İYİ Parti Lideri Akşener’den Tarım Bakanı Pakdemirli’ye: “Çiftçi düşmanı”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bal üreticilerinin kışı geçirmeleri için acilen şeker desteği verilmesini istedi, Tarım Bakanı Pakdemirli’ye yüklendi. “Türk Tarımını bitirmeyi misyon seçmiş ‘Çiftçi düşmanı Tarım Bakanı” ifadesini kullanan Akşener, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi dolayısıyla şeker fiyatlarının alıp başını gittiğine vurgu yaptı.

İYİ Parti Lideri Akşener’den Tarım Bakanı Pakdemirli’ye: “Çiftçi düşmanı”
İYİ Parti Lideri Akşener’den Tarım Bakanı Pakdemirli’ye: “Çiftçi düşmanı”
+1
Haber albümü için resme tıklayın

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bal üreticilerinin kışı geçirmeleri için acilen şeker desteği verilmesini istedi, Tarım Bakanı Pakdemirli’ye yüklendi. “Türk Tarımını bitirmeyi misyon seçmiş ‘Çiftçi düşmanı Tarım Bakanı” ifadesini kullanan Akşener, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi dolayısıyla şeker fiyatlarının alıp başını gittiğine vurgu yaptı.

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bal üreticilerinin yaşadığı sorunlar ve şeker fabrikaları özelleştirmeleri üzerinden iktidara ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yüklendi.

“Bal üretiminde ikinciyiz ama ancak yüzde 5’ini ihraç ediyoruz”

AK Parti’nin yanlış politikalarından herkesin nasibini aldığını, hemen her sektörün karşılaştıkları dev sorunlarla mücadeleye devam ettiğini vurgulayan Akşener, hemen bir çözüm üretilmezse kaybolma riskiyle karşı karşıya kalacak bir başka önemli sektör olan arıcılıktan bahsetmek istediğini söyledi. Üretimde dünya ikincisi olmamıza rağmen ihracatta hala 22’nci sırada olduğumuz arıcılık sektörünün, özellikle de çocukların gelişimi açısından büyük önem taşıdığını belirten Akşener, şöyle devam etti:

“Dünyada bal üretiminde ikinci, kovan sayısında da üçüncü olmamıza rağmen Çin üretiminin yüzde 27’sini ihraç ederken, biz ancak yüzde 5’ini ihraç ediyoruz. Çin kovan başına yaklaşık 49 kg bal alırken, biz yalnızca 11 kg alabiliyoruz.

“Türk Tarımını bitirmeyi misyon seçmiş, ‘Çiftçi düşmanı Tarım Bakanı”

Ancak hal böyleyken, ‘çiftçi düşmanı’ Tarım Bakanı, kaç yıldır o koltukta oturmasına rağmen ‘bu durum neden böyle oldu acaba?’ diye hiç kendisine sormuyor. Kovan başına bal üretimi neden 14 kilodan 11 kiloya düşmüş, hiç merak etmiyor. Kovan sayısı artsa da çerçeve sayısı aynı kalacağı için üretim artmayacağı aklına bile gelmiyor.

Hatta Türk Tarımını bitirmeyi adeta kendisine misyon seçmiş bu enteresan arkadaşımız, Merkez Birliği seçimlerini kaybedince yaptığı protokolü iptal ederek, sektörü birbirine düşürüp, sonra da olanları en ön sıradan seyretmeyi tercih etti. Yani arıcılık sektörünün sorunlarına çare üreteceğine, üretime, verimliliğe, rekabete odaklanacağına, her zaman yaptığı gibi problemin bizzat kendisi oldu.

“Tarım Zararlısı Bakan”

Buradan ‘Tarım Zararlısı’ Bakana seslenmek istiyorum.

Siz abuk sabuk demeçler vermeye odaklanırken, arıcılık sektörü sorunlarına kulak vermenizi bekliyor.

Mesela hani yangını söndürmek için Sayın Erdoğan’dan talimat beklediğiniz ormanlar var ya, işte orada çam balı üretimi yapan arıcılarımızın yanan orman alanlarından mahrum kalmasına nasıl çözüm bulacaksınız? Onu duymak istiyoruz.

Mesela Basra böceğinin yayılım alanı, yanan alanlardan göç yolları ve gezginci arıcıların nerelere gideceğine dair çözümlerinizi öğrenmek istiyoruz.

Mesela arıcıların artan girdi maliyetlerini karşılamak için ne yapmayı düşündüğünüzü merak ediyorum.

“Şeker fiyatları aldı başını gitti!”

Bu arkadaş boyunda büyük siyasi mesajlarla, patronuna şirinlik ederken, arıcılıkta kışlatma ve güçlendirme için ana girdi kalemi olan şeker fiyatları aldı başını gitti. Piyasada bir çuval toz şeker 460-470 lira olmuş. Hızla 500 liraya doğru gidiyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Kovan başına en az 141 lira ek maliyet demek. Peki bu ne demek? Kovan başına 3,3 kilo bal demek. Yani üretici kovandan aldığı 11 kilo balın 3,3 kilosunu şekere verecek demek.

Oysa başını sosyal medyadan biraz kaldırsa, Saray Trollüğüne bir süre ara verse, 40 yılda bir biraz işini yapsa, bu maliyet 78 liraya düşecek, kovan başına 1,5 kilo bal da üreticinin cebinde kalacak.

İYİ Parti'nin çözüm önerileri

Pek umutlu değilim ama yapıcı muhalefet anlayışımız doğrultusunda, ben yine de kısa dönemde ne yapmaları gerektiğini söyleyeceğim. Alsınlar kullansınlar, yeter ki üreticimiz daha fazla zarar görmesin, yeter ki sektör rahat bir nefes alsın.

İlk olarak Türkşeker’e hemen bir talimat verin. Bölgesel özelliklere göre arıcıların kovan sağlığı ve gelişimi için ihtiyaç duyduğu şeker miktarını belirleyin. O miktarları Türkşeker’e bildirin. Türkşeker de size fabrika teslim fiyatı bildirsin. Arıcılar kayıt sistemi üzerinden gidip şekerlerini alsınlar. İster birlikler üzerinden ister platform üzerinden, isterlerse de doğrudan alabilsinler.

Ayrıca yangından mağdur olan çam balı üreticileri için Kuzey Ege bölgesinde basra böceği yayılımına göre yeni konaklama alanları belirleyin. Mağduriyetlerini dikkate alarak, kiralama bedellerini makul miktarlarda tutun. Arıcıları o alanlara güvenli bir şekilde yerleştirin, konforlarını sağlayın.

“Şeker fabrikalarını hoyratça özelleştirmeyin dedik, dinlemediler”

Tüm bunların yanında dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu daha var.

Ya Türkşeker olmasaydı? Yani ya özel sektör fabrikalarında 460-470 liraya varan 50 kiloluk toz şeker fiyatı Türkşeker’de 250-260 lira civarında olmasaydı, çiftçinin cebinden sadece şeker girdisi üzerinden uçup giden 1,5 kilo balın parasını kimler ödeyecekti? Elbette biz ödeyecektik. Yani sayın Erdoğan’ın aynı gemide olduğumuzu söyleyip, kürek mahkumluğuna layık gördüğü vatandaşlar olarak bizler ödeyecektik.

Zamanında iktidarı uyardık, şeker fabrikalarını böyle hoyratça özelleştirmeyin dedik, anlamadılar. Almanya’nın yüzde 78’i, Fransa’nın yüzde 82’si, Hollanda, İngiltere’nin ise yüzde 100’ünde şeker kooperatifler tarafından üretiliyor dedik, dinlemediler. ABD’de şeker pancarından şeker üreten fabrikaları devlet özel sektörden satın alıp, kanunla kooperatiflere devretti dedik, duymadılar.

“Burunlarının dikine gittiler”

Şeker fabrikaları sadece tarımsal sanayi değildir dedik, şeker fabrikaları sadece şeker pancarı ya da şeker de değildir dedik, şeker pancarı çiftçiyi tarlaya ve köye bağlayan, ailenin tüm fertlerine çalışma ve istihdam imkanı sağlayan, yan ürünlerinin tamamı değerlendirilen, katma değeri artırıcı bir bitkidir dedik, bütün tüketicileri, yüz binlerce çiftçiyi, besiciyi, arıcıyı, yem sektörünü, kısacası çoklu alanları ilgilendiren bir konudur dedik, ama yok! İnatla burunlarının dikine gittiler.

Üstelik bunları sadece biz de söylemedik. Bütün bölge halkı söyledi. Tokat, Erzincan, Erzurum söyledi. Hatta Erzincan’daki üreticiler güçlerini birleştirip, burayı özelleştirecekseniz biz alalım dediler. Peki onlar ne yaptı? Sırf bunun önünü kesmek için paraları yetmesin diye Erzincan ve Erzurum şeker fabrikalarını beraber özelleştirdiler.

“Şeker fiyatlarını istedikleri gibi belirliyorlar”

Şimdi iktidardakilere soruyorum: Eserinizle gurur duyuyor musunuz? Özelleştirilen şirketleri alan yandaş sermayenin çiftçilerle yaptıkları sözleşmelere uymazken, şeker fiyatlarını istedikleri gibi belirlerken, şeker pancarını istedikleri fiyattan alıp, çiftçiyi iflas noktasına getirirken, ortaya çıkardığınız bu enkazdan gurur duyuyor musunuz?

Devletin elinde kalan şeker fabrikaları şekeri kilosu 5,3 liradan satarken, özelleştirilen şeker fabrikalarının melas ve küspeden kazandıkları paranın yanı sıra kilosu 8 liradan satması sizi hiç mi rahatsız etmiyor?

“Pancar taban fiyatını 800 liraya çıkarın”

Çiftçi itiraz edip, özelleştirilen fabrikalarda haklarını arayınca üzerlerine güvenlik güçlerini gönderirken hiç mi vicdanınız sızlamıyor?

Kımıl zararlısı bile çiftçiye sizin kadar zarar vermedi. Ama siz hala pişkin pişkin laf yetiştiriyorsunuz.

Eğer şeker pancarı üreticisine biraz olsun nefes aldırmak istiyorsanız, ton başına 425 lira olarak açıkladığınız pancar taban fiyatını 800 liraya yükseltin. Tarımsal girdiler, yani gübre, mazot, tohum ve ilaç fiyatları geçen yıla göre 2-3 kat artmış durumdayken, önümüzdeki sene için koyduğunuz taban fiyatını hemen şimdi uygulayın.

Tarım Kredi’nin gübre fiyatları, serbest piyasanın üstünde!

Tarım Kredi Kooperatifleri olarak 14 Şubat’ta büyük bir müjdeyle açıkladığınız yüzde 30’luk kimyevi gübre indirimlerine rağmen serbest piyasada fiyatlar, Tarım Kredi fiyatlarının hala altında. Ayıptır, günahtır. Allah aşkına bir işi de doğru dürüst yapın! Allah aşkına çiftçinin, vatandaşın dengesini daha fazla bozmayın. Allah aşkına bari giderayak biraz olsun milletten yana tercihlerde bulunun.”

Milletin Kürsüsü’ne arıcı çıkardı

Gerçekleri anlattı diye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine çok kızacağını, hatta yine inkar siyasetine sığınarak ‘Yalaaan’, ‘İftiraaa’, ‘yaygara yapıyor’ diyeceğini belirten İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Ama ben, aziz milletimizin sesiyle muhteremi yüzleştireceğim. Biraz cesareti varsa, bizi dinlemeye devam etsin. Çünkü şimdi sırada hem sayın Erdoğan ve arkadaşlarının hem de havuz medyasının korkulu rüyası olan bölümümüz var. Bu hafta Milletin Kürsüsü’nde arıcı bir kardeşimiz konuşacak” diyerek, kürsüyü aileden arıcı Mustafa Yılmaz’a bıraktı.

23 Şub 2022 - 11:03 - Tarım

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.