2020’deki yüzde 1,8’lik büyüme oranı için ne dediler?

Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 1,8 büyümesini değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “Küresel sağlık krizinin damga vurduğu 2020'yi büyümeyle kapatan nadir ülkelerden olduk. 2021 yılında temel önceliğimiz fiyat istikrarının sağlanması” derken, iş dünyasından isimler de değerlendirmelerde bulundu.

2020’deki yüzde 1,8’lik büyüme oranı için ne dediler?
2020’deki yüzde 1,8’lik büyüme oranı için ne dediler?
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 1,8 büyümesini değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “Küresel sağlık krizinin damga vurduğu 2020'yi büyümeyle kapatan nadir ülkelerden olduk. 2021 yılında temel önceliğimiz fiyat istikrarının sağlanması” derken, iş dünyasından isimler de değerlendirmelerde bulundu.

BM Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler Raporu'na göre; gelişmiş ülkelerin ekonomileri geçen sene yüzde 5,6 küçülürken, gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri yüzde 2,5 daraldı. Pandemi dünya ekonomisinde geçen sene yüzde 4,3 küçülmeye neden oldu.

Türkiye ekonomisi, dünyanın pandemi kriziyle geçirdiği 2020 yılını yüzde 1,8'lik büyümeyle geride bıraktı.

Bakan Elvan: “2020’yi büyümeyle kapatan nadir ülkelerden olduk”

Büyüme verilerine ilişkin Twitter hesabından paylaşımda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, şu mesajları verdi:

“Küresel sağlık krizinin damga vurduğu 2020'yi büyümeyle kapatan nadir ülkelerden olduk.

2021 yılında temel önceliğimiz fiyat istikrarının sağlanması.

Enflasyonla mücadele politikalarımız daha kaliteli ve sürdürülebilir bir yatırım, üretim ve büyüme patikasının da önünü açacak.”

MÜSİAD: “Takdire şayan bir performans”

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: Yakın tarihin en zorlu ekonomik süreci olarak Covid-19, 2020 yılı genelinde küresel ekonominin daha önce yaşadığı hiçbir krizle kıyaslanamayacak kadar büyük bir belirsizlik ortamı oluşturmuştu. Böylesi zorlu bir dönemde Türkiye ekonomisinin pozitif büyüme trendini sürdürerek yıl genelinde %1,8 oranında büyümesini, takdire şayan bir performans olarak değerlendiriyoruz.

Türkiye ekonomisi, G20 ülkeleri içerisinde 2020 genelinde Çin’le birlikte pozitif büyümeyi başaran tek ülke olmuş ve bu zorlu süreci en az hafif hasarla atlatan ülkelerin başında yer almaktadır.

Neler yapılmalı?

Elbette söz konusu büyüme performansımızın sürdürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için, önümüzde uzun ve zorlu bir yol bulunmaktadır. Bu süreçte Covid-19’la mücadeleyi oldukça dikkatli bir biçimde sürdürerek, ekonomik aktivitedeki canlılığı muhafaza etmeliyiz.

MÜSİAD olarak önümüzdeki dönemde, bugüne kadar üretim-ticaret-yatırım üçgeninde göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkmamız gerektiğine inanıyoruz. 2021 yılında net dış talebin büyümeye daha fazla katkı verebilmesi için, ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka ağırlık vermemiz gerektiğini yineliyoruz.

Yılın son çeyreğinde %10,3 oranında genişleyen sanayi sektörü ve %10,5 oranında büyüyen imalat sanayiinin, büyümenin lokomotifi olma niteliğini 2021 yılında da sürdüreceğini temenni ediyoruz. Zira her fırsatta dile getirdiğimiz gibi büyük bir üretim üssü olmaya aday olan Türkiye’nin muadili olan ülkelerle kıyaslandığında en büyük avantajı, mevcut imalat potansiyeli ve esnek üretim kapasitesidir. Bu potansiyeliyle ülkemizin; 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde, birbiriyle uyumlu para ve maliye politikalarının da itici gücüyle, pozitif büyüme performansını artırarak sürdüreceğine inanıyoruz.”

EİB: “Hedefimiz yüksek hızlı büyüme değil, yüksek kaliteli sürdürülebilir bir ekonomik büyüme”

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi: Türkiye ekonomisi son çeyrekte yüzde 5,9 büyüyerek, küresel salgınla mücadeleyle geçen 2020 yılını yüzde 1,8’lik büyüme oranıyla tamamladı. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin bir araya geldiği G20 ülkeleri arasında sadece Türkiye yüzde 1,8’lik ve Çin yüzde 2,3’lük büyüme oranıyla diğer ülkeler arasında pozitif olarak öne çıktı. Ülkemiz 2020 yılında Çin’in ardından dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi oldu. Büyümenin gerçekleştiği kalemler de önemli. Tarım sektöründe yüzde 4,8, sanayi de yüzde 2 artış söz konusu. Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisini analizine göre beklentiler de büyümenin 2020 ve önümüzdeki yıllar için hız kazanacağı yönündeydi.

IMF, Türkiye ekonomisinin 2021'de yüzde 6 oranında büyümesini öngörüyor. Bütün gelişmiş ülke ekonomileri resesyon gerçeğiyle yüz yüze gelirken, Türkiye’yle ilgili pozitif büyüme beklentisinde ihracat sektörünün payı büyük. Büyüme rakamlarının en büyük itici gücü ve destekçisi ihracat olmuştur. Pandemide devreye alınan birçok tedbir ve destekle, ticarette geliştirdiğimiz yeni yöntemlerle, dijitalleşme hamlelerimizle ülkemizi dünyadan ayrıştıracak bu pozitif büyüme verisine ulaştık. Hedefimiz yüksek hızlı büyüme değil, yüksek kaliteli sürdürülebilir bir ekonomik büyüme. Türkiye, fiyat istikrarı ve finansal istikrar mücadelesini sürdürürken, üretim ve ihracatı arttırmaya dayalı büyüme stratejilerini, reform adımlarıyla destekledikçe önümüzdeki dönemde bu standardı yakalayabilir. Böylelikle doğrudan yatırımlar ve uluslararası ticaretteki gelişimin önünü daha da açılacak ve artacaktır.

01 Mar 2021 - 11:31 - Ekonomi

Muhabir  Mehmet Ali Çıtak


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gıda Hattı Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gıda Hattı hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gıda Hattı editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gıda Hattı değil haberi geçen ajanstır.