İndirim marketleri için çarpıcı öngörü!

Avrupa’da geçmişteki ulusal, indirim mağazaları ve yerel zincir rekabetinin bugün Türkiye pazarında yaşandığını dile getiren Neuss Ticari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tanju Aygün, “İndirim marketleri hayatımızda olmaya devam edecek. Ancak sayıları 22 binde durur. Asıl rekabet, o günden sonra başlayacak” dedi.

İndirim marketleri için çarpıcı öngörü!
İndirim marketleri için çarpıcı öngörü!
+3
Haber albümü için resme tıklayın

Avrupa’da geçmişteki ulusal, indirim mağazaları ve yerel zincir rekabetinin bugün Türkiye pazarında yaşandığını dile getiren Neuss Ticari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tanju Aygün, “İndirim marketleri hayatımızda olmaya devam edecek. Ancak sayıları 22 binde durur. Asıl rekabet, o günden sonra başlayacak” dedi.

2018’in yol haritasını 300 kişilik üye kampında belirleyen Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), Avrupa Türk Perakendeciler Birliği’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda, gıda perakendesinde yaşanan sorunlar, çözüm önerileri ile gelecekte yaşanacak rekabet ve gelişmeleri konuşuldu. Toplantıda, Türkiye ile Avrupa gıda perakende sektörünü bekleyen gelişmeler ve başarı kriterleri masaya yatırıldı.

“Perakendede rekabetin yönü değişecek”

Organizasyonda “Avrupa'da etnik ve yerel marketlerin durumu ile Türk perakendecilere öneriler” başlıklı sunumu ile sektörün dünü, bugünü ve geleceğini değerlendiren Neuss Ticari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tanju Aygün, sayısal büyüme yerine market sahiplerinin odaklanması gereken noktaları Avrupa örnekleri ile değerlendirdi.

90'ların başında pazar payı %10 seviyesinde olan indirim marketlerinin, 2015'te %20 pazar payına ulaştığını, Türkiye'de de Almanya benzeri bir rekabetin yaşandığını belirten Aygün, şöyle devam etti:

“50’li yıllarda Almanya’da 200 bini geçkin gıda ve kozmetik perakendecisi vardı. 200 bin perakendecinin yaptığı ciro 9 milyar avroyu buluyordu. 2017 yılına geldiğimizde bu cirolar 177 milyara yükseldi. Mağaza sayısı ise 35 bine düştü. 35 bin zincirin 15 bini indirim marketi. Türkiye'de ise bu rakam şu an 18 bin civarında.

“Sayı 22 bine ulaştığında durur”

Almanya'da indirim marketleri mağaza sayısı 2015 yılında durdu. Aynı durum Türkiye'de de gerçekleşecek. Bunlar piyasanın gerçekleri. İndirim marketlerinin sayısı Türkiye’de 22 bine ulaştığında durur. Ama asıl rekabet o zaman başlayacak. Perakendede rekabetin yönü değişecek. Büyüyen indirim marketi formatı mağaza açma sayısı bitince bu sefer Almanya örneğinde olduğu gibi mağazaları değiştirmeye başlayacak. Bugün bu değişim için Almanya'da 5 milyar avro yatırım gerçekleştiriliyor. Yeni düzenleme, müşteri odaklı yaklaşım, etnik ve yerel yönler ön plana çıkıyor."

Neuss Ticari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tanju Aygün

“Değişime odaklanın, mağaza kapatmaktan çekinmeyin”

Ulusal, yerel ve indirim marketleri yarışında hizmet kalitesi ve müşteri odaklı yaklaşımı ile pazar payını en iyi şekilde kooperatifleşen market zincirlerinin artırdığını söyleyen Tanju Aygün, “Almanya'da iki kooperatif zincirin pazar payı yüzde 33. Ulusal ve indirim marketleri bu zincirlerin ardından geliyor. Yani bir bakıma TPF'nin muadili oluşumlar Almanya'da lider. Dolayısıyla yarış mağaza sayısı, ciro ile değil karlılıklarla, değişimle devam ediyor. Yeni sisteme odaklanmakta fayda var. Gerekirse bu değişimde mağaza kapatmaktan çekinmeyin. Günün sonunda kar etmek için çalışıyorsunuz. Almanya'da kar payı yüzde 1,5 olduğu halde verimsiz mağazalar tek tek kapatılarak; var olan mağazalar dönüştürülüyor. Siz de değişime odaklanın. Avrupa'da bu değişimi kaçıran dev kurumlar yavaş yavaş pazardan çekilmek zorunda kalıyor. 2000'li yıllarda 10 bin mağazası olan ve milyarlarca euro'luk ciroya imza atan şirketler, son 10 yılda yavaş yavaş kapanmaya başladı” değerlendirmesini yaptı.

“Alışveriş trendleri değişiyor”

Konuşmasında tüketicilerin alışveriş trendlerinin de değiştiğini belirten Prof. Dr. Tanju Aygün, rekabette e-ticaret sitelerinin de kendini kuvvetlice hissettirdiğine değinerek, “En büyük örnek Amazon. Avrupa gıda perakendesinde kozmetik ürünleri de dahil Amazon 15'inci sırada. Burada dikkat edilmesi gereken 2 önemli nokta var. Birincisi büyüme oranı. Amazon'un büyüme oranı yüzde 14. Bugün hiçbir perakendeci bu şekilde büyüyemiyor. İkincisi ise mağaza sayısı. Almanya’nın en büyüğü olan bir market, 100 milyar avro ciro yapıyor. Bu ciroya 11 bini aşkın mağaza işleterek ulaşıyor. Amazon'a baktığımızda mağaza sayısı 0. Dolayısıyla e-ticaret alanında da stratejilerin hızlıca tamamlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Avrupa’daki marketlerde helal ürün bölümleri

Değişen tüketici davranışlarında nüfusun çok etkili olduğunu belirten Aygün, “Misafirlik anlayışı tamamen değişti. Geçmişte her hafta sonu ya birilerine misafirliğe gidilirdi ya da size misafir gelirdi. Eskiden Almanya'daki Türklerin çocuk ortalaması 4'tü, bugün iki. Evde alışverişi yapan artık 4 çocuğu veya ebeveynler için alışveriş yapmıyor. Bu değişimi gören öncü marketler farklı formatlar denemeye başladı. Örneğin Alman indirim marketleri mağazalarında Türk ürünleri için ayrı raflar hazırlıyor. Hatta helal ürün satmak için büyük bölümler oluşturuluyor. Aynı yaklaşım Fransa'da da mevcut. Bu girişimi, marketinde yemek katı açarak ülkelerin yöresel lezzetlerini sunan girişimciler de oldu” dedi.

Avrupa'daki göçmen nüfusu göz önünde bulundurularak etnik lezzet hizmeti veren kurumların ön plana çıktığını bildiren Tanju Aygün, “Bugün 25 milyon olan Müslüman nüfusu, 2050'de 50 milyon olması bekleniyor. Bugünden marketlerinde etnik lezzetlere ve ürünlere yer veren girişimciler cirosunu artırıyor. Avrupa'da Türk etnik pazarı mağaza sayısı yüzde 17 azalmasına rağmen, 2009'da bugüne yüzde 11 büyüdü” açıklamasını yaptı.

Matvärlden CEO’su Dr. Muhittin Taylı

Sektörde liderliğin formülü!

Avrupa perakende sektöründe 23 yıldır hizmet veren Matvärlden’in CEO’su Dr. Muhittin Taylı ise ulusal ve indirim marketleri rekabetinde izledikleri strateji ile 2017’de yılın marketi ödülünü kazanma başarısının hikayesini katılımcılarla paylaştı.

İsveç'te faaliyet gösteren Matvärlden'in 2 şube ile yıllık toplam 80 milyon avro ciro gerçekleştirdiğini, 2026'da 8-10 mağazaya ulaşarak 500 milyon avro ciroya ulaşmayı hedeflediklerini belirten Taylı, "10 milyon nüfusu olan İsveç'te, 2 milyon göçmen yaşıyor. Matvärlden'i sadece İsveç düzeyinde değil, herkesi kucaklayacak bir formatta hizmet verecek şekilde kurguladık. İsveç’te kişi başı tüketim yıllık 2 bin 300 avro. Yıllık perakende satışları ise 25 milyar avro civarında. Göçmenlerin ortalama yıllık tüketimi ise 5 milyar avro. Sektördeki gelişmelere baktığımızda küçük formatlar yerine, biz büyük formatla ilerledik. Mağazamızda bütün ülkelerin ürünlerine yer vermek için bir konsept çalıştık. Dünya kültürlerini tek çatı altında toplayan misyonumuz sayesinde ulusal ve indirim marketlerinin önüne geçmeyi başardık” dedi.

Konuşmasında TPF'nin Türkiye'deki konumunu başarılı bulduğuna da değinen Muhittin Taylı, hali hazırdaki stratejinin yeni düzenlemelerle, tek çatı altında ve tek yürek halinde devam ettirilirse, sektörde liderliği sürdürebileceğini söyledi.

İsveç'te indirim marketi formatının tutmadığına da değinen Taylı, “İsveç'te pazarın yüzde 50'sini TPF oluşumuna benzer bir kurum sahiplenmiş durumda. İndirim marketlerinin pazardaki payı ise yüzde 6'yı geçmiyor. Bunun en büyük nedeni ise ülkeler geliştikçe, tüketici daha iyi alım gücüne ulaştıkça, indirim marketleri yerine ulusal ve yerel zincirlerin tercih edilmesi. İsveç ile Türkiye'deki alışveriş alışkanlıkları hemen hemen aynı. Yerel ürünlerin, yerel lezzetlerin tek yürek halinde, doğru bir kurgu ile tüketicinin karşısına sunulduğunda TPF'nin de Türkiye'deki pazar payını artıracağını düşünüyorum” ifadesini kullandı.

30 Oca 2018 - 08:14 - Güncel

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.