Kaliteli bir kahve için önemli uyarı: Şeker yerine tuz ile pişirin...

Kaliteli bir kahve için önemli uyarı: Şeker yerine tuz ile pişirin. Bir çok insan için kahve vazgeçilmezdir. Özellikle sabahları ayılmak için yataktan kalkar kalkmaz kahveye sarılanlar oldukça fazla. Peki kaliteli bir kahve içmek için kahvenize tuz ya da tarçın atmayı hiç düşündünüz mü?

Kaliteli bir kahve için önemli uyarı: Şeker yerine tuz ile pişirin...
Kaliteli bir kahve için önemli uyarı: Şeker yerine tuz ile pişirin...
Haber albümü için resme tıklayın

Kaliteli bir kahve için önemli uyarı: Şeker yerine tuz ile pişirin. Kahveye tuz atınca tadının daha zenginleştiği ortaya çıktı. Peki kahveye şeker yerine tuz ya da tarçın atınca ne oluyor?

Kahve çoğumuzun hayatının ayrılmaz bir parçası. Ekmekle tuz gibi, yaz gününde buz gibi, sekizle dokuz gibi ayrılamıyoruz ondan ve çok seviyoruz.

Sabah gözünü açar açmaz kahveye sarılıyor ve kaliteli kahve içmek istiyorsanız, sizler için çok basit bir yöntemimiz var. Kahvenize tuz eklemek! Daha önce bu yöntemi duymayanlar için, basitçe anlatalım:

Kahveye tuz atmak tadını zenginleştirir: Çoğu insan kahvenin acı tadını yumuşatmak için içine süt, krema ya da şeker atar. Bu da kahvenin tadını çoğunlukla bastırır. Kahvenize tuz atarak bu acı tadı yok edip daha lezzetli bir tada ulaşabilirsiniz.

Çünkü tuz bir lezzet arttırıcıdır. Acı kahve tadını maskeleyip, doğal tatlı kahve tonlarını ortaya çıkarır. Araştırmalara göre tuz, acılığı nötrlemede şekerden çok daha iyidir!

Daha iyi bir tatlandırıcı istiyorsanız tarçın da işinizi görür. Kahveye tarçın eklemenin inanılmaz faydası var!

Tuz sodyum doludur: Kahve, magnezyum ve antioksidanlar gibi sağlıklı besinlerle doludur. Ancak aşırı kahve içmek vücudunuzun sodyum kaybetmesine neden olur.

Kahveye ne kadar tuz eklemeliyiz?

Araştırmalar, 4 fincan kahve içmenin ortalama bir kişinin yaklaşık 1200 mg sodyum kaybetmesine neden olabileceğini gösteriyor. Bu, günlük önerilen sodyum miktarınızın tamamı! Bir tutam tuzla sodyumu geri kazanabilirsiniz.

Kahvenin asidini dengeler: Kahve asit yapar. Bu asit, bazı insanların bağırsak mikrobiyomlarına zarar verebilir.

Kahvenin asidini azaltmanın birçok yolu olmasına rağmen (daha koyu bir kavurmak, daha düşük bir sıcaklıkta demlemek, daha kalın bir öğütmeyi seçmek), biraz tuz eklemek en basitidir.

Peki kahvemize ne kadar tuz eklemeliyiz? 6 yemek kaşığı kahve için 1/4 çay kaşığı oranı yeterlidir. Yani tek kişilik bir kahve demliyorsanız bir fiske tuz yeterli olur.

Kahvenin faydaları

İçeriğinde yer alan yararlı bileşenler sayesinde ruhsal ve bilişsel fonksiyonlar başta olmak üzere genel olarak sağlık durumunu iyileştirmeye yardımcı olan kahve, pek çok hastalıktan korunmada da oldukça etkilidir. Zihni açması, uyanıklığı & enerji düzeyini arttırması ve zindelik sağlaması gibi etkileriyle bilinse de kahvenin faydaları bununla sınırlı değildir. Kahve, faydaları ve hastalıklar üzerindeki etkileri konusunda bilimsel araştırmalara sıklıkla konu olan besin türlerinden bir tanesidir. Hem ülkemizde hem de dünyada içecek olarak yaygın olarak tüketilen kahve, aynı zamanda cilt bakım ürünlerinde de sıklıkla kullanılan bir bitki türüdür. İşte kahvenin sağlık üzerindeki çok önemli faydalarından bazıları...

Enerji Düzeyini Arttırır ve Zekayı Güçlendirir

Kahvede bol miktarda bulunan kafein adlı bileşen, tüketimin ardından hızla kana karışarak beyine ulaşır. Burada üretilen ve uyku haline neden olan adenozin adlı nörotransmitteri inhibe ederek (bloklayarak) uyanıklığı arttırır, enerji düzeyini yükseltir. Bu sayede gün içerisinde hissedilen yorgunluğu önler. Aynı zamanda zihni açarak iş verimliliğini ve konsantrasyonu arttırır. Beyindeki bu etkisi sayesinde kahvenin aynı zamanda ruh halini, hafızayı, reaksiyon süresini ve genel anlamda bilişsel fonksiyonları iyileştirdiğini gösteren pek çok bilimsel çalışma mevcuttur.

Yağ Yakımını Hızlandırır

Kahve, fazla kilolarından kurtulmak isteyen kişilerin bu amaçlarına ulaşmasına yardımcı olabilecek oldukça değerli bir besin türüdür. Bunun nedeni metabolizma hızını önemli ölçüde arttırarak yağ yakımını hızlandırmasıdır. Vücutta bulunan yağların parçalanmasına ve ortaya çıkan serbest yağ asitlerinin enerji üretiminde kullanılabilmesine yardımcı olan kahve, bu olumlu etkilerine karşın sade olarak tüketildiğinde sıfıra yakın bir kalori içeriğine sahiptir. Bu nedenle zayıflama diyeti uygulayan sağlıklı bireyler, diyetlerini desteklemek ve kilo vermelerini hızlandırmak adına günde 2 fincan sade kahve tüketebilirler.

Fiziksel Performansı Arttırır

Kahvede bulunan kafein, epinefrin (adrenalin) hormonunun üretiminde önemli bir artışa neden olur. Bu hormon, korku ve heyecan durumlarında artan ve insan vücudunu yoğun fiziksel efora hazırlayan bir hormondur. Bu sayede kahve tüketiminin ardından fiziksel performansta önemli bir artış gözlenir. Yine aynı şekilde yağ yakımını hızlandırdığından vücudun antrenmanlar için ihtiyacı olan enerji düzeyinin arttırılmasına katkıda bulunur. Spor aktiviteleri veya fitness ile ilgilenen sağlıklı bireylerin spor salonlarına gitmeden yaklaşık yarım saat önceki süreçte sade kahve tüketmesinde fayda vardır.

Önemli Mikronutriyentler İçerir

Kahve, besin değeri yüksek olan ve değerli mikro besin ögeleri içeren bir içecektir. Bir fincan kahve; içerdiği riboflavin (B12 vitamini) ile günlük gereksinimin %11'ini, pantotenik asit (B5 vitamini) ile günlük gereksinimin %6'sını, mangan ve potasyum mineralleri ile günlük gereksinimin %3'ünü, manganez minerali ve niasin (B3 vitamini) ile günlük gereksinimin %2'sini karşılar. Bu nedenle sağlıklı olduğu kadar da besleyici olduğu söylenebilir.

Alzheimer, Parkinson ve Demans Hastalıklarına Karşı Korur

Alzheimer, Parkinson ve demans dünya genelindeki 65 yaş ve üzeri bireylerde sıklıkla görülen nörodejeneratif hastalıklardır. Bilinen kesin bir tedavisi olmayan bu hastalıklarda sağlıklı beslenme ve bazı besin türlerinin düzenli olarak tüketimi, diğer pek çok hastalık türüne oranla çok daha büyük önem kazanmaktadır. Nörodejeneratif hastalıkların önlenmesi konusunda oldukça etkili olduğu bilinen kahveyi düzenli olarak tüketenlerde Alzheimer hastalığının görülme olasılığının %65'e kadar azaltılabileceğini, Parkinson hastalığının görülme olasılığının ise %30-60 civarında azaltılabileceğini gösteren bilimsel araştırmalar mevcuttur.

Kansere ve Kardiyovasküler Hastalıklara Karşı Koruma Sağlar

Kahve, antioksidan içeriği oldukça yüksek olan bir besindir. Yüksek antioksidan içeriği sayesinde düzenli olarak kahve tüketen bireylerde karaciğer kanseri ve kolorektal kanser türleri başta olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskinin önemli ölçüde azaldığını gösteren bilimsel araştırmalar söz konusudur. Hücre yapısını koruyarak kontrolsüz çoğalmayı önleyen kahvenin, aynı zamanda diyabet ve kardiyovasküler hastalıklardan korunmaya yardımcı olarak yaşam süresini artırdığı da bilinmektedir.

06 Haz 2022 - 11:50 - Sağlık

Muhabir  Serap Serap


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.