektrik, mazot gibi her türlü girdiye zam yapıldı. Fakat üreticinin sattığı çiğ süt fiyatları bir yıl boyunca yani 12 ay süreyle sabitlendi.

2021 yılı Ocak-Temmuz ayları arasındaki süreçte ise üreticilerin en önemli girdisi olan yem fiyatları yüzde 25 arttı. Ancak buna rağmen çiğ süt fiyatları 6 ay süreyle brüt 2 lira 80 kuruş olarak sabitlendi.

Süt maliyetinin yüzde 60-65’ini yem oluşturuyor

Çiğ süt fiyatı, Temmuz-Aralık 2021 tarihleri arasında brüt 3 lira 20 kuruş olarak belirlendi. Aynı dönemde yem fiyatları yüzde 48 oranında arttı.

Süt üreticilerinin maliyetlerinin yüzde 60-65’ini yem oluşturuyor. Çiğ süte yapılan ve bazı çevreler tarafından ‘fahiş’ olarak nitelenen yüzde 47’lik zam, daha hayata bile geçmeden yani son 2 haftada süt yemi fiyatlarına yüzde 24,4 oranında zam yapıldı. Bu zamla birlikte Ocak ayından beri, yani yaklaşık bir yılda yapılan zam yüzde 93,4’e kadar yükseldi

Çiğ süte yapılan yüzde 47’lik zammın geri alınmasını gündeme getiren bazı çevrelere de ‘çiğ süt zammının hayata geçirileceği tarih olan 8 Aralık’tan önce, birçok market, mandıra ve süt işleyicisinin süt ve süt ürünleri fiyatlarına aşırı zam yaptığını’ da hatırlatmak isterim.

“Fahiş fiyat artışı arıyorsak, sanayicilere ve marketlere bakmamız lazım”

Üç marketin sanal mağazalarından derlediğimiz birçok markaya ait süt ve süt ürünlerinin 25 Kasım ile 16 Aralık 2021 tarihli fiyatlarına bakıldığında, beyaz peynirde yüzde 95’e varan oranlarda, kaşar peynirinde yüzde 62’ye varan oranlarda, günlük pastörize sütte yüzde 60’a varan oranlarda, yoğurtta yüzde 81’e varan oranlarda, tereyağında yüzde 117’ye varan oranlarda, uzun ömürlü UHT sütte ise yüzde 147’ye varan oranlarda fiyat artışları olduğu görülmektedir.

Bir yerlerde fahiş fiyat artışı arıyorsak önce sanayicilere ve marketlere bakmamız lazım. Bu artışlara kim dur diyecek, üretici ve tüketicilerin zarar görmesine nasıl engel olacağız? Asıl buna kafa yormamız lazım.

Üretimi ayakta tutamazsak 2022 yılında et ve süt fiyatlarında çok daha fazla artış yaşanacaktır. İthalatında daha pahalı olduğu düşünüldüğünde tüketicilerimizin et ve süt ürünlerine kolayca ulaşması mümkün olmayacaktır. Üretimi desteklemezsek zor günler yaşayacağız. Bu sektörde stokçuluk artacaktır.”

“Süt üreticisi 1 litre süt sattığında 1,5 kilo yem alabilmelidir”

“Bilim adamlarımız bir çiğ süt üreticisi bir litre süt sattığında 1,5 kilo yem alabilmelidir diyor. Buna ‘süt/yem paritesi’ (alım gücü) denilir. Sürdürülebilir bir süt hayvancılığı için ideal parite 1,5’tir” diyen TZOB Başkanı, şöyle devam etti:

“Üreticimiz eline geçen net fiyatla 2021 yılının Ocak ayında 1,12 kilo yem alabildi. Parite Kasım ayında 0,82’lere kadar düştü. Böyle düşük bir parite damızlık hayvan kesimlerini hızlandırdı. Bu nedenle USK toplanarak çiğ süt fiyatını brüt 3 lira 20 kuruştan, brüt 4 lira 70 kuruşa çıkardı.

Fakat hammaddede yüzde 60 dışa bağımlı olduğumuz ve dolara bağlı olarak sürekli artan yem fiyatları o kadar fazla yükseldi ki, Konsey tarafından belirlenen 4 lira 70 kuruşluk brüt fiyat daha hayata geçmeden anlamını yitirdi. Üreticinin üretmeye devam etme hevesi kursağında kaldı.

Yem sanayicilerinden zam mesajı!

Öte yandan yem sanayicileri dolar böyle arttıkça fiyat oluşturmakta zorlandıklarını, aldıkları malı aynı fiyattan yerine koyabilmek için yeme zam yapmak zorunda kaldıklarını, bu zamların daha da devam edebileceği uyarısında bulundu.

USK’nın belirlediği 4 lira 70 kuruş brüt fiyattır. Üreticinin eline toplama, soğutma, borsa tescil ücretleri gibi masraflar çıkıldıktan sonra yaklaşık 4 lira 40 kuruş ile 4 lira 50 kuruş arası bir fiyat geçecektir.

Süt yeminin Aralık ayı itibariyle 4 lira 60 kuruş olduğunu düşünecek olursak süt/yem paritesi 0,96-0,97 seviyesinde olacaktır. Yani üreticilerimiz 1,5 paritenin çok altında bir pariteyle karşı karşıya kalacaktır.

29 Kasım 2021 tarihinde belirlenen ve 8 Aralık 2021 tarihinden sonra yürürlüğe giren çiğ süt fiyatı, yıllardan sonra ilk defa Ulusal Süt Konseyi’nde, üretici, kamu ve sanayici temsilcileri tarafından belirlendi.

Üstelik açıklanan fiyata, henüz belirlenmemiş asgari ücret zammı da eklenmedi. Fiyat tamamıyla maliyetler dikkate alınıp, pazarlık yapılarak belirlendi.”

“Ya yem fiyatları düşürülmeli ya da süt fiyatları artırılmalı”

Bayraktar, üreticilerin süt konusundaki beklentilerini de şöyle sıraladı:

“Süt üreticisinin sürekli artan yem başta olmak üzere diğer masraflarına karşılık sattığı süt fiyatının sabitlenmesi ekonominin kurallarıyla bağdaşan bir durum değildir.

Süt üreticisinin ya aldığı yem fiyatları düşürülmeli ya da sattığı süt fiyatları artırılmalı, bu da 1,5 pariteyle sağlanmalıdır. Bu sağlanmazsa damızlık hayvanlar kasaba gidecek, tüketiciler üretilemeyen süt nedeniyle çok yüksek fiyatlardan süt ve süt ürünleri yiyecek, ithal süttozu ile süt ürünlerini tüketmek zorunda kalacaktır. Döviz kurunun sürekli yükseldiği düşünülecek olursa, ithal ürünlerin de ucuza alınamayacağı aşikardır.

Sürecin bir diğer hazin tarafı ise; süt hayvanları kesilince, besilik hayvan da üretilemeyecek, bu durumda da tüketicinin gündemini fahiş kırmızı et fiyatları işgal edecektir.”

“2008 yılında da benzer sorunları yaşadık ve ülke olarak canlı hayvan ve et ithalatına 9,2 milyar dolar harcadık” hatırlatması yapan Bayraktar, “Bugün gelinen noktada bu ürünlere o dönemdeki kadar kolayca ulaşamayacağımız aşikardır. Çünkü döviz kuru sürekli artıyor, ülkeler arz güvencesini sağlamak için stoklayıcı bir politika izliyor. Neticede cebimde param var dediğimizde bile o ürünü alamayabiliriz. Tarım bir milli güvenlik meselesidir. Üretimi canlı tutmalı, üreticileri memnun etmeli, üretimde sürdürülebilirlik için üreticilere her türlü desteği vermeliyiz” ifadelerini kullandı.

TÜSEDAD: “Tarihe not düşüyoruz”

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu da, yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:

“Süt ve et sektörünün gidişatı kaygı verici. Biz süt üreticileri olarak önümüzü göremiyoruz. Artan maliyetlere katlanacak gücümüz kalmadı. Tedarik zincirleri kırılma noktasına geldi, böyle devam ederse Mart ayı itibariyle yem hammaddesi bulmakta zorlanacağız.

İnek kesimleri devam ederse yaz aylarında süt arzında düşüş ve turizmden gelen talep sebebiyle, tüketiciler et ve süt bulmakta zorlanacaklar.

8 Aralık tarihinden itibaren üretici süt fiyatı 4,70TL/litre olarak belirlendi. Maliyet hesapları yapılırken Ekim sonu maliyetleri temel alınmıştı. 1 Kasım tarihinden bugüne yem maliyetleri %53 arttı. 1 litre sütü 5,50 Liranın üzerinde mal edip 4,70 Liraya satmak sürdürülebilir değil.

Acil önlem alınması için çağrı yapıyoruz.”

18 Ara 2021 - 09:53 - Tarım

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.